Platform, KOBİ'ler ile leasing kuruluşlarını tek dijital çatı altında buluşturuyor.
Yeni kaynak yapay zeka destekli eşleştirme altyapısı ve ekip genişletilmesi için kullanılacak.
Haberin Detayı
Albaraka Türk, Albaraka Portföy Yönetimi ve İnsha Ventures ortaklığıyla kurulan İnsha Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, yeni bir finansal teknoloji yatırımına imza attı. Fon, KOBİ'lerin makine ve ekipman yatırımlarındaki leasing finansmanına erişimini dijital ortama taşıyan Leasingim girişimini destekleme kararı aldı.
Geçmişte Albaraka Garaj hızlandırma programından mezun olan şirket; işletmeleri, tedarikçileri ve finansal kiralama kuruluşlarını aynı dijital ekosistemde birleştiriyor. Bu model sayesinde KOBİ'ler tek bir başvuru oluşturarak süreci başlatabiliyor ve farklı teklifleri tek ekrandan inceleyebiliyor.
Gerçekleşen bu yatırım turunun ardından platformun teknoloji altyapısının büyüütülmesi, kadronun genişletilmesi ve finans kuruluşlarıyla entegrasyonların artırılması planlanıyor. Ayrıca şirket içi operasyonlarda yapay zeka destekli finansman eşleştirme altyapısının devreye alınması hedefleniyor.
Yeni sistemle birlikte gelen başvurular rastgele tüm kurumlara iletilmek yerine, işletmenin ihtiyaçlarına en uygun leasing kuruluşuyla doğrudan eşleştirilecek. Bu yaklaşım hem tedarikçilere alternatif ödeme yöntemleri sunarken hem de finansal kuruluşların doğru müşteri profiline ulaşmasını kolaylaştırıyor.
Kurucu Derviş Ali Doğanşahin, yatırımın ardından makine yatırımı kararından finansmanın onaylanmasına kadar geçen süreci tamamen teknoloji üzerinden yönetmeyi amaçladıklarını vurguladı. İnsha Ventures yetkilileri de girişimi büyüme yolculuğunda desteklemeyi sürdüreceklerini belirtti.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
KOBİ'lerin finansmana erişim sürecindeki bürokratik engellerin dijitalleşmeyle ortadan kalkması, operasyonel verimliliği doğrudan artırıyor. Geleneksel kanallarda günlerce süren teklif toplama süreçlerinin tek platforma taşınması, özellikle makine yatırımı yapan işletmeler için zaman maliyetini minimuma indiriyor. Yapay zeka tabanlı eşleştirme algoritması hatasız çalışırsa, hem bankalar hem de küçük işletmeler açısından kredi onay oranları ve maliyet dengesi olumlu yönde etkilenebilir. Albaraka Garaj ekosisteminden çıkan bir girişimin kendi fonları tarafından desteklenmesi, kurumsal yapılı hızlandırma programlarının sürdürülebilirliği açısından kayda değer bir örnek oluşturuyor.
Kaynak:
FintekWins
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
İstanbul merkezli girişim Leasingim, teknoloji altyapısını geliştirmek ve yapay zeka destekli süreçlerini güçlendirmek amacıyla yatırım aldı. Alınan finansmanla birlikte makine yatırımı süreçlerinin dijital ortamda yönetilmesi hedefleniyor.
Yerli fintech girişimi Leasingim, Insha GSYF'den finansal yatırıma hak kazandı.
Şirket, Albaraka Garaj Hızlandırma Programı'ndan 2023 yılında mezun oldu.
Platform, KOBİ'lerin makine ve ekipman finansmanına erişimini kolaylaştırıyor.
Türkiye'de makine sektörüne odaklanan dijital leasing danışmanlığı platformu Leasingim, Insha GSYF bünyesinden yeni bir finansman desteği elde etti. Gerçekleşen yatırımın finansal büyüklüğüne dair resmi rakamlar kamuoyuyla paylaşılmadı. Derviş Ali Doğanşahin tarafından 2023 yılında kurulan İstanbul merkezli girişim, kısa sürede dikkat çeken adımlar attı.
Albaraka Garaj Hızlandırma Programı mezunları arasında yer alan şirket, işletmelerin makine ve ekipman yatırımları için finansman bulma süreçlerini tek bir çatı altında topluyor. KOBİ'lerin farklı finansal kiralama kuruluşlarıyla ayrı ayrı görüşmek yerine tek bir başvuru üzerinden teklifleri karşılaştırmasına olanak tanıyor. Bu yapı, tedarikçilerin de müşterilerine hızlıca finansman alternatifleri sunmasını sağlıyor.
Girişim, yeni elde ettiği kaynağı teknoloji altyapısını ve ekibini genişletmek için kullanacağını duyurdu. Aynı zamanda finansal kuruluşlarla olan entegrasyonlarını artırmayı ve yapay zeka destekli finansman eşleştirme altyapısını geliştirmeyi planlıyor. Bu sayede başvurudan sürecin sonuna kadar geçen tüm aşamalar tamamen dijital ortamda yönetilecek.
Pazardaki geleneksel başvuru yöntemlerini dijitalleştiren platform, leasing pazarındaki tüm paydaşları ortak bir ekosistemde buluşturuyor. KOBİ'ler ile makine üreticilerini ve kiralama şirketlerini bir araya getiren bu model, zamandan tasarruf sağlarken teklif çeşitliliğini artırıyor. Yapılan bu hamle, girişim alanındaki dijitalleşme eğiliminin hız kazandığını gösteriyor.
AI YORUMU
Erken aşama girişimlerin yapay zeka ve altyapı yatırımlarına odaklanması, geleneksel finans sektöründeki bürokratik süreçleri hızlandırmak adına doğru bir hamledir. Insha GSYF desteğini arkasına alan 2023 kuruluşlu Leasingim, KOBİ'lerin teklif karşılaştırma süreçlerindeki zaman kaybını ortadan kaldırarak rekabet avantajı yakalayacaktır. Benzer pazar yerleriyle kıyaslandığında, şirketin sadece makine sektörüne niş bir odaklanma seçmesi iş modelini daha sürdürülebilir kılıyor.
Mastercard Las Vegas'taki etkinlikte stablecoin ödemelerindeki riskleri analiz eden sistemini tanıttı. Çözüm ödeme tamamlanmadan önce risk puanı oluşturuyor.
Kuzey Amerika'da kullanıma sunulan sistemin 2027'de küresel ticari kullanıma açılması planlanıyor.
Borderless.xyz ve Keyrails çözümün ilk iş ortakları arasında yer alıyor.
2025 yılında Ethereum ağındaki stablecoin transferlerinin yüzde 60'ı karmaşık adımlardan oluştu.
Mastercard Las Vegas şehrinde düzenlenen Money20/20 USA 2026 buluşmasında yeni güvenlik sistemini duyurdu. Stablecoin Security adını taşıyan bu teknoloji blockchain verilerini kullanarak dolandırıcılık ve yaptırım risklerini inceliyor. İlk aşamada Kuzey Amerika pazarında devreye alınan altyapının 2027 yılı içerisinde dünya genelinde ticari kullanıma açılması hedefleniyor.
Sınır ötesi transferlerde dijital varlık kullanımının yaygınlaşması finans kuruluşları için yeni denetim mekanizmalarını zorunlu kılıyor. Geliştirilen sistem geleneksel ödeme verileri ile zincir üstü analizleri aynı çatı altında buluşturuyor. Çeşitli platformlarla uyumlu çalışan bir API aracılığıyla sunulan yazılım fonların kaynağını ve olası bağlantıları denetliyor.
Finans kuruluşları bu sistem sayesinde ödeme tamamlanmadan hemen önce bir risk puanı elde ediyor. Bankalar bu puana bakarak transferin devam etmesine veya ek incelemeye alınmasına karar veriyor. Mevcut uyum ve vaka yönetimi yazılımlarına entegre edilebilen altyapı kurumların ayrı bir sistem kurma yükünü ortadan kaldırıyor.
Şirketin paylaştığı araştırmaya göre 2025 yılında Ethereum ağındaki 141 milyon işlemde yer alan 593 milyon transferin yaklaşık yüzde 60'ı çok adımlı karmaşık yapılardan oluştu. Uluslararası Ödemeler Bankası BIS de tekil kayıtların bağımsız ödeme olarak okunmasının yanıltıcı sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. Bu tablo risk analizinde cüzdan adresleri ve tutarların ötesinde akıllı sözleşmelerin bağlamının da incelenmesini şart koşuyor.
Mastercard Güvenlik Çözümleri Başkan Yardımcısı Ann Johnson doğru risk verilerinin önemini vurguluyor. Şirket Borderless.xyz ve Keyrails gibi Start Path programındaki ortaklarıyla entegrasyon çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca Ağustos 2026'da bünyesine kattığı BVNK altyapısı üzerinden de bu güvenli ödeme ağını genişletmeyi amaçlıyor.
AI YORUMU
Geleneksel ödeme devlerinin dijital varlık alanına yönelmesi denetlenmeyen transferlerin dönemin kapandığını net biçimde gösteriyor. Sadece 2025 yılında Ethereum ağında milyarlarca transferin yüzde 60 gibi büyük bir kısmının çok adımlı karmaşık yapılardan oluşması, basit cüzdan takibinin yetersizliğini açıkça ortaya koyuyor. Bu sistem bankaların operasyonel yükünü hafifletirken, sınır ötesi ticaret yapan şirketler için uyum süreçlerini hızlandırabilir. Gelecekte geleneksel bankacılık kurallarıyla zincir üstü verilerin tam entegrasyonu sağlanamazsa, finans kuruluşları küresel regülasyonlar karşısında ciddi yaptırım riskleriyle karşı karşıya kalabilir.
Yapay zeka teknolojilerine yönelik yatırımlar için alınan borçlar 3 trilyon doları aşarken finans piyasalarında endişeler artıyor. Sektördeki hızlı büyümenin getirdiği maliyetler ve talebin yavaşlaması riskleri tetikliyor.
Yapay zeka sektörü için alınan toplam borç bilançolarda 3 trilyon doları aştı.
CoreWeave hisseleri yüzde 20'den fazla değer kaybetti ve temerrüt olasılığı arttı.
Borsadaki 10 neocloud şirketinden sadece ikisi kâr elde edebiliyor.
Yapay zeka teknolojilerindeki büyük ölçekli yatırımlar, teknoloji dünyasının borç yükünü rekor seviyelere taşıdı. Veri merkezleri, özel çipler ve bulut altyapıları için kullanılan fonlama araçları, finans çevrelerinde alarm zillerinin çalmasına neden oluyor. Şirketlerin yalnızca bu yıl üstlendiği yeni borçlanmalar 850 milyar dolar sınırına yaklaşırken toplam borç miktarı 3 trilyon doları geride bıraktı.
Altyapı sağlayıcılarından CoreWeave, artan borç maliyetlerinin sektörde yarattığı sarsıntının en net örneklerinden biri konumunda. Şirketin beş vadeli tahvil fiyatları temmuz ayından bu yana yüzde 16 düşerken, tahvil getirisi yüzde 15 seviyesine çıktı. CDS oranları üzerinden yapılan hesaplamalar, önümüzdeki beş yıl içinde şirketin ödeme güçlüğüne düşme ihtimalinin yüzde 60'ı aştığını gösteriyor.
Finansal baskı yalnızca CoreWeave ile sınırlı kalmayıp diğer neocloud işletmelerine de sıçramış durumda. Nebius ve TeraWulf gibi şirketlerin tahvil getirilerindeki tırmanış, yatırımcıların bu iş modeline temkinli yaklaşmasına yol açıyor. Borsada işlem gören on benzer şirketten yalnızca ikisinin kâr açıklayabilmesi, büyümenin büyük ölçüde borçla finanse edildiği gerçeğini gözler önüne seriyor.
CoreWeave tarafında ikinci çeyrek itibarıyla 35 milyar doları aşan bir borç yükü bulunuyor ve bu modelin temelini GPU teminatlı krediler oluşturuyor. Şirket, müşterilerine hesaplama gücü satarak gelir elde etmeye çalışırken yılın ilk yarısında 1 milyar doların üzerinde zarar duyurdu. Öte yandan Microsoft, OpenAI ve Nvidia gibi devlerle yapılan sözleşmelerden kaynaklanan 103,7 milyar dolarlık gelecek dönem gelir yükümlülüğü, mevcut modelin ayakta kalmasında kilit rol oynuyor.
AI YORUMU
Yapay zeka pazarındaki agresif büyüme stratejileri, şirketlerin gelir elde etme hızından çok daha hızlı bir borçlanma dalgası yaratmış durumda. Toplam borcun 3 trilyon doları aşması ve neocloud şirketlerinin büyük kısmının zarar açıklaması, talebin zayıflaması halinde tüm ekosistemi sarsacak bir domino etkisi doğurabilir. Özellikle çip karşılığı kredi modellerinin yaygınlaşması, pazarın olası bir talep daralmasında ne kadar kırılgan olabileceğini net biçimde gösteriyor.
JPMorgan Asset Management, 2027 uzun vadeli sermaye piyasası öngörülerini içeren kapsamlı raporunu kamuoyuyla paylaştı. Gelişmiş piyasaların getiri potansiyelinde ilk kez öne çıktığı raporda, yapay zekâ hamlelerinin küresel büyüme üzerindeki somut etkilerine yer verildi.
ABD büyük ölçekli hisse senetleri getiri beklentisi %7,5 seviyesine yükseltildi.
Toplam tahvil endeksleri getirisi %5,3'e ulaşarak son 20 yılın en yüksek tahminini gördü.
Yapay zekâ yatırımlarının toplam faktör verimliliğini %50 oranında artırması öngörülüyor.
JPMorgan Asset Management, önümüzdeki 10 ila 15 yıllık dönemi kapsayan yeni yatırım varsayımlarını içeren raporunu yayımladı. Küresel ölçekte merakla takip edilen çalışmada, yapay zekâ odaklı harcamaların ve yüksek reel faizlerin uzun vadeli beklentileri yukarı çektiği vurgulandı. ABD şirket hisselerinden emtialara kadar geniş bir alanda yapılan güncellemeler, yatırım dünyasının stratejilerini yeniden belirlemesine zemin hazırlıyor.
Rapor tarihinin ilk dönüm noktası olarak, gelişmiş piyasa getiri potansiyelinin gelişmekte olan ülkeleri geride bırakması dikkat çekti. ABD büyük ölçekli hisse senetlerinin getiri tahmini 80 baz puan artışla yüzde 7,5 oranına çıkarıldı. Bu artışta yüzde 15'i aşan kâr marjları ve teknoloji yatırımlarının yarattığı verimlilik dalgası başrol oynadı. Küresel hisselerin dolar bazlı tahmini de yüzde 7,5 olarak güncellenirken, gelişmekte olan piyasalar yüzde 7,1 seviyesinde kaldı.
Küresel toplam tahvil endeksleri için öngörülen getiri oranı yüzde 5,3 seviyesine ulaştı. Yıllar önce yüzde 2,1 gibi oldukça düşük bir orana gerileyen bu veri, son yirmi yılın en yüksek tahmin rekorunu kaydetmiş oldu. Kurum, yapay zekâ entegrasyonunun 2040 yılına kadar sürecek küresel hamlelerle toplam faktör verimliliğini yüzde 50 oranında artırabileceğini ve büyüme rakamlarına 120 baz puanlık katkı sunacağını belirtti.
Geleneksel olarak yüzde 60 hisse ve yüzde 40 tahvilden oluşan dengeli bir portföyün yıllık tahmini yüzde 7,0 olarak hesaplandı. Ancak portföy dağılımına yüzde 30 oranında alternatif yatırımların eklenmesi durumunda, yıllık getirinin yüzde 7,5 oranına yükseleceği ve risk-getiri dengesini gösteren Sharpe oranının yüzde 21 daha verimli çalışacağı ifade edildi. Özel sermaye yatırımları yüzde 9,8 getiri beklentisiyle öne çıkarken, altyapı projeleri de beklentilerini yukarı yönlü revize etti.
AI YORUMU
Yapay zekâ ve teknoloji altyapılarına yapılan devasa harcamaların somut finansal getirileri, geleneksel portföy yönetim modellerini kökten değiştiriyor. ABD büyük ölçekli hisselerindeki getiri beklentisinin yüzde 7,5 seviyesine çıkması, teknoloji odaklı kâr marjlarının sürdürülebilirliğine duyulan güveni doğrulamaktadır. Yüksek kamu açıkları ve jeopolitik risklerin enflasyonda yaratacağı dalgalanmalar göz önüne alındığında, yatırımcıların alternatif varlık sınıflarına yönelmesi artık bir tercih değil zorunluluktur.