Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündem
Akrabaları Harran Belediye Başkanı Özyavuz'u MHP'ye şikayet etti
•2 dk okuma
Paylaş
HGündem
Görsel: HaberinAi
Özet
Şanlıurfa'nın Harran Belediye Başkanı Mahmut Özyavuz hakkında akrabaları tarafından parti yönetimine kapsamlı bir şikayet dosyası sunuldu. Hazırlanan 91 sayfalık başvuruda, 63 odalı yapı iddiası ve belediye iştirakleri üzerinden 3 milyar liralık kamu zararı oluşturulduğu öne sürüldü.
Öne çıkanlar
İddialar arasında 3 milyar liralık kamu zararı ve 63 odalı malikane bulunuyor.
Belediye şirketinin sermayesi 250 bin liradan 1 milyar liraya çıkarıldı.
Başkan Mahmut Özyavuz suçlamaları reddederek akrabalarının yapay zekayla dosya hazırladığını savundu.
Haberin Detayı
Şanlıurfa'nın 100 bin nüfuslu Harran ilçesinde belediye yönetimi hakkında hazırlanan şikayet dosyası MHP Genel Merkezi'ne ulaştırıldı. İlçenin önceki dönem belediye başkanı Mehmet Özyavuz'un çocukları, yedi yıldır görev yapan mevcut başkan Mahmut Özyavuz'u hedef aldı. Parti yönetimine teslim edilen 91 sayfalık dosyada, il plakasını simgeleyen 63 odalı bir malikane inşa ettirildiği ve imar ile arsa satışları yoluyla 3 milyar liralık kamu zararı doğurulduğu iddia edildi.
Hazırlanan şikayet metninde belediye şirketleri üzerinden yürütülen ticari faaliyetler mercek altına alındı. Özyavuz'un 2013 senesinde kurduğu şirketin unvan ve yönetim değişiklikleri sonrası Harran Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği A.Ş. adını aldığı belirtildi. Tek pay sahibi olan başkanın, 8 Temmuz tarihinde şirketteki imza ve idare yetkilerini makam şoförü Mahmut Işık'a devrettiği kaydedildi.
Şirketin finansal büyüklüğüne ve mal varlığına dair veriler de dosyada yer buldu. Kurumun sermayesinin 2025 yılı içinde 250 bin liradan 1 milyar liraya yükseltildiği aktarıldı. Son beş yıl içerisinde şirketin 89 iş yeri ile 23 konut satın aldığı, resmi kayıtlarda şirket adresi olarak gösterilen binada ise ilçe Halk Eğitim Merkezi'nin faaliyet gösterdiği ifade edildi.
Dosyada ayrıca Hazine mülkiyetindeki 4 bin 724 metrekarelik bir arsanın el değiştirme trafiğine işaret edildi. İlgili arazinin 2021 yılından bu yana TOKİ, belediye tüzel kişiliği, Sulama Birliği bünyesinde işçi olarak çalışan bir şahıs ve belediye şirketi arasında el değiştirdiği öne sürüldü. Sürecin ardından taşınmazın yeniden ilçe belediyesine devredildiği belirtilerek MASAK incelemesi talep edildi.
Hakkındaki iddialara yanıt veren Belediye Başkanı Mahmut Özyavuz ise suçlamaların akraba çekişmesinden kaynaklandığını belirtti. 2019 yılında göreve geldiğinde amcasının oğlunun haksız kadro aldığını tespit edip iş akdini feshettiğini söyleyen Özyavuz, konunun yargıya taşındığını ve mahkemenin kendisini haklı bulduğunu savundu. Dosyanın yapay zeka araçlarıyla kurgulandığını ileri süren Özyavuz, tüm taşınmazların belediye şirketine ait olduğunu dile getirdi.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Yerel yönetimlerde denetim mekanizmalarının işletilmesi, iddiaların büyüklüğü karşısında ertelenemez bir zorunluluk haline gelmiştir. Dilekçeye giren 3 milyar liralık iddia, Harran gibi 100 bin nüfuslu bir taşra ilçesinin bütçe kapasitesini katbekat aşan devasa bir parasal hacme işaret ediyor. Bu durum en başta temel kamu hizmetlerinden faydalanması gereken ilçe halkının haklarını doğrudan etkiliyor. Dosyada talep edilen MASAK ve mülkiye müfettişi incelemesi tarafsız biçimde tamamlanmazsa, belediye şirketleri üzerinden yürütülen sermaye artışları kamuda derin bir güvensizlik yaratır.
Kaynak:
Sözcü Gündem
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Ankara merkezli yürütülen operasyonlarda, suç örgütü üyesi olduğu öne sürülen 38 kişiden 22'si yakalandı. Soruşturma kapsamında çok sayıda şirkete kayyum atanırken, MASAK incelemelerinde yurt dışına devasa miktarda para transferi yapıldığı belirlendi.
Ankara merkezli 12 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 22 kişi yakalandı.
Soruşturma dosyasında Armine Giyim ve Ayakkabı Dünyası dahil 32 şirket yer alıyor.
MASAK incelemelerinde 100 milyar TL'yi aşan tutarın yurt dışına çıkarıldığı tespit edildi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda yürütülen soruşturma kapsamında, liderliğini Alihan Kuriş'in yaptığı öne sürülen yapılanmaya karşı yeni adımlar atıldı. Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen çalışmalarda, belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar düzenlendi. Toplam 38 şüpheli hakkında çıkarılan gözaltı kararının ardından 22 kişi emniyete götürüldü.
Yürütülen soruşturmanın detaylarında, şüphelilerin yurt dışı bağlantıları da netleşmeye başladı. Yapılan tespitlerde 14 şüphelinin yurt dışında bulunduğu belirlenirken, firari durumdaki 2 kişinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü bildirildi.
Mali suçlar çerçevesinde ilerleyen dosya, devasa ticari ağları ve şirketleri de kapsıyor. Soruşturma kapsamında suç örgütüyle bağlantılı olduğu değerlendirilen 32 şirket tespit edilirken, gıdadan kuyumculuğa ve inşaata kadar farklı sektörlerde faaliyet gösteren markalar incelemeye alındı. MASAK raporlarına göre, 100 milyar TL'yi aşan paranın çeşitli yöntemlerle yurt dışına transfer edildiği ortaya çıktı.
Operasyonların ilerleyen aşamalarında elde edilen deliller doğrultusunda farklı dalgalar halinde yeni kararlar alındı. İstanbul, Konya, Mersin ve Muğla gibi illerde düzenlenen operasyonlarda çok sayıda kişi gözaltına alınırken, örgütün bilanço ve mali hesaplarını yönettiği iddia edilen isimler de hedef alındı. Yapılan üçüncü ve dördüncü dalga operasyonlarında toplamda onlarca şirket ve derneğe kayyum atandı.
AI YORUMU
Mali suçlar soruşturmasının ulaştığı bu finansal büyüklük, operasyonların sadece adli bir takip olmadığını, ekonomideki kayıt dışı para hareketlerinin denetlenmesi açısından dönüm noktası oluşturduğunu gösteriyor. MASAK raporlarında yer alan 100 milyar TL'yi aşan transfer rakamı, örgütün ekonomik yapısının ne denli büyük bir hacme ulaştığını açıkça ortaya koyuyor. Bu durum, şirketler üzerinden yürütülen ticari faaliyetlerin şeffaflık testinden geçmesini zorunlu kılıyor ve benzer holding yapıları için ciddi bir risk senaryosu yaratıyor.
Şanlıurfa'nın Karaköprü ilçesinde iki aracın karışması sonucu meydana gelen trafik kazasında dört kişi yaralandı. Sürücülerle birlikte otomobildeki yolcular hastaneye sevk edildi.
Karaköprü ilçesinde hafif ticari araç ve otomobil çarpıştı.
Kazada her iki aracın sürücüleri ile otomobildeki iki kişi yaralandı.
Yaralanan dört kişi olay yerindeki müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldı.
Şanlıurfa genelinde ulaşım güvenliğini tehdit eden olaylara bir yenisi daha eklendi. Kentin nüfus yoğunluğuyla öne çıkan ilçelerinden Karaköprü sınırları içinde akşam saatlerinde tehlikeli bir trafik kazası yaşandı. İki motorlu taşıtın henüz belirlenemeyen bir sebeple kontrolü kaybetmesi neticesinde şiddetli bir çarpışma meydana geldi.
Olayın ardından çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine sağlık ve güvenlik ekipleri hızla bölgeye sevk edildi. Gerçekleşen çarpışmanın etkisiyle hafif ticari araç ile diğer otomobilde maddi hasar oluştu. Trafik akışının kontrollü sağlandığı güzergahta ekipler güvenlik önlemlerini artırdı.
Çarpışma sonucunda her iki aracın sürücüsü ile binek otomobilin içinde yolcu statüsünde bulunan toplam iki kişi yaralandı. Sağlık görevlilerinin olay yerinde yaptığı ilk müdahalelerin ardından yaralılar ambulanslarla çevredeki hastanelere nakledildi. Hastanede tedavi altına alınan kişilerin sağlık durumuna ilişkin incelemeler devam ediyor.
Yetkililer sürücülerin kavşak ve geçiş noktalarında daha dikkatli olmaları gerektiğini vurguluyor. Yaşanan bu kaza, kent içi trafikte hız sınırlarına uymanın ve takip mesafesini korumanın ne denli hayati olduğunu bir kez daha hatırlatırken, olayla ilgili inceleme sürdürülüyor.
Fotoğraf: Yeni Şafak
AI YORUMU
Şehir içi ulaşımda yaşanan kavşak kazaları, sürücülerin hız ve dikkat dengesini korumasının zorunluluğunu ortaya koyuyor. Karaköprü'deki bu olayda dört kişinin yaralanması, dikkatsizliğin kısa sürede nasıl büyük bir hasara yol açabileceğini net bir şekilde gösteriyor. Benzer güzergahlarda alınacak ek tedbirler, yaralanmala sonuçlanan bu tarz kazaların önlenmesinde doğrudan rol oynayacaktır.
Şanlıurfa'nın Eyyübiye ilçesinde apartman dairesinde henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Alevlerin arasından son anda çıkarılan aynı aileden 4 kişi, yoğun dumandan etkilenerek hastaneye kaldırıldı.
Eyyübiye ilçesi Ruha Mahallesi'nde bir apartmanın birinci katında yangın çıktı.
Dumandan etkilenen aynı aileden 4 kişi hastanede tedavi altına alındı.
Olay yerine kısa sürede itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Şanlıurfa'nın Eyyübiye ilçesine bağlı Ruha Mahallesi'ndeki bir apartmanda yaşanan olay, mahalle sakinlerine korku dolu anlar yaşattı. Binanın birinci katında bulunan dairede henüz belirlenemeyen bir sebepten dolayı alevler yükselmeye başladı. Kısa sürede büyüyen dumanlar bütün evi sararak içerideki kişilerin dışarı çıkmasını engelledi.
Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, polis ve sağlık ekibi yönlendirildi. İtfaiye ekipleri kısa sürede adrese ulaşarak alevlere müdahale ederken, sağlık personeli de binadakiler için hazırlık yaptı. Evin içinde mahsur kalan bireyler ekiplerin yardımıyla güvenli bir şekilde dışarı çıkarıldı.
Yoğun dumandan etkilenen ve aynı aileden oldukları öğrenilen 4 kişi, olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla hastaneye sevk edildi. Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi altına alınan yaralıların sağlık durumlarına ilişkin incelemeler sürüyor. Polis ekipleri ise yangının çıkış nedenini belirlemek amacıyla detaylı soruşturma başlattı.
AI YORUMU
Ev içi kazalar ve beklenmedik afet anları, hızlı müdahalenin ne denli hayat kurtarıcı olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Olayda yaralanan 4 kişinin sağlık kurumuna zamanında ulaştırılması daha büyük bir felaketin önüne geçti. Benzer mesken yangınlarında duman zehirlenmeleri alevlerden daha büyük tehdit oluşturmaktadır. Bina sakinlerinin erken ihbarda bulunması olası can kayıplarını engellemede temel rol oynar.
Şanlıurfa'nın Tarihi Hanlar Bölgesi'nde yaklaşık iki asırdır faaliyet gösteren yirmi metrekarelik dükkan, aynı ailenin beşinci kuşak torunu tarafından yaşatılıyor. İsmail Doney, atalarından devraldığı mesleği geleneksel yöntemlerle sürdürürken geçmişten bugüne uzanan müşteri bağlarına da sahip çıkıyor.
Dükkan yaklaşık 200 yıldır aynı aile tarafından işletiliyor.
28 yaşındaki İsmail Doney işletmenin beşinci kuşak temsilcisi konumunda.
İş yerinde isot, salça, kuru sebze ve baharat çeşitleri satılıyor.
Şanlıurfa'nın tarihi dokusunu yansıtan Tarihi Hanlar Bölgesi, köklü bir esnaf geleneğine ev sahipliği yapıyor. Balıklıgöl yakınlarında yer alan ve çeşitli onarım süreçlerinden geçen yirmi metrekarelik mütevazı dükkan, iki asra yakın süredir kesintisiz bir ticari faaliyete sahne oluyor.
Geçmişte ailenin büyükleri Eyyüp, Muhittin, Halil ve Fuat Doney tarafından idare edilen mekan, günümüzde yirmi sekiz yaşındaki İsmail Doney'e emanet edilmiş durumda. Babasının yanında çocuk yaşta çıraklık yaparak esnaflığın inceliklerini öğrenen beşinci kuşak temsilci, on beş yıldır bu sorumluluğu tek başına yürütüyor.
Raflarda yerini alan ürünler arasında kentin tescilli lezzeti pul biberin yanı sıra ev yapımı domates ve biber salçaları, kurutulmuş sebze çeşitleri ile çeşitli baharatlar bulunuyor. Ürün hazırlık aşamasında endüstriyel kısayollardan kaçınan işletmeci, salçaları kaynatmak yerine güneşte kurutma gibi geleneksel teknikleri uygulamaya özen gösteriyor.
Ticari anlayışını Ahilik kültürü üzerine kuran Doney, müşteri memnuniyetinden ziyade dostluk ilişkilerini ön planda tuttuğunu ifade ediyor. Öyle ki dükkana gelen bazı ziyaretçilerin dedeleri ile kendi dedelerinin geçmişte ticaret yapmış olması, bu noktada kurulan bağın ne denli köklü olduğunu gözler önüne seriyor.
AI YORUMU
İsmail Doney'in yirmi metrekarelik dükkanda yürüttüğü bu geleneksel ticaret, modern tüketim çılgınlığına karşı direnen nadir örneklerden birini oluşturuyor. Beş kuşaktır süregelen bu sadakat, sadece ticari bir miras değil, aynı zamanda kent kültürünün yaşayan hafızasını temsil ediyor. Büyük market zincirlerinin her yeri sardığı bir dönemde, dededen toruna aktarılan bu tür esnaf ilişkilerinin korunması yerel kimliğin devamlılığı açısından büyük değer taşıyor.