Yalnızca seçtiğin başlıklardan bildirim gelir (varsayılan: günde ~10 bildirim).
Genel son dakika
Kapalıyken yalnızca seçtiğin başlıklar gelir. Tüm ayarlar için Profil sayfasına git.
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Ekonomi
Enflasyon Sıcak, Hisse Senetleri Soğuk: ABD Piyasalarında Ayrışma
•1 dk okuma
Paylaş
HEkonomi
Fotoğraf: Aposto
Özet
ABD’de eylül ayı tüketici enflasyonu %3,7 artarken 10‑yıllık tahvil getirileri yükseldi. Yine de hisse senetleri direnç göstererek, şirket kârlılıkları yüksek faiz ortamına karşı koyuyor. Piyasa katılımcıları, enflasyonun büyümeye aktarım hızı ve şirket bilançosuna etkisini izliyor.
10‑yıllık tahvil getirileri yükseldi, getiri eğrisinde bear flattening gözlendi, kısa vadeli faiz beklentileri artış yönünde.
S&P 500, yüksek faiz ortamına rağmen güçlü kârlılık ve nominal gelir büyümesi sayesinde direnç gösterdi.
Haberin Detayı
ABD’de enflasyonun beklenenden yüksek seyretmesi, 10‑yıllık tahvil getirilerinde artışa yol açtı. Eylül ayı tüketici fiyatları %0,6 aylık artışla yıllık %3,7 yükseldi; benzin fiyatlarındaki %9,1’lik artış manşet enflasyonu daha da yukarı taşıdı. Üretici fiyatları ise yıllık %6,3 artışla maliyet baskısının devam ettiğini gösterdi.
Tahvil piyasası bu yükselişi yansıtarak, getiri eğrisinde bear flattening yaşandı. Kısa vadeli faiz beklentileri 25 baz puanlık bir artış için %45’e kadar yükseldi, ancak sonrasında %30’un altına geriledi. Uzun vadeli tahvillerde güvenli liman talebi artarken, piyasa enflasyon riskinden büyüme endişelerine kaydırıldı.
Hisse senetleri ise, yüksek faiz ortamına rağmen dirençli kaldı. S&P 500, geçmişte yüksek enflasyon dönemlerinde bile güçlü kârlılık ve nominal gelir büyümesi sayesinde çarpanlarını korumuş. Şirket bilançolarına ve büyüme beklentilerine olan etki, makro göstergelerden daha belirleyici olarak değerlendiriliyor.
Ekonomistler, enflasyonun hızlanması ve beklentilere yerleşmesi durumunda FED’in reaksiyonunun daha şahin olabileceğini öngörüyor. Enerji fiyat şoklarının çekirdek enflasyona yayılma riski, faiz politikası için önemli bir belirsizlik unsuru olarak kalmaya devam ediyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Yüksek enflasyon ve faiz ortamı, yatırımcıların risk tercihlerini yeniden şekillendiriyor. Sektörel kârlılıkların güçlenmesi, hisse senetlerinin bu zorlu koşullarda bile direnç göstermesine yol açtı. Piyasalar, enflasyonun büyümeye aktarım hızı ve şirket bilançosundaki etkilerini yakından izlemeye devam edecek.
Kaynak:
Aposto
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
💬 Yorumlar
Hesap gerekmez · reklamsız
Yorumlar yükleniyor…
İlk yorumu sen yaz.
💬 Yorumlar kısa süre içinde açılacak. Bu arada görüşünü e-posta ile iletebilirsin.
Reuters anketine katılan ekonomistlerin büyük kısmı Fed'in ekim toplantısında faizleri sabit tutacağını öngörüyor. Yılın son toplantısında ise bankanın faiz artırımına gitmesi bekleniyor.
Reuters anketine katılan 100 ekonomistin 94'ü ekim ayında faizlerin sabit kalmasını bekliyor.
Aralık ayındaki son toplantıda faiz artırılacağı yönündeki beklentiler tam bir konsensüse dönüştü.
Küresel finans çevrelerinin odaklandığı ABD Merkez Bankasının para politikası adımlarına dair yeni bir beklenti anketi kamuoyuyla paylaşıldı. On altı ile yirmi ekim tarihleri arasında yüz ekonomistin katkısıyla tamamlanan araştırma, analistlerin yılın kalanı için öngörülerinde belirgin bir uzlaşı sağlandığını gözler önüne serdi. Eylül ayında gerçekleştirilen önceki ankette aralık ayında faiz artışı yapılacağını öngörenlerin oranı yüzde ellinin altında kalırken, güncel veriler bu senaryonun ortak bir kabule evrildiğini işaret ediyor.
Araştırmaya katılan yüz uzmandan doksan dördü, yirmi yedi yirmi sekiz ekim tarihlerindeki toplantıda politika faizinin yüzde üç nokta yetmiş beş ile dört nokta sıfır sıfır aralığında sabit bırakılacağını belirtti. Buna karşın, bankanın sekiz dokuz aralık tarihlerindeki yıl sonu buluşmasında faiz artırımına kesin gözüyle bakılıyor. Uzmanlar enflasyon dinamikleri ve makroekonomik veriler doğrultusunda bankanın daha agresif bir politika izlemek zorunda kalabileceğini ifade ediyor.
Katılımcıların yaklaşık yüzde altmışlık kesimi nihai politika faizinin yüzde dört nokta sıfır sıfır ile dört nokta yirmi beş aralığında tepe noktasına ulaşacağını öngörüyor. Öte yandan, parasal sıkılaşma döngüsünün tek bir hamleyle sınırlı kalmayacağını savunanların oranında da belirgin bir artış kaydedildi. Doksan iki uzmandan otuz sekizi en az iki ek faiz artışı yapılmasını beklerken, eylül ayında bu senaryoyu destekleyenlerin oranı yalnızca yüzde yirmi düzeyindeydi.
Piyasa aktörleri mevcut risklerin bankayı daha sert adımlar atmaya itebileceğini vurguluyor. Morgan Stanley ABD başekonomisti Michael Gapen, tablonun öngörülenden daha agresif hamleler gerektirebileceğini belirtirken, Mizuho Securities kıdemli ekononisti Alex Pelle ekim ayının pas geçilmesini hatalı bir hamle olarak nitelendirdi. Pelle, aralık toplantısında yirmi beş baz puanlık artışın yanı sıra elli baz puanlık daha güçlü bir sıkılaşma ihtimalinin de masada bulunduğunu ifade etti.
AI YORUMU
Piyasalarda oluşan bu tam uzlaşı, faiz patikasındaki belirsizliğin yerini temkinli bir bekleyişe bıraktığını gösteriyor. Uzmanların yüzde altmışlık kesiminin faizlerin yüzde dört nokta yirmi beş bandında zirve yapacağı öngörüsü, sıkılaşma döngüsünün sonuna yaklaşılmakta olduğunun sinyalini veriyor. Enflasyonist baskıların kalıcı olması durumunda gelişen piyasa varlıkları ve döviz kurları üzerinde yeni dalgalanmalar tetiklenebilir. Yatırımcıların aralık ayındaki karara kadar risk iştahını düşük tutması ve portföylerini olası şoklara karşı koruması gerekiyor.
ABD Merkez Bankası'nın ekim ayı para politikası toplantı takvimi resmiyet kazanırken küresel piyasalar Washington'dan gelecek açıklamalara odaklandı. Eylül ayı enflasyon verilerinin ardından yatırımcılar dolar, altın ve borsa üzerindeki olası adımları bekliyor.
Fed faiz toplantısı 27-28 Ekim 2026 tarihlerinde Washington'da gerçekleştirilecek.
Eylül ayı enflasyonunun beklentileri aşması yeni faiz artışı ihtimalini gündeme taşıdı.
Amerikan Merkez Bankası'nın para politikası hamleleri öncesinde küresel finans çevrelerinde hareketlilik hız kazandı. Son dönemde açıklanan eylül ayı enflasyon rakamlarının piyasa tahminlerinin üzerine çıkması, bankanın izleyeceği yola ilişkin belirsizlikleri artırdı. Yatırımcılar ve analistler, bu verilerin ardından faiz oranlarında yaşanabilecek olası değişimleri yakından takip ediyor.
Banka tarafından paylaşılan resmi takvime göre kritik toplantı 27 ile 28 Ekim 2026 tarihlerinde yapılacak. Kararın açıklanacağı gün olan 28 Ekim Çarşamba akşamı Türkiye saatiyle 21.00'de sonuçlar kamuoyuyla paylaşılacak. Hemen ardından saat 21.30'da ise Başkan tarafından basın toplantısı düzenlenecek.
Kurum, gerçekleştirdiği son toplantıda politika faizini 25 baz puan yukarı çekerek yüzde 3,75 ile 4,00 aralığına getirmişti. Bu hamlenin ardından yıl sonuna kadar yeni bir artış ihtimali aralık ayı için konuşulurken, enflasyon verilerinin beklentileri aşması takvimi öne çekebileceği tartışmalarını başlattı.
Piyasa aktörleri şimdi ekim toplantısından çıkacak karara ve verilecek mesajlara kilitlenmiş durumda. Altın, dolar ve küresel borsa endeksleri olası senaryolara göre şekillenirken, bankanın temkinli duruşunu koruyup korumayacağı mercek altında tutuluyor.
AI YORUMU
Para politikası süreçlerindeki bu tür veri odaklı sürprizler, yatırımcıların risk algısını doğrudan değiştiriyor. Eylül ayında açıklanan enflasyon oranlarının beklentileri aşması, aralık ayına bırakılması düşünülen adımların ekim toplantısında 25 baz puanlık bir artış ihtimalini masaya getirmesine yol açtı. Bu durum, altın ve dolar pozisyonu taşıyan bireysel ile kurumsal yatırımcıların küresel çapta pozisyonlarını yeniden gözden geçirmesini zorunlu kılıyor. Eğer banka temkinli politikasından saparsa, piyasalarda ani dalgalanmaların yaşanması kaçınılmaz hale gelecektir.
Yaklaşan ara seçimler öncesinde ABD halkının büyük çoğunluğu mevcut ekonomi yönetiminden duyduğu rahatsızlığı dile getiriyor. Real Clear Politics verilerine göre Trump'ın enflasyon politikalarına verilen destek yüzde 27,3 seviyesinde kaldı.
Halkın yüzde 70'i Trump'ın ekonomi yönetiminden memnun olmadığını belirtiyor.
Eylül ayında yıllık tüketici enflasyonu yüzde 3,7 olarak kayıtlara geçti.
İran savaşı ve gümrük tarifelerinin fiyat artışlarında etkili olduğu savunuluyor.
Amerika Birleşik Devletleri'nde yaklaşan ara seçim yarışının en kritik gündem maddelerinden birini hayat pahalılığı oluşturuyor. Real Clear Politics tarafından derlenen anket sonuçları, Donald Trump'ın enflasyonla mücadele adımlarına onay verenlerin oranının yüzde 27,3 civarında kaldığını gösteriyor. Halkın yaklaşık yüzde 70'lik kesimi ise mevcut ekonomi politikasından memnuniyetsizliğini açıkça ifade ediyor.
Yılın eylül ayında yıllık tüketici enflasyonu yüzde 3,7 seviyesinde gerçekleşirken, bu oran Trump'ın ocak ayında yönetimi devralmasından bu yana ivme kazandı. Gıda ve enerji kalemleri hariç tutulduğunda hesaplanan çekirdek enflasyonda ise düşüş görüldü. Uzmanlar, güncel kamuoyu desteğinin, fiyat artışlarının yüzde 9 sınırını aştığı 2022 yılındaki rakamlara oldukça yakın seyrettiğine dikkat çekiyor.
Ekonomi yazarı Justin Fox, Orta Doğu'daki gerilimlerin ve özellikle İran krizinin benzin ile motorin fiyatlarını yukarı çektiğini belirtti. Hürmüz Boğazı'ndaki deniz taşımacılığı aksaklıklarının enerji maliyetlerini tetiklediği, motorin zamlarının ise lojistik yoluyla tüm tüketim ürünlerine yansıdığı ifade edildi. Öte yandan dış ticaret cephesinde uygulanan gümrük tarifelerinin de enflasyon baskısını artırabileceği tartışılıyor.
Pandemi sonrasındaki tedarik zinciri darboğazları, devasa kamu harcamaları ve talep patlaması geçmişteki fiyat artışlarını tetikleyen başlıca etkenler arasında yer almıştı. Uzmanlar, tek bir dönemin veya liderin kararlarının küresel çaptaki enflasyon dalgasını tek başına açıklayamayacağını vurguluyor. Sağlık harcamalarındaki artışlar ve seçim dönemindeki vaatlerin de seçmen beklentilerini yükselterek hoşnutsuzluğu artırdığı ifade ediliyor.
AI YORUMU
Ekonomi yönetimindeki onay oranlarının bu denli gerilemesi, seçim sandığında iktidar partisine yönelik faturanın ağır olabileceğini gösteriyor. Yüzde 27,3 gibi düşük bir destek oranı, dış kaynaklı enerji şokları ile iç ticaret hamlelerinin birleştiği noktada vatandaşın alım gücünün ne kadar hızlı eridiğini açıkça kanıtlıyor. Süreç bu şekilde devam ederse, orta sınıfın harcama alışkanlıklarında köklü daralmalar yaşanması kaçınılmaz hale gelecektir.
ABD Başkanı Trump, konut sahiplerini desteklemek için mortgage faizlerini düşürmeyi hedefleyen bir kararname imzaladı. Program, FHA üzerinden sigorta primlerini iptal edecek ve yeni pilot bir sistemle borçluların aylık giderlerini azaltacak.
Federal Konut Finansmanı Kurumu’na mortgage sigortası primlerini iptal etme talimatı
Konut kredisi borçlularına tapu sigortası yerine daha düşük maliyetli alternatif sunulması
Modern üretim yöntemlerini teşvik eden bir görev gücü kurulması
ABD Başkanı Donald Trump, konut sahibi olmanın ve mortgage kredilerinin maliyetlerini azaltmayı amaçlayan bir kararname imzaladı. Kararname, Federal Konut Finansmanı Kurumu (FHFA) direktörünü, belirlenen öz sermaye koşullarını karşıladığında mortgage sigortası primlerini iptal edecek pilot bir program başlatmaya yönlendiriyor.
Böylece, uygun koşulları sağlayan borçluların aylık giderleri önemli ölçüde düşürülecek ve konut kredilerinin yeniden finansmanı sırasında ortaya çıkan kapanış masrafları da azaltılacak.
Kararname aynı zamanda, konut kalitesini artırmak ve inşaat maliyetlerini düşürmek amacıyla modern üretim yöntemlerinin kullanılmasını teşvik eden bir görev gücü oluşturulmasını öngörüyor. Bu sayede, yeni konut projelerinin maliyet etkinliği ve sürdürülebilirliği artırılacak.
Ayrıca, Tarım Bakanlığı ve Gaziler İşleri Bakanlığı’na da kendi bakanlıkları tarafından verilen konut kredilerinin faiz oranlarını düşürme talimatı verildi. Böylece, geniş bir yelpazede konut sahipleri üzerindeki finansal baskı hafifletilmeyi planlanıyor.
AI YORUMU
Trump’ın mortgage faizlerini düşürmeye yönelik adımı, konut piyasasında hareketlilik yaratabilir. Özellikle düşük gelirli aileler için finansal rahatlama sunarken, konut değerlerinin stabil kalmasını da destekleyebilir. Ancak, pilot programın başarısı ve sürdürülebilirliği uzun vadede izlenecek bir konudur.