Gelir İdaresi Başkanlığı, Dijital Mükellef Temsilcisi Projesi kapsamında 7/24 hizmet verecek yapay zeka destekli sohbet robotlarını devreye alıyor. 2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı ile vergi sisteminde teknolojik dönüşüm hızlanırken, yeni nesil iletişim kanalları sayesinde mükelleflerin gerçek zamanlı destek alması hedefleniyor.
Öne çıkanlar
7/24 çalışan yapay zeka tabanlı dijital mükellef temsilcisi hizmete sunulacak.
Vergi mevzuatı yapay zeka altyapısına entegre edilerek gib.gov.tr üzerinden erişime açılacak.
GİBMOBİL uygulamasına yapay zeka destekli yeni işlevler eklenecek.
Haberin Detayı
Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), vergi hizmetlerinde dijital dönüşümü hızlandırmak amacıyla yeni bir döneme geçiş yapıyor. 2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı kapsamında şekillendirilen Dijital Mükellef Temsilcisi Projesi, vergi sistemini daha şeffaf ve erişilebilir kılmayı amaçlıyor. Bu kapsamda, yapay zeka teknolojisiyle donatılmış, 7/24 kesintisiz hizmet veren bir sohbet robotu geliştiriliyor. Söz konusu teknoloji, mükelleflerin vergi süreçlerine dair sorularını anlık olarak yanıtlamayı ve karmaşık mevzuat konularında rehberlik etmeyi hedefliyor.
Projenin teknik altyapısı, vergi mevzuatının yapay zeka modellerine entegre edilmesiyle güçlendirilecek. Bu entegrasyonun tamamlanmasının ardından, tüm veriler gib.gov.tr adresinden kullanıma sunulacak. Ayrıca, halihazırda kullanılan GİBMOBİL uygulaması da güncellenerek yapay zeka destekli özelliklerle donatılacak. Böylece mükellefler, dijital kanallar üzerinden daha hızlı ve hatasız bilgi alarak işlemlerini elektronik ortamda tamamlama imkanına sahip olacaklar.
Dijital dönüşüm süreci, vergi dairelerinde yürütülen belge ve tebligat işlemlerini de kapsıyor. Fiziksel evrak yükünü azaltmak amacıyla düzenlenen belgelerin tamamen elektronik ortama aktarılması süreci ivme kazanacak. Tebligat süreçlerinin dijitalleşmesiyle birlikte, kamu alacaklarının Hazineye intikal süresinin kısaltılması ve operasyonel verimliliğin artırılması hedefleniyor. Bu adım, kurumların iş yükünü azaltırken mükelleflerin işlemlerini daha kısa sürede sonuçlandırmalarını sağlayacak.
Kayıt dışı ekonomiyle mücadele ise büyük veri analitiği ve yapay zeka destekli risk analiz faaliyetleriyle yürütülecek. Etkin olmayan istisna, muafiyet ve indirimlerin gözden geçirilerek kaldırılması planlanıyor. Borçlu mükelleflerin takibinde kullanılan teknolojik altyapı güçlendirilirken, kamu harcamalarında tasarruf sağlamak amacıyla araç ve gereç yönetimi de sistematik bir analize tabi tutulacak. İhtiyaç fazlası taşıtların devri veya geçici tahsisi gibi yöntemlerle kamu kaynaklarının korunması sağlanacak.
Bütünleşik Kamu Mali Yönetim Bilişim Sistemi, bu dönüşümün merkezinde yer alarak erken uyarı ve tahminleme mekanizmaları sunacak. Belediyeler dahil olmak üzere tüm kamu idarelerinde yaygınlaştırılacak olan bu sistem, veri analitiği ile mali kontrol süreçlerini tek çatı altında toplayacak. Ayrıca e-fatura kapsamının genişletilmesiyle, mali istatistiklerin daha hassas bir şekilde izlenmesi mümkün hale gelecek. Bu bütünleşik yapı, kamu maliyesinin şeffaflığını artırırken, kurumların birbiriyle entegre şekilde çalışmasına imkan tanıyacak.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Vergi sistemine yapay zeka entegrasyonu, manuel süreçlerden kaynaklanan hata payını minimize etme potansiyeli taşıyor. Sistemin başarısı, mevzuatın yapay zeka tarafından ne kadar doğru yorumlanacağına ve vatandaşın bu dijital kanallara ne kadar güven duyacağına bağlı. Özellikle 7/24 hizmet verecek sohbet robotlarının karmaşık vergi istisnaları konusunda vereceği yanıtlar, projenin verimliliğini belirleyen temel unsur olacak. Geleneksel bürokrasinin yerini veri analitiğine dayalı denetimlerin alması, kayıt dışı ekonomiyle mücadele eden kurumlar için dijital bir kaldıraç görevi görüyor.
Gelir İdaresi Başkanlığı, robotik süreç otomasyonu ve dijital uygulamalarla vergi işlemlerini hızlandırdı. Yılın dokuz ayında platform üzerinden 18,3 milyon başvuru elektronik ortamda çözüldü.
Dijital Vergi Dairesi üzerinden yılın 9 ayında 18,3 milyon başvuru alındı.
e-Fatura kullanıcı sayısı yüzde 313 artışla 2,2 milyonu aştı.
Robotik süreç otomasyonuyla 200 binden fazla yazı memur müdahalesi olmadan hazırlandı.
Gelir İdaresi Başkanlığı, vergi hizmetlerinde dijitalleşme hamlelerini genişleterek mükelleflerin işlemlerini internet ortamına taşıdı. Fiziksel vergi dairelerine gitme zorunluluğunu kaldıran uygulamalar, işlemlerin zaman ve mekandan bağımsız şekilde tamamlanmasına olanak tanıyor. İnternet tabanlı platform üzerinden dilekçe, beyanname ve ödeme gibi pek çok farklı işlem pratik bir şekilde yürütülüyor.
Hizmete açıldığı günden bu yana 750 milyonun üzerinde giriş alan platformda bugün 261 farklı hizmet sunuluyor. Yılın ilk 9 ayında toplam 18,3 milyon başvuru ve dilekçe bu kanal üzerinden sisteme aktarıldı. Fatura, irsaliye, serbest meslek makbuzu ve dekont gibi belgelerin elektronik ortama taşınmasıyla yalnızca 2025 yılında yaklaşık 13 milyar elektronik belge üretildi.
Kullanıcı sayısındaki artış oranları da dijital dönüşümün büyüklüğünü gözler önüne seriyor. 2021 yılında 532 bin civarında olan e-fatura kullanıcı tabanı, bu yılın ilk 9 ayında yüzde 313 artış göstererek 2,2 milyonun üzerine çıktı. Benzer şekilde e-defter kullanıcı sayısı yüzde 680 oranında artışla 282 binden 2,2 milyon sınırını aştı.
Başkanlık, iş süreçlerini hızlandırmak amacıyla robotik süreç otomasyonu teknolojilerinden yararlanıyor. Bu kapsamda hata oranını düşüren sistemler sayesinde binlerce yazı ve rapor otomatik olarak üretiliyor. Bugüne kadar 200 binden fazla yazı, memur müdahalesine gerek duyulmadan hazırlanarak ilgili taraflara iletildi.
Merkezi Denetim Sistemi ile 860 vergi dairesindeki işlemler düzenli olarak takip ediliyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yapılan çalışmaların hizmet sürelerini kısalttığını ve kamu kaynaklarının verimli kullanılmasını sağladığını belirtti. Kurum, gelecekte yapay zeka ve büyük veri teknolojilerini de süreçlere entegre etmeyi hedefliyor.
AI YORUMU
Kamusal hizmetlerin dijital ortama taşınması, vatandaşların bürokratik engellerle vakit kaybetmesinin önüne geçiyor. Yılın 9 ayında 18,3 milyon başvurunun elektronik yolla alınması, sistemin gördüğü yoğun ilginin somut bir göstergesidir. Geleneksel yöntemlerin yerini otomasyon süreçlerinin alması, hata payını düşürürken idari maliyetleri de aşağı çekiyor. Önümüzdeki dönemde yapay zeka entegrasyonlarının artmasıyla birlikte denetim mekanizmalarının çok daha nokta atışı çalışması bekleniyor.
İstanbul'da düzenlenecek 9. Uluslararası Gıda Güvenliği Kongresi'nde dijital teknolojilerin gıda zincirindeki rolü tartışılacak. 5-6 Kasım 2026 tarihlerinde toplanacak etkinlikte yapay zekanın risk yönetimi ve izlenebilirlik alanındaki katkıları ele alınacak.
9. Uluslararası Gıda Güvenliği Kongresi 5-6 Kasım 2026 tarihlerinde İstanbul Grand Cevahir Hotel'de yapılacak.
Yapay zeka tabanlı çipler ve dijital parmak izi gibi yenilikçi analiz yöntemleri kongrede tanıtılacak.
Gıda sektöründe üretim aşamasından son tüketiciye ulaşan süreçteki kalite kontrol ve risk tespiti uygulamaları köklü bir değişim sürecinden geçiyor. Yapay zeka ve gelişmiş dijital teknolojiler, tedarik zincirinin her adımında devasa veri setlerinin anlık analiz edilmesine olanak tanıyor. Bu gelişmeler sayesinde olası tehlikeler çok daha erken fark ediliyor ve yetkililer ile üreticiler için karar destek mekanizmaları güçleniyor.
Gıda Güvenliği Derneği ve Uluslararası Gıda Koruma Birliği ortaklığıyla hayata geçirilen 9. Uluslararası Gıda Güvenliği Kongresi, bu teknolojilerin sektörel yansımalarını derinlemesine inceleyecek. İstanbul Grand Cevahir Hotel ev sahipliğinde gerçekleşecek buluşmada, ulusal ve uluslararası arenadan pek çok uzman bir araya gelecek. Etkinlik boyunca tarımsal üretimden depolamaya kadar tüm aşamalardaki dijitalleşme hamleleri katılımcılara aktarılacak.
Ürünlerin orijinal yapısının doğrulanması ve sahteciliğin önlenmesi, tüketici sağlığının korunmasında kritik bir paya sahip bulunuyor. Çip üstü laboratuvar analizleri ve dijital gıda parmak izi gibi yeni nesil yöntemler, geleneksel kontrol mekanizmalarını tamamlayıcı nitelik taşıyor. Dijital izlenebilirlik sistemleri ise gıdanın kat ettiği mesafeyi şeffaf bir şekilde takip ederek olası aksaklıklara anında müdahale edilmesini sağlıyor.
Yalnızca klasik kalite kontrol süreçleriyle sınırlı kalmayan yapay zeka, görevleri bağımsız olarak yürütebilen Agentic sistemleri de sektöre kazandırıyor. Bu modern yaklaşımlar gıda güvenliği kurallarına sürekli uyum sağlanmasını desteklerken yeni uygulama alanlarının kapısını aralıyor. Ancak teknolojinin getirdiği avantajların yanı sıra veri doğruluğu ve aşırı bağımlılık gibi risk faktörlerinin de uzmanlarca titizlikle incelenmesi gerekiyor.
AI YORUMU
Teknolojinin sunduğu otomasyon imkanları denetim maliyetlerini düşürürken veri bütünlüğünün korunması zorunlu bir kural olarak öne çıkıyor. İstanbul'daki kongrede ele alınacak Agentic sistemler, manuel hataları asgari düzeye indirme potansiyeli taşıyor. Yapay zeka algoritmaları insan uzmanlığıyla desteklenmediği takdirde hatalı veri çıkışları tedarik zincirinde büyük krizlere yol açabilir.
Huawei, İtalya'da düzenlenen etkinlikte yerel şirketlerin teknoloji entegrasyonunu kolaylaştıran SCALE programını hayata geçirdi. Yeni çerçeve, bölgedeki 5 binden fazla iş ortağının hizmet kalitesini artırmayı ve sektörel çözümleri optimize etmeyi hedefliyor.
Program Floransa'daki Huawei Connect Europe etkinliğinde duyuruldu.
Avrupa genelinde 5 binden fazla iş ortağıyla ortak çalışma yürütülüyor.
Girişim yerel sektörlerin ihtiyaçlarına göre çözüm geliştirmeyi amaçlıyor.
Teknoloji devi Huawei, kıta genelindeki dijitalleşme faaliyetlerine yenilerini eklemeye devam ediyor. Şirket, İtalya'nın Floransa şehrinde kapılarını açan Huawei Connect Europe buluşmasında kurumsal iş ortakları için özel olarak tasarlanan SCALE programının lansmanını gerçekleştirdi. 15 Ekim tarihinde kamuoyuna duyurulan bu yapı, yerel pazar dinamiklerine uygun teknolojik altyapıların sunulmasını ve hizmet süreçlerinin hızlandırılmasını merkeze alıyor.
Etkinlik kapsamında açıklamalarda bulunan üst düzey yöneticiler, bölgedeki iş ekosisteminin önemine dikkat çekti. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı David Wang, kıta genelinde 5 binden fazla ortakla aktif bir şekilde çalıştıklarını belirterek yapay zeka ve benzeri yenilikçi araçların verimlilik artışındaki rolünü paylaştı. Kurumsal Satışlar biriminin yöneticisi Leo Chen ise yerel sektörlerin somut ihtiyaçlarına yanıt veren ürün tasarımları ile saha hizmetlerinin aynı çatı altında birleştirileceğini ifade etti.
Yeni çerçeve programı; senaryo bazlı çözüm üretimi, ortak yenilik faaliyetleri, pazarlama uyumu ve yerel destek hizmetleri gibi çeşitli başlıkları kapsıyor. Mevcut Huawei + Partners modelinin üzerine inşa edilen bu strateji, kalite standardını korumayı ve iş birliği süreçlerini daha verimli kılmayı amaçlıyor. Ancak paylaşılan ilk bilgilerde ortaklara aktarılacak finansal kaynak miktarı veya ülkelere özel takvim detayları yer almadı.
Fortezza da Basso'da 11. kez düzenlenen zirvenin ana gündem maddesini dijital ve çevresel dönüşümün eş zamanlı ilerletilmesi oluşturdu. İki gün süren organizasyon boyunca 2 bin metrekarelik sergi alanında veri depolama, optik ağlar, bulut sistemleri ve elektrikli araç şarj altyapıları gibi birçok farklı konu masaya yatırıldı. SCALE programının somut çıktıları, ilerleyen dönemde iş ortaklarının sahada sunacağı yeni hizmetler ve şirketin yapacağı ek açıklamalarla netleşecek.
AI YORUMU
Beş binin üzerinde iş ortağıyla yürütülen bu operasyon, markanın bölgedeki yerelleşme stratejisinin somut bir göstergesidir. Finansal detayların henüz paylaşılmamış olması, projenin şimdilik altyapı ve koordinasyon odaklı ilerleyeceğini düşündürtüyor. Önümüzdeki dönemde yerel entegratörlerin bu yeni modeli kendi hizmetlerine ne kadar hızlı uyarlayacağı pazarın yönünü belirleyecektir.
İngiltere'de düzenlenen tek kullanımlık elektronik sigara yasağı anketine yapay zeka botları tarafından on binlerce sahte yanıt gönderildiği ortaya çıktı. Bakanlık tarafından 90 bin 835 geçersiz veri ayıklanırken, gerçek katılımcıların büyük çoğunluğunun yasakları desteklediği tespit edildi.
Hükümetin anketine katılan 118 bin 756 yanıtın 90 bin 835'i sahte çıktı
Botlar tarafından oluşturulan veriler, elektronik sigara kısıtlamalarına karşı organize bir direnç sergiledi
Geçersiz yanıtlar çıkarıldığında, halkın yüzde 79,6'sının yasakları desteklediği belirlendi
İngiltere Sağlık ve Sosyal Bakım Bakanlığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı bir halk sağlığı anketi, teknolojik bir manipülasyon girişimiyle karşı karşıya kaldı. 2023 yılında tek kullanımlık elektronik sigara satışlarını kısıtlamayı hedefleyen tasarı için açılan kamuoyu yoklamasına, yapay zeka tarafından üretilmiş on binlerce sahte yanıt gönderildiği tespit edildi. Tobacco Control dergisinde paylaşılan analizler, katılımcıların büyük bir kısmının gerçek bireyler olmadığını, aksine bir yazılım tarafından otomatik olarak oluşturulduğunu ortaya koydu.
Bakanlık görevlileri, toplam 118 bin 756 adet yanıtı inceleyerek bunların büyük bir kısmının sisteme sızdığını belirledi. Yapılan detaylı tarama sonucunda 90 bin 835 yanıtın botlar tarafından üretildiği anlaşıldı ve bu veriler anket sonuçlarından bütünüyle temizlendi. Bu ayıklama işlemi, botların nihai karar alma mekanizmasına etki etmesini engelledi ve sürecin güvenilirliğini korudu.
Uzmanlar, bu durumun bir devlet politikasına müdahale etmek amacıyla yapay zekanın kullanıldığı ilk organize girişimlerden biri olduğunu değerlendiriyor. Araştırmacılar, bu koordineli kampanyanın geçmişte tütün endüstrisi tarafından uygulanan benzer manipülasyon taktikleriyle büyük benzerlik taşıdığını vurguladı.
Botlardan gelen yanıtların tamamının çoktan seçmeli seçeneklere odaklanması, müdahalenin belirli bir amaç için kurgulandığını kanıtladı. Özellikle elektronik sigara kısıtlamalarına karşı çıkan tek bir soru etrafında yoğunlaşan bu sahte veriler, sistem üzerinde haksız bir kamuoyu algısı oluşturmaya çalıştı. Ancak bot verileri devre dışı bırakıldığında, gerçek katılımcıların yüzde 79,6'sının kısıtlamalara destek verdiği net bir biçimde görüldü.
Yapay zekanın demokratik süreçleri etkileme potansiyeli, İngiliz sağlık yetkililerini harekete geçirdi. Sigara ve Sağlık Eylemi başkan yardımcısı Caroline Cerny, halk sağlığıyla ilgili kararların manipüle edilmiş verilerle değil, sağlam bilimsel kanıtlarla alınması gerektiğini savundu. Gelecekte benzer saldırıların artabileceği uyarısında bulunan uzmanlar, çevrimiçi katılım süreçlerinin teknolojik koruma kalkanları ile güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
AI YORUMU
Demokratik mekanizmaların teknolojik manipülasyonlara karşı ne kadar kırılgan olduğu, bu vakada 90 binin üzerindeki sahte verinin sisteme sızmasıyla açığa çıktı. Karar vericilerin halkın görüşünü ölçmek için kullandığı geleneksel anket yöntemleri, yapay zeka araçlarının hızlı veri üretme kapasitesi karşısında artık yetersiz kalıyor. Eğer kamuoyu yoklamalarında dijital doğrulama sistemleri devreye alınmazsa, yapay zeka destekli lobi faaliyetleri siyasi kararları tamamen gerçek dışı verilerle yönlendirebilir.