Yalnızca seçtiğin başlıklardan bildirim gelir (varsayılan: günde ~10 bildirim).
Genel son dakika
Kapalıyken yalnızca seçtiğin başlıklar gelir. Tüm ayarlar için Profil sayfasına git.
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Teknoloji
Ethernet kablosu takılıyken Wi-Fi kapatılmalı mı
•1 dk okuma
Paylaş
HTeknoloji
Fotoğraf: CHIP Online
Özet
Bilgisayarlarda kablolu bağlantı kullanırken kablosuz ağı manuel kapatma zorunluluğu bulunmuyor. Modern işletim sistemleri veri akışını otomatik olarak Ethernet üzerinden yönetiyor.
Öne çıkanlar
İşletim sistemleri kablolu interneti otomatik olarak öncelikli hale getiriyor
Mac cihazlarda Wi-Fi açık kalması AirDrop gibi özellikleri aktif tutuyor
Öncelik sorunu yaşanırsa bağdaştırıcı ayarlarından düzenleme yapılabiliyor
Haberin Detayı
Masaüstü veya dizüstü bilgisayarlarda kablosuz ağ aktifken Ethernet kablosu bağlandığında, internet akışının hangi kaynaktan ilerleyeceği merak ediliyor. Kullanıcılar kablolu bağlantıya geçtiklerinde kablosuz ağı devre dışı bırakma gereksinimi duyabiliyor. Ancak güncel işletim sistemlerinin yapısı bu manuel işlemi genellikle gereksiz kılıyor.
Windows, macOS ve Linux gibi yaygın sistemler, kablolu bağlantı algılandığında trafiği otomatik olarak bu hatta yönlendiriyor. Oyuncular veya yüksek veri transferi yapanlar, kablonun sunduğu düşük gecikme ve hız avantajından yararlanmak için ek bir ayar yapmadan doğrudan çalışabiliyor. Sistem arka planda en verimli yolu seçerek veri aktarımını sürdürüyor.
Mac platformunu tercih edenler için kablosuz ağı açık bırakmak ek avantajlar sunuyor. İnternet erişimi Ethernet üzerinden sağlanırken Wi-Fi bağlantısının açık kalması, AirDrop ve benzeri kablosuz servislerin kesintisiz çalışmasına olanak tanıyor. Bu nedenle kullanıcıların kablosuz ağı tamamen kapatması zorunlu bir adım olarak görülmüyor.
Aktif bağlantı türünü doğrulamak oldukça kolay işlemlerle yapılabiliyor. Windows kullanıcıları görev çubuğundaki ağ simgesini kontrol edebilirken, macOS kullanıcıları sistem ayarlarından etkin bağlantıyı görebiliyor. Nadiren de olsa öncelik çakışması yaşanması durumunda, ağ ayarlarından servis sırasını değiştirmek veya bağdaştırıcıyı devre dışı bırakmak mümkün oluyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Günlük kullanımda internet performansını artırmak için kablosuz ağı sürekli manuel kapatma alışkanlığına gerek kalmıyor. İşletim sistemlerinin sunduğu otomatik önceliklendirme mekanizmaları, kullanıcıların hız kaybetmeden işlem yapmasını sağlıyor. Özellikle macOS tarafında AirDrop gibi servislerin sürekliliği için kablosuz bağlantının açık kalması pratik bir yaklaşım sunuyor. Manuel müdahale yalnızca ağ çakışmalarının yaşandığı istisnai durumlarda işlevsellik kazanıyor.
Kaynak:
CHIP Online
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
💬 Yorumlar
Hesap gerekmez · reklamsız
Yorumlar yükleniyor…
İlk yorumu sen yaz.
💬 Yorumlar kısa süre içinde açılacak. Bu arada görüşünü e-posta ile iletebilirsin.
PHP’de tespit edilen iki kritik güvenlik açığı, küresel web altyapısında panik yarattı. Hükümetler ve medya kuruluşları, riskten kaçınmak için sitelerini geçici olarak kapatırken, FBI hızlı bir güncelleme yayınladı.
CVE‑2026‑109618 ve CVE‑2026‑109619, PHP’de uzaktan kod çalıştırma yeteneği veriyor.
Finlandiya, Hollanda ve İngiltere gibi ülkelerde kamu kurumları, sitelerini geçici olarak kapattı.
FBI, güncelleme yapılamayan kuruluşlara sistemleri çevrimdışı tutmalarını öneriyor.
PHP, internetin 80 %’inden fazlasını besleyen bir dil olarak bilinirken, son araştırmalar iki kritik açığı ortaya çıkardı. CVE‑2026‑109618 ve CVE‑2026‑109619, saldırganların PHP çekirdeğinde uzaktan kod çalıştırmasına izin vererek hassas veri sızdırma riskini artırıyor.
Özellikle kamu kurumları ve medya kuruluşları, bu açıkların potansiyel etkisi nedeniyle sitelerini geçici olarak devre dışı bıraktı. Finlandiya’nın e‑hizmetleri, Hollanda’nın Ulusal Halk Sağlığı Enstitüsü ve parlamentonun alt kanadı, Edinburgh Belediyesi’nin web sitesi gibi örnekler, bu panik sürecinin küresel ölçekte yayıldığını gösteriyor.
FBI’nin siber bölümü, kuruluşlara iki yol gösterdi: (1) Acilen güncellenemeyen sistemleri çerçeve dışı tutmak, (2) PHP kurulumlarını yeni güvenlik yamalarıyla hemen güncellemek. Aynı zamanda, şüpheli faaliyetleri izlemek için süreç izleme araçları kullanılması önerildi.
Şu anki bilgiler, PHP’nin resmi duyurusu, CERT‑EU ve CISA’nın Exploited Vulnerabilities kataloğu üzerinden takip edilebilir. Bu olay, web altyapısının karmaşıklığının ve kritik yazılımların güncelleme süreçlerinin ne kadar hassas olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
AI YORUMU
Bu gelişme, web teknolojilerinin karşı karşıya olduğu riskleri bir kez daha gündeme taşıdı. Açıkların küresel çapta siteleri kapatması, siber güvenlik ekosistemindeki boşlukları ve güncelleme süreçlerinin ne kadar kritik olduğunu vurguluyor. Kurumlar için acil önlemler alınması, gelecekte benzer olayların önüne geçme yönünde bir hatırlatma niteliğinde.
YouTube, ABD'de oturum açmış İngilizce konuşan belirli kullanıcılar için masaüstü arama sonuçlarında "YouTube'a Sor" adlı yapay zeka destekli özelliği sınırlı bir deneme aşamasına soktu. Sistem, açık uçlu sorulara ve "nasıl yapılır" aramalarına metin tabanlı özet ve video içi zaman damgalı önemli anlar sunarak izlenme davranışlarını değiştirebilir.
YouTube, ABD'de oturum açmış İngilizce kullanıcılar için "YouTube'a Sor" özelliğini test ediyor
Yapay zeka, video ön izlemesi olarak metin özetleri ve ilgili anları gösteriyor
İçerik üreticileri, tıklama oranları ve gelirleri üzerindeki etkisi nedeniyle yakından izliyor
YouTube, masaüstü arama sayfasına yeni bir deneysel katman ekledi. "YouTube'a Sor" adı verilen bu özellik, yalnızca ABD'de oturum açmış ve İngilizce sorgu yapan seçilmiş kullanıcılar için erişilebilir durumda. Kullanıcılar, açık uçlu sorularını girdiklerinde yapay zeka, ilgili videolardan alınan kritik anları zaman damgalarıyla birlikte kısa metin özetleri sunuyor.
Sistemin en belirgin farkı, izleyicinin videoyu açmadan önce sorusuna doğrudan yanıt alabilmesi. Örneğin, duvar lekelerini temizleme yöntemi arayan bir kullanıcı, birkaç video başlığını tek tek incelemek yerine bir özet ve ilgili anları görerek çözüm adımlarını hızlıca öğrenebiliyor. Bu yaklaşım, arama deneyimini metin odaklı bir bilgi kaynağına dönüştürüyor.
YouTube'un geleneksel arama motoru, sorguya en uygun videoları sıralarken yeni özellik, standart video listesinin üzerinde bir önizleme kutusu olarak beliriyor. Kullanıcılar "Daha fazlasını göster" butonuyla yanıtı genişletebiliyor ya da sayfayı aşağı kaydırarak klasik video sonuçlarına ulaşabiliyor. Bu tasarım, izleyicinin arama sayfasından ayrılmadan bilgiye ulaşmasını amaçlıyor.
İçerik üreticileri, bu yapay zeka destekli ön izlemelerin izlenme sayılarını ve reklam gelirlerini nasıl etkileyeceği konusunda endişeli. Özellikle eğitim ve rehber odaklı kanallar, izleyicilerin sadece ilgili bölümleri izleyip geri kalanını atlaması durumunda toplam izlenme süresinin düşebileceğini belirtiyor. Şu ana kadar test aşamasında elde edilen kesin veri ise paylaşılmadı.
AI YORUMU
Yeni yapay zeka tabanlı arama ön izlemesi, video izlenme süresini kısaltarak içerik üreticilerinin gelir modelini zorlayabilir. Çünkü sistem, kullanıcıların uzun videoları izlemek yerine sadece ihtiyacı olan kısmı seçmesine imkan tanıyor. Bu durum, özellikle reklam gelirine bağlı küçük kanallar için risk oluşturuyor. Rekabet açısından, Google Arama'daki benzer özetleme özelliğiyle kıyaslandığında YouTube'un bu adımı, platform içi keşfi yeniden şekillendirebilir ve reklamverenlerin stratejilerini değiştirebilir.
Türkiye'nin bağımsız internet servis sağlayıcılarından TurkNet, uluslararası arenada yüksek hızlı genişbant kategorisinde ödüle layık görüldü. Şirket, öz sermayesiyle genişlettiği altyapı ve taahhütsüz model çalışmalarıyla küresel standartlarda kabul gördü.
Boston Brand Research & Media tarafından Global Brand Frontier Awards 2026 ödülü verildi.
Şirketin kendi öz sermayesiyle büyüttüğü fiber altyapı yatırımları ödülde belirleyici oldu.
Kullanıcı odaklı ve taahhütsüz hizmet modeli bağımsız jüri tarafından takdir kazandı.
Türkiye telekomünikasyon pazarında faaliyet gösteren bağımsız sağlayıcılardan TurkNet, uluslararası çapta yürütülen bir değerlendirmede başarı elde etti. Elde edilen bu başarı, yerli sermaye ile yürütülen altyapı hamlelerinin uluslararası düzeyde karşılık bulduğunu gösteriyor.
Organizasyon kapsamında yapılan jüri değerlendirmelerinde, kurumun son dönemde hız kazandıran fiber şebeke yatırımları öne çıktı. Geleneksel telekomünikasyon kalıplarının dışına çıkan operasyon modeli ve dijital odaklı yaklaşım, bağımsız değerlendirme kurulunun dikkatini çekti. Büyükşehirlerin yanı sıra farklı illerde de genişletilen GigaFiber ağı, hizmet kalitesinin artmasında başrol oynadı.
Yüksek bant genişliği ihtiyacının hızla arttığı günümüz dijital dünyasında simetrik hız sunan taahhütsüz model, tüketiciler için güçlü bir alternatif oluşturuyor. TurkNet bu yapısıyla kullanıcı deneyimini merkeze koyan bir çizgi izliyor. Şirketin aldığı uluslararası ödül, yerli altyapı çalışmalarının sadece ulusal pazarda değil global standartlarda da kabul gördüğünü kanıtlıyor.
AI YORUMU
Yerli altyapı yatırımlarının uluslararası alanda ödüllendirilmesi, pazarın rekabet dinamiklerini doğrudan etkileyen bir unsurdur. Geleneksel taahhüt modellerine karşı sunulan serbest alternatiflerin jüri tarafından tescillenmesi, tüketici beklentilerinin değiştiğini net bir şekilde gösteriyor. Simetrik hız ve öz sermaye yatırımı odaklı bu büyüme modeli, sektördeki diğer oyuncuların da stratejilerini gözden geçirmesine zemin hazırlayabilir.
Geçmişe dönük bir açıklamada, eski başkan Donald Trump, İran ile şu anda bir müzakere sürecinin olmadığını belirtti. Trump’ın bu ifadesi, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerdeki belirsizliği yansıtıyor.
Trump, İran ile mevcut bir müzakere süreci olmadığını açıkladı
İki ülke arasındaki diplomatik gerilim hala yüksek
İlaç ve enerji politikalarındaki anlaşmazlıklar devam ediyor
Geçtiğimiz günlerde Donald Trump, sosyal medya üzerinden İran’a yönelik bir mesaj yayınladı. Trump, "Şu an bir müzakere süreci yok" diyerek, iki ülke arasındaki mevcut diplomatik ilişkilerin resmi bir müzakere platformuna sahip olmadığını vurguladı. Trump’ın açıklaması, iki ülke arasındaki uzun süredir devam eden gerilimlerin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. İslam Cumhuriyeti İran, son yıllarda ABD ile ilişkilerini normalize etmeye çalışırken, Trump’ın bakış açısı bu çabaları kritik bir şekilde eleştiriyor. İki taraf arasında enerji ve nükleer programları konularında ciddi anlaşmazlıklar var. Trump’ın bu açıklaması, uluslararası topluluk tarafından dikkatle takip ediliyor ve bölgesel istikrar üzerinde potansiyel bir etkisi olabilir. Gelecekteki gelişmeler, siyasi liderlerin tutumlarının değişmesiyle şekillenebilir. Trump’ın sözleri, ABD içindeki bazı siyasi gruplara da moral veriyor ve uluslararası ilişkilerdeki karmaşık dinamikleri bir kez daha gündeme taşıyor.
AI YORUMU
Trump’ın bu açıklaması, hem ABD hem de İran tarafında mevcut diplomatik stratejilerin yeniden gözden geçirilmesi ihtiyacını doğuruyor. İki ülkenin halkları için belirsizliği arttırırken, bölgesel istikrar için yeni bir yol arayışı başlatılıyor. Bu hareket, küresel güç dengelerinde küçük bir dalgalanma yaratabilir.