Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündem
Malatya'da 18 Ekim günü 5 kişi hayatını kaybetti
•1 dk okuma
Paylaş
HGündem
Fotoğraf: Malatya Yeni Ses Haber
Özet
Malatya genelinde 18 Ekim 2026 tarihinde toplam beş vatandaşın yaşamını yitirdiği bildirildi. Yerel kaynakların aktardığı vefat duyurusu, kentteki günlük can kaybı verilerini kayıt altına aldı. İlgili kayıtlar ildeki defin ve taziye süreçlerini doğrudan etkiliyor.
Öne çıkanlar
18 Ekim 2026 tarihinde Malatya'da 5 kişi vefat etti.
Kayıtlar kent genelindeki günlük defin listelerine yansıdı.
Vefat bilgileri yerel kaynaklarca kamuoyuyla paylaşıldı.
Haberin Detayı
Malatya genelinde 18 Ekim 2026 tarihinde beş yurttaşın yaşamını yitirdiği kaydedildi. Kentteki günlük vefat listeleri kapsamında paylaşılan bu veriler, yerel düzeyde taziye ve defin süreçlerinin takibi açısından resmiyet kazandı. İl sınırları içerisindeki mezarlık müdürlükleri koordinasyonunda defin işlemlerinin yürütülmesi bekleniyor.
Vefat haberleri, şehirdeki sosyal dayanışma ağları ve akraba çevreleri için birincil bilgilendirme kaynağı olmayı sürdürüyor. Günlük can kaybı duyuruları sayesinde vatandaşlar, kaybettikleri yakınlarının cenaze namazı vakitlerine ve defnedilecekleri mezarlık yerlerine dair ayrıntılara ulaşıyor. 18 Ekim gününe ait bu kayıtlar da ilgili işlemlerin aksamadan tamamlanması amacını taşıyor.
Şehirdeki taziye evleri ile mezarlık hizmetlerinin planlanması, gün içerisinde açıklanan bu sayılar doğrultusunda şekilleniyor. Yerel idarelerin yayımladığı bültenler, vefat eden kişilerin ailelerine ulaştırılacak desteklerin ve belediye lojistiğinin organize edilmesinde temel kabul ediliyor. Kent sakinleri güncel duyuruları yerel iletişim kanalları üzerinden takip edebiliyor.
Açıklanan son verilerle birlikte kentteki günlük vefat tablosu resmileşmiş oldu. Defin ve taziye süreçlerinin tamamlanmasının ardından yerel makamların kayıtları arşivlenerek istatistiki dökümlere aktarılıyor. Kayıpların ardından geride kalan yakınlar için sunulan cenaze nakil ve taziye çadırı gibi destekler devreye giriyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Yerel vefat duyuruları, kentteki sosyal dayanışmanın yanı sıra belediyelerin mezarlık ve defin hizmet kapasitesini sınayan doğrudan bir göstergedir. 18 Ekim 2026 günü kayıtlara geçen 5 vefat, aileler ve komşuluk bağları açısından hızlı taziye organizasyonunu zorunlu kılıyor. Şayet defin ve nakil süreçlerinde resmi kurumların sunduğu lojistik aksarsa, kayıp yaşayan vatandaşların mağduriyeti katlanabilir.
Kaynak:
Malatya Yeni Ses Haber
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Ailesi, sanatçı dostları ve sevenlerinin katıldığı programın ardından sanatçının naaşı Teşvikiye Camii'ne götürüldü.
Usta müzisyen Soner Olgun 67 yaşında pankreas kanseri nedeniyle vefat etti.
Sanatçı için Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde kapsamlı bir anma töreni yapıldı.
Törenin ardından Teşvikiye Camii'nde kılınacak namazla son yolculuğuna uğurlanacak.
Sanat dünyası, uzun süredir pankreas kanseriyle mücadele eden ve 16 Ekim tarihinde tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren Soner Olgun'a veda etmek üzere Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde bir araya geldi. Ailesinin, yakın dostlarının ve çok sayıda sanatçının yer aldığı buluşmada, sanatçının sanat yaşamına dair hatıralar paylaşıldı.
Törende söz alan oyuncu Hüseyin Avni Danyal, Olgun'un yalnızca müzisyenlik yönüyle değil, aynı zamanda yazarlık ve edebiyat alanındaki üretkenliğiyle de hayatında derin izler bıraktığını belirtti. Yıllar önce sahnelenen bazı tiyatro oyunları için hazırladığı müziklerin ve yazdığı metinlerin unutulmaz olduğunu vurgulayan dostları, onunla olan anılarını katılımcılarla paylaştı.
Menderes Samancılar ise genç yaşta kaybedilen dostları için duyduğu üzüntüyü dile getirerek sanat camiasının acısını paylaştı. Eski eşi Özlem Koldaş ise birlikte geçirdikleri uzun yıllara ve ortak projelerine değinerek kızı Elif Olgun'a en iyi şekilde bakacağını ifade etti.
Anma programının tamamlanmasının ardından sanatçının naaşı, öğle namazını müteakip kılınacak cenaze namazı için Teşvikiye Camii'ne nakledildi. Soner Olgun, buradaki dinî törenin sonrasında Hasdal Mezarlığı'nda defnedilerek son yolculuğuna uğurlanacak.
AI YORUMU
Sanatçı Soner Olgun'un 67 yaşında aramızdan ayrılması, sadece müzik camiasında değil edebiyat ve tiyatro çevrelerinde de derin bir boşluk yarattı. Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'ndeki törende meslektaşlarının anlattıkları, onun sahne arkasındaki üretken kimliğini ve dostluk bağlarını gözler önüne serdi. Kaybedilen her değerli isim, kültürel hafızamızın ortak taşlarını biraz daha eksiltirken, geride kalan eserlerin yaşatılması sorumluluğunu yeni nesillere devrediyor.
Pankreas kanseri sebebiyle 67 yaşında aramızdan ayrılan sanatçı Soner Olgun için Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi ve Teşvikiye Camii'nde veda törenleri düzenleniyor. Usta sanatçının cenazesi, kılınacak namazın ardından Hasdal Mezarlığı'nda toprağa verilecek. Sanat camiası ve sevenleri Olgun'u son yolculuğunda yalnız bırakmıyor.
67 yaşındaki Soner Olgun, pankreas kanseri tedavisi görürken hayatını kaybetti.
İlk veda töreni Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde gerçekleştirildi.
Cenaze namazı Teşvikiye Camii'nde kılınarak Hasdal Mezarlığı'na defnedilecek.
Türk müziğinin sevilen isimlerinden Soner Olgun, uzun zamandır mücadele ettiği pankreas kanserine yenik düşerek 67 yaşında yaşama gözlerini yumdu. Sanatçı için ilk anma buluşması Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde organize edildi. Ailesi, meslektaşları ve dinleyicileri, sahnede Olgun'a son saygı duruşunda bulunmak üzere bir araya geldi.
Sanatçının naaşı, törenin ardından Teşvikiye Camii'ne götürüldü. Burada öğle vaktinde kılınacak cenaze namazı sonrasında Olgun'un cenazesi Hasdal Mezarlığı'ndaki ebedi istirahatgâhına nakledilecek.
Merhum müzisyenin sağlık durumunun son dönemde ağırlaştığı biliniyordu. İlk olarak 30 Ağustos tarihinde yüksek ateş şikayetiyle hastaneye kaldırılan Olgun, servise alındıktan iki gün sonra kendi arzusu doğrultusunda taburcu edilmişti. Tedavi sürecine bir süre evinde devam edilse de şikayetlerinin yeniden nüksetmesi üzerine tekrar hastaneye yatırılmıştı.
Vefatının ardından usta sanatçının hayat felsefesini anlattığı eski bir mülakatı yeniden hatırlandı. Yaşamın gayesini başarı yerine huzurda aradığını belirten Olgun, insanlara daima mutluluğu hedeflemeyi tavsiye etmiş; "Başarılı olursanız mutlu olacağınızı garanti edemem...
AI YORUMU
Müzik dünyasında her zaman kendi çizgisini koruyan Soner Olgun'un aramızdan ayrılışı, samimi sahne kültürünün yerini gösterişe bıraktığı bir dönemde derin bir boşluk yaratıyor. Sanatçının röportajında altını çizdiği 'başarı yerine mutluluk' öğüdü, bugünün tüketim odaklı müzik piyasası ve hız çağında kaybolan sanatçı duruşuna yönelik kıymetli bir ders niteliğinde. Dinleyicileri, onun içten yorumunu ve sahnedeki yapmacıksız tavrını daima özlemle anacaktır.
Uzun süredir kolon kanseriyle mücadele eden araştırmacı yazar ve yayıncı Cevat Özkaya, 72 yaşında hayatını kaybetti. Üsküdar'da kılınan cenaze namazının ardından ailesi, sevenleri ve kültür sanat camiasının katılımıyla ebediyete uğurlandı.
Yazar Cevat Özkaya 72 yaşında kolon kanseri nedeniyle vefat etti.
Cenaze töreni Üsküdar Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camisi'nde düzenlendi.
Törene ailesi, yakınları ve edebiyat dünyasından pek çok isim katıldı.
Türkiye'de düşünce hayatı ve yayıncılık alanında derin izler bırakan yazar Cevat Özkaya, bir süredir tedavi gördüğü kolon kanseri hastalığına yenik düşerek 72 yaşında aramızdan ayrıldı. Merhum yazar için İstanbul'daki Üsküdar Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camisi'nde cenaze töreni organize edildi. Düzenlenen merasime merhumun ailesi, yakın dostları ile kültür, sanat ve akademi çevrelerinden çok sayıda sima iştirak etti.
Cenaze namazının ardından söz alan Türkiye Uluslararası İslam, Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Görmez, Özkaya'nın İslam dünyasında kurduğu fikir köprülerine ve coğrafyanın meseleleriyle yakından ilgilenişine vurgu yaptı. Görmez, merhumun daima birleştirici bir rol üstlendiğini ve Bosna'dan Kafkasya'ya kadar pek çok coğrafyada kültürel bağlar kurduğunu belirtti.
Cenaze merasiminde konuşan yazar Abdullah Yıldız ise uzun yıllara dayanan dava arkadaşlıklarını ve birlikte yürüttükleri Araştırma ve Kültür Vakfı, Pınar Yayınları ile Bosna Dayanışma Grubu gibi kurumlardaki ortak çalışmalarını hatırlattı. Yazar Ercan Yıldırım ise Özkaya'nın ülkenin entelektüel birikimine sunduğu katkılara değinerek, yayınevleri arasında eserlerin niteliğiyle ayrılan özel bir dönemin kapandığına işaret etti. Dil ve Edebiyat Derneği Başkanı Ekrem Erdem ve Mavera Vakfı Başkanı Mehmet Koca da yaptıkları konuşmalarda merhumun bıraktığı kültürel mirasın yeni nesiller tarafından yaşatılması gerektiğinin altını çizdi.
Yapılan duaların ve helallik alınmasının ardından Cevat Özkaya'nın naaşı defnedilmek üzere son yolculuğuna çıkarıldı. Geride bıraktığı eserler ve yayımladığı kıymetli kitaplarla anılacak olan yazarın vefatı, Türk edebiyat ve yayıncılık camiasında derin bir üzüntü yarattı. Sevenleri ve mesai arkadaşları, onun açtığı yolda kültürel çalışmaların devam edeceğini ifade etti.
AI YORUMU
Cevat Özkaya'nın vefatı, yalnızca bir yayıncının kaybı değil, aynı zamanda Türkiye'deki entelektüel hatıranın ve sadık bir dava bilincinin de sessizce kabuk değiştirdiği bir kırılma anı olarak okunmalıdır. Pınar Yayınları çatısı altında İslam coğrafyasının meselelerini merkeze alan eserleri Türk okuruyla buluşturan Özkaya, coğrafyalar arası gönül köprülerinin inşasında sessiz ama kalıcı bir işlev gördü. Bu cenaze töreninde bir araya gelen farklı kuşaklardan isimlerin tablodaki ortak hüznü, onun kurduğu insani ve fikri bağların ne denli kapsayıcı olduğunu gösteriyor. Önümüzdeki süreçte, onun açtığı bu yayıncılık kulvarının aynı hassasiyetle sürdürülüp sürdürülemeyeceği, kültür dünyamızın geleceği açısından belirleyici olacaktır.
Geçtiğimiz günlerde 91 yaşında vefat eden Türk pop müziğinin duayen ismi Alpay için Ankara'da cenaze töreni düzenlendi. Ahmet Hamdi Akseki Camii'nde kılınan namazın ardından merhum sanatçı Cebeci Asri Mezarlığı'nda defnedildi. Müzik kariyeri boyunca pek çok klasiğe imza atan sanatçı, sevenlerinin ve yakınlarının katılımıyla son yolculuğuna uğurlandı.
Türk pop müziğinin efsane ismi Alpay 91 yaşında hayata gözlerini yumdu.
Sanatçı için Ankara'daki Ahmet Hamdi Akseki Camii'nde cenaze namazı kılındı.
Naaşı, dualar eşliğinde Cebeci Asri Mezarlığı toprağına emanet edildi.
Türk hafif müziğinin akıllarda silinmez izler bırakan temsilcilerinden Alpay, 14 Ekim tarihinde 91 yaşındayken yaşamını yitirdi. Geniş kitlelerin beğenisini kazanan Fabrika Kızı ve Eylülde Gel gibi ölümsüz eserleriyle tanınan müzisyen, sanat camiasını ve hayran kitlesini yasa boğan vefatının ardından bugün düzenlenen törenle ebediyete uğurlandı.
Ankara'da yer alan Ahmet Hamdi Akseki Camii'nde gerçekleştirilen cenaze töreninde, merhum sanatçının ailesi, yakın çalışma arkadaşlarından oluşan dostları ve çok sayıda dinleyicisi bir araya geldi. Kılınan cenaze namazının akabinde omuzlarda taşınan naaş, son durağı olan Cebeci Asri Mezarlığı'na doğru yola çıkarıldı ve burada toprağa verildi.
1935 yılında başkentte dünyaya gelen sanatçı, hukuk eğitimini tamamlamasının ardından 1960'lı yıllarda adım attığı müzik yolculuğunda kendine has bir ekol yarattı. Üç Hürel grubuyla ortak çalışmalar gerçekleştiren ve Attila İlhan'ın dizelerini unutulmaz melodilerle buluşturan Alpay, kariyeri boyunca sekiz yüz civarında şarkı ürettiğini dile getirmişti.
Yıllara meydan okuyan sanat hayatını 2022 yılında çıkardığı saygı albümüyle taçlandıran usta isim; Fuat Güner, Kubat, Mirkelam ve Demet Sağıroğlu gibi tanınmış müzisyenlerin seslendirdiği kendi eserleriyle onurlandırılmıştı. Ardında onlarca albüm ve nesiller boyu dillerden düşmeyecek eserler bırakan sanatçının kaybı, Türk müzik tarihi açısından büyük bir boşluk oluşturdu.
AI YORUMU
Alpay gibi köklü bir ismin aramızdan ayrılması, sadece bir sanatçının vefatı değil, Türkiye'nin sosyal ve kültürel hafızasından bir yaprağın daha eksilmesi anlamına geliyor. Onun müziği, popüler kültürün hızla tüketilen yapısının aksine kalıcılığı ve samimiyeti temsil ediyordu. Bu tür ustaların ardından yapılan vefa projelerinin ve anma etkinliklerinin, genç nesillerin bu köklü mirası anlaması için ne denli hayati olduğunu bir kez daha görüyoruz.