İçeriğe geç
PİYASA
Spor

Kipchumba, İstanbul Maratonu rekorunu 59 saniye kırdı

Kipchumba, İstanbul Maratonu rekorunu 59 saniye kırdı i

Özet

Philimon Kipchumba, 48. İstanbul Maratonu'nda parkur rekorunu 59 saniye azaltarak 2:08:45 ile bitirdi. Kenyalı atlet, yedi yıldır kırılamayan rekorun sahibi oldu. Kadınlar kategorisinde ise Etiyopyalı Kasanesh Baze birinci oldu.

Öne çıkanlar

  • Kipchumba, 7 yıllık parkur rekorunu 59 saniye ile geride bıraktı
  • 48. İstanbul Maratonu'na toplam 42.301 sporcu katıldı
  • Erkeklerde ilk üçe girenler 80 bin dolar ödül kazandı

Haberin Detayı

Türkiye İş Bankası 48. İstanbul Maratonu, Sultanahmet Meydanı'nda sona erdi. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nden başlayan 42 kilometrelik parkurda Kenyalı Philimon Kipchumba, 2:08:45'lik derecesiyle izleyenleri şaşırttı. Üçüncü sırada yer alan Vincent Ronoh da önceki rekorun altına inen isimler arasında yer aldı.

Geçmişte yedi yıl boyunca kırılamayan parkur rekoru, Kipchumba'nın müdahalesiyle tarihe karıştı. Atlet, eski rekora göre 59 saniye daha hızlı koşarak yeni bir sayfa açtı. Bu yarışta İstinye'de sadece Kipchumba değil, toplam yedi atlet 2:10:00'un altındaki dereceyi yakaladı. Böylece maraton tarihin en hızlı damakları bir arada sahne aldı.

Kadınlar yarışı ise Etiyopyalı sporcuların dominasyonu altında geçti. Kasanesh Baze, 2:24:41'lik derecesiyle birinciliği alırken, Azmera Abreha ve Diribe Hirko Alemu sırasıyla ikinci ve üçüncü oldu. Organizatörler, erkekler kategorisinde ilk üçe girenlere toplam 80 bin dolar, kadınlarda ise aynı tutarı dağıttı. Rekor kırma performansından dolayı Kipchumba'ya ek olarak 5 bin dolar prim ödendi.

Yerli atletler de yarışta önemli başarılar elde etti. Hüseyin Can, 2:17:54'lük derecesiyle erkeklerde Türkiye şampiyonu olurken, Sultan Haydar 2:38:03 ile kadınlar şampiyonu oldu. Türkiye İş Bankası, ilk üçe giren Türk sporculara toplamda 360 bin lira ödül verdi. Tekerlekli sandalye kategorilerinde ise Ömer Cantay ve Zübeyde Süpürgeci birinciliği paylaştı.

Maratona duyulan ilgi, rakamlarla kendini gösterdi. İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, İstanbul'un iki kıtayı bağlayan konumuyla dünyada önde gelen bir spor şehri olduğunu vurgulayarak, organizasyonun başarısıyla gurur duyduklarını ifade etti. 15,5K halk koşuları ise Hassan Benbella ve Özlem Kaya Alıcı'nın zaferiyle tamamlandı.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Parkur rekorunun yedi yıl sonra kırılması, İstanbul Maratonu'nun uluslararası çekiciliğinin hâlâ canlı olduğunu kanıtlar nitelikte. Özellikle 2:10:00 eşiğinin altında koşan atlet sayısının yediye yükselmesi, rekabet yoğunluğunun standart bir sürpriz olmadığını gösteriyor. Bu durum, sponsor kurumlar için yüksek marjlı reklam değerinin korunacağı ve gelecek yıllarda katılımın artacağı anlamına geliyor. Yeni rekorun 59 saniyeliği, yalnızca şampiyonun performansı değil, parkurdaki diğer elit atletlerin de hızlandığı bir kolektif gelişimi işaret ediyor.

AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Spor
    Osmangazi Köprüsü, 29 Ekim'de altı bin sporcunun koşusuna ev sahipliği yapacak

    Osmangazi Köprüsü, Cumhuriyet Bayramı'nın 103. yılı kutlamaları kapsamında düzenlenecek özel bir atletizm organizasyonuyla altı bin sporcuyu ağırlayacak. İki farklı kategoride gerçekleştirilecek etkinlikte, farklı ülkelerden elit sporcular da start alacak.

    • Osmangazi Köprüsü'ndeki koşuya 6 bin kişi katılacak.
    • Etkinlik 10K yarış ve 5K halk koşusu olmak üzere iki kategoride yapılacak.
    • Organizasyona 19 farklı ülkeden sporcular iştirak edecek.

    Cumhuriyet Bayramı'nın 103. yılı kutlamaları kapsamında Osmangazi Köprüsü üzerinde ilk kez düzenlenecek olan atletizm organizasyonu için hazırlıklar tamamlandı. Türkiye Yüzyılı'nda Koşuyoruz mottosuyla hayata geçirilen etkinlik, 29 Ekim Perşembe günü saat 10.00'da Diliskelesi Köprü Bağlantı Yolu'nda başlayacak. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kocaeli ve Yalova valiliklerinin desteğiyle organize edilen yarış, farklı yaş gruplarından binlerce vatandaşı bir araya getirecek.

    Organizasyon, sporun birleştirici gücünü ve toplumsal dayanışmayı ön plana çıkarmayı hedefliyor. Profesyonel atletlerin yanı sıra halk koşusuna katılım gösteren vatandaşlar da köprü üzerinde unutulmaz bir deneyim yaşayacak. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Hayri Baraçlı, basın toplantısında yaptığı açıklamada, köprünün yalnızca iki yakayı bağlayan bir ulaşım yapısı olmadığını, aynı zamanda ortak coşku ve heyecanların buluşma noktası haline geldiğini belirtti.

    Etkinlik kapsamında 10 kilometrelik ana yarışta 3 bin lisanslı sporcu mücadele ederken, 5 kilometrelik halk koşusunda ise yine 3 bin vatandaş yer alacak. On dokuz farklı ülkeden gelen yabancı sporcuların da katılımıyla uluslararası bir nitelik kazanan organizasyonda, 16 elit sporcu da koşacak. Kocaeli Vali Yardımcısı Dr. Olgun Öner, bu yıl ilki gerçekleştirilen buluşmanın atletizm dünyasında gelenekselleşerek simge haline gelmesini hedeflediklerini ifade etti.

    Bilişim Vadisi Genel Müdürü Erkam Tüzgen ise yarışın bir vizyonun yansıması olduğunu vurgulayarak köprünün hızlı geçiş imkanının yanında kentin imajına da katkı sunduğunu kaydetti. Kurumlar arası güçlü bir koordinasyonla yürütülen proje, bölgenin spor kültürünü zenginleştirirken katılımcılara körfez manzarasında benzersiz bir parkur sunacak. Organizasyonun tüm detayları, bayram coşkusunu sporla harmanlayarak ulusal ölçekte görünür kılmayı amaçlıyor.

    AI YORUMU

    Tarihi bir ulaşım yapısının toplumsal bir etkinlik için trafiğe kapatılarak binlerce insanı buluşturması, kentlerin kamusal alan algısını dönüştüren güçlü bir örnektir. 6 bin kişinin katılım hedefi ve 19 farklı ülkenin temsil edilmesi, yerel bir kutlamanın kısa sürede uluslararası bir boyuta evrilebileceğini gösteriyor. Benzeri köprü geçiş etkinlikleriyle kıyaslandığında, bu organizasyonun lojistik zorluklara rağmen geniş bir katılımcı kitlesine ulaşması dikkat çekici bir planlama başarısıdır. Katılımcı sayısının sınırlı tutulması, parkurun güvenliği açısından doğru bir karar olarak öne çıkıyor.

    Haberin tam sayfası →

    Spor
    Hakan Safi Fenerbahçe'de Aziz Yıldırım'a destek çağrısında bulundu

    Fenerbahçe camiasının tanınan isimlerinden eski başkan adayı Hakan Safi, kulübün yönetim gündemine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Safi, sarı-lacivertli kulüpte Aziz Yıldırım'ın arkasında durulması gerektiğini belirterek olası olağanüstü seçim tartışmalarına net bir yanıt verdi.

    • Hakan Safi, Fenerbahçe'de Aziz Yıldırım'a tam destek verilmesini savundu.
    • Sarı-lacivertli kulübün eski başkan adayı olağanüstü seçim iddialarını yanıtladı.
    • Yönetim tartışmalarının odağındaki isim camiaya birlik mesajı verdi.

    Fenerbahçe Kulübünün eski başkan adayları arasında yer alan Hakan Safi, kulüp içerisinde devam eden yönetimsel değerlendirmeler ve olağanüstü seçim iddiaları hakkında kritik açıklamalarda bulundu. Sarı-lacivertli camiada geniş bir kitlenin dikkatini çeken bu değerlendirmelerde Safi, kulübün mevcut idari yapısında izlenmesi gereken yola dair duruşunu açıkça ortaya koydu. Eski başkan adayının sarı-lacivertli kulübün geleceğine yön veren bu tutumu, taraftarlar ile kulüp üyeleri tarafından takip edilen temel gündem maddelerinden biri haline geldi.

    Kulübün idari ve sportif başarıya ulaşması adına yönetimsel istikrarın korunmasının şart olduğunu vurgulayan Safi, mevcut yönetimin arkasında durulmasının önemini aktardı. Eski bir başkan adayından gelen bu doğrudan destek ifadesi, kulüp içerisindeki seçim tartışmalarının seyrini değiştirebilecek somut bir duruş olarak kayıtlara geçti.

    Olağanüstü kongre veya erken seçim söylentilerinin camia içerisinde konuşulduğu bu hassas dönemde gelen açıklama, kulüp içi dengeler açısından oldukça büyük bir etki potansiyeli taşıyor. Hakan Safi'nin Yıldırım'a yönelik destek çağrısı, farklı fikirdeki kongre üyeleri ve camia mensuplarının tutumlarını gözden geçirmesine yol açabilecek bir zemin hazırlıyor. Sarı-lacivertli kulüpte daha önce üst düzey sorumluluk üstlenmeye aday olmuş bir ismin bu tavrı, idari bütünleşme ihtiyacını yeniden ön plana çıkarıyor.

    Fenerbahçe gibi büyük spor kulüplerinde idari mekanizmaların ve yönetim kurullarının karşılaştığı baskılar, zaman zaman olağanüstü genel kurul taleplerini beraberinde getirebiliyor. Hakan Safi gibi kulüp yönetimine talip olmuş aktörlerin bu tür kriz veya belirsizlik anlarında sergilediği tutum, tüzük doğrultusunda kulüp içi barışın sağlanması adına belirleyici olabiliyor. Aziz Yıldırım'ın etrafında kenetlenme gerekliliğine işaret eden yaklaşım, sarı-lacivertli kulübün asıl hedeflerine odaklanmasını amaçlayan temkinli bir duruşu temsil ediyor.

    Kulüp idaresinin ve yetkili kurulların bu çağrılar karşısında izleyeceği yol haritası, Fenerbahçe'nin yakın gelecekteki idari yapısını doğrudan şekillendirecek. Seçim söylentilerinin sebep olduğu belirsizlik ortamında, kulüp üyelerinin ve taraftar gruplarının vereceği tepkiler idari istikrarın kaderini belirleyecek güçte bulunuyor. Hakan Safi'nin yaptığı bu açıklama, kulübün iç dinamiklerinde nasıl bir mutabakat aranacağına dair tartışmaları da beraberinde getiriyor.

    Önümüzdeki günlerde sarı-lacivertli kulüpte yaşanacak gelişmeler, yönetim kurulunun alacağı kararlar ve camianın ortak hareket etme kabiliyetiyle doğrudan bağlantılı olacak. Hakan Safi'nin net bir dille ortaya koyduğu destek mesajı, olası bir seçim senaryosunda dengelerin nasıl şekilleneceğine dair ilk işaretleri veriyor. Tüm gözlerin kulüpten gelecek resmî açıklamalara çevrildiği bu süreçte, Fenerbahçe idaresinin alacağı tutum camianın geleceği açısından belirleyici olmayı sürdürecek.

    AI YORUMU

    Fenerbahçe idaresinde muhtemel bir olağanüstü kongre hamlesi yerine mevcut liderliğe kenetlenmek kulüpteki idari kaosu önlemenin en pratik yoludur. Eski başkan adayı Hakan Safi'nin Aziz Yıldırım lehine yaptığı çıkış, kulüp üyesi ve taraftarlar nezdindeki muhalefet baskısını hafifletir. Sarı-lacivertli kongre üyelerinin bölünmek yerine ortak paydada buluşması, idari kararların hızı açısından doğrudan bir avantaj yaratır. Seçim belirsizliği ortadan kalktığı takdirde idari kadro tüm enerjisini kulübün sportif hedeflerine aktaracaktır.

    Haberin tam sayfası →

    Spor
    Belözoğlu: Fenerbahçe'ye talip olmak yakışık al

    Kasımpaşa Teknik Direktörü Emre Belözoğlu, takımıyla Beşiktaş'la 2-2 berabere kaldığı maçın ardından Fenerbahçe iddialarına sert yanıt verdi. Belözoğlu, görevi kabul etmenin kendisine yakışmayacağını belirtti. Oyuncularının skora rağmen vazgeçmediğini vurgulayan Belözoğlu, odağının tamamen şimdiki takımı olduğunu gösterdi.

    • Beşiktaş ile Kasımpaşa maçı 2-2 beraberlikle sonuçlandı
    • Belözoğlu, Fenerbahçe adaylığının kendisine yakışmadığını açıkladı
    • Teknik direktör, oyuncularının hatalara rağmen direnç gösterdiğini savundu

    Süper Lig'in 10. haftasında oynanan Beşiktaş - Kasımpaşa karşılaşması, sahadan 2-2 beraberlikle ayrıldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Kasımpaşa Teknik Direktörü Emre Belözoğlu, gündemdeki Fenerbahçe iddialarına net bir duruş sergiledi. Belözoğlu, mevcut görevine odaklandığını ve başka bir kulübe talip olma fikrinin kendisine uygun olmadığını ifade etti.

    Tecrübeli teknik adam, futbolculuk kariyerindeki geçmişi gereği bu tür söylentilerin doğal karşılandığını ancak profesyonel duruşunu bozmayacağını dile getirdi. Belözoğlu, Fenerbahçe'deki göreve talip olmanın kendine yakışmayacağını vurgulayarak, şu anki takımına olan bağlılığını vurguladı. Bu açıklama, uzun süredir sosyal medyada ve spor basınında dolaşan transfer söylentilerine son noktayı koyma niteliği taşıyor.

    Maçın seyrine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Belözoğlu, takımının skora etki eden hatalar yaptığını kabul etti. Ancak teknik direktör, oyuncularının bu hatalara rağmen pes etmediğini ve son ana kadar mücadele ettiğini belirtti. Belözoğlu, bu direncin takım ruhu açısından olumlu bir tablo çizdiğini ve devamını beklediğini ekledi.

    Kasımpaşa teknik ekibi, sezon sonuna kadar hedeflerinde değişiklik yapmadığını ve her maçtan puan almaya odaklandıklarını açıkladı. Belözoğlu'nun bu çıkışı, hem camia hem de futbol kamuoyu tarafından merakla karşılandı. Fenerbahçe ile ilgili kesin bir bilgi olmamasına rağmen, teknik direktörün net ifadesi beklentileri yönetme açısından kritik bir mesaj olarak kayda geçti.

    Önümüzdeki haftalarda Kasımpaşa'nın performansı, Belözoğlu'nun bu açıklamalarının sahadaki yansıması açısından izlenecek. Teknik direktörün odağını tamamen mevcut görevine çevirmesi, takım içindeki motivasyon dengesini de doğrudan etkileyecek. Futbol kamuoyu ise Belözoğlu'nun bu net çizgisini, kariyerindeki diğer kariyer hamleleriyle kıyaslamaya devam edecek.

    AI YORUMU

    Hocanın kendini ve camiasını koruma refleksi, futbol dünyasındaki en kırılgan dinamiklerden birine dokunuyor. Beşiktaş ile berabere kalınan iki puanlık bir maçın ardından gelen bu sert ret, teknik direktörün gücünü oturttuğu yerin ne kadar hassas olduğunu kanıtlıyor. Fenerbahçe gibi dev bir kulübün teklifini 'yakışık almayacak' diyerek geri çevirmek, sadece bir pozisyon reddi değil, aynı zamanda mevcut sözleşmeye ve saygınlığa yapılan bir yatırım. Bu tutum, oyuncuları için de 'hoca bizi düşünüyor' mesajı vererek sahadaki konsantrasyonu artırabilir. Eğer bu netlik devam ederse, Belözoğlu'nun Kasımpaşa'daki başarısı, sadece sportif sonuçlarla değil, profesyonel etik duruşuyla da ölçülecek.

    Haberin tam sayfası →

    Spor
    Beşiktaş deplasman hasreti bitmedi Kasımpaşa ile 2-2 berabere kaldı

    Trendyol Süper Lig'in 10. haftasında Kasımpaşa deplasmanına giden Beşiktaş, 87. dakikada yediği golle sahadan bir puanla ayrıldı. Rakibiyle 2-2 berabere kalan siyah-beyazlı ekip, dış sahada galibiyet hasretini dindiremedi ve şampiyonluk yolunda kritik bir puan kaybı yaşadı.

    • Beşiktaş, Kasımpaşa karşısında 87. dakikada yediği golle maçtan 2-2 beraberlikle ayrıldı.
    • Siyah-beyazlı takım, Trendyol Süper Lig'in 10. haftasında deplasman galibiyeti alamadı.
    • Rafferty'nin son dakikalardaki golü, maçın skorunu belirleyen en önemli an oldu.

    Trendyol Süper Lig'in 10. haftasında sahne alan Kasımpaşa ile Beşiktaş mücadelesi, izleyenlere büyük bir heyecan yaşattı ancak konuk ekip için hayal kırıklığıyla sonuçlandı. Sezonun başından beri deplasman maçlarında istikrarlı bir görüntü sergileyemeyen Beşiktaş, bu kez de üç puan hedefiyle çıktığı deplasmandan yalnızca bir puan çıkarabildi. Karşılaşmanın büyük bir bölümünde galibiyete yakın taraf olduğu gözlemlense de, savunmada yaşanan anlık konsantrasyon kayıpları maçın kaderini değiştirdi.

    Mücadelenin sonlarına doğru oyunun kontrolünü elinde bulunduran siyah-beyazlılar, galibiyet golü için rakip kaleye yüklenirken beklemedikleri bir savunma hatası yaptı. Dakikalar 87'yi gösterdiğinde Kasımpaşa oyuncusu Rafferty, fırsatçı bir dokunuşla ağları havalandırarak skoru 2-2'ye taşıdı. Bu gol, konuk ekibin deplasmanda galibiyet hasretini sürdürmesine neden olurken, Kasımpaşa taraftarı için oldukça sevindirici bir sonuç doğurdu.

    Ligin geride kalan haftalarına bakıldığında Beşiktaş'ın dış sahada sergilediği performans, şampiyonluk yarışındaki rakipleriyle arasındaki puan farkının açılmasına neden olabilecek bir risk taşıyor. Özellikle savunma hattındaki bireysel hatalar, oyunun genelindeki taktiksel kurgunun önüne geçerek puan kayıplarını beraberinde getiriyor. Teknik heyetin önümüzdeki haftalarda deplasman organizasyonlarında daha kompakt bir oyun yapısını oturtması, takımın genel başarısı için zorunlu görünüyor.

    Kasımpaşa ise kendi evinde güçlü bir rakibe karşı aldığı bu bir puanla moral bulurken, oyun disiplininden kopmama konusundaki başarısını bir kez daha kanıtladı. Özellikle Rafferty'nin son dakikalardaki golü, oyuncunun saha içindeki yüksek konsantrasyonunun ve maçı bırakmamasının bir göstergesi olarak kayıtlara geçti. Ev sahibi ekip, bu beraberlik sonrasında ligin orta sıralarındaki yerini sağlamlaştırmak için umut tazeledi.

    Bundan sonraki süreçte her iki takım için de ligin fikstürü oldukça yoğun geçecek ve hata payı giderek azalacak. Beşiktaş, deplasman fobisini aşmak için önümüzdeki haftalarda daha agresif bir oyun anlayışı benimsemek zorunda kalacak. Kasımpaşa ise bu beraberliğin getirdiği öz güvenle, önümüzdeki maçlarda daha cesur bir futbol ortaya koymayı hedefliyor.

    AI YORUMU

    Beşiktaş'ın deplasman karnesindeki bu düşüş, siyah-beyazlıların sezon sonundaki hedefiyle doğrudan çelişen bir tablo oluşturuyor. Skor 2-2'ye gelmeden önce maçı koparabilecek pozisyonları cömertçe harcayan hücum hattı, savunmadaki aksaklıkların telafisini imkansız kıldı. Puan tablosundaki yerini korumak isteyen takımın, deplasmanlarda gol yeme alışkanlığını ivedilikle terk etmesi gerekiyor. Aksi takdirde, zirve yarışındaki rakiplerle kıyaslandığında bu tip beraberlikler, şampiyonluk yolunda telafisi olmayan puan kayıpları olarak haneye yazılacaktır.

    Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler