PİYASA
Gündem

Kayseri Tarımında Yerli Üretim ve İş Birliği Modeli Genişliyor

Kayseri Tarımında Yerli Üretim ve İş Birliği Modeli Genişliyor Fotoğraf: CNN Türk

Özet

Kayseri'de tarımsal verimliliği artırmak amacıyla hayata geçirilen yerli üretim modeli, farklı ürün gruplarının da eklenmesiyle büyüyor. Valilik koordinasyonundaki çalışmayla nadas alanları değerlendirilirken çiftçilere ek gelir sağlanıyor.

Öne çıkanlar

  • 2023 yılında yerli yeşil mercimekle başlayan model genişletildi.
  • Şeker pancarı sonrası nadasa bırakılan alanlar üretime kazandırıldı.
  • Kayseri tarım alanı büyüklüğünde Türkiye genelinde 5inci sırada yer alıyor.

Haberin Detayı

Anadolu'nun önemli üretim merkezlerinden biri konumundaki Kayseri'de tarımsal kalkınmayı destekleyen ortak çalışmalar meyvesini vermeye başladı. Yerel idarenin öncülüğünde kurulan yapı; tarım müdürlükleri, şeker fabrikası, üretici kooperatifleri ve perakende sektörünün katılımıyla her geçen gün daha geniş bir ürün yelpazesine ulaşıyor.

Uygulamanın temelini, şeker pancarı hasadının ardından boş kalan arazilerin değerlendirilmesini hedefleyen münavebe sistemi oluşturuyor.

Bu stratejik yaklaşım sayesinde hem toprak verimliliği üst seviyeye çıkarılıyor hem de bölgedeki çiftçilere yeni kazanç kapıları aralanıyor. Ürün çeşitliliğinin artması, üreticilerin mahsullerini daha düzenli bir pazarlama ağıyla tüketiciye ulaştırmasına zemin hazırlıyor.

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kayseri Vali Yardımcısı Adnan Türkdamar, kentin sanayi gücünün yanı sıra güçlü bir tarım kenti olduğuna dikkat çekti. Türkdamar, bitkisel üretimde birçok üründe Türkiye'nin ilk on ili arasında yer aldıklarını ve üretimin sürdürülebilirliğini önemsediklerini belirtti.

Migros Grubu İcra Başkanı Özgür Tort ise bölgedeki üreticilerle kurdukları bağın her yıl güçlendiğini ifade etti. Tort, markalı bakliyat ürünlerinin tamamını yerli mahsullerden temin ettiklerini ve bu tedarik zincirini ülke genelindeki müşterilerle buluşturduklarını vurguladı.

Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay da kooperatifçiliğin birleştirici gücüne işaret ederek, tarladan rafa uzanan bu zincirin hem çiftçinin emeğine sahip çıktığını hem de milli üretime katkı sunduğunu dile getirdi.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Kamusal otorite, sanayi ve özel sektörün ortak akılla hareket etmesi, tarımsal planlamanın ne denli hayati olduğunu bir kez daha gösteriyor. Nadasa bırakılan toprakların üretime kazandırılması, gıda arz güvenliği açısından kritik bir adımdır. Bu tür bölgesel başarı hikayelerinin tüm ülkeye yayılması, hem kırsaldan göçü engellemek hem de çiftçinin kazancını güvenceye almak için örnek teşkil etmelidir.

Kaynak: CNN Türk Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
Okumaya Devam Et
Gündem

Erdoğan'dan Sağlık Sistemi Açıklaması: Eski Dönemler Geride Kaldı

• Son Dakika
Erdoğan'dan Sağlık Sistemi Açıklaması: Eski Dönemler Geride Kaldı
Fotoğraf: Son Dakika

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçmişteki sağlık hizmetlerinin yetersizliğine ve hastaların yaşadığı mağduriyetlere değinerek ülkenin kat ettiği mesafeyi vurguladı. Yapılan reformlarla sağlık alanında önemli bir dönüşüm yaşandığını belirtti.

  • Geçmişte hastaların yaşadığı rehin kalma olayları hatırlatıldı.
  • Sağlık alanında katedilen mesafenin zorluklarla aşıldığı vurgulandı.
  • Mevcut sistemin dünkü şartlara göre çok ileride olduğu ifade edildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sağlık sektörünün geçmiş yıllardaki yapısına dair değerlendirmelerde bulunarak ülkenin kat ettiği mesafenin önemine dikkat çekti. Yapılan son değerlendirmelerde, geçmişte hastanelerde yaşanan olumsuzlukların ve vatandaşların karşılaştığı zorlukların unutulmaması gerektiği ifade edildi.

Yapılan konuşmada, eski dönemlerde hastaların tedavi masraflarını ödeyemedikleri için karşılaştığı mağduriyetlere ve rehin alınma gibi üzücü tablolara değinildi. Bu tür sorunların artık geride kaldığı ve modern sağlık altyapısıyla vatandaşlara nitelikli hizmet sunulduğu aktarıldı.

Türkiye'nin sağlık alanında gerçekleştirdiği reformların tesadüf olmadığı, aksine büyük mücadeleler sonucunda hayata geçirildiği dile getirildi. Hastanelerin donanımından personel kapasitesine kadar her alanda sağlanan iyileştirmelerin vatandaşların yaşam kalitesini doğrudan artırdığı kaydedildi.

Mevcut hizmet seviyesine ulaşana kadar pek çok engelin aşıldığına işaret eden açıklamalar, ülkenin kalkınma yolculuğundaki kararlılığını gözler önüne seriyor. İlerleyen süreçte de benzer kazanımların korunması ve hizmet kalitesinin daha da yukarı taşınması hedefleniyor.

AI YORUMU

Geçmişteki sağlık krizleriyle bugünün standartlarını kıyaslamak, reformların toplumsal yansımalarını anlamak açısından mühimdir. Özellikle hastaların tedavi sonrasında yaşadığı mağduriyetlerin son bulması, sosyal devlet anlayışının somut bir göstergesidir. Gelecek dönemde bu alandaki altyapının korunması, vatandaş memnuniyetinin sürdürülebilirliği adına belirleyici olacaktır.

Kaynak: Son Dakika Haberin tam sayfası →

Okumaya Devam Et
Gündem

Gıda İsrafı ve Küresel Krizler İnsanlık İçin Büyük Tehdit Oluşturuyor

• CNN Türk
Gıda İsrafı ve Küresel Krizler İnsanlık İçin Büyük Tehdit Oluşturuyor
Fotoğraf: CNN Türk

AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu, gıdanın bir silah olarak kullanılmasının kabul edilemez olduğunu belirterek israfın önlenmesi ve tarımsal kaynakların korunması gerektiğini vurguladı. Küresel gıda güvenliğinin sağlanmasında su ve toprak verimliliğinin hayati öneme sahip olduğunu kaydetti.

  • Gıdanın ticari bir emtia değil temel bir insan hakkı olduğu vurgulandı.
  • Tatlı su kaynaklarının yüzde 72'si tarımsal üretimde tüketilmektedir.
  • Karadeniz Tahıl Koridoru milyonlarca ton tahılı dünya pazarlarına ulaştırdı.

İzmir Ticaret Odasında gerçekleştirilen Dünya Gıda Günü etkinliğinde konuşan Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, küresel ölçekteki açlık ve israf çelişkisine dikkat çekti. Milyonlarca insanın sağlıklı gıdaya ulaşamamasına rağmen yiyeceklerin büyük bir bölümünün tüketilmeden ziyan edildiğini ifade eden Kasapoğlu, bu durumun sadece yiyecek kaybı olmadığını, aynı zamanda su, enerji ve emek kaybı anlamına geldiğini dile getirdi.

Savaşların ve çatışmaların gıda güvenliğini doğrudan tehdit ettiğini belirten Kasapoğlu, Gazze örneği üzerinden sivillerin suya ve yiyeceğe erişiminin engellenmesini eleştirdi. Açlığın insan eliyle bir araç haline getirilmesine tepki gösteren siyasetçi, Türkiye'nin Karadeniz Tahıl Koridoru Girişimi gibi projelerle kriz bölgelerine destek sağladığını hatırlattı.

İzmir'in tarımsal potansiyeline de değinen Kasapoğlu, azalan su kaynakları ve kuraklık karşısında geleneksel tarım yöntemlerinin bilimsel birikimle birleştirilmesi gerektiğini söyledi. Tatlı suyun büyük kısmının tarımda kullanıldığına işaret eden yetkili, sulama sistemlerinin modernleştirilmesi ve atık suların yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu.

Tarımsal kalkınmanın ancak güçlü bir insan kaynağıyla mümkün olabileceğini belirten Kasapoğlu, kadınların ve gençlerin üretim süreçlerinde daha aktif rol almasının şart olduğunu ifade etti. Üniversiteler, teknoparklar ve üreticiler arasındaki iş birliğinin artırılmasının hem şehre hem de ülkeye katma değer sağlayacağını sözlerine ekledi.

AI YORUMU

Kasapoğlu'nun tatlı su kaynaklarının yüzde 72'sinin tarımda kullanıldığına yönelik hatırlatması, yaklaşan kuraklık tehlikesine karşı acil eylem planlarının devreye sokulması gerektiğini net biçimde ortaya koyuyor. Özellikle yerel dinamiklerin üniversite ve teknoparklarla ortak akıl üretmesi, plansız tarımın yarattığı maliyetleri düşürmek adına hayati bir eşik oluşturuyor.

Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

Okumaya Devam Et
Gündem

Mehmet Muharrem Kasapoğlu Dünya Gıda Gününde Üretim ve İsraf Vurgusu Yaptı

• Hürriyet Gündem
Mehmet Muharrem Kasapoğlu Dünya Gıda Gününde Üretim ve İsraf Vurgusu Yaptı
Fotoğraf: Hürriyet Gündem

Eski bakan ve milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu, 16 Ekim Dünya Gıda Günü buluşmasında gıdanın silah olarak kullanılmasının kabul edilemez olduğunu belirtti. Toplantıda tarımsal verimlilik, su kaynaklarının korunması ve israfın önlenmesi konuları ele alındı.

  • Mehmet Muharrem Kasapoğlu İzmir Ticaret Odasındaki etkinlikte konuştu.
  • Küresel gıda israfının su, toprak ve çiftçi emeğini de yok ettiği vurgulandı.
  • Tatlı suyun yüzde 72 sinin tarımsal üretimde harcandığı hatırlatıldı.

İzmir Ticaret Odası ev sahipliğinde gerçekleşen 16 Ekim Dünya Gıda Günü programında, küresel açlık tehlikesi ve sürdürülebilir tarım politikaları masaya yatırıldı. Toplantıya katılan önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, beslenmenin kurumsal sorumlulukların ötesinde insani bir ödev olduğunu dile getirdi. Teknolojik ilerlemelere rağmen milyonlarca bireyin sağlıklı gıdaya ulaşamamasının büyük bir tezat oluşturduğunu kaydetti.

Gıda kayıplarının sadece çöpe atılan yiyeceklerden ibaret olmadığının altı çizildi. Her israf edilen lokmayla birlikte üretim sürecinde harcanan suyun, enerjinin ve harcanan emeğin de heba olduğu ifade edildi. Emine Erdoğan'ın himayelerinde yürütülen Sıfır Atık vizyonunun küresel çapta karşılık bulduğuna değinilerek israfın engellenmesinin tarımsal devamlılık için zorunluluk olduğu aktarıldı.

Konuşmada çatışma bölgelerinde gıdanın araçsal kullanılmasının vicdani ve hukuki olarak kabul edilemez olduğu vurgulandı. Özellikle Gazze halkının temiz su ve gıdaya erişiminin engellenmesine dikkat çekilerek beslenme hakkının temel bir yaşam unsuru olduğu yinelendi. Türkiye'nin yürüttüğü Karadeniz Tahıl Koridoru Girişimi sayesinde binlerce ton ürünün dezavantajlı bölgelere ulaştırıldığı hatırlatıldı.

İzmir'in tarımsal potansiyeline de değinilerek artan kuraklık riskine karşı su tasarrufunun şart olduğu belirtildi. Tatlı su kaynaklarının çoğunun tarımda kullanıldığına işaret edilerek sulama teknolojilerinin modernize edilmesi gerektiği ifade edildi. Ayrıca gençlerin ve kadın üreticilerin tarım sektöründe daha aktif roller üstlenmesinin kalkınma için belirleyici olacağı kaydedildi.

AI YORUMU

Kasapoğlu'nun İzmir'deki toplantıda tatlı suyun yüzde 72'sinin tarımda harcandığına dikkat çekmesi, yaklaşan kuraklık tehlikesine karşı acil önlem alınması gerektiğini somut bir veriyle ortaya koyuyor. Gıdanın siyasi bir araç olarak kullanılmasını eleştiren bu yaklaşım, yalnızca yerel değil uluslararası tedarik zincirlerinin güvenliği açısından da yeni bir perspektif sunuyor. Önümüzdeki süreçte gençlerin biyoteknoloji ve akıllı tarım uygulamalarına yönlendirilmesi, gıda krizleriyle mücadelede en kalkan unsurlardan biri olmaya aday.

Kaynak: Hürriyet Gündem Haberin tam sayfası →

Okumaya Devam Et
Gündem

Şırnaklı üreticiler devlet destekli seralarda yılda üç kez hasat yapıyor

• Cumhuriyet
Şırnaklı üreticiler devlet destekli seralarda yılda üç kez hasat yapıyor
Fotoğraf: Cumhuriyet

Şırnak'ın Uludere ilçesine bağlı Şenoba beldesinde devlet hibesiyle kurulan seralarda yılda üç kez sebze üretimi gerçekleştiriliyor. Üreticiler salatalık kilogramını 35 liradan satışa sunarken, bölgeye yeni kazandırılan bu tarımsal yatırımlar için pazar desteği bekliyor.

  • Şenoba beldesinde devletten yüzde 50 hibe desteğiyle 10 adet sera kuruldu.
  • Bölgenin mikroklima iklimi sayesinde yılda üç kez salatalık hasadı yapılıyor.
  • Üreticiler ürettikleri salatalıkların kilosunu 35 liradan satıyor ancak pazar sıkıntısı yaşıyor.

Şırnak'ın dağlık ve engebeli coğrafyasında tarımsal üretimi artırmak ve aile ekonomilerine katkı sağlamak amacıyla hayata geçirilen sera projeleri meyvelerini vermeye başladı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Şırnak Valiliği iş birliğinde yürütülen çalışmalar kapsamında Uludere ilçesine bağlı Şenoba beldesinde modern tarım alanları oluşturuldu.

Devlet tarafından sağlanan yüzde 50 oranındaki hibe desteğiyle harekete geçen vatandaşlar, kendi arazileri üzerinde toplamda 10 adet sera kurarak üretime adım attı. Belde sakinlerinden Halit Babat, bir dönümlük arazisinde kurduğu modern tesiste sezonun ilk salatalık hasadını gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadı.

Bölgenin coğrafi yapısı gereği sahip olduğu mikroklima özellikleri, tarımsal verimliliği artıran en büyük etkenler arasında yer alıyor. Bu elverişli iklim koşulları sayesinde üreticiler yıl içerisinde aynı topraktan üç kez ürün alabilme imkanı buluyor.

Elde edilen ürünlerin kilogramı 35 liradan alıcı bulurken, üreticiler ekonomik anlamda rahat bir nefes almaya başladı. Ancak yeni bir girişim olmasından kaynaklı olarak ürünlerin satışında ve pazar bulunmasında birtakım zorluklarla karşılaşılıyor.

Yöre halkı, yapılan yatırımların sürdürülebilir olması ve emeklerinin karşılığını tam anlamıyla alabilmek için yetkililerden satış ve pazarlama aşamasında destek talep ediyor. Şenoba'dan komşu Hilal beldesine kadar genişleyen bu girişimlerin artması, bölgedeki işsizlik ve geçim sıkıntısına kalıcı çözümler sunma potansiyeli taşıyor.

AI YORUMU

Şırnak bölgesinde yüzde 50 devlet hibesiyle kurulan seralarda yılda üç kez ürün alınabilmesi, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da tarımsal çeşitliliğin artırılması açısından umut verici bir gelişmedir. Kilogramı 35 liradan satılan salatalıkların ekonomik getiri sağlamasına rağmen pazar bulunamaması, üretim zincirinin lojistik ve pazarlama halkasının eksiksiz planlanması gerektiğini açıkça gösteriyor. Yerel üreticilerin yalnız bırakılmaması ve kooperatifleşme gibi modellerle desteklenmesi, bu tür alternatif tarım projelerinin uzun vadede kalıcı olmasını belirleyecektir.

Kaynak: Cumhuriyet Haberin tam sayfası →

Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

İlgili Haberler