İstanbul ve Kocaeli Sınırında Taşan Dere Aracı Yuttu: 2 Kişi Aranıyor
•1 dk okuma
Paylaş
HGündem
Fotoğraf: CNN Türk
Özet
İstanbul Pendik ile Gebze sınırında şiddetini artıran yağış sonrası taşan dere bir aracı sürükledi. Araçtaki bir kişi kendi çabasıyla kurtulurken, akıntıya kapılan iki yolcuyu bulmak için geniş çaplı arama başlatıldı.
Öne çıkanlar
34 HER 50 plakalı otomobil Göçbeyli Deresi sularına kapıldı.
Araçtaki M.D.E. camı kırıp bir dala tutunarak kurtulmayı başardı.
Kayıp D.A. ve F.D. için iki ilin ekipleri ortak çalışma yürütüyor.
Haberin Detayı
Pendik sınırları içindeki Göçbeyli Mahallesi'nde gece saatlerinde etkisini artıran şiddetli yağış, bölgedeki Büyük Dere'nin debisini hızla yükseltti. Yatağından taşan sular, 34 HER 50 plakalı otomobili içine alarak sürüklemeye başladı. Olay anında araçta bulunan üç kişiden ikisi sel sularında kaybolurken, çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda acil müdahale ekibi yönlendirildi.
Taşkının yaşandığı noktanın İstanbul ile Kocaeli sınırında yer alması nedeniyle AFAD, AKUT, SAK, itfaiye ve jandarmanın yanı sıra Gebze ve Çayırova belediyelerine bağlı kurtarma ekipleri de operasyona dahil oldu. Üç farklı noktada eş zamanlı sürdürülen çalışmalarda insansız hava araçları da kullanılarak dere yatağı ve çevresi taranıyor.
Otomobilden sağ çıkmayı başaran M.D.E., çevredekilerin yardımıyla sudan alındıktan sonra ilk müdahalesi yapılarak hastaneye ulaştırıldı. Kadıllı Mahallesi Muhtarı Ahmet Özyurt'un aktardığı bilgilere göre, kazazedeler aracın camını kırarak akıntıdan çıkmaya çalıştı; M.D.E. bir ağaç dalına tutunarak hayatta kalırken, D.A. ve F.D. yükselen debiye direnç gösteremeyip suya kapıldı.
Ömerli Barajı havzasına doğru ilerleyen dere yatağında zorlu hava koşulları altında arama çalışmaları devam ediyor. Ekipler hem sürüklenen otomobilin gövdesini hem de kayıp iki kişiyi bulmak için su altı ve kıyı taramalarını sürdürüyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Ömerli Barajı'na bağlanan dere yataklarındaki anlık debi yükselişleri, kırsal bağlantı yollarında menfez ve taşkın bariyerlerinin ne denli yetersiz kaldığını gösteriyor. İki ilin sınır hattında yaşanan bu vaka, sınır bölgelerindeki erken uyarı mekanizmalarının ve yol güvenliği önlemlerinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
Kaynak:
CNN Türk
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Arama kurtarma ekipleri bölgedeki faaliyetlerini sürdürüyor.
Bosnaköy yakınlarındaki NATO Köprüsü mevkisinde bot alabora oldu
AFAD, jandarma ve dalgıç polisler arama çalışmalarına katılıyor
Irak uyruklu aile beş kişiden oluşuyordu
Edirne sınırları içerisinde yer alan nehir yatağında, kaçak yollarla ülke dışına çıkmaya çalışan düzensiz göçmenleri taşıyan botun devrilmesiyle başlayan faciada acı haber geldi. Bosnaköy mevkisinde meydana gelen kazada, Irak uyruklu aile bireylerini taşıyan botun sulara gömülmesi sonrasında başlatılan kurtarma operasyonları üçüncü gününde sürdürülüyor.
Arama faaliyetleri kapsamında bölgeye sevk edilen AFAD, jandarma su altı timleri ve dalgıç polisler nehir ile kıyı şeridinde detaylı tarama yaptı. Yapılan çalışmalar neticesinde, akıntıya kapılarak kaybolan iki çocuktan kız çocuğunun cansız bedenine ulaşıldı. Sudร้าย çıkarılan naaş, Cumhuriyet savcılığının olay yerindeki ilk incelemelerinin ardından Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi morguna nakledildi.
İki gün önce gerçekleşen olayda anne, baba ve üç çocuktan oluşan ailenin botu nehirde devrilmişti. Kazanın hemen ardından anne, baba ve çocuklardan biri yüzerek nehir içerisindeki bir adacığa çıkmayı başarmıştı. Adacıkta mahsur kalan aile fertleri ekiplerce kurtarılarak hastaneye sevk edilmiş, ancak çocuklardan biri yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı.
Ekiplerin nehirde kayıp olan diğer çocuğu bulmak için başlattığı çalışmalar aralıksız devam ediyor. Su altı ve yüzey taramalarını genişleten güvenlik güçleri, botun devrildiği nokta başta olmak üzere akıntı istikametindeki bölgelerde yoğunlaşmış durumda.
AI YORUMU
Meriç Nehri gibi zorlu coğrafi koşullara ve tehlikeli akıntılara sahip su yolları, düzensiz göç hareketlerinde sıklıkla trajik sonuçlar doğuruyor. Irak uyruklu ailenin yaşadığı bu felaket, sınır hatlarındaki risklerin boyutunu bir kez daha acı bir şekilde gözler önüne seriyor. Özellikle çocukların ve ailelerin bu tür tehlikeli geçişlerde karşılaştığı hayati tehditler, bölgedeki güvenlik ve insani boyutun ne kadar elzem olduğunu ortaya koyuyor.
İstanbul Valisi Davut Gül ile AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan, sel felaketinin ardından yürütülen çalışmaları CNN TÜRK'e anlattı. Yetkililer, mağdur vatandaşlar için hasar ödemelerinin pazartesi günü itibarıyla hesaplara yatırılmaya başlanacağını açıkladı.
Hasar ödemeleri pazartesi günü hak sahiplerinin hesaplarına yatırılacak.
CNN TÜRK ekibi sel bölgesindeki arama ve tespit çalışmalarını yerinde inceledi.
Yaşanan sel felaketinin yaralarını sarmak amacıyla bölgede başlatılan çalışmalar hız kesmeden devam ederken, yetkili isimlerden doğrudan açıklamalar geldi.
Yapılan son değerlendirmelere göre, zarar gören vatandaşların mağduriyetini gidermek için hazırlanan ödeme planı netleşti. İstanbul Valisi Davut Gül, hak sahiplerine yapılacak hasar ödemelerinin pazartesi günü itibarıyla hesaplara aktarılacağını duyurdu.
Bölgede sürdürülen arama ve kurtarma faaliyetlerinin yanı sıra zarar tespiti yapan ekipler de çalışmalarını titizlikle sürdürüyor. Yetkililer, vatandaşların zararlarının en kısa sürede giderilmesi için tüm kurumların koordinasyon içinde çalıştığını vurguladı.
AI YORUMU
Pazartesi günü başlayacak olan hasar ödemeleri, selzedelerin günlük yaşantılarına dönebilmesi ve acil ihtiyaçlarını karşılayabilmesi adına büyük bir maddi rahatlama sağlayacaktır. Vali Davut Gül ve AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan'ın doğrudan sahadan verdiği bu takvim, devletin kriz anındaki hızlı reaksiyon kapasitesini göstermesi açısından oldukça kıymetlidir. Önümüzdeki süreçte bu yardımların ne kadar sürede tüm mağdurlara ulaşacağı ve altyapı çalışmalarının kalıcılığı yakından izlenecektir.
Yunanistan'a geçmeye çalışan Iraklı ailenin botunun alabora olması sonucu nehirde kaybolan iki çocuğu bulmak için ekiplerin yürüttüğü çalışmalar devam ediyor. Olayda suya düşen anne, baba ve bir çocuk kurtarılmış, hastaneye kaldırılan çocuk ise hayatını kaybetmişti.
Irak uyruklu 5 kişilik aile Yunanistan'a geçmek için Meriç Nehri'ne açıldı.
Botun alabora olmasıyla 2 çocuk akıntıya kapılarak kayboldu.
Arama çalışmalarına İzmir ve Tekirdağ'dan gelen dalgıç ekipleri destek veriyor.
Edirne üzerinden komşu ülkeye yasa dışı yollarla gitmeye çalışan yabancı uyruklu beş kişilik bir aile, suların yükseldiği bölgede tehlikeli bir yolculuğa çıktı. Bosnaköy mevkisindeki NATO Köprüsü yakınlarında botla nehre açılan aile, kısa süre sonra su üstündeki dengenin kaybolmasıyla zor durumda kaldı. Alabora olan bottakiler akıntıya teslim olurken, anne ile baba ve bir evlatları nehir ortasındaki küçük bir adacığa tutunmayı başardı.
İhbar akabinde olay yerine yönlendirilen arama kurtarma timleri, adacıkta mahsur kalan bireyleri ve nehirde sürüklenen on iki yaşındaki kız çocuğunu kıyıya çıkardı. Sağlık görevlilerinin müdahalesiyle hastaneye sevk edilen küçük kız, doktorların çabalarına rağmen kurtarılamadı. Diğer iki kardeşin ise suya kapılarak gözden kaybolduğu belirlendi ve bölgede geniş çaplı operasyon düğmesine basıldı.
İlk gün gerçekleştirilen yüzey taramaları ve botla yapılan kontrollerden sonuç alınamaması üzerine ekipler güçlendirildi. Bugün sahaya dahil olan İzmir Jandarma Su Altı Arama Kurtarma timi ile Tekirdağ Emniyet Müdürlüğü bünyesindeki dalgıç polisler, profesyonel ekipmanlarla nehir yatağını didik didik tarıyor.
Hava şartlarının ve su altı görüş mesafesinin zorluk yarattığı bölgede, güvenlik güçlerinin koordineli çalışmaları aralıksız biçimde devam ediyor. Ekipler, akıntının şiddetine göre olası sürüklenme güzergahlarını özel donanımlarla inceleyerek kayıp çocuklara ulaşmaya çalışıyor.
AI YORUMU
Bu tür trajik olaylar, düzensiz göç rotalarının ne denli büyük hayati riskler barındırdığını bir kez daha acı bir şekilde gözler önüne seriyor. Özellikle nehir geçişleri gibi kontrolsüz ve tehlikeli yöntemler, masum çocukların yaşamını doğrudan tehdit eden felaketlere yol açabiliyor. Arama kurtarma operasyonlarının yanı sıra, bu tarz tehlikeli geçişlerin önlenmesine yönelik denetimlerin ve caydırıcı tedbirlerin artırılması hayati önem taşıyor.
Ege Bölgesi'nde gün içerisinde 2,0 büyüklüğünün üzerinde altı farklı sarsıntı kaydedildi. Kütahya Simav en yüksek şiddetli depremin merkezi olurken, İzmir, Denizli ve Muğla'da da benzer sarsıntılar yaşandı.
Kütahya Simav'da 3,4 büyüklüğünde günün en yüksek sarsıntısı kaydedildi.
İzmir Çeşme açıklarında 2,3 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Denizli Honaz ve Muğla Fethiye'de 2,2 büyüklüğünde sarsıntılar ölçüldü.
Türkiye'nin sismik açıdan en hareketli hatlarından biri olan Ege Bölgesi, hafta sonunun ilk gününde çok sayıda küçük ve orta ölçekli sarsıntıyla karşılaştı. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından paylaşılan verilere göre, cumartesi günü akşam saatlerine kadar bölge genelinde büyüklüğü 2,0'nin üzerinde altı sarsıntı tespit edildi. Uzmanlar tarafından bölgedeki aktif fay hatlarının doğal bir sonucu olarak değerlendirilen bu hareketlilik, geniş bir coğrafyada hissedildi.
Günün en yüksek şiddetli depremi Kütahya'nın Simav ilçesinde yaşandı. Sabah saat 09.12 sıralarında yerin yaklaşık 6,79 kilometre derinliğinde meydana gelen sarsıntının büyüklüğü 3,4 olarak açıklandı. Simav'da günün erken saatlerinde 2,2 ve 2,5 büyüklüklerinde iki deprem daha kaydedilirken, ilçe toplam sarsıntıların yarısına ev sahipliği yaptı.
Sismik hareketlilik Kütahya sınırlarıyla kalmayarak Ege'nin farklı noktalarına da yansıdı. İzmir'in tatil beldesi Çeşme açıklarında sabah saatlerinde 2,3 büyüklüğünde bir deprem kayıtlara geçti. Yaklaşık 12 kilometre derinlikte gerçekleşen bu hareketliliğin ardından Denizli'nin Honaz ilçesinde 2,2 ve Muğla'nın Fethiye ilçesinde yine 2,2 büyüklüğünde sarsıntılar meydana geldi.
Yetkili kurumların yaptığı ilk incelemelere göre, gün boyunca yaşanan sarsıntılar sonrasında herhangi bir olumsuz durum rapor edilmedi. Uzmanlar, art arda yaşanan bu küçük ölçekli hareketliliklerin tek başına daha büyük bir depremin habercisi olarak yorumlanamayacağını vurgularken, Türkiye'nin aktif fay kuşakları üzerinde yer aldığı gerçeğinin daima göz önünde bulundurulması gerektiğini hatırlatıyor.
AI YORUMU
Kütahya Simav'daki 3,4 büyüklüğündeki deprem ve Ege genelindeki diğer beş sarsıntı, bölgedeki graben sistemlerinin ne denli aktif olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Vatandaşların panik yapmasına gerek olmasa da, yapı stoğunun depreme dayanıklılığı konusundaki denetimlerin yerel yönetimler tarafından ihmal edilmemesi hayati önem taşıyor.