Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Kültür
Eskişehir'de Mukaddes Emanetler sergisi ziyarete açıldı
•1 dk okuma
Paylaş
HKültür
iFotoğraf: Tess Mattew · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons
Özet
Asr-ı Saadet dönemine ait kutsal emanetler, Eskişehir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Sergi Salonu'nda izlenime sunuldu. MÜSİAD Eskişehir Şubesi ev sahipliğinde düzenlenen koleksiyon, 25 Ekim Cuma gününe kadar ziyaret edilebilecek.
Öne çıkanlar
Eskişehir'de Asr-ı Saadet dönemine ait kutsal emanetler sergisi açıldı.
Sergi küratörlüğünü koleksiyoner Erol Güzel üstlendi.
Etkinlik 25 Ekim Cuma günü sona erecek.
Haberin Detayı
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği Eskişehir Şubesi tarafından organize edilen Mukaddes Emanetler Sergisi, kentteki sanatseverlerle buluştu. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Sergi Salonu'nda kurulan serginin açılış törenine yerel protokol ve çok sayıda vatandaş ilgi gösterdi. Tarihi ve manevi mirası buluşturan bu özel koleksiyon, kapılarını ziyaretçilere resmen açtı.
Dr. Emine Gümüşsoy katılım sağladı. Ayrıca İl Müftüsü Muharrem Gül ile MÜSİAD Eskişehir Şube Başkanı Oğuz Özdemir de törende hazır bulundu.
Vali Erdinç Yılmaz açılışta yaptığı konuşmada, Hazreti Muhammed'i anmanın ve manevi değerleri muhafaza etmenin önemine değindi. MÜSİAD Şube Başkanı Oğuz Özdemir ise milli ve manevi birikimlerin gelecek kuşaklara aktarılmasında bu tür kültürel faaliyetlerin kritik bir köprü görevi üstlendiğini vurguladı.
Koleksiyoner Erol Güzel'in küratörlüğünde hazırlanan sergi alanında Kabe örtüleri, Sakal-ı Şerifler ile birlikte Kabe, Medine ve Kudüs maketleri yer alıyor. Asr-ı Saadet döneminin manevi atmosferini yansıtan parçaların bulunduğu bu özel sergi, 25 Ekim Cuma günü mesai bitimiyle sona erecek.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Manevi değerleri toplumsal hafızada canlı tutmayı amaçlayan bu tür sergiler, özellikle genç kuşakların kültürel kökleriyle bağ kurmasını sağlıyor. Açılışta yer alan yerel yöneticilerin katılımı, kurumsal sahiplenmenin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Tarihî objelerin şehir merkezinde sergilenmesi, müze dışındaki kamusal alanların kültürel etkinliklerle nasıl zenginleşebileceğini ortaya koyuyor. Önümüzdeki günlerde binlerce kişinin ziyaret etmesi beklenen bu organizasyon, kısa süreli süresine rağmen yoğun ilgi görecektir.
Kaynak:
CNN Türk
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
💬 Yorumlar
Hesap gerekmez · reklamsız
Yorumlar yükleniyor…
İlk yorumu sen yaz.
💬 Yorumlar kısa süre içinde açılacak. Bu arada görüşünü e-posta ile iletebilirsin.
Samsun kenti sanat dünyasını buluşturan önemli bir organizasyona ev sahipliği yapıyor. İlk kez düzenlenen buluşma, bölgedeki yaratıcı üretimi desteklemek amacıyla sanatçıları ve meraklıları bir araya getirdi.
1. Samsun Sanat Çalıştayı kentte resmen kapılarını açtı
Farklı disiplinlerden pek çok sanatçı etkinlikte yer alıyor
Çalıştay boyunca çeşitli atölye çalışmaları ve söyleşiler yapılacak
Karadeniz bölgesinin sanat hayatına yeni bir soluk getirmesi hedeflenen etkinlik, yerel ve ulusal düzeyde tanınan isimleri aynı çatı altında buluşturdu. Şehrin kültürel dokusunu zenginleştirmek amacıyla planlanan buluşma, katılımcılara farklı disiplinlerde üretim yapma imkanı tanıyor.
Organizasyon komitesinden edinilen bilgilere göre, program süresince resim, heykel ve el sanatları gibi alanlarda uygulamalı atölyeler gerçekleştirilecek. Sanatseverler, atölye çalışmaları sırasında ustaların üretim süreçlerini yakından gözlemleme şansı bulacak.
Bölge halkının ve genç yeteneklerin sanatsal farkındalığını artırmayı amaçlayan çalıştay, sergiler ve panellerle zenginleştirilen bir takvime sahip. Etkinlik alanında kurulan sergi alanlarında, katılımcıların eserleri ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor.
Kültür sanat alanındaki bu tür toplu buluşmaların, şehirdeki yaratıcı endüstrilerin gelişimine zemin hazırladığı biliniyor. Çalıştayın kapanış gününe kadar sürecek olan oturumlar, yerel sanatçıların birbirleriyle deneyim paylaşması açısından da fırsat sunuyor.
AI YORUMU
Yerel dinamikleri harekete geçiren bu tür buluşmalar, büyükşehirlerin dışındaki kültürel hareketliliği canlı tutmak adına atılması gereken temel adımlardan biridir. Sadece sergileme alanı sunmakla kalmayan bu tarz çalıştaylar, yeni sanatçıların keşfedilmesine ve şehirler arası sanatsal köprülerin kurulmasına zemin hazırlıyor. Etkinliğin uzun vadede kalıcı atölye ve galeri yatırımlarını tetiklemesi bekleniyor.
Rennes Operası ile Amed arasında kurulan yeni köprü, iki farklı coğrafyanın sanatçısı ve kurumunu ortak bir yaratım sürecinde buluşturuyor. Bu girişim, sınırları aşan uluslararası iş birliklerine sahne olurken sahne sanatlarında ortak yapımların önünü açıyor.
Rennes Operası ve Amed arasında ortak sanat buluşması hayata geçiriliyor.
Farklı kültürlerin sahne sanatları alanındaki birikimlerini ortak bir zeminde buluşturuyor.
Uluslararası sanat ağlarının güçlenmesine ve yeni ortaklıklara zemin hazırlıyor.
Sanat dünyasında sınırları ortadan kaldıran yeni bir etkileşim süreci başlarken Rennes Operası ile Amed arasında köprü kuruluyor. Bu adım, farklı coğrafi ve kültürel kökenlere sahip sanat topluluklarının aynı sahnede ve ortak bir dilde buluşmasını amaçlıyor. Hazırlanan proje, iki bölgenin sanatsal birikimini harmanlayarak izleyicilere çok katmanlı bir deneyim sunmayı hedefliyor.
Kültürel diplomasi ve sanatın evrensel gücü ekseninde şekillenen bu buluşma, yerel unsurların evrensel formlarla nasıl harmanlanabileceğine dair yeni örnekler ortaya koyuyor. Ortak çalışmalar kapsamında müzik, tiyatro ve sahne sanatlarının farklı disiplinleri bir araya gelerek hibrit yapımlar üretiyor. Sanatçılar, prova sürecinden sahnele aşamasına kadar yoğun bir kültürel alışveriş deneyimi yaşıyor.
Uluslararası sanat platformlarında ses getirmesi beklenen bu ortaklık, gelecekteki benzer projelere ilham kaynağı olmayı amaçlıyor. Kurumlar arası anlaşmalar sayesinde her iki bölgeden genç yetenekler de ustalarla çalıştaylarda bir araya gelme fırsatı yakalıyor. Gerçekleşen bu sanatsal köprü, yerel sahnelerin küresel ağlara entegrasyonunu hızlandırırken sanatseverler için de zengin bir alternatif oluşturuyor.
AI YORUMU
Sanat kurumlarının coğrafi sınırları aşarak ortak yapımlara yönelmesi, yerel anlatıların küresel sahnelerde ses bulması açısından belirleyici bir eşiktir. Rennes ile Amed arasındaki bu etkileşim, yalnızca bir turne veya geçici gösteri olmanın ötesinde kalıcı bir sanatsal hafıza inşa etme potansiyeli taşır. Benzer uluslararası projelerle kıyaslandığında, bu tür yerel kökenli insiyatifler kültürel çeşitliliğin korunmasına doğrudan katkı sağlar. Önümüzdeki dönemde bu ortaklığın yeni ortak yapımları tetiklemesi ve genç sanatçılara yeni uluslararası kariyer yolları açması bekleniyor.
Malatya'da aile ortamında başlayan küçük canlandırmalar, çocukların tiyatro sahnesine adım atmasını sağladı. Aralarında kardeşlerin de bulunduğu 14 öğrenci, son bir yılda altı kez sahne alarak bin kişiye ulaştı.
Malatya'da 14 çocuk son bir yılda altı kez sahne alarak yaklaşık bin izleyiciyle buluştu.
Ailelerin desteğiyle ev ortamından sahnede gösterilere dönüşen projede peygamberlerin hayatı işleniyor.
Öğrenciler hem kendilerini geliştiriyor hem de okullarında arkadaşlarını tiyatroya teşvik ediyor.
Malatya'da velilerin ve çocukların bir araya geldiği sosyal buluşmalar, yeni bir kültürel çalışmanın kıvılcımını yaktı. Başlangıçta ev ortamında gerçekleştirilen küçük canlandırmalar, zamanla çocukların sahnede sergilediği tiyatro oyunlarına dönüştü. Velilerin rehberliğinde hazırlanan bu etkinlikler, öğrencilerin hem sanatsal yeteneklerini keşfetmesini hem de öz güven kazanmasını sağladı.
Alınan olumlu tepkilerin ardından okullarında ve farklı salonlarda gösteriler düzenlemeye başlayan çocuklar, son bir yılda toplam altı kez sahne aldı. Bu süreçte sergilenen oyunlar yaklaşık bin izleyici tarafından büyük bir ilgiyle takip edildi.
Çocukların sahne heyecanını yenmesinde ve çalışmaların büyümesinde velilerin katkısı büyük rol oynamaya devam ediyor. Kostüm tasarımından senaryo yazımına kadar her aşamada aktif rol alan aileler, çocukların televizyon ve tablet başından uzaklaşarak sanata yönelmesini destekliyor. Son oyunlarında 170 kişilik salonun kapasitesini aşarak 400 seyirciye ulaşan ekip, okullardan gelen yeni davetler doğrultusunda provalarını sürdürüyor.
Tiyatro sahnesinde rol alan 10 yaşındaki öğrenciler Ömer Yavuz Turancı ve Ayşe Afra Karaağaç, ilk başta yaşadıkları heyecanı arkadaş desteğiyle geride bıraktıklarını belirtti. Kalabalık önünde oynamanın zorluklarını ezber süreciyle aştıklarını ifade eden çocuklar, yaşadıkları mutluluğu paylaşarak çevrelerindeki diğer akranlarını da bu sanatsal faaliyetin içine katılmaya davet ediyor.
AI YORUMU
Sanatsal faaliyetlerin erken yaşta çocukların öz güven gelişimine yaptığı katkı, bu tür yerel projelerin ne denli değerli olduğunu açıkça gösteriyor. Sadece 14 çocukla sınırlı kalan grubun kısa sürede bin kişiye ulaşması, doğru yönlendirmeyle yerel inisiyatiflerin ne kadar büyük bir kitleye hitap edebileceğinin somut bir kanıtıdır. Dijital ekran bağımlılığının yaygın olduğu bir dönemde, ailelerin desteğiyle kurulan bu tiyatro kulübü benzer girişimler için örnek teşkil ediyor. Katılımcı sayısının artırılması ve salon kapasitelerinin yetersiz kalması, projeye olan talebin sürdürülebilirliğini artırmak adına yeni mekanlara ihtiyaç duyulduğunu ortaya koyuyor.
İzmir'in Tire ve Bayındır ilçelerinde kökleri 1500'lü yıllara dayanan Afro-Türkler yaşamlarını sürdürüyor. Zamanla hane sayıları azalsa da bölge sakinleri komşuluk bağlarını koruyor.
İzmir Tire ve Bayındır'da yaşayan Afro-Türkler asırlık hikayelerini sürdürüyor
Yeniçiftlik Mahallesi'nde yaşayan 83 yaşındaki Mehmet Üstüner atalarının Sudan'dan geldiğini belirtiyor
Mahalledeki Afro-Türk hane sayısının üçe düştüğü ifade ediliyor
Anadolu'ya yüzyıllar önce tarım işçiliği amacıyla gelen Afrika kökenli göçmenlerin torunları İzmir'de hayatlarını devam ettiriyor. Tire ile Bayındır ilçelerinde varlıklarını sürdüren bu topluluk, komşuluk ilişkileri ve ortak yaşam kültürü sayesinde geleneklerini koruyor. Zaman içinde göçler ve yaşam koşulları nedeniyle hane sayıları azalsa da bölge halkı topraklarına bağlı kalmayı sürdürüyor.
Çocukluk yıllarında çevresindeki herkesin beyaz tenli olmasına karşın kendisinin farklı bir görünümde olduğunu belirten Üstüner, dedesinin anlattığı göç hikayeleriyle büyüdüğünü ifade ediyor. Çevresiyle hiçbir zaman uyum sorunu yaşamadığını ve burayı vatanı olarak gördüğünü dile getiriyor.
Mehmet Üstüner'in 56 yıllık eşi 72 yaşındaki Hatice Üstüner, evlilik sürecinde yaşadıkları anıları ve çocuklarının farklı ten renklerine sahip olmasını gülümseyerek paylaşıyor. İlk çocuklarının siyah tenli doğduğunu, sonraki kızlarının ise beyaz dünyaya gelmesi nedeniyle hastanede bebeklerin karışmış olabileceğini düşünüp şaşırdıklarını anlatıyor. Babasının ilk başta ten rengi farkı sebebiyle evliliğe mesafeli yaklaştığını ancak kendi istekleriyle mutlu bir yuva kurduklarını ekliyor.
Köydeki hane sayılarının azaldığına dikkat çeken 97 yaşındaki Havva Zenci, doğup büyüdüğü topraklarda geçmişte çok daha kalabalık olduklarını söylüyor. Günümüzde Afro-Türk olarak köyde yalnızca üç hane kaldıklarını belirten Zenci, dışarıdan gelen kişilerin İzmirli olduklarına inanmakta zorlandığını fakat köylülerle iç içe huzurlu bir yaşam sürdüklerini vurguluyor. Mehmet Üstüner'in çocukluk arkadaşı Erdoğan Köklü ise mahallede beraber büyüdüklerini ve siyah tenli olmasını hiçbir zaman yadırgamadıklarını ifade ediyor.
AI YORUMU
Asırlık bir kültürel mirasın bugünkü temsilcileri olan Afro-Türkler, toplumsal uyumun somut bir örneğini sergiliyor. Bölgede kalan hane sayısının üçe düşmesi, bu demografik ve kültürel hafızanın ne kadar kırılgan bir süreçten geçtiğini gösteriyor. Yerel toplulukların bu aidiyet bağları korunmazsa, gelecekte bu köklü hikayelerin aktarıcısı kalmayabilir.