PİYASA
Dünya

Lionel Messi'nin imzalı forması ve pazubandı Paris'te çalındı

Lionel Messi'nin imzalı forması ve pazubandı Paris'te çalındı Fotoğraf: Porapak Apichodilok · CC0 · Wikimedia Commons

Özet

Fransa'nın başkentindeki gösteriler sırasında bir mağazaya giren hırsızlar, Arjantinli yıldız oyuncuya ait değerli eşyaları götürdü. Kameraya yansıyan görüntüler futbol koleksiyoncularının gözünü bu parçaların piyasa değerine çevirdi.

Öne çıkanlar

  • Messi'nin imzalı Barcelona forması ve kaptanlık pazubandı protestolar sırasında çalındı.
  • 2022 Dünya Kupası'ndaki formalardan her biri 1 milyon doların üzerinde alıcı bulmuştu.
  • Çalınan parçaların karaborsada birkaç bin dolara satılabileceği tahmin ediliyor.

Haberin Detayı

Dünya çapında tanınan Arjantinli futbolcu Lionel Messi'nin geçmişte giydiği ve imzaladığı bazı özel eşyalar, Paris'teki sokak hareketleri sırasında kayboldu. Cumhuriyet Meydanı çevresinde patlak veren olaylar esnasında iki kişi, hedef aldıkları mağazadan içerideki değerli spor malzemelerini alarak kaçtı. Şüphelilerin ellerindeki parçaları kayda alıp sosyal medya üzerinden paylaşması olay kısa sürede geniş yankı uyandırdı.

Fotoğraf: Judgefloro · CC0 · Wikimedia Commons CC0 · Wikimedia Commons

Söz konusu futbol hatıraları, koleksiyon dünyasında yüksek meblağlarla işlem görüyor. Parçaların piyasadaki karşılığı; hangi karşılaşmada giyildiği, oyuncunun o günkü performansı ve üzerindeki imzaların gerçekliği gibi kriterlere göre değişiklik gösteriyor. Özellikle büyük turnuvalarda ter döken sporcuların kıyafetleri, açık artırmalarda milyonlarca dolarlık teklifler alabiliyor.

Daha önce Katar'da düzenlenen 2022 Dünya Kupası finallerinde Messi'nin sırtına geçirdiği altı adet forma, düzenlenen müzayedede toplam yedi milyon sekiz yüz bin dolara satılmıştı. Bu satış, koleksiyon piyasasında tek bir oyuncuya ait eşyaların ulaştığı zirve noktalarından biri olarak kayıtlara geçmişti. Paris'te ele geçirilen Barcelona forması ile pazubandın ise tam olarak hangi maça ait olduğu henüz netlik kazanmadı.

Güvenlik güçlerinin eline geçmemesi durumunda bu tarz yasa dışı koleksiyon ürünlerinin karaborsada binlerce dolara el değiştirebildiği biliniyor. Ancak çalınan kıyafetlerin gerçek koleksiyon piyasasındaki nihai değeri ve potansiyel alıcıların bu eşyalara ne kadar ödemeye razı olacağı belirsizliğini koruyor. Yetkililerin yapacağı incelemeler sonrasında eşyaların akıbetinin netleşmesi bekleniyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Nadir spor hatıralarının korunması, kulüpler ve müzeler için güvenlik önlemlerinin ne kadar zayıf kalabildiğini açıkça gösteriyor. Geçmişte yedi milyon sekiz yüz bin dolar gibi rekor seviyelere ulaşan açık artırma rakamları, bu pazarın ne denli riskli ve cazip olduğunu kanıtlıyor. Güvenlik zafiyetleri giderilmediği sürece karaborsa tacirleri bu tür tarihi koleksiyon parçalarını hedef almaya devam edecektir.

Kaynak: Rudaw Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Dünya
• France 24
Fransa'da sokak gösterileri sürerken bazı şehirlerde sokağa çıkma yasağı
Fotoğraf: France 24

Fransa genelindeki protestoların ardından Paris'in bazı bölgelerinde ve çeşitli şehirlerde sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Başkentte gece sakin geçerken, yerel makamların gerek görmesi halinde kısıtlamaları uzatabileceği açıklandı.

  • Fransa'da hafta sonu yaşanan isyanların ardından bazı kentlerde sokağa çıkma yasağı başladı.
  • Başbakan Sébastien Lecornu, yerel yönetimlerin yasak sürelerini uzatabileceğini duyurdu.
  • Paris'teki gece boyunca güvenlik güçleri herhangi bir olayla karşılaşmadı.

Fransa genelinde hafta sonu boyunca devam eden protesto eylemleri ve sokak olayları, hükümetin yeni güvenlik tedbirleri almasına yol açtı. Ülke çapındaki huzursuzluk dalgasının ardından başkent Paris'in bazı bölgelerinde ve birden fazla şehirde gece saatlerinde sokağa çıkma yasakları devreye sokuldu. Yetkililer, olayların kontrol altına alınması amacıyla bu kararın alındığını belirtti.

Alınan kısıtlama kararları kapsamında başkent Paris'te dün gece herhangi bir taşkınlık veya olay yaşanmadı. Sahadaki muhabirlerin aktardığı bilgilere göre, gece saatleri genel olarak sükûnet içinde geride kaldı. Güvenlik birimleri, muhtemel olaylara karşı sokaklarda devriye gezmeyi sürdürdü.

Yaşanan gelişmelerin ardından açıklamalarda bulunan Fransa Başbakanı Sébastien Lecornu, yerel otoritelerin sahadaki duruma göre inisiyatif alabileceğini vurguladı. Başbakan Lecornu, gerek görülen durumlarda yerel makamların sokağa çıkma yasaklarını uzatma yetkisine sahip olduğunu ifade etti.

Hükümetin attığı bu adımlar, ülkedeki toplumsal hareketliliğin seyrine göre şekilleniyor. İlerleyen günlerde protestoların yayılma ihtimaline karşı diğer şehirlerde de benzer kısıtlamaların getirilip getirilmeyeceği yerel yöneticilerin kararlarına bağlı olacak.

AI YORUMU

Toplumsal olayların önüne geçmek adına alınan bu tür kısıtlayıcı kararlar, devletin güvenlik refleksini artırırken temel hak ve özgürlükler ile kamu düzeni arasındaki hassas dengeyi zorlaştırıyor. Başbakan Sébastien Lecornu'nun yerel yönetimlere verdiği yetki, merkezi otoritenin sahadaki dinamiklere göre esneklik kazanmasını hedefliyor. Paris gibi büyük merkezlerde gecenin sakin geçmesi geçici bir rahatlama sağlasa da, protestoların sokaklardaki maliyeti uzun vadede ekonomik ve sosyal alanları doğrudan risk altında bırakıyor. Önümüzdeki günlerde yerel otoritelerin atacağı adımlar, tansiyonun düşmesinde belirleyici olacak.

Kaynak: France 24 Haberin tam sayfası →

Dünya
• Camia Haber
Donald Trump'tan Macron'a çağrı: Paris çok yakında Müslüman şehir olacak
Fotoğraf: Camia Haber

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, Fransa'daki huzursuzlukların göçmen politikalarından kaynaklandığını savundu. Fransa lideri Emmanuel Macron'a sınırları kapatması gerektiğini söylediğini belirten Trump, ülkenin eski kimliğine dönmesinin zor olduğunu ifade etti.

  • Trump, Fransa'daki gösterilerin arka planında göçmen meselesi bulunduğunu öne sürdü.
  • Fransa genelindeki olaylarda yaklaşık 2 bin 400 kişi gözaltına alınırken, bin güvenlik görevlisi yaralandı.
  • Protestolar sırasında en az bin 500 dükkan yağmalandı ve sokaklarda arbede çıktı.

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, Fransa'da yaşanan toplumsal olayların temel nedeninin göç dalgası olduğunu dile getirdi. Kansas'taki seçim mitingine hareket etmeden önce Beyaz Saray çıkışında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Trump, ülkedeki çalkantıların eğitim kurumlarıyla veya farklı konularla ilişkilendirilemeyeceğini savundu.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile daha önceki görüşmelerinde sınırların kapatılması yönünde tavsiyede bulunduğunu aktaran Trump, bu önlemin alınmaması durumunda ülkenin zarar göreceğini belirttiğini söyledi. Kendi yönetimlerinin sınır güvenliğini sağladığını fakat Fransa'nın aynı adımı atmadığını ve bu yüzden zor bir tabloyla karşı karşıya kaldığını dile getirdi.

Paris'teki yoğun göçmen nüfusuna dikkat çeken Amerika Birleşik Devletleri lideri, kentin yakın bir gelecekte kimlik değişimi yaşayacağını ve Müslüman bir şehre dönüşeceğini iddia etti. Fransa'daki toplulukların yerel değerlerle uyum sağlamakta zorlandığını öne süren Trump, Macron yönetiminin güvenlik politikalarında kendi tavsiyelerine kulak vermesi gerektiğini vurguladı.

Diğer taraftan Fransa'da öğrencilerin de destek verdiği sarı yelekliler hareketi, artan yaşam maliyetleri ve yüksek akaryakıt fiyatları gerekçesiyle 17 Ekim tarihinde ülke çapında sokaklara dökülmüştü. Büyük şehirlerde güvenlik güçleriyle göstericiler arasında sert çatışmalar yaşanırken, resmi rakamlara göre yaklaşık 2 bin 400 kişi gözaltına alınmış ve bine yakın polis, jandarma ile itfaiye eri yaralanmıştı. Protestolar sırasında bin 500'den fazla dükkanın yağmalandığı rapor edilmişti.

AI YORUMU

Liderlerin göç ve güvenlik politikaları üzerinden başkentlerin geleceğine dair yaptığı bu tür keskin çıkışlar, uluslararası diplomasi hattında yeni gerilim alanları yaratıyor. Kaynak metinde geçen 2 bin 400 gözaltı ve bin 500 dükkanın yağmalanması gibi somut veriler, ülkenin iç güvenlik krizinin ekonomik boyuta da sıçradığını açıkça gösteriyor. Bu durum, özellikle Avrupa genelindeki göçmen entegrasyonu politikalarını sorgulatan iş insanları, yerel esnaf ve vatandaşlar için doğrudan bir risk alanı oluşturuyor. Fransa'nın mevcut ekonomik dar boğazı aşamaması durumunda, benzer toplumsal patlamaların diğer Avrupa ülkelerine sıçraması kaçınılmaz bir senaryo olarak masada duruyor.

Kaynak: Camia Haber Haberin tam sayfası →

Dünya
• Yeni Şafak
Macron Fransa'daki yağmacılara çıkıştı: Zararın bedelini ödeyecekler
Fotoğraf: Yeni Şafak

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, sokak gösterilerinde kamu düzenini bozanların ve yağma olaylarına karışanların oluşan tüm zararı tazmin edeceğini duyurdu. Ulusa sesleniş konuşmasında sert uyarılarda bulunan Macron, cumhuriyet düzenini hedef alan eylemcilerin yargı önünde hesap vereceğini açıkladı.

  • Cumhurbaşkanı Macron, yağmacıların verdikleri zararın mali bedelini bizzat ödeyeceklerini açıkladı.
  • Cumhuriyet düzenini sarsmaya kalkışan kişilerin yargı önünde hesap vereceği belirtildi.
  • Açıklamalar doğrudan Fransa'da tansiyonu yükselten kitlesel sokak protestolarını hedef aldı.

Fransa'da tansiyonu yükselten sokak hareketliliğinin ardından Elysee Sarayı en üst perdeden tavrını netleştirdi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, doğrudan halka hitap ettiği ulusa sesleniş konuşmasında, ülke genelindeki protestolarda şiddete başvuranları doğrudan hedef aldı. Kamu binalarına, ticari işletmelere ve sokaklara zarar veren eylemcilerin cezasız kalmayacağını belirtti.

Macron konuşmasında özellikle yağma olaylarına karışan gruplara odaklandı.

Resmî açıklamada yer alan bu sert mesajlar, güvenlik güçlerinin sokak eylemlerine karşı yetkilerinin ve cezai yaptırımların sınırını netleştirme amacı taşıyor. Fransa yönetimi, barışçıl gösteri hakkı ile kamu malına zarar verme girişimleri arasındaki çizgiyi sert yasal müeyyidelerle korumayı planlıyor.

Sokaklarda dükkânları yağmalanan esnaf ve kamu hizmetlerinin aksamasından etkilenen Fransız vatandaşları için verilen bu mesaj, devlet otoritesinin tavizsiz uygulanacağı şeklinde yorumlanıyor. Yargı sürecinin hızlandırılması ve zararın faillerden doğrudan tahsil edilmesi adımlarının hayata geçirilmesi bekleniyor.

AI YORUMU

Sokak eylemlerinde oluşan tahribatı doğrudan faillerin cebine fatura etme kararı, kitlesel öfkeyi bastırmaktan ziyade eylemlerin niteliğini daha da sertleştirebilir. Emmanuel Macron tarafından çizilen bu uzlaşmasız hat, özellikle ekonomik krizle boğuşan alt gelir gruplarını ve küçük esnafı doğrudan karşı karşıya getirme riski barındırıyor. Eğer yasal süreçler sadece cezalandırma odaklı yürütülüp altta yatan toplumsal gerilim göz ardı edilirse, Fransa sokaklarındaki huzursuzluk geçici molaların ardından daha büyük patlamalarla yeniden tetiklenir.

Kaynak: Yeni Şafak Haberin tam sayfası →

Dünya
• Euronews Türkçe
Marine Le Pen, Fransa'daki olayların ardından Macron'u suçladı
Fotoğraf: Euronews Türkçe

Fransa'da yaşanan sokak olayları ve yağmaların ardından aşırı sağcı lider Marine Le Pen, Cumhurbaşkanı Macron yönetimini hedef aldı. Yaşananları demokrasiye yönelik bir tehdit olarak nitelendiren parti lideri, ülkede düzenin kalmadığını savundu.

  • Bouches-du-Rhône Valiliği, cumartesi günü 30 binden fazla yağmacı tespit etti.
  • Paris'teki République Meydanı çevresinde güvenlik güçleri ile göstericiler çatıştı.
  • Marine Le Pen, yaşanan güven krizinin sorumluluğunu Emmanuel Macron'a yükledi.

Fransa'nın başkenti Paris başta olmak üzere ülkeyi sarsan isyan gecesinin ardından siyasi tansiyon en üst seviyeye çıktı. Aşırı sağcı siyasetçi Marine Le Pen, arka arkaya yaşanan yağma olaylarının gölgesinde basının karşısına geçerek iktidarı sert bir dille eleştirdi. Ülkenin derin bir güven kriziyle karşı karşıya olduğunu belirten Ulusal Birlik Partisi lideri, mevcut tablonun demokrasiyi doğrudan tehlikeye attığını dile getirdi.

Açıklamalarını Emmanuel Macron'un ulusa sesleniş konuşmasından hemen önce yapan Le Pen, yaşanan kaos ortamının baş sorumlusu olarak hem aşırı solu hem de otoritesi kalmadığını öne sürdüğü cumhurbaşkanını gösterdi. Partinin iki numaralı ismi Jordan Bardella ise Paris'teki bir karakola düzenlediği ziyarette, Fransa'da artık geleneksel düzen kavramının tamamen ortadan kalktığını ve cumartesi akşamı ülkenin gururunun kırıldığını ifade etti.

Pazar öğleden sonra başkent sokaklarında şiddet dalgası hız kesmeden devam etti. Özellikle République Meydanı çevresinde kümelenen yüzleri maskeli gruplar, güvenlik güçleriyle karşı karşıya gelirken bazı ticari işletmeleri hedef alarak yağmaladı. Kent içi çatışmalara müdahale etmekle görevlendirilen özel Cumhuriyet Güvenlik Birliği CRS-8, art arda ikinci gün sahaya sürülerek sokaklarda kontrolü sağlamaya çalıştı.

Yaşanan olayların bilançosu ise yetkililerin raporlarıyla gözler önüne serildi. Sadece cumartesi günkü olaylarda Bouches-du-Rhône Valiliği verilerine göre 30 binden fazla yağmacı tespit edildi. Güvenlik ve adalet birimlerini bile şaşkına çeviren bu devasa rakam, Fransa'nın son yıllarda karşı karşıya kaldığı en büyük toplumsal kırılmalardan birinin boyutlarını açıkça ortaya koydu.

AI YORUMU

Siyasi figürlerin güvenlik krizlerini kendi çıkarları doğrultusunda manipüle etmesi, toplumsal kutuplaşmayı derinleştiren en büyük unsurlardan biridir. 30 bini aşkın yağmacının sokaklarda olduğu böylesine büyük bir kamu düzeni çöküşü, yalnızca iktidar partisini değil tüm demokratik kurumları yıpratmaktadır. Benzer kriz senaryolarında güvenlik tedbirleri erken alınmazsa, aşırı akımların siyasi söylemleri daha da sertleşecek ve toplumsal barış tamamen zedelenecektir.

Kaynak: Euronews Türkçe Haberin tam sayfası →

Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

İlgili Haberler

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…