PİYASA
Ekonomi

Irak ve Kürdistan Bölgesi heyeti 2027 bütçe tasarısı için toplanıyor

Irak ve Kürdistan Bölgesi heyeti 2027 bütçe tasarısı için toplanıyor Fotoğraf: Nancy Pelosi from San Francisco, CA · CC BY 2.0 · Wikimedia Commons

Özet

Kürdistan Bölgesi Hükümeti heyeti, 2027 yılı federal bütçe taslağı görüşmelerini sürdürmek üzere resmi davet bekliyor. Taraflar maaşlar, nüfus oranları ve egemenlik harcamaları başlıklarında uzlaşı arıyor.

Öne çıkanlar

  • Irak Maliye Bakanlığı ile yeni toplantının bu hafta sonu veya gelecek hafta başı yapılması bekleniyor.
  • 2003 yılından bu yana ilk kez Kürt tarafı bütçe taslağının hazırlanması aşamasına doğrudan katılım sağladı.
  • Peşmerge güçlerinin giderlerinin egemenlik harcamaları kapsamına alınması taraflar arasında görüşülüyor.

Haberin Detayı

Kürdistan Bölgesi Hükümeti heyeti, 2027 yılı federal bütçe taslağına ilişkin temaslarını sürdürmek amacıyla Irak Maliye Bakanlığı'nın belirleyeceği yeni toplantı tarihini bekliyor. Heyet, resmi davet almayı beklerken bir sonraki oturumun bu haftanın sonunda ya da gelecek haftanın başında gerçekleştirilmesi öngörülüyor. Şubat 2024 tarihinde Irak Federal Yüksek Mahkemesi tarafından verilen kararın, iki taraf arasındaki bütçe müzakerelerinin temelini oluşturduğu belirtiliyor.

Fotoğraf: U.S. Department of State from United States · Kamu malı · Wikimedia Commons · Wikimedia Commons

Son olarak 7 Ekim tarihinde, Irak Federal Maliye Bakanı ile kabinedeki Kürt bakanların katılımıyla yaklaşık dört saat süren kapsamlı bir toplantı gerçekleştirilmişti. Bu toplantının ardından yapılan değerlendirmelere göre, Kürdistan Bölgesi'nin talep ettiği ve halkın yararına olan maddelerin büyük kısmı taslağa dahil edildi. Taslak halindeki yasa tasarısının henüz yasal bir geçerliliği bulunmadığı ve Temsilciler Meclisi oylaması, cumhurbaşkanı onayı ile Resmî Gazete yayımı süreçlerinden geçmesi gerektiği vurgulanıyor.

2003 yılından beri ilk defa Kürtlerin bütçe taslağının hazırlık aşamasında yer alması olumlu bir gelişme olarak kayda geçti. Çalışanların maaşlarının devlet yardımı şeklinde değil, doğrudan çalışanların hakkı olarak değerlendirilmesi ve Irak'ın diğer bölgeleriyle aynı statüde ele alınması konusunda ortak bir anlayışa varıldı. Nüfus oranı, petrol gelirleri ve petrol dışı gelir kalemleri ise taraflar arasında daha fazla müzakere gerektiren konular arasında bulunuyor.

Nüfus sayımı verilerinin sadece bütçe ve maaş dengesi açısından değil, istihdam payı ve güvenlik güçlerindeki oranlar bakımından da büyük önem taşıdığı ifade ediliyor. Federal hükümetin Savunma Bakanlığı ile Haşdi Şabi giderlerini egemenlik harcamaları arasına almasına karşın Peşmerge güçlerinin masraflarını bu kapsama dahil etmemesi temel anlaşmazlık noktalarından birini oluşturuyor. Anayasa gereği Peşmerge'nin ülkenin savunma sisteminin ayrılmaz bir parçası olduğu savunulurken, bu konunun yeni toplantıda çözüme kavuşturulması bekleniyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Bütçe müzakerelerinde maaşların çalışan hakkı olarak tanımlanması olumlu bir hukuki zemin sağlasa da Peşmerge giderleri gibi yapısal başlıkların çözüme kavuşmaması federal mali dengelerin kırılganlığını artırıyor. 2003 sonrasındaki ilk katılım deneyimi uzlaşı kültürünü desteklerken, nüfus ve egemenlik harcamaları gibi somut kriterlerde net bir formül bulunmaması halinde bütçe taslağı Meclis aşamasında ciddi tıkanıklıklar yaşayabilir.

Kaynak: Rudaw Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Dünya
• Cumhuriyet
Nelson Mandela'nın torunu olduğunu iddia eden akademisyen IKBY'de deşifre oldu
Fotoğraf: Cumhuriyet

Mandela Kraliyet Hanedanı, akademisyenin ünlü ismini kişisel çıkarları doğrultusunda kullandığını belirterek yasal yollara başvurabileceklerini duyurdu.

  • Siyabulela Mandela, Mart 2023'te IKBY'yi ziyaret ederek Erbil Forumu'na katıldı.
  • Mandela Kraliyet Hanedanı temsilcisi Nkosi Zwelivelile Mandela açıklama yaptı.
  • Açıklamada Siyabulela ile aile arasında hiçbir akrabalık bağı olmadığı vurgulandı.

Güney Afrika Cumhuriyeti'nin dünyaca tanınan eski lideri Nelson Mandela'nın soyadını kullanarak uzun süredir çeşitli uluslararası platformlarda boy gösteren bir akademisyenin kimliği hakkında net bir açıklama yapıldı. Erbil yönetimi tarafından üst düzey temaslarda kabul edilen Siyabulela Mandela'nın, aslında aileyle hiçbir kan bağı bulunmadığı resmen duyuruldu. Doğu Cape eyaletinden yayımlanan resmi mesajla birlikte, söz konusu kişinin yıllardır sürdürdüğü iddiaların gerçeği yansıtmadığı gözler önüne serildi.

Kürdistan Bölgesi'nde gerçekleştirdiği temaslar sırasında yerel medya tarafından efsanevi liderin torunu olarak takdim edilen Siyabulela, bölge politikası ve apartheid rejimi karşıtı mücadele üzerine demeçler vermişti. Mart 2023 tarihinde gerçekleşen Erbil Forumu'na katılan ve Halepçe'deki kimyasal saldırı anıtını da ziyaret eden şahıs, Kürt siyasetçi Mesud Barzani ile görüşme niyetini de dile getirmişti. Yerel basın kuruluşları tarafından geniş bir ilgiyle karşılanan bu ziyaretler, ailenin son hamlesiyle birlikte farklı bir boyuta taşındı.

Mandela Kraliyet Hanedanı adına konuşan Nkosi Zwelivelile Mandela, Siyabulela'nın aile mensubu olmadığını ve uzaktan dahi herhangi bir bağlarının bulunmadığını kesin bir dille ifade etti. Ünlü liderin adının haksız kazanç ve kişisel çıkarlar uğruna harcanmasına müsaade etmeyeceklerini belirten aile temsilcileri, bu tarz faaliyetlerin sürmesi durumunda hukuki süreçleri devreye sokacaklarını bildirdi. Şahsın, kendisini Nelson Mandela torunu olarak tanıtan söylemlerine derhal son vermesi istendi.

AI YORUMU

Nkosi Zwelivelile Mandela'nın yaptığı bu net yalanlama, uluslararası alanda soyadı istismarının nasıl boyutlara ulaşabileceğini gösteriyor. Siyabulela Mandela'nın Erbil'deki temasları sırasında yerel siyasi aktörlerle kurduğu diyalogların ve Barzani ile görüşme taleplerinin, aile onayı olmadan yürütülmesi diplomatik açıdan soru işaretleri yaratıyor. Bundan sonraki süreçte benzer sahte kimlik iddialarına karşı bölgesel yönetimlerin daha temkinli protokoller uygulaması kaçınılmaz hale gelecektir.

Kaynak: Cumhuriyet Haberin tam sayfası →

Ekonomi
• RayHaber
Borsa İstanbul güne yüzde 0,38 oranında yükselişle başlangıç yaptı
Fotoğraf: RayHaber

Önceki gün yaşanan sert değer kaybının ardından Borsa İstanbul güne sınırlı bir artışla başladı. Endeks seans açılışında 11.473,82 puana ulaşırken yatırımcılar küresel gelişmeleri yakından izliyor.

  • BIST 100 endeksi yeni güne yüzde 0,38 artışla 11.473,82 seviyesinden girdi.
  • Sektörler arasında en yüksek artış yüzde 0,86 ile ticaret endeksinde kaydedildi.

Piyasalarda dün izlenen satış ağırlıklı seyrin ardından Borsa İstanbul yeni işlem gününe toparlanma çabasıyla giriş yaptı. Bir önceki günü yüzde 2,49 kayıpla 11.430,14 puandan kapatan BIST 100 endeksi, günün ilk dakikalarında 43,68 puanlık artış kaydetti.

Açılış rakamlarına göre bankacılık endeksi yüzde 0,39 oranında prim yaparken holding endeksinin yatay bir çizgide hareket ettiği görüldü. Sektörel bazda incelendiğinde ticaret endeksi yüzde 0,86 artışla güne en hareketli başlayan taraf oldu.

Buna karşın finansal kiralama faktoring sektörü yüzde 5,71 oranında gerileyerek açılışın en çok değer yitiren alanı olarak kayıtlara geçti. Küresel ölçekte ise ABD ile İran hattındaki gerilimlerin yarattığı belirsizlik ortamı risk iştahını baskılamayı sürdürüyor.

Yatırımcılar taraflar arasındaki jeopolitik risklerin yanı sıra yaklaşan bilanço sezonu öncesinde şirketlerin finansal sonuçlarına odaklanmış durumda. Küresel borsa hareketleri ve şirket karlılık beklentileri, gün boyunca piyasanın yönünü belirleyecek temel etkenler arasında bulunuyor.

AI YORUMU

Küresel piyasalardaki jeopolitik risklerin ve bilanço sezonu belirsizliklerinin borsa üzerindeki baskısı, yatırımcıların temkinli pozisyon almasını zorunlu kılıyor. BIST 100 endeksinin 11.473,82 puandan açılış yapması, dünkü yüzde 2,49'luk düşüşün ardından sınırlı bir tepki alımı ürettiğini gösteriyor. Özellikle finansal kiralama sektöründeki yüzde 5,71'lik sert geri çekilme, risk iştahının zayıf olduğu dönemlerde sektörel ayrışmaların ne denli keskin olabileceğini ortaya koyuyor. Şirket bilançoları açıklanmaya başladığında endeksteki dalgalanma boyutu artacaktır.

Kaynak: RayHaber Haberin tam sayfası →

Ekonomi
• Haber Kıbrıs
Avrupa'da her üç kişiden biri beklenmedik masrafı karşılayamıyor
Fotoğraf: Haber Kıbrıs

Eurostat verilerine göre Avrupa Birliği nüfusunun yüzde 29,2'si bütçesini sarsmadan ani harcamaları ödeyemiyor. Kıbrıs'ın güneyinde bu oran yüzde 32 seviyesine ulaşırken, seçim döneminde hanehalkı dayanıklılığı tartışılıyor.

  • Avrupa Birliği'nde nüfusun yüzde 29,2'si ani masrafları ödeyemiyor.
  • Güney Kıbrıs'ta beklenmedik harcamaları karşılayamayanların oranı yüzde 32 oldu.
  • Seçim sürecinde partilerin vatandaşın alım gücünü artıracak vaatler sunması bekleniyor.

Sosyal medyada yayımlanan Avrupa İstatistik Ofisi verileri, hanehalklarının ani ve zorunlu giderler karşısındaki ekonomik dayanıklılığını gözler önüne serdi. Beklenmedik mali masrafları karşılama oranı, bir kişinin bütçesini sarsmadan borç almadan acil durum ödemelerini yapabilme gücünü ifade ediyor.

Açıklanan 2025 verilerine göre Avrupa Birliği genelinde nüfusun yüzde 29,2'si bu tür harcamaların altından kalkamıyor. Güney Kıbrıs'ta bu oran yüzde 32 olarak ölçülürken, Yunanistan'da yüzde 50,5, Almanya'da yüzde 31,9 ve Fransa'da yüzde 28,8 seviyesinde seyrediyor.

Bu tablo, bireylerin buzdolabı arızası veya acil sağlık gideri gibi durumlarda ciddi maddi sıkıntıyla yüzleştiğini gösteriyor. KKTC özelinde doğrudan karşılaştırılabilir resmi bir veri bulunmasa da benzer soruların seçim tartışmalarının merkezine konulması gerektiği vurgulanıyor.

Siyasi partilerin sunduğu vaatlerin fiyatlara etkisi ve alım gücünü kalıcı biçimde nasıl artıracağı önem kazanıyor. Üretimin güçlendirilmesi, enerji maliyetlerinin düşürülmesi ve istikrarlı istihdam politikaları bu sürecin temel parçaları arasında yer alıyor.

Sosyal Sigortalar Fonu gibi yapıların mali göstergelerindeki olumlu gelişmelerin, sigortalıların ve emeklilerin sağlık giderlerini azaltmak için değerlendirilebileceği belirtiliyor. Böylece vatandaşların ani sağlık masrafları karşısında yalnız kalmasının önüne geçilebileceği ifade ediliyor.

AI YORUMU

Ekonomik başarıyı yalnızca maaş bordrosundaki rakamlarla ölçmek yerine, o maaşla zor günler için ne kadar biriktirilebildiğine odaklanmak gerekiyor. AB genelindeki yüzde 29,2'lik oran ve Güney Kıbrıs'taki yüzde 32'lik seviye, hanehalkı bütçelerinin ne denli kırılgan olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Seçim döneminde vatandaşların borçlanmadan ani masraf karşılayabilmesini sağlayacak kalıcı politikalar üretilmezse, yaşanan mali sıkıntılar derinleşmeye devam edecektir.

Kaynak: Haber Kıbrıs Haberin tam sayfası →

Ekonomi
• Vietnam.vn
Vietnam yabancı yatırımları artırırken küresel enflasyonla mücadele ediyor
Fotoğraf: Vietnam.vn

Küresel ölçekte artan faiz oranları ve enflasyon baskıları, gelişmekte olan ekonomilerin sermaye çekme stratejilerini zorluyor. Vietnam yönetimi, makroekonomik istikrarı korurken doğrudan yabancı yatırımların kalitesini yükseltmeyi hedefliyor.

  • Doğrudan yabancı yatırım toplam kayıtlı sermayesi %76,4 artarak 50,36 milyar dolara ulaştı.
  • Eylül ayında ABD TÜFE yıllık bazda %3,7'ye yükselirken çekirdek enflasyon %2,6 oldu.
  • İşleme ve imalat sektörü 22,8 milyar dolarlık sermayeyle yatırımların liderliğini sürdürüyor.

Küresel ekonomide yaşanan finansal dalgalanmalar, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki yükselen enflasyon ve faiz oranlarıyla birlikte sermaye akışlarında belirsizlik yaratıyor. Federal Rezerv'in uyguladığı sıkı para politikaları, uluslararası yatırım kararlarını ve sermaye maliyetlerini doğrudan etkilerken gelişmekte olan pazarları da baskı altında tutuyor. Dolar cinsinden varlıkların cazibesinin artması, diğer ülkelerin döviz kurları üzerinde denge arayışını zorunlu kılıyor.

Vietnam ekonomisi açısından bu küresel dalgalanmalar üç temel kanal üzerinden risk oluşturuyor. Para politikası ve döviz kurları, ithal hammadde maliyetleri ile ABD pazarındaki tüketim talebi bu süreçten etkileniyor. Ülkenin ithalata olan yüksek bağımlılığı, girdi maliyetlerini yukarı çekerek üretim karlarını zorlaştırıyor. Yılın ilk dokuz ayında mal ithalatının büyük kısmını oluşturan üretim malzemeleri, kur dalgalanmalarının etkisini daha belirgin hale getiriyor.

Tüm bu dış baskılara rağmen ülkenin yabancı yatırım çekme potansiyeli güçlü bir görünüm sergilemeye devam ediyor. Yılın ilk dokuz ayında kaydedilen toplam doğrudan yabancı yatırım miktarı önemli bir sıçrama gösterirken, gerçekleşen yatırımlar son beş yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Yeni kayıtlı sermayedeki artış da uluslararası yatırımcıların ülkeye olan ilgisinin sürdüğünü net bir şekilde ortaya koyuyor.

Ancak yetkililer ve uzmanlar, saf sermaye büyüklüğünden ziyade yatırım projelerinin niteliğine odaklanılması gerektiğinin altını çiziyor. Maliyet avantajının tek başına yeterli olmadığı bu dönemde; altyapı, insan kaynakları kalitesi, politika istikrarı ve yerel tedarik zincirleriyle entegrasyon hayati önem taşıyor. İşleme ve imalat sektörünün liderliği koruması, teknoloji transferi ve katma değerli üretim için yeni fırsatlar sunuyor.

AI YORUMU

Sermaye çekme yarışında nicelikten niteliğe geçiş yapamayan gelişmekte olan pazarlar, küresel faiz artışlarının yarattığı kur baskısı altında ciddi dezavantajlar yaşayabilir. 50 milyar doları aşan kayıtlı yatırım hacmi kağıt üzerinde büyük bir başarı gibi görünse de, bu rakamın ne kadarının fiili üretime dönüşeceği yerel tedarik zincirlerinin ne kadar sağlam kur ဘuild edildiğine bağlıdır. İşleme ve imalat sektörünün %45,3 oranındaki payı korunamazsa, dış şoklara karşı direnç göstermek zorlaşacaktır. Sadece ucuz iş gücü avantajına güvenen ülkeler, küresel daralma senaryolarında sermaye kaçışıyla yüzleşmek zorunda kalabilir.

Kaynak: Vietnam.vn Haberin tam sayfası →

Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

İlgili Haberler

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…