Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Yapay Zeka
Inception, sekiz kat hızlı çalışan yeni yapay zekâ modelini duyurdu
•2 dk okuma
Paylaş
HYapay Zeka
iFotoğraf: Lapalmauz · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons
Özet
Inception, GPT-6 Luna ve Claude modellerini geride bıraktığını savunduğu Mercury 3 isimli yapay zekâ sistemini tanıttı. Diffusion mimarisiyle geliştirilen bu yeni model, paralel üretim yeteneği sayesinde saniyede bin token hız sınırını aşıyor.
Öne çıkanlar
Mercury 3, en üst düzey modellere kıyasla sekiz kata kadar daha yüksek hız sunuyor.
Diffusion tabanlı altyapı, uzun yanıtların birden fazla bölümünü paralel olarak oluşturuyor.
Yeni sistem 1 milyon tokenlık geniş bir bağlam penceresi kapasitesiyle geliyor.
Haberin Detayı
Yapay zekâ pazarındaki rekabet hız kesmeden sürerken Inception adlı şirket, sektörün önde gelen sistemlerini geride bırakmayı vadettiği yeni teknolojisini görücüye çıkardı. Mercury 3 adı verilen bu yeni model, rakiplerine kıyasla sekiz kata varan oranlarda daha hızlı çalışabildiğini iddia ediyor. Şirket, bu iddianın arkasında yatan temel etkenin ise tamamen farklı bir mimari yaklaşım benimsenmesi olduğunun altını çiziyor.
Klasik dil modelleri metin üretimini sırayla ve token parçalarını ard arda ekleyerek gerçekleştirirken, bu yeni diffusion tabanlı sürüm metnin farklı bölümlerini aynı anda işleyebiliyor. Böylece aşamalı bir iyileştirme süreci izlenerek özellikle uzun metinlerin oluşturulmasında ciddi bir hız avantajı elde ediliyor. Önceki sürümlerle kıyaslandığında devasa bir büyüklüğe erişmesine rağmen hızından ödün vermeyen model, saniyede bin token üretim eşiğini rahatlıkla geride bırakabiliyor.
Teknik kapasitesiyle dikkat çeken sistemin bir diğer önemli artışı ise bağlam penceresi tarafında yaşandı. Bir önceki sürüm olan Mercury 2.5 modelinde 260 bin tokenlık bir kapasite sunulurken, yeni sürümde bu sınır 1 milyon token seviyesine çıkarıldı. Genişletilen bu kapasite, modelin çok daha büyük veri setlerini ve uzun belgeleri tek seferde işleyebilmesine olanak tanıyor.
Geliştirici ekip, yeni teknolojiyi özellikle yanıt süresinin kullanıcı memnuniyetini doğrudan belirlediği alanlarda konumlandırmayı planlıyor. Canlı çeviri araçları, akıllı yazma asistanları ve otomatik yazılım ajanları bu kullanım senaryolarının başında geliyor. Şirket, sistemin halihazırda bazı iş ortakları tarafından gerçek iş akışlarında test edilmeye başlandığını ve bağımsız değerlendirme sonuçlarının yakından izleneceğini ifade ediyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Inception'ın duyurduğu yeni model, yapay zekâ pazarında hız ve kapasite dengesini yeniden tanımlayabilecek potansiyele sahip. Saniyede bin token üretim hızını koruyarak 1 milyon tokenlık pencere sunması, donanım kaynaklarının daha verimli kullanılmasını zorunlu kılıyor. Eğer bağımsız testler bu hız iddialarını doğrularsa, canlı çeviri ve yazılım geliştirme asistanları pazarındaki rekabet hızı tamamen değişecektir.
Kaynak:
DonanımHaber
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
💬 Yorumlar
Hesap gerekmez · reklamsız
Yorumlar yükleniyor…
İlk yorumu sen yaz.
💬 Yorumlar kısa süre içinde açılacak. Bu arada görüşünü e-posta ile iletebilirsin.
İngiltere Merkez Bankası, olası finansal krizlere karşı dayanıklılığı ölçmek için hazırlandığı yeni testlerde yapay zekâ kaynaklı dalgalanmaları incelemeye hazırlanıyor. Sürecin 2027 yılında tamamlanması öngörülüyor.
Bankanın incelediği riskler arasında otomatik satışlar ve siber saldırılar bulunuyor.
Başkan Andrew Bailey, gelecekteki kazanç beklentilerinin yüksek olabileceğini belirtti.
Finans sektörünün olası sarsıntılara karşı direncini artırmayı hedefleyen İngiltere Merkez Bankası, yeni stres testlerinin çerçevesini şekillendiriyor. Hazırlık aşamasındaki bu kapsamlı çalışmada, yapay zekâ teknolojilerinin tetikleyebileceği ani piyasa hareketleri yakından inceleniyor. Henüz netleşmeyen test detaylarının önümüzdeki süreçte kesinleşmesi beklenirken, kurum risk senaryolarını güncelliyor.
Kurumun değerlendirdiği ana başlıklar arasında teknoloji odaklı şirketlerin hisselerinde görülebilecek sert gerilemeler yer alıyor. Bunun yanı sıra, algoritmik ve otomatik işlemlerin piyasalardaki çözülme sürecini hızlandırma ihtimali ile siber güvenlik tehditleri de raporda öne çıkıyor. Benzer yazılım sistemlerinin aynı gelişmelere eş zamanlı tepki vermesinin dalgalanmaları artıracağı düşünülüyor.
Mevcut durumda özel finans piyasalarının küresel ekonomik daralmalara karşı dayanıklılığını test eden banka, süreci bankalar ve kredi piyasası üzerinden yürütüyor. Yapay zekâ hisselerindeki olası değer kayıplarını da barındıran bu geniş kapsamlı çalışmanın 2027 yılında tamamlanması planlanıyor. Başkan Andrew Bailey, teknoloji şirketlerine bağlanan gelecekteki kazanç beklentilerinin gerçeğin üzerinde değerlendirilebileceğine dikkat çekti.
Bailey, bu teknolojinin ülkenin genel ekonomik büyümesine olumlu katkı sunabileceğini ancak siber güvenlik gibi alanlarda ciddi risk barındırdığını ifade etti. Düzenleyiciler, piyasa katılımcılarının aynı yönde refleks göstermesinin yaratabileceği zincirleme etkileri engellemek amacıyla farklı senaryoları masada tutuyor. Merkez Bankası, bir sonraki büyük test adımında odak noktasını bu alana çevirmeyi tartışıyor.
AI YORUMU
Yapay zekâ ekosisteminin finansal piyasalara entegrasyonu, geçmişteki teknoloji balonu dönemlerini hatırlatan benzer riskler barındırıyor. Bankanın 2027 vadeli test senaryosu, algoritmik işlemlerin yarattığı eş zamanlı reaksiyonları denetlemek adına geç kalmış ama gerekli bir hamledir. Yatırımcıların gelecekteki kazançları aşırı iyimser fiyatlaması, ani bir düzeltme hareketinde tüm kredi piyasasını tetikleyebilir. Şirketler bu riskleri yönetemezse, teknoloji hisselerindeki olası bir düşüş dalgası tüm sektörü zora sokacaktır.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Kırgızistan'daki TÜRKPA toplantısında Türk dünyasının yapay zekâ dönüşümünde öncü olması gerektiğini belirtti. Kurtulmuş, ortak yasal yaklaşımlar ve büyük dil modelleri üzerinde birlikte çalışılması çağrısında bulundu.
TÜRKPA 15. Genel Kurulu Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te gerçekleştirildi.
TDT üye ve gözlemci devletleri 180 milyon nüfusa ve 2,4 trilyon dolar büyüklüğe sahip.
Türkiye 2026-2030 Yapay Zekâ Eylem Planı ile çalışmalarını sürdürüyor.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te gerçekleştirilen Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi 15. Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, bölge ülkelerinin teknolojik dönüşümde izleyici konumunda kalmaması gerektiğini vurguladı. Bilimsel kapasitenin artırılması ve nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesinin kritik olduğunu belirten Kurtulmuş, ortak politikaların hayata geçirilmesini istedi.
Yeni nesil teknolojilerin ekonomi, eğitim, sağlık ve kamu yönetimini kökten değiştirdiğini dile getiren Kurtulmuş, TÜRKPA bünyesinde bir Yapay Zekâ Model Kanunu hazırlanmasının değerlendirilmesini desteklediklerini kaydetti. Ayrıca ortak dil ve alfabe çalışmalarının dijital alandaki gücü artıracağını söyleyerek, kültürel birikimi temel alan büyük dil modelleri üzerinde birlikte çalışma çağrısında bulundu.
Türkiye'nin 2026-2030 Yapay Zekâ Eylem Planı çerçevesinde faaliyetlerini sürdürdüğünü aktaran Kurtulmuş; genç araştırmacıların desteklenmesi, teknoloji festivallerinin yaygınlaştırılması ve ortak yetenek havuzu kurulmasının önemine işaret etti. Konuşmasında Gazze'deki duruma da değinerek kalıcı ateşkesin sağlanması ve insani yardımların ulaştırılması gerektiğini ifade etti.
Türk Devletleri Teşkilatı üye ve gözlemci ülkelerinin 180 milyonu aşan nüfusu ile 2,4 trilyon doları bulan ekonomik büyüklüğüyle büyük bir potansiyel barındırdığını dile getiren Kurtulmuş; ticaret, enerji güvenliği ve dijital bağlantısallık alanlarındaki işbirliğinin derinleştirilmesi gerektiğini belirtti. Özbekistan ve Türkmenistan'ın teşkilata katılımının parlamenter birliği güçlendireceğini ekledi.
AI YORUMU
Yapay zekâ yönetişiminde ortak bir ses çıkarılması hedefi, bölge ülkelerinin teknoloji bağımlılığını azaltması açısından doğrudan etkili olacaktır. 180 milyonluk nüfus gücüne sahip Türk dünyasının ortak büyük dil modelleri geliştirmesi, yerel dillerin dijital dünyada varlık göstermesi için kritik bir eşiktir. Teknoloji eylem planlarının kâğıt üzerinde kalmayıp somut yetenek havuzlarına dönüşmesi, sürecin başarısını belirleyecektir.
İş başvurularında yapay zekâ tabanlı tarama sistemlerinin kullanımı Türkiye genelinde yaygınlaşıyor. Bu durum, veri güvenliği ve etik konularında yeni endişelere yol açıyor ve düzenleyici tartışmaları alevlendiriyor.
Yapay zekâ tarama sistemleri birçok şirket tarafından işe alımda kullanılmaya başlandı
Güvenlik ve etik kaygıları, veri gizliliği ve algoritma şeffaflığı etrafında yoğunlaşıyor
İlgili kurumlar, yapay zekâ uygulamalarına dair düzenlemeler hazırlama sürecinde
İşverenler, adayların özgeçmiş ve online profillerini analiz etmek için yapay zekâ çözümlerine yönelmeye başladı. Bu sistemler, büyük veri setlerini işleyerek adayların yetkinliklerini ve uyum potansiyelini hızlıca değerlendirebiliyor. Şirketler, bu teknolojinin işe alım sürecini hızlandırdığı ve insan hatasını azalttığı görüşünde.
Ancak, bu teknolojinin yaygınlaşması beraberinde veri güvenliği ve etik sorularını getiriyor. Adayların kişisel verilerinin nasıl toplandığı, saklandığı ve işlendiği konusunda şeffaflık eksikliği, gizlilik ihlallerine yol açabilir. Ayrıca, algoritmaların önyargı taşıyıp taşımadığı ve karar süreçlerinin denetlenebilirliği tartışma konusu oluyor.
Bu endişelere yanıt olarak, bazı kurumlar yapay zekâ tabanlı işe alım uygulamaları için iç denetim mekanizmaları oluşturmaya başladı. Veri koruma birimleri, kullanılan modellerin adil ve şeffaf olmasını sağlamak için denetimler yürütüyor. Bununla birlikte, sektörel birlikler ve düzenleyici otoriteler, yapay zekâ kullanımına dair standartlar ve yönergeler geliştirme aşamasında.
Uzmanlar, bu teknolojinin doğru şekilde uygulanması halinde işe alım sürecinin daha objektif ve verimli olabileceğini, ancak denetimsiz bir şekilde kullanılması durumunda ayrımcılık ve gizlilik risklerinin artacağını belirtiyor. Bu bağlamda, şirketlerin hem teknolojik faydaları maksimize ederken hem de etik sorumluluklarını yerine getirmeleri kritik bir denge gerektiriyor.
AI YORUMU
İşe alımda yapay zekâ kullanımı, veri gizliliği ve önyargı riskleri nedeniyle dikkatle yönetilmelidir. Özellikle kişisel veri işleme süreçlerinde şeffaflık eksikliği, adayların haklarını tehdit edebilir. Bu durum, insan kaynakları departmanlarını ve veri koruma birimlerini daha sıkı denetim ve düzenleme çabalarına yönlendirecek. Önceki manuel süreçlerle kıyaslandığında, algoritmik karar verme hızı artarken, denetim zorluğu da yükseliyor.
Brezilya'da yaşayan 49 yaşındaki bir inşaat işçisi, sosyal medyada tanıştığı ve yapay zekâ ürünü olduğunu bilmediği kadınla buluşmak için tüm eşyalarını satarak 2 bin kilometreden fazla yol katetti. Gerçeği Belo Horizonte'ye vardığında öğrenen adam, yaşadığı büyük hayal kırıklığına rağmen arayışından vazgeçmeyeceğini belirtti.
İnşaat işçisi Edimar Rocha Martins, 2 bin kilometreden fazla otobüs yolculuğu yaptı.
Sosyal medyada sevdiği Jéssica Oliveira adlı profilin tamamen yapay zekâ olduğu anlaşıldı.
Mağdur adam dönüş masrafları için Belo Horizonte Belediyesi'nden destek aldı.
Brezilya'nın kuzeydoğusundaki Maranhão eyaletinde yaşayan 49 yaşındaki Edimar Rocha Martins, sosyal medya hesaplarında gördüğü bir profile uzun süredir beslediği duygularla hayatının en büyük macerasına atıldı. Yıllardır hayatının aşkı olduğuna inandığı Jéssica Oliveira ile yüz yüze görüşme hayali kuran Martins, buluşma vaktinin gelmesiyle birlikte varını yoğunu elden çıkarmaya karar verdi. Elindeki tüm kişisel eşyaları satan inşaat işçisi, Minas Gerais eyaletinin başkenti Belo Horizonte'ye ulaşabilmek için otobüs biletini aldı ve 9 Ekim tarihinde yola koyuldu.
Yaklaşık 2 bin kilometrelik uzun yolculuğun ardından 11 Ekim tarihinde Belo Horizonte kentine varan Martins, söz konusu kadını aramaya koyuldu ancak hiçbir sonuç alamadı. Şehirdeki yerel bir radyo istasyonuna giderek yardım isteyen Martins, burada hayatının şokunu yaşayarak profildeki kişinin gerçeğe dayanmadığını öğrendi. TikTok üzerinde 300 binden fazla takipçisi bulunan ve Jéssica Fazendeira adıyla bilinen hesabın, tamamen yapay zekâ teknolojisiyle üretilmiş sanal bir karakter olduğu ortaya çıktı.
Sanal karakterin yönetimini üstlenen kişi, olayın duyulmasının ardından yaptığı açıklamada hesabın asıl amacının dijital etkileşim toplamak ve ürün satışı gerçekleştirmek olduğunu itiraf etti. Martins ile hiçbir zaman gerçek anlamda iletişime geçmediklerini belirten hesap yöneticisi, yapay zekâ algoritmasıyla üretilen profillerin bu tür durumlara yol açabileceğini gösterdi. Elinde hiçbir şeyi kalmayan ve büyük bir ekonomik çıkmaza giren Martins, çareyi Belo Horizonte Belediyesi'ne başvurmakta buldu.
Belediye bünyesindeki sosyal hizmet uzmanlarıyla görüşen Martins, uzun zamandır yalnız olduğunu ve samimi bir ilişki kurma umuduyla bu yolculuğu göze aldığını dile getirdi. Yerel yetkililer, memleketine geri dönebilmesi için adama ulaşım desteği sağladı. Yaşadığı ağır psikolojik çöküntüye ve derin hayal kırıklığına rağmen romantik hayallerinden vazgeçmeyeceğini ifade eden Martins, ilerleyen dönemde tekrar Belo Horizonte'ye gelerek şansını yeniden deneyeceğini söyledi.
AI YORUMU
Dijital algoritmaların insan psikolojisi üzerindeki manipülatif gücü, Brezilya'daki bu olayla birlikte bambaşka bir boyuta evrildi. 49 yaşındaki bir vatandaşın tüm varlığını satarak 2 bin kilometre yol tepmesi, sanal gerçeklik ile gerçeğin birbirine karıştığı modern yalnızlık çağının ne denli trajik sonuçlar doğurabileceğini net bir şekilde gösteriyor. Etkileşim ve ticari kazanç uğruna tasarlanan yapay zekâ profillerinin insanlarda yarattığı bu tür yıkıcı etkiler, dijital platformların denetlenmesi ve kullanıcı bilincinin artırılması gerektiğini acı bir tecrübeyle hatırlatıyor.