Donanım

Güneş enerjisi sahalarındaki otları biçmek için koyunlar kullanılıyor

Güneş enerjisi sahalarındaki otları biçmek için koyunlar kullanılıyor Fotoğraf: DonanımHaber

Özet

Amerika Birleşik Devletleri genelinde yaygınlaşan uygulama, güneş santrallerindeki ot kontrolünü koyunlara devrediyor. Bu yöntem enerji firmalarına bakım maliyetlerinde tasarruf sağlarken çiftçilere de yeni bir gelir kapısı aralıyor.

Öne çıkanlar

  • 522 bin dönüm alanda 113 binden fazla koyun güneş panelleri arasında otlatılıyor.
  • Amerikan Güneş Enerjisi Otlatma Derneği uygulamayı 2018 yılında ticari hale getirdi.
  • Nexamp şirketi beş eyaletteki 89 sahada hayvanlardan yararlandı.

Haberin Detayı

Yenilenebilir enerji sektöründe bakım maliyetlerini düşürmek ve çevreci yöntemleri artırmak amacıyla başlatılan güneş otlatmacılığı uygulaması Amerika Birleşik Devletleri'nde hızla yaygınlaşıyor. Güneş panellerinin arasında kalan yabani otların temizlenmesi için mekanik biçme makineleri yerine küçükbaş hayvanların kullanılması, fosil yakıt tüketimini azaltarak işletmelere önemli bir operasyonel avantaj sunuyor. Amerikan Güneş Enerjisi Otlatma Derneği verilerine göre bu faaliyet, 2018 yılından bu yana ticari olarak sürdürülüyor.

Ulusal Yenilenebilir Enerji Laboratuvarı ve ilgili derneğin paylaştığı rakamlara göre ülke genelinde yaklaşık 522 bin dönümlük arazide 113 binden fazla koyun görev yapıyor. Koyunların fiziksel boyutları, panel sıralarının arasında rahatça dolaşmalarına olanak tanıdığı için bu canlılar otlatma projelerinde ilk tercih olmaya devam ediyor. Bununla birlikte bazı sahalarda büyükbaş hayvanlarla otlatma alternatifleri de test ediliyor.

Enerji geliştiricisi Nexamp gibi büyük ölçekli şirketler de bu yöntemi operasyonlarına entegre eden yapılar arasında bulunuyor. Şirket, tek bir bölgede başlattığı pilot çalışmayı genişleterek son sezonda beş farklı eyaletteki 89 güneş sahasına taşıdı ve yaklaşık 8 bin 94 dönümlük alanda hayvanlardan faydalandı. Öte yandan ReVision Energy ile Black Earth Grazing arasındaki ortaklık da 2024 yılında hayata geçerek birkaç yüz başlık sürülere ulaştı.

Tarım ve enerji sektörlerini birleştiren bu model, çiftçiler için de yeni bir ekonomik kazanç alanı yaratıyor. Arazi yönetimi hizmetleri karşılığında gelir elde eden üreticiler, daha geniş meralara erişerek işletmelerini büyütme fırsatı yakalıyor. Aynı zamanda hayvanların beslendiği alanların doğal yapısının korunması doğrudan çiftçilik faaliyetlerini destekliyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Yenilenebilir enerji tesislerinde mekanik ekipmanlar yerine canlı hayvan kullanılması, bakım giderlerini düşürürken tarımsal üretimin aynı arazide sürmesini sağlıyor. Beş yüz yirmi bin dönümün üzerindeki devasa alanlarda yüz binden fazla hayvanın koordine edilmesi, lojistik maliyetlerin doğru yönetilmesi halinde verimliliği artırıyor. Geleneksel yakıt tüketen makineler yerine canlı hayvan tercih edilmesi, santral işletmecilerine karbon ayak izini azaltma konusunda doğrudan bir avantaj sunuyor.

Kaynak: DonanımHaber Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Donanım
    • DonanımHaber
    Çin'deki Yavaşlama Küresel Güneş Enerjisi Kurulumlarını Düşürecek
    Fotoğraf: DonanımHaber

    Enerji piyasası araştırma kuruluşu BloombergNEF, 2026 yılı küresel güneş enerjisi kurulum beklentisini yüzde ondan fazla aşağı çekti. Sektördeki bu gerilemenin arkasında, şimdiye kadar hızlı bir büyüme kaydeden Çin pazarındaki ivme kaybı yer alıyor. Buna karşın Çin haricindeki coğrafyalarda temiz enerji yatırımlarının yükselişini sürdürmesi bekleniyor.

    • BloombergNEF, 2026 yılı küresel yeni güneş enerjisi kapasite tahminini 584 GW'a düşürdü.
    • Çin'deki yeni kurulumların 2026'da 271 GW seviyesine gerileyeceği öngörülüyor.
    • Çin dışındaki ülkelerde güneş enerjisi yatırımlarının yüzde 15,1 oranında artması bekleniyor.

    Küresel enerji piyasalarının yönünü belirleyen önde gelen araştırma şirketlerinden biri, önümüzdeki döneme ilişkin yenilenebilir enerji projeksiyonlarını güncelledi. Paylaşılan son verilere göre, önümüzdeki yıl dünya genelinde hayata geçirilecek toplam güneş enerjisi kapasitesinde belirgin bir azalma yaşanması öngörülüyor. Geçtiğimiz yıl kaydedilen yüksek hacimli kurulumların ardından, bu yılki beklentilerin aşağı yönlü revize edilmesinde Uzak Doğu'daki dev pazarın ritim kaybetmesi kilit rol oynadı.

    Sektör verilerini izleyen analistler, tahmin rakamlarını son bir yıl içerisinde kademeli olarak azalttı. Yılın başlarında açıklanan ilk öngörüler çok daha yüksek rakamlara işaret ederken, zaman içinde gelen güncellemeler beklentileri 584 gigavata kadar çekti. Özellikle Çin sınırları içerisinde yeni enerji santrallerinin devreye alınma hızındaki keskin düşüş, genel tablonun aşağı yönlü evrilmesine neden oldu. Ülkenin yılın ilk yarısında kaydettiği kapasite artışının, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla oldukça geride kalması bu durumu açıkça gözler önüne seriyor.

    Uzmanlar, dev pazarın artık bir doygunluk noktasına yaklaştığını ve geçmiş yıllardaki olağanüstü büyüme hızını devam ettiremeyeceğini vurguluyor. Ayrıca ülkenin güncellenen ulusal enerji stratejilerinde, doğrudan kapasite artışından ziyade enerji depolama altyapılarına daha fazla ağırlık verilmeye başlandığı ifade ediliyor. Bu stratejik değişim, pazarın dinamiklerinin tamamen durmasa da daha dengeli ve kontrollü bir faza geçtiğini gösteriyor.

    Öte yandan, küresel tablonun bütününe bakıldığında Doğu Asya dışındaki bölgelerde olumlu bir hareketlilik gözlemleniyor. Çin haricindeki coğrafyalarda, özellikle konut tipi ve ticari işletmelere yönelik çatı üstü sistem yatırımlarının ivme kazandığı görülüyor. Hindistan, Filipinler ve Nijerya gibi ülkelerdeki bireysel ve kurumsal talebin artması, küresel pazardaki dengelerin coğrafi olarak çeşitlenmeye başladığını kanıtlıyor.

    AI YORUMU

    Bu gelişme, tek bir ülkeye aşırı bağımlı olan yenilenebilir enerji tedarik zincirlerinin ne kadar kırılgan olabileceğini net bir şekilde gösteriyor. Çin'deki politikaların depolama odaklı değişmesi küresel gigavat yarışını yavaşlatmış gibi görünse de, dünyanın geri kalanındaki çatı tipi yatırımların bu boşluğu kısmen doldurması sektörün tabana yayıldığının işareti. Bundan sonraki süreçte üreticilerin sadece büyük santrallere değil, bireysel ve ticari ölçekli çözümlere odaklanması hayati önem taşıyacak.

    Kaynak: DonanımHaber Haberin tam sayfası →

    Ekonomi
    • AA Güncel
    Türkiye, yenilenebilir enerji hamlesiyle 21,5 milyar dolar tasarruf sağladı
    Fotoğraf: AA Güncel

    Son on yılda rüzgar ve güneş kapasitesini artıran Türkiye, fosil yakıt ithalatında milyarlarca dolarlık tasarruf elde etti. COP31 ev sahipliğine hazırlanan ülke, temiz enerji yatırımlarını 2035 hedefleri doğrultusunda üç katına çıkarmayı planlıyor.

    • Türkiye, rüzgar ve güneş artışıyla 2015-2025 arasında 21,5 milyar dolar tasarruf etti.
    • Rüzgar ve güneşin toplam kurulu güçekteki payı üçte bire ulaştı.
    • Hükümet, yenilenebilir kapasiteyi 2035 yılına kadar 120 GW seviyesine taşıyacak.

    Enerji sisteminde sessiz bir dönüşüm yaşayan Türkiye, son on yılda kömür yatırımlarını büyük ölçüde geride bırakırken rüzgar ve güneş enerjisine odaklandı. Küresel veri sağlayıcılarının analizlerine göre, geçmişte planlanan onlarca dev kömür projesi rafa kaldırıldı ve günümüzde geriye sadece birkaç istisnai kapasite artış projesi kaldı. Bu değişim, ülkenin elektrik üretiminde yerli ve temiz kaynakların payını hızla artırmasına zemin hazırladı.

    Devreye alınan yenilenebilir enerji projeleri sayesinde dışa bağımlılık azaldı ve maliyetler geriledi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı projeksiyonlarına göre, 2015 ile 2025 yılları arasında gerçekleştirilen fosil yakıt ithalatı önlenerek ekonomide 21,5 milyar dolarlık kaynak tutuldu. Düşen batarya depolama maliyetleri de şebeke güvenliğini tehlikeye atmadan sisteme daha fazla temiz enerji entegre edilmesini kolaylaştırıyor.

    Önümüzdeki dönemde BM iklim zirvesi COP31'e ev sahipliği yapmaya hazırlanan Türkiye, elektrik talebinin yüzde 35 oranında elektriklendirilmesini hedefliyor. Uzmanlar, bu hedefin aynı kararlılıkla desteklenmesinin yeni kömür projelerini tamamen devre dışı bırakacağını vurguluyor. Ayrıca jeopolitik krizlerin enerji piyasalarında yarattığı dalgalanmalar, dalgalanmalardan etkilenmeyen rüzgar ve güneşin güvenli liman olduğunu kanıtlıyor.

    Yerli linyit ve asfaltit rezervlerinin düşük kalorili olması, kömür santrallerinde sık arızalara ve yüksek duruş sürelerine yol açıyor. Yapılan araştırmalar, yerli kömür santrallerinin ithal kömür tesislerine kıyasla çok daha fazla performans sorunu yaşadığını gösteriyor. Buna karşılık, yenilenebilir enerji yatırımlarının hem istihdamı destekleyeceği hem de çevresel maliyetleri düşürerek enerji güvenliğini kalıcı hale getireceği belirtiliyor.

    AI YORUMU

    Yenilenebilir enerji yatırımlarının ulaştığı 21,5 milyar dolarlık tasarruf, fosil yakıta dayalı ekonomik modellerin sürdürülemezliğini net biçimde gösteriyor. Üretim maliyetlerinin en düşük seviyeye indiği rüzgar ve güneş kaynakları, şebeke kararlılığını korurken sanayi ve hanelerin enerji faturasını doğrudan hafifletiyor. Kömür rezervlerinin düşük kalorili yapısından kaynaklanan arıza oranları göz önüne alındığında, temiz enerjiye geçişin hızı artık bir tercih değil zorunluluktur.

    Kaynak: AA Güncel Haberin tam sayfası →

    Teknoloji
    • Teknoblog
    Küresel Güneş Enerjisi Kurulum Beklentileri 584 GW Seviyesine Geriledi
    Fotoğraf: Teknoblog

    Yenilenebilir enerji sektörünün büyüme dinamiklerinde yaşanan değişimler, güneş enerjisi projelerine yönelik beklentileri de etkiledi. Güncel verilere göre, küresel alanda yapılması öngörülen toplam güneş enerjisi kurulum kapasitesi revize edilerek 584 gigavata düştü. Sektördeki bu güncelleme, enerji yatırımlarının geleceği ve arz zinciri dengeleri açısından yakından takip ediliyor.

    • Küresel güneş enerjisi kurulum tahmini 584 gigavat seviyesine geriledi.
    • Beklentilerdeki bu düşüş yenilenebilir enerji piyasasında dikkat çekti.
    • Yatırım planları güncel verilere göre yeniden gözden geçiriliyor.

    Yenilenebilir enerji piyasalarında son dönemde yaşanan gelişmeler, yatırımcıların ve sektör temsilcilerinin stratejilerini yeniden gözden geçirmesine zemin hazırlıyor. Özellikle son tahminlerin güncellenmesiyle birlikte, geleceğe dönük projelendirmelerde daha temkinli bir yaklaşımın benimsendiği görülüyor.

    Paylaşılan son rakamlar doğrultusunda, dünya genelinde devreye alınması planlanan toplam güneş enerjisi kapasitesinin 584 gigavat seviyesinde kalacağı öngörülüyor. Bu durum, geçtiğimiz dönemlerdeki büyüme ivmesinin bazı bölgelerde yavaşlıyor olabileceği ihtimalini akıllara getiriyor.

    Enerji uzmanları, proje maliyetleri, tedarik zincirindeki dalgalanmalar ve finansmana erişim koşullarının bu tür aşağı yönlü revizyonlarda belirleyici rol oynadığını ifade ediyor. Sektör paydaşları, önümüzdeki çeyreklerde piyasa dengelerinin nasıl şekilleneceğini yakından izliyor.

    AI YORUMU

    Bu kapasite revizyonu, yeşil enerji dönüşümünün ne denli dinamik ve dış etkenlere açık bir yapıda ilerlediğini açıkça gösteriyor. Yatırımcıların maliyet baskıları ve finansman maliyetleriyle başa çıkma stratejileri, sektörün orta vadeli büyüme hızını doğrudan belirleyecektir. Önümüzdeki dönemde proje geliştiricilerin daha esnek modeller araması kaçınılmaz görünüyor.

    Kaynak: Teknoblog Haberin tam sayfası →

    Donanım
    • DonanımHaber
    Suudi Arabistan güneş santralini nesli tükenen ceylanlara açtı
    Fotoğraf: DonanımHaber

    Suudi Arabistan yenilenebilir enerji tesisini korunaklı bir üreme alanına dönüştürdü. Proje sayesinde panellerin sağladığı gölge sıcaklığı düşürürken ceylan nüfusunun önümüzdeki yıllarda ciddi oranda artması hedefleniyor.

    • 250 MW kapasiteli güneş santrali 505 hektarlık alanda ceylan üreme merkezine dönüştürüldü.
    • Panellerin altındaki zemin sıcaklığı doğrudan güneş alan bölgelere göre 5 ila 10 derece daha serin.
    • Bilimsel modellemelere göre santraldeki sürünün 2031 yılında yaklaşık 600 hayvana ulaşması bekleniyor.

    Suudi Arabistan yönetimi, elektrik üretim faaliyetleri ile koruma çalışmalarını bir araya getiren sıra dışı bir projeyi hayata geçirdi. Toplam 250 megavat kapasiteye sahip olan ve 505 hektarlık araziye yayılan güneş enerjisi tesisi, nesli tehlike altındaki kum ceylanlarının yaşam ve üreme alanı haline getirildi. Yırtıcılara karşı güvenli çitlerle çevrilen bu geniş sahanın önemli bir kısmı hayvanların doğal habitatına uygun olarak düzenlenirken pilot uygulamalar hızla sürdürülüyor.

    Çöl ikliminin zorlu koşullarında kurulan bu tesis, yenilenebilir enerji altyapısının hayvanlar için ekolojik bir fayda sağlayabileceğini kanıtlıyor. Araştırma verilerine göre güneş panellerinin gölgelediği zemin sıcaklığı, açıkta kalan alanlara kıyasla 5 ila 10 derece daha düşük seyrediyor. Bu sıcaklık düşüşü, bölgenin aşırı sıcak ikliminde ceylanların konforlu ve güvenli bir yaşam sürmesine doğrudan katkı sunuyor.

    Korunaklı ortam sayesinde rezervin hayvan yetiştirme kapasitesi katlanarak artarken uzman korucular canlıların sağlık durumunu ve sürü davranışlarını yakından izliyor. Ekosistemdeki otları ve ağaç yapraklarını tüketerek beslenen kum ceylanları, bitki örtüsünün dengelenmesinde ve tohumların yayılmasında aktif rol oynuyor. Belirlenen hedefler doğrultusunda ilk yavruların Aralık 2026 tarihinde dünyaya gelmesi planlanıyor.

    Geniş çaplı modelleme sonuçlarına göre tesisteki ceylan popülaritesinin 2031 yılına kadar 600 bireye ulaşacağı tahmin ediliyor. Hayvanların yeterli sayıya ve olgunluğa erişmesinin ardından 24.500 kilometrekarelik devasa rezerv alanına serbest bırakılması amaçlanıyor. Kraliyet kararnamesiyle kurulan Prens Muhammed bin Selman Kraliyet Rezervi, ülkedeki çok sayıda yerli türü yeniden doğal yaşamla buluşturmayı sürdürüyor.

    AI YORUMU

    Yenilenebilir enerji yatırımlarının yalnızca elektrik üretimiyle sınırlı kalmayıp yaban hayatını desteklemesi ekolojik denge açısından sevindirici bir model oluşturuyor. 505 hektarlık sahanın ceylanlar için güvenli bir sığınağa dönüştürülmesi, endüstriyel alanların doğayla uyumlu hale getirilebileceğini net biçimde kanıtlıyor. Sıcaklıkların 5 ila 10 derece düşmesi gibi somut avantajlar sağlanmasaydı, çöl şartlarında bu kadar yüksek bir üreme başarısı yakalamak imkânsız hale gelirdi. Sürü nüfusunun 2031 yılına kadar 600 hayvana ulaşma hedefi, projenin sadece sembolik olmadığını ve somut bir koruma vizyonuna dayandığını gösteriyor.

    Kaynak: DonanımHaber Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler