PİYASA
Gündem

Hatay'ın iki ilçesinde akşam sağanağı yolları su bastı

Hatay'ın iki ilçesinde akşam sağanağı yolları su bastı

Özet

Hatay'ın Doğu ve Güneydoğu aksındaki iki önemli ilçesinde yağış aniden şiddetlendi. Dörtyol ve Payas'ta caddeler bir anda suyla doldu. Trafik akışı su bastığı bölgelerde ciddi şekilde aksadı.

Öne çıkanlar

  • Etkilenen bölgeler: Hatay'ın Dörtyol ve Payas ilçeleri
  • Zamanlama: Akşam saatlerinde etkili olan sağanak yağış
  • Sonuç: Yollar ve caddelerin göle dönüşmesi

Haberin Detayı

Hatay'ın güneyindeki iki büyük ilçe merkezi, ani bastıran yağmurun etkisiyle kısa sürede kullanılamaz hale geldi. Dörtyol ve Payas'ta akşam saatlerinde gök gürültülü fırtına başladı. Şiddetli yağış, özellikle ana arterlerde ve trafiğin yoğun olduğu kavşaklarda su birikintileri oluşturdu.

Yağışın kısa sürede yoğunlaşması, yerel altyapının tahliye kapasitesini aştı. Sokaklar ve caddeler biriken sularla tamamen kaplandı. Su seviyesinin yükselmesi nedeniyle araçlar ilerlemekte güçlük çekti, bazı sürücüler araçlarını yol kenarına park etmek zorunda kaldı.

Hatay, geçmişte yaşadığı büyük felaketlerin ardından altyapı ve planlama açısından farklı bir döneme girdi. Ancak ani yağışlar, mevcut drenaj sistemlerinin hâlâ yetersiz kaldığına işaret ediyor. İlçe merkezlerindeki su baskını riski, mevsimsel geçiş dönemlerinde sıkça gündeme gelen bir sorun olmaya devam ediyor.

Vatandaşlar, yağışın başlamasıyla birlikte dışarıda kalmaktan kaçındı. İş çıkış saatleriyle çakışan bu olumsuz hava koşulları, günlük hayatı doğrudan etkiledi. Trafik ekiplerinin söz konusu güzergahlarda önlem aldığı, su birikintisi olan noktalarda uyarılar yaptığı bildiriliyor.

Meteorolojik veriler, bölgede yağışın devam edeceğini gösteriyor. Vatandaşların ani sellere karşı dikkatli olması ve su birikintisi olan yollara girmemeleri tavsiye ediliyor. Belediye ekiplerinin su tahliye çalışmaları için sahada olduğu öğrenildi.

Olay, Hatay'ın kıyı ilçelerindeki altyapı zafiyetini bir kez daha gözler önüne serdi. Kentin gelecekteki yağışlarla mücadelesinde drenaj yatırımlarının artırılması gerektiği yönünde görüşler dile getiriliyor. Sürecin yakından izlenmesi, olası can ve mal kaybının önlenmesi açısından kritik önem taşıyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Dörtyol ve Payas'ta yaşanan su baskını, şehir altyapısının ani yağışlara karşı direncinin hâlâ kırılgan olduğunu gösteriyor. Akşam saatlerindeki yoğunlukla birleşen bu durum, günlük yaşamı felç eden somut bir etki yaratıyor. Bu tablo, planlama eksikliklerinin yalnızca kuraklık dönemlerinde değil, yağışlı havalarda da karşımıza çıktığını kanıtlıyor. Altyapı yatırımları hızlanmazsa, benzer senaryoların sıklıkla tekrarlanması olası görünüyor.

AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Gündem
    İstanbul'da sabah sağanağı, işe gidenleri yolda yakaladı

    İstanbul'da sabahın erken saatlerinde etkili olan sağanak yağış, kenti adeta suya gömdü. Şemsiye taşıyanlar ıslanmaktan kurtulurken, hazırlıksız yakalananlar ıslak kaldırımlarda koşarak yoluna devam etmek zorunda kaldı. Hava durumu anormallikleri, günlük ulaşımı olumsuz etkileyecek türden bir gelişme olarak kayıtlara geçti.

    • Sabah saatlerinde etkili olan sağanak yağış İstanbul genelinde hissedildi
    • Hazırlıksız çıkan vatandaşlar şemsiye olmadan koşarak yağmurdan kurtulmaya çalıştı
    • Yoğun yağış, işe gidiş saatlerinde trafik ve yaya akışını olumsuz etkiledi

    İstanbul'da sabahın ilk ışıklarıyla birlikte başlayan sağanak yağış, şehirdeki günlük ritmi sarsan bir tablo oluşturdu. Gökyüzünden dökülen yoğun su damlaları, kaldırımlarda birikerek yaya geçişlerini zorlaştırırken, araç trafiğinde de yavaşlamalara neden oldu. Meteorolojik verilerin gösterdiği ani hava değişimi, kent sakinlerini hazırlıksız yakalayan bir tabloya dönüştü.

    Ekiplerin sahaya inmesiyle birlikte yağışın etkisi kısa sürede kendini gösterdi. Caddelerdeki su birikintileri, özellikle otobüs durağı ve metro çıkışları gibi yoğun bölgelerde dikkati çekti. Vatandaşlar, ıslak zeminden kaçınmak için bulundukları alanlarda bekleyişe geçti. Bu süreçte oluşan kalabalıklar, sabah trafiğinin zaten yoğun olduğu saatlerde ek bir baskı unsuru haline geldi.

    Şemsiye taşıyan vatandaşlar, yağmurdan nispeten korunarak yoluna devam edebildi. Ancak cebinde şemsiyesi olmayanlar, yağmurdan kaçmak için koşarak ilerlemek zorunda kaldı. Bazı kişiler, alışveriş merkezlerinin veya binaların girişlerini sığınak olarak kullanarak ıslandıklarını hafifletmeye çalıştı. Bu anlar, sosyal medyada da paylaşılarak günün en çok konuşulan görüntüleri arasında yerini aldı.

    Ulaşım uzmanları, bu tür ani yağışların toplu taşıma sistemleri üzerindeki etkisini sıkça dile getirir. Metro ve otobüs hatlarında yaşanan aksaklıklar, alternatif güzergahların da tıkanmasına yol açabilir. Şoförlerin görüş mesafesinin azalması, kaza riskini artırarak sürücüleri daha dikkatli hale getirdi. Kentin yoğun nüfusu göz önüne alındığında, bu tür olayların sosyal maliyeti de oldukça yüksektir.

    Meteoroloji yetkilileri, günün ilerleyen saatlerinde hava durumunun değişkenliğini sürdürebileceği konusunda uyarıda bulundu. Vatandaşların uyarıları dikkate alarak gerekli önlemleri almaları önerildi. Özellikle açık hava etkinlikleri planlayanlar için son dakika iptalleri yaşanma ihtimali yüksek görünüyor. Halkın can güvenliği açısından dikkatli olması gerektiği vurgulandı.

    Olay, İstanbul'un mevsim geçişlerinde sıklıkla yaşadığı ani hava değişimlerinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Altyapı eksiklikleri nedeniyle yağmur suyu tahliyesinin yetersiz kaldığı bölgelerde su baskınları yaşanma riski her zaman gündemde. Yetkililer, uzun vadede kent sağlığı açısından altyapı yatırımlarının hızlandırılması gerektiğini savunuyor. Bu tür doğal olaylar, kent yönetimlerinin hazırlıklı olup olmadığını her seferinde teste tabi tutuyor.

    Günün geri kalanında yağışın şiddetinin azalması beklenirken, vatandaşların gündelik işlerini aksatmaması adına sabırlı olmaları istendi. Trafisli saatlerde evden çıkmadan önce hava durumu kontrol edilebilir. Bu tür anlarda şemsiye ve su geçirmez kıyafet, modern İstanbul sakininin vazgeçilmez aksesuarları arasında yer alıyor. Yağmur, kente kısa süreli bir mola verdirirken, herkesin rutini geçici olarak değişmiş oldu.

    AI YORUMU

    İstanbul'un altyapısı, ani sağanaklara karşı hâlâ yetersiz kalıyor; su birikintileri ana arterlerde hızla oluşuyor. Sabah trafiği zaten yoğunken, yolların gölgeye dönmesi sürücülerin ve yayaların risk altında kalmasına neden oluyor. Bu durum, sadece bireysel rahatsızlık yaratmakla kalmayıp, toplu taşıma hatlarında da aksamalara yol açabiliyor. Yaz aylarında kuraklık endişesi yaşanırken, kıştan bahara geçişteki bu ani yağışlar, kent yönetimlerinin tahliye kapasitesini test etmeye devam ediyor. Şemsiye taşımayan milyonlarca vatandaş için bu anlar, günlük planlamayı anlık olarak altüst ediyor.

    Haberin tam sayfası →

    Gündem
    Türkiye'nin deprem bölgesi inşaat hamlesi Rus basınında yankı buldu

    Türkiye'nin Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından başlattığı büyük yeniden inşa süreci, Rusya'nın köklü medya kuruluşlarından Komsomolskaya Pravda tarafından detaylı şekilde haberleştirildi. Dijital platformda geniş yer bulan çalışmalarda konutlardan altyapıya kadar pek çok alan ele alındı.

    • KP.ru platformu, 15. günde temeli atılan kalıcı konutları ve 45. günde teslim edilen köy evlerini manşetine taşıdı.
    • Çalışmalarda 200 bin civarında mimar, mühendis ve işçi görev alarak saatte 23 konut yapım hızına ulaştı.
    • Japonya'nın finansman desteğiyle Hatay ve Kahramanmaraş'ta enkaz dönüşüm pilot tesisleri kuruldu.

    Kahramanmaraş merkezli sarsıntıların ardından başlatılan kapsamlı ihya ve inşaat seferberliği, uluslararası kamuoyunun dikkatini çekmeye devam ediyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının koordinasyonunda sürdürülen faaliyetler, Rusya medyasının da öncelikli gündem maddeleri arasında yer aldı. Yüz yılı aşkın süredir yayın yapan Komsomolskaya Pravda, internet sitesi üzerinden aktardığı dosya haberde sürecin ulaştığı boyutları okuyucularına aktardı.

    Paylaşılan bilgilere göre yürütülen faaliyetler yalnızca konut üretimiyle sınırlı kalmayıp ticaret merkezleri, eğitim kurumları ve altyapı ağlarını da kapsıyor. Sürecin ilk aşamalarında hızla harekete geçilerek 15. günde ilk kalıcı konutların temelleri atılırken kırsal alandaki ilk köy evleri 45. günde hak sahiplerine verildi. Genişleyen şantiye ağı sayesinde 174 farklı bölgede toplam 3 bin 481 ayrı noktada eş zamanlı inşaat faaliyeti icra edildi.

    Yaklaşık 200 bin mühendis, mimar ve şantiye emekçisinin ter döktüğü projelerde, yoğun dönemeçte saatte 23 ila günde 550 konut inşa etme kapasitesi yakalandı. Malatya İkizce, Adıyaman İndere, Hatay Dikmece ve Kahramanmaraş Altınova gibi bölgeler adeta sıfırdan kurulan uydu şehirlere dönüştü. Bununla birlikte Hatay'da Tarihi Uzun Çarşı, Kurtuluş Caddesi, Meclis binası ve Asi Nehri çevresi gibi simge noktalar tarihi dokusuna uygun biçimde yeniden ele alındı.

    Bölgesel altyapı yatırımları kapsamında 11 il genelinde içme suyu, yağmur suyu ve kanalizasyon hatlarını içeren 11 bin kilometreden uzun şebeke yenilendi. İskenderun sahilinde ise 3,5 kilometrelik kıyı şeridi ile 303 bin metrekarelik alan halkın kullanımına yönelik olarak yeniden düzenlendi. Öte yandan enkaz kaldırma çalışmalarına paralel olarak kurulan geri dönüşüm tesisleri de dikkat çeken bir başka detay oldu.

    Japonya hükümetinin sağladığı 4,83 milyon dolarlık finansal destekle Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ve bakanlık iş birliğinde Hatay ile Kahramanmaraş'ta iki pilot tesis faaliyete geçirildi. Temin edilen üç mobil kırma ünitesi sayesinde tehlikeli malzemeler ayrıştırılarak beton atıkları yol temeli ve kaldırım taşı üretiminde yeniden değerlendiriliyor. Sadece Hatay'daki tesis saatte yaklaşık 500 ton malzeme işleme kapasitesiyle sürece katkı sunuyor.

    AI YORUMU

    Uluslararası medya kuruluşlarının Türkiye'deki yeniden inşa sürecini bu denli kapsamlı incelemesi, milyarlarca dolarlık altyapı ve konut hamlesinin sınır ötesindeki yankılarını net biçimde gösteriyor. Yaklaşık 200 bin çalışanın görev aldığı ve saatte 23 konut üretilebilen böylesine devasa bir şantiye organizasyonu, dünya genelindeki benzer afet sonrası operasyonlarla kıyaslandığında eşine az rastlanır bir lojistik kapasite ortaya koyuyor. Özellikle enkaz dönüşüm tesislerinin kurulması, sadece barınma değil aynı zamanda çevresel sürdürülebilirlik açısından da kritik bir eşiğin aşıldığını doğruluyor.

    Haberin tam sayfası →

    Gündem
    Bintaş Mahallesi’nde Salya Yetişme, Evleri ve Bahçeleri İstila Etti

    Depremin ardından Hatay’ın Bintaş Mahallesi’nde salyangozlar hızla yayılarak evleri ve sebze bahçelerini istila etti. Yaklaşık sekiz ev bu yaratıklarla doldu. İlac ve tuz uygulanmasına rağmen, istilalar bir gün sonra tekrar başladı.

    • Salyangozlar bir gün sonra ilaç etkisini kaybediyor
    • Yaklaşık sekiz ev istila edildi
    • Depremin ardından Bintaş Mahallesi’nde yoğun salya istilası

    Hatay’ın Bintaş Mahallesi, 2026 depremin ardından beklenmedik bir doğa olayına tanık oldu. Bölgedeki evlerin ve sebze bahçelerinin içinde hızlıca yayılan salyangozlar, bölge halkının günlük yaşantısını tehdit etti. Salyangozlar, ev duvarlarına tırmandı ve bahçeye girdi. Yaklaşık sekiz ev bu yaratıklarla dolup taştı. Bölge sakinleri, evlerine girmekten kaçınmak için önlemler almaya başladı.

    Salyangozların yoğunluğu, evlerin iç mekanlarını bile etkiledi. Evlerin kapılarına kadar ulaşan bu yaratıklar, sebze ekimi yapanların ürünlerini tüketime uygun hale getirmesini engelledi. Bu durum, çiftçilerin gelirlerini düşürdü. Ayrıca, ev sahipleri ev temizliğini sürdürmekte zorlanıyor. Evlerdeki hijyen standartları, salyangoz varlığı nedeniyle risk altında.

    Yerel halk, ilaç ve tuz gibi geleneksel yöntemler denedi. Ancak, uygulanan ilaçların etkisi sadece 24 saat sürdü. Tuz dökülerek bile, salyangozlar ertesi gün yeniden istilayı sürdürdü. Kükürt de denendi ancak etkisiz kaldı. Bu durum, halkın güvenini sarsıyor. Yetkililerin bu konuda çözüm bulması bekleniyor.

    Ahmet Çalışır, bölgenin uzun zamandır yerleşik sakinlerinden biri. O, “Sebze ekiyoruz, yiyemiyoruz ve bahçemizi sarıyor. Evimizin içerisine kadar giriyor. Çalışır, “Salyangozlardan rahatsızız. İlacın etkisi 1 gün sürüyor ve sürekli devam ediyor. Depremden sonra hep bu haldeyiz” diye ekledi. Halk, yetkililerin acil bir çözüm sunmasını bekliyor. Çalışır, “Burada salyangozlara yetkililer bir çare bulursa memnun kalırız” diyor.

    Bintaş Mahallesi’ndeki bu salyangoz istilası, depremin getirdiği zorlu koşullara ek bir sorun ekledi. Bölge yetkilileri, uzun vadeli bir çözüm planı geliştirmek için çalışıyor. Halk, salyangoz kontrolü için bilimsel yöntemlerin uygulanmasını talep ediyor. Bu durum, deprem sonrası afet yönetiminde ek bir zorluk olarak görülüyor. Halkın güvenliği için hızlı ve etkili önlemler alınması gerekiyor.

    AI YORUMU

    Bu durum, ev sahiplerinin hem hijyen hem de ekonomik açıdan zorluk yaşamasına yol açıyor. Sekiz evin tamamen salyangozla dolması, bölgedeki tarım üretimini ciddi biçimde düşürdü. Hızlı etkili bir çözüm bulunmadığı sürece, bölge halkının günlük yaşamı olumsuz etkilenmeye devam edecek. Yetkililerin kükürt gibi geleneksel yöntemleri denemesi, kısa vadeli bir çözüm sunmamış; bu nedenle bilimsel yöntemlerin uygulanması şart. Halkın güvenini yeniden kazanmak için acil ve sürdürülebilir önlemler alınmalı.

    Haberin tam sayfası →

    Gündem
    İstanbul Beyoğlu'nda 5 Katlı Metruk Bina Çöktü, Çok Sayıda Ekip Sevk Edildi

    İstanbul Beyoğlu'nda 5 katlı terk edilmiş bir bina çökerek çevredeki insanları alarma geçirdi. Olay yerine itfaiye, ambulans ve polis ekipleri hızla intikal etti ve güvenlik önlemleri alındı. Bina, uzun süredir bakım yapılmadığı için riskli olarak sınıflandırılmıştı.

    • 5 katlı metruk bina Beyoğlu'nda çöktü
    • Olay yerine itfaiye, ambulans ve polis ekipleri sevk edildi
    • Bina uzun süredir bakım görmediği için riskli olarak kaydedilmişti

    Beyoğlu'nun tarihi semtinde, sabah saatlerinde bir gürültü duyuldu ve çevredeki vatandaşlar çökme sesini fark etti. Çöken yapı, 5 katlı eski bir apartmandı ve dış cephelerinde çatlaklar görülüyordu. İlk incelemelerde, binanın çatı katında oluşan yapısal bir arızanın çöküşe yol açtığı tahmin ediliyor. Olay yerine gelen ilk ekip, çevredeki insanları uzaklaştırarak güvenli bir alan oluşturdu.

    İtfaiye ekipleri, binanın enkazını sökme ve olası yangın tehlikesini önleme çalışmaları için hemen harekete geçti. Ambulanslar, çökme bölgesinde yaralanma olmadığını rapor ederken, polis ekipleri trafik akışını düzenleyerek çevredeki yolları geçici olarak kapattı. Olay yerinde bulunan güvenlik kameraları, çöküş anını kaydederek soruşturma ekibine önemli veri sağladı. Yetkililer, benzer risk taşıyan diğer eski binaların da denetimden geçirileceğini belirtti.

    Yerel yönetim, çöküşün ardından acil durum planının devreye girdiğini ve vatandaşların bilgilendirilmesi için bir acil durum duyurusu yayınladığını açıkladı. Çöküşün meydana geldiği binanın mülkiyeti, uzun süredir bakım ve tadilat çalışmaları yapılmayan bir şahıs tarafından yönetiliyordu. Bu durum, belediyenin geçmişte yaptığı denetim raporlarıyla da uyumlu bulunuyor; raporlarda bina riskli sınıflandırılmıştı.

    Beyoğlu sakinleri, çöküşün ardından bölgeye gelen ekiplerin hızlı ve koordineli çalışmasından memnuniyet dile getirdi. Ancak, bazı komşular benzer eski binaların da aynı risk altında olabileceği konusunda endişelerini dile getirdi. Belediye, önümüzdeki hafta içinde bölgedeki diğer eski yapılar için detaylı bir teknik inceleme başlatacağını ve gerekirse tahliye kararları alacağını duyurdu.

    Sonuç olarak, Beyoğlu'nda gerçekleşen bu çöküş, şehirdeki eski yapıların denetim ve bakım süreçlerinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gösterdi. Yetkililer, benzer olayların önüne geçmek amacıyla yapı denetim birimlerinin sayısını artırmayı ve denetim sıklığını yükseltmeyi planlıyor. Olayın ardından, çökme bölgesindeki yol ve yürüyüş yolları yeniden açıldı, ancak uzun vadeli çözümler için kapsamlı bir şehir planlaması yapılması gerektiği vurgulandı.

    AI YORUMU

    Beyoglu'da çöküş, bakım eksikliği olan eski binaların riskini gözler önüne seriyor. 5 katlı metruk binanın uzun süredir riskli olarak sınıflandırılmış olması, denetim zafiyetini işaret ediyor. Bu durum, özellikle bina sahipleri ve belediye denetim birimlerini etkiliyor; benzer yapıların gözden geçirilmesi kaçınılmaz. Önceki yıllarda benzer çöküşlerde alınan önlemler yetersiz kalmıştı, bu sefer daha sıkı denetimlerin uygulanması şart.

    Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler