Hypershell Akıllı Dış İskelet Modelleri Türkiye'de Satışa Çıktı
•2 dk okuma
Paylaş
HTeknoloji
Fotoğraf: Tamindir
Özet
Doğa sporlarında fiziksel performansı artırmayı hedefleyen robotik dış iskelet serisi Hypershell, Bilkom aracılığıyla Türkiye pazarına adım attı. Yapay zekâ destekli MotionEngine sistemine sahip cihazlar, kullanıcıların doğa yürüyüşü ve bisiklet gibi aktivitelerdeki eforunu azaltmak için tasarlandı. X Pro, X Carbon ve X Ultra olmak üzere üç farklı varyantla gelen ürünler, SPX noktalarında sporseverlerle buluşuyor.
Öne çıkanlar
Hypershell X Serisi, Bilkom distribütörlüğüyle Türkiye pazarında satışa sunuldu.
X Ultra modeli 1000 W güç çıkışı ve 12 farklı akıllı destek modu sunuyor.
Karbon fiber ve titanyum alaşımlı gövdenin ağırlığı 2.5 kilogramın altında.
Haberin Detayı
Açık hava etkinliklerinde ve doğa sporlarında insan hareketlerini fiziksel olarak destekleyen giyilebilir robotik teknolojiler, Türkiye pazarında da boy göstermeye başladı. Bu alanda öne çıkan markalardan biri olan Hypershell, Bilkom ile yaptığı iş birliği sonucunda yerel pazara giriş yaptı ve ürünlerini teknoloji meraklıları ile sporseverlerin beğenisine sundu. Geliştirilen bu giyilebilir sistemler, dağ yürüyüşlerinde veya zorlu bisiklet rotalarında karşılaşılan yorgunluk hissini minimize etmeyi amaçlıyor.
Serinin teknolojik altyapısını oluşturan MotionEngine isimli yapay zekâ tabanlı hareket analiz mekanizması, kullanıcının temposunu anlık olarak takip ediyor. Üst segmentte yer alan X Ultra modeli; merdiven çıkma, kumlu arazi veya kar gibi farklı zemin tiplerini algılayarak toplamda 12 ayrı akıllı mod arasında otomatik geçiş yapabiliyor. Laboratuvar ortamında gerçekleştirilen testlerin sonuçlarına göre, yürüyüş esnasında oksijen tüketimi ve kalp atış hızı belirgin oranlarda düşüş gösteriyor.
Yalnızca yazılımsal yetenekleriyle değil, fiziksel tasarımıyla da dikkat çeken ürünler titanyum alaşım ve karbon fiber malzemeler kullanılarak üretildi. Bu sayede 2,5 kilogramın altında bir ağırlık profiline sahip olan cihaz, kullanıcıya taşınabilirlik ve dayanıklılığı aynı anda vadediyor. Tek bir şarjla 30 kilometreye varan bir kullanım menzili sunabilen X Ultra, en zorlu parkurlarda dahi kesintisiz destek sağlamak üzere yapılandırıldı.
Farklı ihtiyaçlara hitap etmek üzere tasarlanan seride X Ultra modelinin yanı sıra 10'ar akıllı destek moduna ev sahipliği yapan X Pro ve X Carbon alternatifleri de bulunuyor. Dağcılık, kampçılık, trekking gibi aktivitelerle ilgilenen bireylerin performansını artırmak için geliştirilen bu sistemler, tıbbi veya rehabilitasyon amaçlı birer tedavi cihazı niteliği taşımıyor. Tamamen sağlıklı bireylerin açık hava deneyimini iyileştirmeye odaklanan Hypershell ailesi, ülke genelindeki SPX mağazaları ve çeşitli dijital satış mecraları üzerinden temin edilebiliyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Giyilebilir robotik teknolojilerin tüketici elektroniği pazarında kendine yer bulması, geleceğin mobilite ve insan-makine etkileşimi trendleri açısından oldukça kıymetli bir eşik. Bu tür ürünlerin tıbbi cihaz sınıfından çıkarak günlük doğa sporları meraklılarına hitap etmesi, pazarın genişleme potansiyelini açıkça gösteriyor. Ancak yüksek maliyetlerin bu teknolojinin kitleselleşmesindeki en büyük engel olmaya devam edeceğini ve ilk etapta niş bir kitleye hitap edeceğini unutmamak gerekiyor.
Kaynak:
Tamindir
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Dış iskelet üreticisi Hypershell, Bilkom distribütörlüğüyle Türkiye'ye resmi olarak giriş yaptı. Şirketin X serisi, yürüyüş, koşu, bisiklet ve dağcılık gibi outdoor aktivitelerinde motorlu destek sunuyor. Ürünlerde MotionEngine adlı yapay zekâ tabanlı hareket analiz sistemi bulunuyor ve laboratuvar testlerinde kalp atış hızı %22,3, oksijen tüketimi %20,5 azaldı. Türkiye'deki başlangıç fiyatı 212 bin TL, Ultra modeli ise 256 bin TL olarak belirlendi.
Hypershell X serisi Bilkom aracılığıyla Türkiye'ye geldi
MotionEngine yapay zekâ sistemi 12 akıllı destek modu sunuyor
X Ultra modeli 30 km menzil, 1000 W güç, fiyat 212‑256 bin TL
Hypershell, dış iskelet teknolojileri alanında tanınan bir firma olarak, Bilkom'un distribütörlüğüyle yerel pazara adım attı. Şirketin X serisi, yürüyüş, koşu, bisiklet sürüşü ve dağcılık gibi çeşitli dış mekan aktivitelerinde kullanıcıya motorlu destek sağlayarak eforu azaltmayı hedefliyor. Bu cihazlar bel ve bacak bölgesine takılarak, yüksek güç gerektiren hareketlerde enerji desteği veriyor.
Serinin kalbinde yer alan MotionEngine, kullanıcı hareketlerini gerçek zamanlı izleyip yapay zekâ algoritmalarıyla analiz ediyor. Sistem, zeminin türünü ve yapılan aktiviteyi tanıyarak 12 farklı akıllı destek modu arasında otomatik geçiş yapabiliyor. Özellikle X Ultra modeli, zorlu arazi koşullarını algılayıp uygun destek seviyesini seçebiliyor ve 1000 watt’a kadar güç sağlayabiliyor.
Laboratuvar testleri, dış iskeletin fiziksel faydalarını somut verilerle ortaya koydu. Düz yürüyüş sırasında cihaz takan bireylerin ortalama kalp atış hızında %22,3 azalma, oksijen tüketiminde ise %20,5 düşüş gözlendi. Bu sonuçlar, enerji harcamasını önemli ölçüde azaltarak daha uzun mesafelerin daha az çabayla kat edilebileceğini gösteriyor.
X Ultra modeli, karbon fiber ve titanyum alaşımlı bir gövdeyle toplam ağırlığını 2,5 kilogramın altında tutuyor. Tam şarjda tek seferde yaklaşık 30 kilometre menzil sağlarken, batarya kapasitesi yüksek verimlilik sunuyor. Türkiye’deki satış fiyatları, temel model için 212 bin TL, Ultra versiyon için ise 256 bin TL olarak belirlendi ve bu fiyatlar, benzer performans sunan diğer giyilebilir teknolojilerle karşılaştırıldığında dikkat çekiyor.
AI YORUMU
Bu giriş, dış iskelet teknolojisinin sadece askeri ve rehabilitasyon alanlarından çıkarak tüketici pazarına yayılmasının bir göstergesi. Aktif yaşam tarzını benimseyen sporcular ve outdoor meraklıları, bu cihazlarla daha uzun ve zor rotaları daha az çabayla tamamlayabilecek. Ancak yüksek fiyat etiketi, geniş kitlelerin erişimini sınırlayabilir; ilerleyen dönemde daha uygun maliyetli modellerin ortaya çıkması beklenebilir. Kullanıcıların uzun vadeli konfor ve güvenlik deneyimlerini izlemek, teknolojinin benimsenmesindeki kritik faktör olacak.
Teknoloji devi Amazon, günlük konuşmaları notlara dönüştüren ve hatırlatıcılar oluşturan Bee Frontier ile Bee Eclipse adlı iki yeni yapay zeka odaklı cihazını duyurdu. Farklı form faktörlerine sahip olan bu ürünler, çeşitli verimlilik uygulamalarıyla entegre biçimde çalışabiliyor. Ayrıca cihazlar, sesleri gerçek zamanlı işleyip silerek gizliliğe önem veriyor.
Bee Frontier bileğe veya kıyafete takılabiliyor, fiyatı ise 74,99 dolar.
Kredi kartı boyutundaki Bee Eclipse 99,99 dolar fiyat etiketine sahip.
Bee Pro aboneliği aylık 11,99 dolar karşılığında sınırsız özet sunuyor.
Dünya genelinde teknoloji yatırımlarını hızlandıran perakende devi Amazon, kişisel yapay zeka araçları geliştiren Bee markasını bünyesindeki ürünlerle genişletiyor. Geçtiğimiz dönemde satın alınan girişim ekibinin geliştirdiği donanımlar, kullanıcıların günlük iletişimlerini ve toplantılarını dijital ortamlarda organize etmeyi hedefliyor.
Serinin ilk modeli olan Bee Frontier, taşınabilir yapısıyla dikkat çekiyor ve ister bilekte taşınabiliyor isterse kıyafetlere tutturulabiliyor. Yaklaşık 75 dolarlık etiketle raflardaki yerini alan bu alternatif; siyah, lavanta ve yeşil olmak üzere üç farklı renk alternatifi sunuyor. Gürültü engelleme özellikli çift mikrofon barındıran donanım, suya karşı dayanıklılık sağlayan IP67 sertifikasıyla birlikte yedi güne varan pil ömrü vadediyor.
Daha minimalist bir çizgide tasarlanan Bee Eclipse ise doğrudan akıllı telefonların arka yüzeyine manyetik mekanizmayla tutunuyor. Kredi kartı formundaki bu model, gri, gece yarısı, bal ve allık tonlarında dört renk seçeneğiyle tasarlanırken ilerleyen tarihlerde piyasaya sürülecek. Yaklaşık 100 dolarlık fiyatlandırmayla gelen bu ürün, mobil kullanıcıların günlük iş akışını pratikleştirmeyi amaçlıyor.
Geliştirilen bu donanımlar sadece ses kaydetmekle kalmıyor; Gmail, Microsoft Outlook ve Google Takvim gibi popüler servislerle ortaklaşa çalışabiliyor. Bu sayede e-posta metinleri tasarlamak ya da takvim etkinlikleri oluşturmak kolaylaşırken Alexa desteğiyle sesli komutlar da verilebiliyor. Ham ses verilerini depolamak yerine anlık olarak işleyip ortadan kaldıran sistem, şifreleme altyapısıyla güvenliği ön planda tutuyor.
AI YORUMU
Amazon'un bu hamlesi, giyilebilir yapay zeka pazarında rekabetin sesli asistanlardan donanıma doğru evrildiğini net bir şekilde gösteriyor. Ham veriyi saklamayan ve gizliliği önceleyen bir yaklaşım benimsemeleri, kullanıcıların en büyük endişelerinden biri olan mahremiyet sorununa akıllıca bir çözüm sunuyor. Ancak bu tarz niş cihazların akıllı telefonların sunduğu entegre çözümler karşısında ne kadar kalıcı olacağı pazarın dinamiklerini belirleyecek.
Amazon bünyesinde faaliyet gösteren Bee, günlük konuşmaları otomatik olarak yazılı notlara dönüştüren Frontier ve Eclipse adlı giyilebilir cihazlarını tanıttı. Kullanıcıların gün içindeki diyaloglarını pratik şekilde kaydetmeyi amaçlayan cihazların başlangıç fiyatı 75 dolar olarak açıklandı.
AI YORUMU
Giyilebilir yapay zeka pazarındaki yüksek fiyatlı rakiplerine kıyasla Bee'nin 75 dolarlık giriş seviyesi fiyatlandırması oldukça iddialı bir hamle. Özellikle gün boyu toplantı yapan profesyoneller ve öğrenciler için hayatı kolaylaştırabilecek bir çözüm sunuluyor. Ancak bu tarz sürekli dinleyen cihazların yaygınlaşması, kişisel veri gizliliği tartışmalarını da kaçınılmaz olarak yeniden alevlendirecektir.
Araç içerisindeki güvenlik sürücüsü ayarlara müdahale etmesine rağmen ses efektlerini kapatmayı başaramadı.
Olay San Francisco Standard muhabiri Zara Stone’un yolculuğu sırasında gerçekleşti.
Araç yolculuk boyunca sürekli olarak gaz çıkarma sesleri çaldı.
2018 yılında yazılım güncellemesiyle gelen eğlence modu kapatılamadı.
Otonom ulaşım alanında faaliyet gösteren Tesla araçları, sundukları yenilikçi özellikler kadar zaman zaman karşılaşılan teknik aksaklıklarla da adından söz ettiriyor. Son olarak San Francisco Körfez Bölgesi’nde sürdürülen robotaksi testleri sırasında beklenmedik bir yazılım hatası ortaya çıktı. Basına yansıyan bilgilere göre bir basın mensubunun gerçekleştirdiği yolculuk esnasında otomobil, eğlence amaçlı eklenen ses efektlerini kendi kendine çalmaya başladı.
Söz konusu seslerin kontrol edilememesi hem yolcuyu hem de araçtaki görevliyi şaşkınlığa sürükledi. Sosyal medya platformlarında paylaşılan görüntülerde, yolculuk yapan muhabirin durumu gülümseyerek kaydettiği görüldü. Otomobilde bulunan güvenlik sürücüsü ise ses seviyesini düşürmek veya efekti tamamen kapatmak için ekrandaki ayarları değiştirmeye çalıştı ancak bu girişimler sonuçsuz kaldı.
Kaliforniya eyaletindeki yasal düzenlemeler gereği henüz tam otonom sürüş lisansı tam anlamıyla devreye alınmadığı için araçlarda insan sürücülerin bulunması zorunlu tutuluyor. Bu durum sayesinde yaşanan teknik soruna anında müdahale edilmeye çalışılsa da dijital komutların yanıt vermemesi dikkat çekti. Güvenlik sürücüsü, ilk defa böyle bir durumla karşılaştığını belirterek yolcudan özür diledi.
Söz konusu ses efektleri ilk kez 2018 yılında yayımlanan kapsamlı bir tatil güncellemesiyle kullanıcıların beğenisine sunulmuştu. Model S, Model 3 ve Model X gibi popüler serilerde yer alan emisyon testi modu, sürücülerin eğlenceli şakalar yapabilmesine imkan tanıyordu. Yıllar sonra bu eğlence özelliğinin robotaksi testlerinde kriz yaratması, karmaşık taşıma sistemlerindeki yazılım entegrasyonlarının önemini bir kez daha hatırlattı.
AI YORUMU
Yazılım odaklı ulaşım araçlarının yaygınlaşması, sadece mekanik güvenliği değil dijital altyapının kararlılığını da hayati kılmaktadır. 2018 yılında eğlence amacıyla entegre edilen basit bir ses efektinin kapatılamaması, otonom sistemlerin kontrol edilebilirliği konusunda küçük ama anlamlı bir soru işareti yaratıyor. Şirketlerin gelecekte tamamen sürücüsüz filolar kurabilmesi için bu tarz ufak yazılım hatalarının bile tamamen giderilmesi gerekmektedir.