PİYASA
Gündem

Eğitim-İş 21. Yaşını Kutladı: Bir Öğün Yemeğin Maliyeti 259 Milyar Lira

Eğitim-İş 21. Yaşını Kutladı: Bir Öğün Yemeğin Maliyeti 259 Milyar Lira Fotoğraf: Son Dakika

Özet

Eğitim-İş sendikası kuruluşunun yirmi birinci yıl dönümünü geniş katılımlı bir resepsiyonla kutladı. Kutlamada konuşan Genel Başkan Kadem Özbay, tüm öğrencilere ücretsiz yemek sağlamanın yıllık maliyetinin 259 milyar lira olduğunu açıkladı.

Öne çıkanlar

  • Eğitim-İş sendikası yirmi birinci kuruluş yıl dönümünü bir törenle kutladı.
  • Öğrencilere ücretsiz bir öğün yemek vermenin yıllık maliyeti 259 milyar lira.
  • Sendikanın üye sayısı ülke genelinde 155 bin eğitim emekçisine ulaştı.

Haberin Detayı

Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası, yirmi birinci kuruluş yıl dönümünü siyasetçi, sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve eğitimcilerin katıldığı bir resepsiyonla kutladı. Başkentteki tören saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlarken, farklı siyasi partilerden milletvekilleri ile belediye başkanlarının kutlama mesajları katılımcılarla paylaşıldı.

Programda konuşma yapan Genel Başkan Kadem Özbay, sendikanın hiçbir siyasi yapının arka bahçesi olmadan, bilimin ışığında yürüdüğünü vurguladı. Üye sayılarını 155 bine taşıdıklarını belirten Özbay, haksızlığa uğrayan her eğitim çalışanının kimliğine bakılmaksızın yanında olduklarını dile getirdi. Ayrıca son dönemde bazı medya kuruluşlarına kayyım atanmasını ve gazetecilerin gözaltına alınmasını eleştirerek kamuoyunun sesinin kısılamayacağını ifade etti.

Konuşmasının devamında ülkedeki eğitim sisteminin kamusal niteliğini yitirdiğini ve velilerin müşteri konumuna sürüklendiğini savundu. PISA sonuçlarına ve OECD verilerine atıfta bulunan Özbay, Türkiye'nin eğitime ayırdığı bütçenin ve öğrenci başına yapılan harcamanın gelişmiş ülkelerin gerisinde kaldığını kaydetti. Devlet okullarının zayıflatılarak ailelerin özel kurumlara yönlendirilmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti.

Tüm öğrencilere okullarda bir öğün ücretsiz yemek verilmesinin maliyetini 259 milyar lira olarak hesapladıklarını açıklayan Özbay, fon tartışmalarında dönen rakamların çok daha yüksek olduğuna işaret etti. Kaynak bulunamaması argümanının gerçeği yansıtmadığını, durumun tamamen siyasi tercihlerle ilgili olduğunu savundu. Tören sonunda Bağımsız Maden İşçileri Sendikası'na ve Onlar TV'ye çeşitli ödüller takdim edildi.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

İki yüz elli dokuz milyar liralık bütçe hesabı, kamusal kaynakların nereye aktarıldığı sorusunu doğrudan masaya yatırıyor. Çocukların beslenme hakkının ekonomik bahanelerle ertelenmesi, eğitimde fırsat eşitliğini zedeleyen en temel faktörlerin başında geliyor. Bu tablonun değişmesi için bütçe önceliklerinin çocukların gelişimine göre yeniden şekillendirilmesi şart.

Kaynak: Son Dakika Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Gündem
• Cumhuriyet
Menzil cemaatinde kardeşler kavgası sürerken Bursa'da yeni yerleşke kuruluyor
Fotoğraf: Cumhuriyet

Menzil cemaatindeki liderlik mücadelesi sürerken Bursa'nın Orhangazi ilçesinde yaklaşık 180 dönümlük yeni bir yerleşke inşası için çalışmaların başlatıldığı bildirildi. Kardeşler arasındaki uzlaşmazlık devam ederken finansal hamleler ve arazi çalışmaları dikkat çekiyor.

  • Bursa'nın Orhangazi ilçesinde yaklaşık 180 dönümlük alanda tarikat yerleşkesi kuruluyor.
  • Büyük ağabey Saki Elhüseyni kontrolündeki şirketlerin toplam sermayesi 212 milyon TL'ye çıkarıldı.
  • Eğitim-İş Bursa Şubesi kamusal alanın tasfiyesine tepki göstererek projenin durdurulmasını istedi.

Menzil cemaati içerisinde miras ve yönetim paylaşımı nedeniyle başlayan gerilim tırmanmaya devam ediyor. Taraflar arasında herhangi bir uzlaşı sağlanamazken, kardeşlerin ilişkileri kopma noktasına geldi ve tabanın büyük kısmını kontrol eden Saki Elhüseyni yönetim iddiasını sürdürüyor. Diğer kardeşlerin yönetime ortak olması için köyü kuran altı büyük ailenin çoğunluk desteğini alması gerektiğini savunan büyük ağabey, bu süreçte finansal hamlelerine de hız verdi.

Saki Elhüseyni, kuzeni Tacettin Elhüseyni'nin desteğiyle cemaatin ana finansal yapısı konumundaki Dehlevi Petrol A.Ş.'nin sermayesini 21 Ağustos tarihinde 24,5 kat artırarak 147 milyon Türk Lirasına yükseltti. Bu hamleyle birlikte kontrolü altındaki diğer ticari kuruluşların sermayesini de toplamda 212 milyon Türk Lirasına ulaştıran yönetim, ekonomik gücünü tahkim etmeye çalışıyor. Bu iç çekişmeler ve ekonomik hamleler sürerken, Bursa bölgesinde yeni bir yapılaşma faaliyeti tespit edildi.

Eğitim-İş Bursa Şubesi tarafından yayımlanan basın açıklamasında, Orhangazi sınırları içerisinde yaklaşık 180 dönümlük bir arazi üzerinde yeni bir külliye inşasına başlandığı duyuruldu. Bir kısmının zeytinlik vasfında olduğu belirtilen arazide iş makinelerinin halihazırda çalıştığı ve 22 Ekim tarihinde temel atma töreninin gerçekleştirileceğinin duyurulduğu ifade edildi. Bu durum, kardeşler arasındaki rekabetin yeni coğrafi merkezlere ve alanlara taşındığı yönündeki iddiaları güçlendirdi.

Sendika başkanı Özkan Röna konuya ilişkin yaptığı açıklamada, devlet okullarının temel ihtiyaçları karşılanmazken tarikatlara yeni alanlar açılmasını eleştirdi. Çocukların ücretsiz okul yemeği ve barınma gibi sorunları çözülmezken kamusal alanların bu tür yapılara terk edilmesinin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Röna, laik ve bilimsel eğitim savunuculuğundan vazgeçmeyeceklerini belirtti.

AI YORUMU

Sermaye artırımları ve yeni yerleşke hamleleri, cemaat içi güç mücadelesinin ekonomik ve mekansal boyutunu net biçimde ortaya koyuyor. 147 milyon liralık sermaye hamlesi ile 180 dönümlük yeni arazinin aynı döneme denk gelmesi, liderlik kavgasının sadece söylem düzeyinde kalmadığını, sahada da fiziki bir karşılık bulduğunu gösteriyor. Bu durum kamusal alanın dönüşümü açısından yakından izlenmesi gereken yapısal bir sürece işaret ediyor.

Kaynak: Cumhuriyet Haberin tam sayfası →

Gündem
• CNN Türk
Güller ve Günahlar dizisinin 38. bölümünde sırlar ortaya çıkıyor
Fotoğraf: CNN Türk

bölümüyle ekrana geliyor. Zeynep, öğrendiği gerçeklerin ardından evini terk ederken karakterler arasında yeni kırılmalar yaşanıyor.

  • Zeynep, Serhat'ın açıklamalarına inanmayarak Kader ile birlikte evi terk ediyor.
  • Cihan, Mutlu'nun ölümünün ardındaki tehdit unsurunu araştırmaya başlıyor.
  • Hayal duyduklarının şaşkınlığıyla Zeynep'e sığınırken Berrak'ın sırrı merak uyandırıyor.

Ekranların sevilen yapımlarından Güller ve Günahlar, heyecan dolu 38. bölümüyle izleyici karşısına çıkmaya hazırlanıyor. NGM imzası taşıyan ve yapımcılığını Nazlı Heptürk'ün üstlendiği dizide, başrolleri paylaşan Murat Yıldırım ile Cemre Baysel performanslarıyla dikkat çekiyor.

Hikayenin yeni etabında Zeynep karakteri, yüzleştiği gerçekleri kabullenmekte zorlanıyor. Serhat'ın yaptığı açıklamaları inandırıcı bulmayan genç kadın, büyük bir hayal kırıklığı yaşayarak Kader'i de yanına alıp evi terk etme kararı alıyor.

Diğer tarafta Cihan, Mutlu'nun ölümünün arkasındaki gizemi çözmek için harekete geçiyor. Mutlu'yu tehdit eden kişinin kimliğini bulmaya çalışan Cihan'ın hamleleri olayların seyrini değiştiriyor.

Yaşanan gelişmelerin ardından Hayal duyduğu gerçeklerin sarsıntısıyla Zeynep'e sığınırken, Serhat'ın sevgisinden şüphe duyan Kader çocuk aklıyla beklenmedik bir adım atıyor. Berrak'ın sakladığı gizemli minik takı kutusunun karakterlerin hayatında nasıl bir etki yaratacağı ise merak konusu olmaya devam ediyor.

AI YORUMU

Dizilerde ana karakterlerin ani kararları ve saklanan sırlar izleyiciyi ekran başına bağlayan en temel unsurlar arasında yer alıyor. Zeynep ve Serhat eksenindeki bu gerilim, sonraki bölümlerde senaryonun yönünü tamamen değiştirebilecek potansiyele sahip. Yapımın bu haftaki hamleleri, reyting yarışındaki dengeleri korumak adına atılmış stratejik adımlar olarak öne çıkıyor.

Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

Gündem
• Habertürk
Malatya'da Sosyal Medya Tartışması Sonrası İki Kadını Vuran Şüpheli Tutuklandı
Fotoğraf: Habertürk

Malatya'da sosyal medya üzerinden yaşadığı anlaşmazlık sonrasında buluştuğu iki farklı kadını tabancayla yaralayan şüpheli kadın yakalandı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlı, mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

  • Olay 8 Ekim gecesi Battalgazi ilçesinde meydana geldi.
  • Z.Y. isimli 18 yaşındaki şüpheli, Ç.K. ve G.T.'yi farklı adreslerde yaraladı.
  • Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Malatya genelinde gece saatlerinde yaşanan olay, emniyet birimlerini harekete geçirdi. Battalgazi ilçesine bağlı farklı mahallelerde peş peşe silah seslerinin duyulması üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Elde edilen bilgilere göre, 18 yaşındaki Z.Y. ile bazı kişiler arasında sosyal medya platformları üzerinden tartışma çıktı.

Taraflar arasındaki gerginliğin sanal ortamdan fiziksel buluşmaya evrilmesiyle olaylar silsilesi başladı. Şüpheli Z.Y., konuşma bahanesiyle bir araya geldiği Ç.K. ile Zafer Mahallesi sınırları içinde buluştu. Burada yaşanan husumet neticesinde yanında taşıdığı tabancayla ateş açarak Ç.K.'yi yaralayan şüpheli, olay yerinden uzaklaştı.

Saldırının ardından durmayan zanlı, aynı gece Orduzu Mahallesi'nde G.T. ile de bir araya geldi. İkinci kurbanını da benzer şekilde silahla hedef alan Z.Y., olay yerinden hızla kaçarak izini kaybettirmeye çalıştı. Yaralanan iki kadın, çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerince hastaneye kaldırıldı ve tedavi altına alındı.

Güvenlik güçlerinin yürüttüğü kapsamlı çalışmalar sonucunda şüphelinin kimliği ve saklandığı adres kısa sürede tespit edildi. Asayiş şube ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alınan Z.Y., emniyetteki sorgusunun tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. Hakimlik karşısına çıkan şüpheli, tutuklanma kararının ardından cezaevine teslim edildi.

AI YORUMU

On sekiz yaşındaki bir bireyin sosyal medya üzerindeki anlaşmazlıkları silahlı saldırı boyutuna taşıması, dijital platformlardaki denetimsizliğin ve öfke kontrol sorunlarının toplumsal güvenliği nasıl tehdit ettiğini net bir şekilde gösteriyor. Farklı adreslerde iki ayrı kadını hedef alan bu şiddet eylemi, bireysel silahlanmanın ne denli ölümcül sonuçlar doğurabileceğini gözler önüne seriyor. Adli mercilerin hızlı tutuklama kararı kamu vicdanı açısından rahatlatıcı olsa da benzer olayların önlenmesi için dijital mecralardaki nefret dilinin ve tehditlerin sıkı bir şekilde denetlenmesi şart.

Kaynak: Habertürk Haberin tam sayfası →

Gündem
• CNN Türk

İstanbul Sarıyer'de şiddetli yağışın ardından sel felaketi yaşanan Ayazağa Mahallesi'nde, dere yatağında yer alan binaların yıkımına başlandı. Çalışmalar kapsamında Kur'an kursu, stat ve 16 dükkan yıkılırken İstanbul Valisi Davut Gül de bölgedeki esnafla görüştü.

  • 14 Ekim'deki sağanağın ardından Ayazağa Mahallesi'nde deredeki binaların yıkımına başlandı.
  • Yıkım kararı Kur'an kursu, Atatürk Stadı, 16 dükkan ve lojmanları kapsıyor.
  • İstanbul Valisi Davut Gül bölgeye giderek iş yeri yıkılan esnafla görüştü.

İstanbul genelinde 14 Ekim tarihinde meydana gelen kuvvetli sağanak yağış, Sarıyer ilçesine bağlı Ayazağa Mahallesi'nde ciddi sel ve su baskınlarına yol açmıştı. Yaşanan felaketin ardından bölgedeki hasarın ortadan kaldırılması ve benzer afetlerin tekrar etmesini önlemek amacıyla dere ıslahı çalışmalarına hız verildi.

Islah çalışmaları doğrultusunda, dere yatağının üzerinde kalan ve taşkın riskini artıran binaların kaldırılmasına karar verildi. Ekipler; bölgede bulunan bir Kur'an kursu, Ayazağa Atatürk Stadı ile 16 dükkan ve lojmanların yer aldığı yapı grubunda iş makineleriyle yıkım işlemlerini başlattı.

Söz konusu yıkım faaliyetlerinin gece boyunca kesintisiz sürdürülmesi ve ertesi gün de devam ettirilmesi planlanıyor. Dere yatağının temizlenip genişletilmesiyle birlikte, gelecekte yaşanabilecek aşırı yağışlarda su akışının tehlike yaratmadan sağlanması hedefleniyor.

Saha incelemeleri kapsamında İstanbul Valisi Davut Gül de Ayazağa'ya giderek yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Vali Gül, yıkım kararı uygulanan dükkanların sahipleriyle bir araya gelerek esnafın taleplerini dinledi ve süreç hakkında bilgi verdi.

AI YORUMU

14 Ekim'de yaşanan taşkın, dere yataklarının yerleşime veya ticari kullanıma açılmasının ne kadar ağır bedeller doğurabileceğini net bir şekilde gösterdi. Ayazağa'da 16 dükkan ve spor tesisinin yıkılması kısa vadede yerel esnafı zora soksa da can güvenliğini sağlamak adına zorunlu bir karar. Kent idaresinin diğer riskli dere yataklarında da benzer kamulaştırma ve yıkım kararlarını tavizsiz uygulaması gerekiyor.

Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

İlgili Haberler