PİYASA
Ekonomi

İkinci El Premium Otomobil Satışları Pazar Payını Koruyor

İkinci El Premium Otomobil Satışları Pazar Payını Koruyor Fotoğraf: CNN Türk

Özet

VavaCars verilerine göre, 2026 yılının ilk sekiz ayında premium otomobiller ikinci el pazarından yüzde 13 pay aldı. Toplam satışlar gerilemesine rağmen üst segment araçlar pazar içerisindeki dirençli konumunu korumayı başardı.

Öne çıkanlar

  • Premium ikinci el otomobiller 2026'nın ilk sekiz ayında yüzde 13 pazar payı elde etti.
  • Sıfır premium araç pazarının payı yüzde 10,8 seviyesinden yüzde 11,4 oranına yükseldi.
  • Audi A3, BMW 520 ve BMW 320 modelleri en çok tercih edilen araçlar arasında ilk üçte yer aldı.

Haberin Detayı

Otomotiv sektöründe yaşanan genel daralma eğilimine rağmen üst segment araçlar pazar dinamiklerini korumaya devam ediyor. VavaCars tarafından derlenen verilere göre, 2026 yılının ilk sekiz aylık diliminde premium otomobiller ikinci el pazarında yüzde 13'lük bir paya ulaştı. Yıllık bazda satış adetlerinde düşüş gözlenmesine rağmen, pazar payındaki gerileme yalnızca 0,4 puanla sınırlı kaldı.

Aynı süreçte premium kategorideki ikinci el satışlar yüzde 6,2 gerileme kaydetti. Buna karşın sıfır otomobil pazarındaki yüzde 15,3'lük daralma, premium sıfır araçlarda yüzde 11,2 ile daha düşük bir oranda gerçekleşti ve sıfır premium araçların pazar payı yüzde 11,4'e çıktı.

Geride kalan dönemde sıfır araçlar ile ikinci el araçlar arasındaki değişim oranları da dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. 2025 yılının Ocak ve Ağustos aylarını kapsayan dönemde her bir sıfır otomobile karşılık yaklaşık 6,9 ikinci el araç satılırken, premium sınıfta bu oran 8,5 seviyesindeydi. 2026 yılının aynı döneminde ise genel pazarda bu sayı 7,8'e, premium kategoride ise yaklaşık 9 adede yükseldi.

İkinci el premium pazarında en çok tercih edilen markalar sıralamasında BMW, Mercedes-Benz ve Audi öne çıkıyor. 2009 ve daha yeni model yılına sahip araçlar incelendiğinde ise Audi A3, BMW 520 ve BMW 320 modelleri en çok satanlar listesinin zirvesinde yer alıyor. Sektör temsilcileri, yüksek fiyatlı araçlara yönelik talebin sıkı para politikalarından etkilendiğini, ancak alternatif satış modellerinin alıcı ve satıcılara kolaylık sağladığını belirtiyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Yüksek faiz ve sıkı likidite koşullarının ikinci el pazarındaki lüks tüketimi yavaşlattığı net bir şekilde görülüyor. Ancak her sıfır araca karşılık yaklaşık dokuz ikinci el premium aracın satılması, bu segmentteki talebin tamamen durmadığını, aksine ikinci ele kaydığını gösteriyor. Önümüzdeki aylarda finansman maliyetlerinin seyrine bağlı olarak, alıcıların temkinli duruşunu sürdürmesi bekleniyor.

Kaynak: CNN Türk Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Ekonomi
• DonanımHaber
Eylül 2026'da Türkiye'de En Çok Tercih Edilen Otomobil Markaları ve Kayıt Trendleri
Fotoğraf: DonanımHaber

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), eylül 2026'da trafiğe kaydı yapılan 161.027 taşıtın sayısının bir önceki yıla göre %18 azaldığını bildirdi. Kayıtların %45,1'i motosiklet, %40'ı otomobil ve %10,1'i kamyonet olarak dağıldı. Otomobil kayıtlarında Renault %16,1'lik payla birinci, TOGG %9,8 ve Hyundai %8,6 ile ikinci ve üçüncülüğü elde etti. Toplam kayıtlı taşıt sayısı 35,065,235'e ulaştı.

  • Eylülde 161.027 yeni taşıt kaydedildi, %18 azalma
  • Renault %16,1 payla en çok tercih edilen marka
  • Toplam kayıtlı taşıt 35,065,235, %51,7'i otomobil

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Eylül 2026 dönemi motorlu kara taşıtları verilerini açıkladı. Aynı ayda trafiğe kaydı yapılan toplam 161.027 taşıt, bir önceki yılın aynı ayına göre %18, geçen aya göre ise %6,3 azaldı. Kayıt edilen araçların dağılımı ise %45,1'i motosiklet, %40'ı otomobil ve %10,1'i kamyonet şeklinde gerçekleşti.

Araç türlerine göre azalma oranları da belirlendi. Minibüs kayıtları %38,2 ile en büyük düşüşü gösterirken, traktörlerde %21,4, otomobillerde %19,9 ve motosikletlerde %18,4 azalma kaydedildi. Kamyon ve kamyonetlerde ise sırasıyla %14,8 ve %5,3 düşüş yaşandı.

Otomobil segmentinde, eylül ayında 64.316 yeni araç trafiğe kaydedildi. Marka bazında en çok tercih edilen otomobil Renault oldu; %16,1 pazar payıyla birinci sırada yer aldı. Yerli üretim marka TOGG %9,8, Güney Koreli Hyundai ise %8,6 ile ikinci ve üçüncü konumlarda bulundu.

Eylül ayı sonunda toplam kayıtlı taşıt sayısı 35.065.235'e ulaştı. Bu araçların %51,7'si otomobil, %21,9'u motosiklet, %14,2'si kamyonet ve %6,7'si traktör olarak sınıflandırılıyor. Kayıtlı otomobillerin yakıt dağılımı ise %32 dizel, %31 benzinli, %29,1 LPG'li, %5,1 hibrit ve %2,7 elektrikli olarak belirlendi.

ODMD verilerine göre, eylül ayında otomobil satışları bir önceki yılın aynı dönemine göre %27,8 azalarak 63.736 adede düştü. Toplam pazar ise %24,33 gerileyerek 83.469 adede indi. Yine de eylül ayı satışları, son beş yılın ortalamasının %0,8, on yılın ortalamasının ise %17,8 üzerinde gerçekleşti.

AI YORUMU

Bu düşüş trendi, otomotiv sektöründeki talep dalgalanmalarını ve olası ekonomik yavaşlamayı işaret ediyor. Özellikle yerli marka TOGG'un ikinci sırada yer alması, yerli üretimin pazar payını artırma potansiyelini gösteriyor. İlerleyen aylarda yakıt çeşitliliği ve elektrikli araçların payının artması, sektördeki dönüşümün hızını belirleyecek.

Kaynak: DonanımHaber Haberin tam sayfası →

Ekonomi
• CNBC-e
Kriz kahini Nouriel Roubini Bitcoin yerine altını seçti
Fotoğraf: CNBC-e

Ekonomist Nouriel Roubini, küresel piyasalardaki risklere karşı kripto varlıklar yerine fiziksel altını önerdiğini bildirdi. Ünlü uzman, geçen yıl altının yüzde 60 değer kazandığını, Bitcoin'in ise yüzde 5 gerilediğini hatırlattı. Roubini ayrıca yapay zekâ pazarındaki büyümenin dot-com krizinden farklı olduğunu vurguladı.

  • Altın geçen yıl yüzde 60 artarken Bitcoin yüzde 5 geriledi.
  • Roubini yüksek oynaklık sebebiyle kripto yerine fiziki altını tercih ediyor.
  • Yapay zekâ gelirlerinin dot-com balonu gibi temelsiz olmadığı belirtildi.

2008 yılındaki küresel finansal çöküşü önceden tahmin etmesiyle tanınan ekonomist Nouriel Roubini, yatırım tercihlerine dair yeni değerlendirmelerini paylaştı. Dubai'de gerçekleştirilen SuperReturn etkinliğinde konuşan Roubini, yatırımcıların sermayelerini Orta Doğu, Asya ve gelişmekte olan pazarlara yayması gerektiğini savundu. Jeopolitik gerilimlerin ve piyasa dalgalanmalarının arttığı bu dönemde portföy dağılımının dengelenmesi gerektiği aktarıldı.

Alternatif finansal enstrümanlar arasından kıymetli madenleri öne çıkaran ekonomist, kripto para birimlerine yönelik mesafeli duruşunu yineledi. Altının geçen yıl kaydettiği yüzde 60'lık yükselişe karşılık dijital altın olarak pazarlanan Bitcoin'in yüzde 5 değer kaybettiğine işaret eden Roubini, sert fiyat dalgalanmalarından kaçınarak güvenli limana yönelmenin çok daha akılcı bir adım olduğunu dile getirdi.

Piyasalardaki yapay zekâ yatırımlarına da değinen tecrübeli analist, teknoloji şirketlerinin değerlemelerinde aşırılıklar bulunabileceğini ancak olası düzeltmelerin kısıtlı kalacağını söyledi. Günümüzdeki teknoloji dalgasını 2000'li yılların başındaki dot-com çöküşünden ayıran en büyük faktörün şirketlerin ürettiği devasa gelirler ve kârlılık olduğunu belirten Roubini, sektörün somut bir ticari talep gördüğünü savundu.

Eskiden taşıdığı karamsar unvanın aksine dünya ekonomisine daha pozitif baktığını ifade eden Roubini, kamu borçları ve yükselen faizler konusunda ise uyarıda bulundu. Tahvil getirilerinin yüzde 4 ile 5 bandının üzerine çıkmasının hükümetlerin borçlanma maliyetlerini zorladığına değinen uzman, küresel dengenin korunması adına Amerika Birleşik Devletleri ile Çin arasındaki rekabetin kontrollü ilerlemesi gerektiğini hatırlattı.

AI YORUMU

Yüksek volatilite taşıyan kripto paralara bel bağlamak yerine somut getirisi olan geleneksel varlıklara odaklanmak gerekir. Roubini'nin işaret ettiği üzere tahvil getirilerinin yüzde 4-5 seviyesine tırmandığı bir borç ortamında, dijital varlıkların sermaye koruma işlevi zayıflıyor. Bu durum özellikle birikimlerini korumak isteyen bireysel tasarruf sahiplerini ve fon yöneticilerini doğrudan ilgilendiriyor. Eğer merkez bankaları faizleri uzun süre bu bantta tutarsa, spekülatif varlıklardan kaçış sürüp fiziki altına kayış hız kazanacaktır.

Kaynak: CNBC-e Haberin tam sayfası →

Ekonomi
• Sözcü Ekonomi
Mevduat faizlerinde son durum: 2 milyon liranın aylık getirisi
Fotoğraf: Sözcü Ekonomi

Merkez Bankası'nın yürüttüğü para politikaları ve likidite adımları, bankaların vadeli mevduat oranlarını doğrudan etkiliyor. Güncel faiz oranlarıyla birlikte iki milyon liranın otuz iki günlük vadede sağladığı net getiri yatırımcıların odak noktası haline geldi.

  • Merkez Bankası politikaları mevduat faiz oranlarını şekillendiriyor.
  • İki milyon liralık anapara otuz iki günlük vadeye yatırılıyor.
  • Güncel oranlar yatırımcılara aylık bazda düzenli kazanç sunuyor.

Finans piyasalarında yaşanan hareketlilik, bankaların tasarruf sahiplerine sunduğu kazanç oranlarını yeniden şekillendiriyor. Merkez Bankası'nın attığı son likidite adımları ve faiz politikaları, vadeli hesaplara olan ilgiyi her geçen gün artırıyor. Bu kapsamda birikimlerini değerlendirmek isteyen vatandaşlar, en yüksek getiriyi sunan finans kurumlarını yakından izliyor.

Banka şubelerinin güncel oranlarıyla yapılan hesaplamalara göre, iki milyon Türk lirasını otuz iki günlük vadeye bağlayan bir tasarruf sahibi belirli bir kazanç elde ediyor. Vadeli hesap getirileri, enflasyonla mücadele sürecinde birikimlerin erimesini önlemek isteyenler için geleneksel bir alternatif olmayı sürdürüyor. Elde edilen bu aylık gelir, çalışan bireylerin asgari düzeydeki kazançlarıyla kıyaslanabilecek seviyelere ulaşıyor.

Uzmanlar, mevduat faizlerindeki bu seyrin küresel ve yerel ekonomik koşullara bağlı olarak değişkenlik gösterebileceğini belirtiyor. Yatırımcıların vade süresi dolmadan önce bankalar arasındaki oran rekabetini dikkatle incelemesi gerekiyor. Piyasadaki likidite koşullarına göre oranlarda yaşanan dalgalanmalar, kazanç miktarını doğrudan etkileyen unsurlar arasında yer alıyor.

AI YORUMU

İki milyon liralık bir anaparanın otuz iki günlük vadede yarattığı getiri, enflasyonist ortamda nakit akışı sağlamak isteyenler için cazip bir seçenek oluşturuyor. Ancak bu yüksek nominal kazancın, satın alma gücündeki erime karşısında ne kadar koruma sağladığı iyi hesaplanmalıdır. Tasarruf sahiplerinin sadece kısa vadeli aylık getirilen odaklanmak yerine, uzun vadeli riskleri ve sepet çeşitlendirmesini göz ardı etmemesi gerekir.

Kaynak: Sözcü Ekonomi Haberin tam sayfası →

Ekonomi
• Sözcü Ekonomi
Emekli maaşı zam oranları için üç farklı senaryo netleşiyor
Fotoğraf: Sözcü Ekonomi

Ocak ayında SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin maaş artış oranını belirleyecek temmuz-eylül dönemi enflasyon verileri açıklandı. Merkez Bankası beklentileri ve Orta Vadeli Program hedefleri doğrultusunda en düşük emekli aylığı için üç ayrı hesaplama yapılıyor.

  • Temmuz-eylül dönemi toplam enflasyonu yüzde 5,57 olarak hesaplandı.
  • Yıl sonu enflasyonunun yüzde 28 olması halinde en düşük aylık 25.601 TL olacak.
  • Piyasa katılımcıları anketine göre zam oranı yüzde 10,08 seviyesine ulaşabilir.

Milyonlarca vatandaşın ocak ayında alacağı maaş zammı için geri sayım hız kazandı. Türkiye İstatistik Kurumu tarafından paylaşılan son veriler ile yıl sonu enflasyon tahminleri, aylıklardaki olası artış oranlarını şekillendiriyor.

Eylül ayı rakamlarının duyurulmasıyla birlikte yıllık enflasyon yüzde 29,73 seviyesine ulaştı. Bu doğrultuda SSK ve Bağ-Kur emeklileri, şimdiden yüzde 5,57 oranındaki 3 aylık enflasyon farkını hak etmiş durumda. Kesin artış oranı ise ekim, kasım ve aralık aylarındaki gelişmelerin ardından netleşecek.

Ekonomi yönetiminin paylaştığı projeksiyonlar ve anket sonuçları farklı zam senaryolarını beraberinde getiriyor. Orta Vadeli Program'daki yüzde 28,4'lük öngörüde ise zam oranı yüzde 9,04 olarak hesaplanıyor.

Piyasa katılımcıları anketindeki yüzde 29,63'lük beklentinin baz alınması halinde ise emekliler yüzde 10,08 zam alabilecek ve en düşük aylık yaklaşık 25 bin 926 liraya yükselecek. Öte yandan memur emeklileri için öngörülen zam oranları, enflasyon farkıyla birlikte yüzde 6,67 ile yüzde 8,01 arasında değişiklik gösterecek.

AI YORUMU

Açıklanan enflasyon verileri ve beklentiler, ocak ayında yapılacak artışların hedeflenen enflasyon oranlarına ne kadar bağımlı olduğunu net bir şekilde gösteriyor. Yüzde 5,57'lik taban fark halihazırda oluşmuşken, son çeyrekteki fiyat hareketleri milyonların cebine girecek nihai rakamı belirleyecek. Özellikle en düşük aylık seviyesinin hangi senaryoda nerede konumlanacağı, alım gücünün korunması açısından büyük bir hassasiyet barındırıyor.

Kaynak: Sözcü Ekonomi Haberin tam sayfası →

Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

İlgili Haberler