Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündem
Dr. Shafiyev'den Azerbaycan'ın Yeni Güvenlik Stratejisi Açıklaması
•2 dk okuma
Paylaş
HGündem
Fotoğraf: Cumhuriyet
Özet
Uluslararası İlişkiler Analiz Merkezi Başkanı Dr. Farid Shafiyev, Karabağ zaferinin ardından ülkesinin laiklik, ordu ve ekonomik bağımsızlık üzerine kurulan yeni güvenlik önceliklerini açıkladı. Shafiyev, dini radikalleşme ve hibrit savaş gibi risklerin gelecekte belirleyici olacağını vurguladı.
Öne çıkanlar
Karabağ zaferi sonrasında Azerbaycan'ın güvenlik öncelikleri yeniden şekilleniyor.
Dr. Farid Shafiyev, dini radikalleşmeyi en büyük yeni tehditler arasında görüyor.
Laik devlet yapısı, toplumsal barışın ve çok kültürlülüğün teminatı olarak savunuluyor.
Haberin Detayı
Azerbaycan dış politika sahnesinin önde gelen isimlerinden Uluslararası İlişkiler Analiz Merkezi Başkanı Dr. Farid Shafiyev, ülkenin karşılaştığı yeni nesil riskleri masaya yatırdı. Karabağ bölgesinde kontrolün sağlanmasının ardından devletin güvenlik mimarisinde belirgin bir dönüşüm yaşandığını belirten uzman isim, hazırladığı kapsamlı raporda Bakü yönetiminin stratejik yol haritasını değerlendirdi.
Eski büyükelçi ve akademisyen unvanına sahip Shafiyev, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in iktidar partisinin kurultayında dile getirdiği dört temel direğe dikkat çekti. Bu yapı güçlü ordu, ekonomik bağımsızlık, çok yönlü dış politika ve hibrit tehditlere karşı direnecek laik devlet mekanizmasından oluşuyor. Askeri mücadelenin arka plana çekildiği bu dönemde, bilgi savaşları ile toplumsal kutuplaşmanın ön plana çıktığı ifade edildi.
Ermeni milliyetçiliğinin hiçbir dönemde geniş halk kitlelerinden destek bulamadığını hatırlatan Shafiyev, buna karşın dış kaynaklı veya içten beslenebilecek dini radikalleşmenin çok daha sinsi ve derin izler bırakabileceğini savundu. Din olgusunun bireyler nezdinde duygusal bir karşılığı olduğunu belirten analist, bu hassasiyetin kötü niyetli odaklı yapılar tarafından kolaylıkla istismar edilebileceğinin altını çizdi.
Geçmişteki Bolşevik Devrimi ile Irak ve Suriye'deki IŞİD yapılanmasını örnek gösteren Shafiyev, toplumların yüzde beş ila onu gibi küçük ancak organize grupların kalıcı tahribatlar yaratabileceğini kaydetti. Su kesintileri, yolsuzluklar ve kriz anlarındaki kötü yönetim gibi günlük şikayetlerin radikal akımlar tarafından birer sıçrama tahtası olarak kullanıldığına işaret edildi.
Farklı inanç gruplarının bir arada barış içinde yaşaması için laik çerçevenin şart olduğunu belirten Shafiyev, uzun süreli iç çatışmaların sönümlendirilmesinin neredeyse imkansız olduğunu vurguladı. Hükümetlerin yalnızca güvenlik güçlerine bel bağlamaması, bununla birlikte radikalleşmeyi tetikleyen sosyal meseleleri çözmesi ve yurttaşlık eğitimini artırması gerektiği sonuçlarına varıldı.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Dr. Farid Shafiyev'in analizleri, askeri başarıların ardından devletlerin karşılaştığı asimetrik risklerin ne kadar karmaşık olabileceğini net bir şekilde gösteriyor. Özellikle yüzde beşlik organize radikal grupların yaratabileceği kriz potansiyeli, Bakü yönetiminin iç güvenlik politikalarında kolluk kuvvetlerinin ötesinde sosyal politikalara ağırlık vermesini zorunlu kılıyor. Sınır ötesi zaferlerin ardından toplumsal dokuyu korumak, askeri zafer kadar stratejik bir ehemmiyet taşıyor.
Kaynak:
Cumhuriyet
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Adana'nın Yüreğir ilçesinde Koza Mahallesi'nde bulunan tek katlı bir müstakil evin kapısına kimliği belirsiz bir kişi ya da kişiler tarafından el yapımı patlayıcı atıldı. Patlamanın etkisiyle evin girişinde iki çocuk dahil beş kişide hasar meydana geldi. Olay üzerine polis ekipleri olay yerine sevk edildi ve soruşturma başlatıldı.
Koza Mahallesi Ayçiçeği Sokak'ta tek katlı müstakil ev
Patlayıcı kapıya yerleştirildi, 5 kişi hasar gördü
Polis özel harekat ekipleri olay yerinde güvenlik sağladı
Yüreğir ilçesinin Koza Mahallesi'nde, Ayçiçeği Sokak'ta bulunan tek katlı bir müstakil evin kapısına, henüz kimliği belirlenemeyen kişiler tarafından el yapımı bir patlayıcı yerleştirildi. Ev, Ali Taş'a ait olup, olay sabah saatlerinde meydana geldi ve çevredeki sakinlerin dikkatini çekti. Patlamanın etkisiyle evin girişinde bulunan iki çocuğun da içinde bulunduğu beş kişi hafif yaralanarak evin içinde kalıcı bir hasar oluştu.
Patlamanın ardından mahalledeki bazı sakinler, ses ve titreşimleri duyduklarını ve kısa sürede olay yerine polis ekiplerinin sevk edildiğini bildirdi. Olay yerine gelen polis, özel harekat birimlerini de görevlendirerek çevrede güvenlik önlemleri aldı ve bölgeyi izole etti. Yetkililer, patlayıcının tipini ve yapımını incelemek üzere sahadan örnek topladı.
Polis, olayla ilgili soruşturma başlatarak, saldırıyı gerçekleştiren kişi ya da kişilerin kimliğini tespit etmeye çalışıyor. Soruşturma kapsamında, güvenlik kameraları ve çevredeki tanık beyanları inceleniyor. Şimdilik, saldırının motivasyonu ve sorumluları hakkında net bir bilgi bulunmuyor. Yetkililer, benzer saldırıların önlenmesi amacıyla mahalledeki güvenlik önlemlerinin artırılacağını belirtti.
Bu tür olaylar, özellikle yerleşim bölgelerinde halkın güvenliğini tehdit eden ciddi bir risk oluşturuyor. Olayın ardından Yüreğir Emniyet Müdürlüğü, vatandaşları şüpheli durumları derhal bildirmeleri konusunda uyardı ve güvenlik güçlerinin hızlı müdahalesiyle benzer olayların önüne geçilebileceğini vurguladı.
Fotoğraf: www.ensondakika.com.tr
AI YORUMU
El yapımı patlayıcının tek katlı bir evin kapısına yerleştirilmesi, bölgedeki güvenlik algısını ciddi şekilde sarsıyor. Özellikle iki çocuğun bu olayda bulunması, aileleri ve komşuları derinden etkiledi. Soruşturmanın sonuçlanması ve sorumluların yakalanması, benzer saldırıların önüne geçilmesi açısından kritik. Yetkililerin mahalledeki güvenlik önlemlerini artırması, vatandaşların güvenliğini yeniden tesis etmede önemli bir adım olacaktır.
Açıklamada, iki ülke arasındaki bağları hedef alan manipülasyon içeriklerine itibar edilmemesi gerektiği vurgulandı.
Bakü Büyükelçiliği 17 Ekim tarihli haberleri yalanladı.
Bakan Fidan'ın gizli toplantılar yaptığı iddiaları reddedildi.
Yayınların iki ülke ilişkilerini hedef aldığı belirtildi.
Sosyal medya hesapları üzerinden paylaşılan duyuruda, özellikle 17 Ekim tarihinde Qafqazinfo başta olmak üzere bazı mecralarda yayımlanan içeriklerin gerçeği yansıtmadığı net bir dille ifade edildi.
Metinde, söz konusu haberlerde öne sürülen gizli toplantılar düzenlendiği, çeşitli talimatlar verildiği ve Türkiye Büyük Millet Meclisine bir mektup gönderildiği iddialarının tamamen asılsız olduğu kaydedildi. Ziyaret sırasında Bakan Fidan'ın çok sayıda insanla hatıra fotoğrafı çektirdiği, bu grupta Azerbaycan yasalarına uygun şekilde faaliyet gösteren bazı kurum mensuplarının da yer aldığı bilgisi paylaşıldı.
Açıklamada ayrıca iç işlerine müdahale, istihbarat faaliyetleri, kaos planları ve etki ajanlığı gibi iddiaların da tamamen hayal ürünü olduğu aktarıldı. Bu tür yayınların iki devlet arasındaki dostane ilişkilere zarar vermeyi amaçlayan dezenformasyon çabalarının bir parçası olduğunun altı çizildi.
Son olarak her iki ülkenin kamuoyuna seslenen Büyükelçilik yetkilileri, manipülasyon amacı güden mesnetsiz iftiralara ve alçakça iddialara karşı dikkatli olunması çağrısında bulundu.
AI YORUMU
Devletler arası ilişkilerin hassas dengeler üzerinde yükseldiği dönemlerde, üst düzey ziyaretlerin hedef alınması dezenformasyon kampanyalarının merkezinde yer alıyor. Bakü Büyükelçiliğinin 17 Ekim tarihli yayınlara karşı gösterdiği bu hızlı ve net refleks, iki ülke arasındaki dostluğu zedelemeyi amaçlayan girişimlerin boşa çıkarılması adına oldukça değerlidir. Gelecek dönemde benzer spekülasyonların önüne geçilebilmesi için resmi makamların zamanında bilgilendirme yapması stratejik bir zorunluluk olarak öne çıkıyor.
Milliyetçi Hareket Partisi lideri Devlet Bahçeli, Azerbaycan'ın bağımsızlığını yeniden kazanmasının yıl dönümünde iki ülkenin ayrılmaz bir bütün olduğunu belirtti. Karabağ Zaferi ile kazanılan gücün önemine vurgu yapan Bahçeli, gelecekte de ortak hareket etme iradesinden vazgeçilmeyeceğini ifade etti.
Azerbaycan'ın bağımsızlığının yeniden sağlanmasının 35. yıl dönümü kutlandı.
Devlet Bahçeli mesajında iki ülkenin ayrılmaz bir bütün olduğunu vurguladı.
2020 yılındaki Karabağ Zaferi ile millî bağımsızlığa yeni bir güç kazandığı belirtildi.
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, komşu ülke Azerbaycan'ın 18 Ekim Bağımsızlığın Yeniden Sağlanması Günü dolayısıyla kaleme aldığı yazılı açıklama ile iki ülke arasındaki köklü bağlara dikkat çekti. Yayımlanan mesajda, 1991 senesinde kabul edilen Anayasa Akti hatırlatılarak, kazanılan özgürlük iradesinin esareti reddeden bir milletin onurlu duruşunun simgesi olduğu dile getirildi.
Açıklamada, 27 Eylül ile 10 Kasım 2020 tarihleri arasında gerçekleşen Karabağ Zaferi'nin bağımsızlık mücadelesine yeni bir anlam kazandırdığına işaret edildi. Gönderilen mesajda yer alan millî sembollerin ve tarihî söylemlerin iki ülkenin ortak hafızasını temsil ettiği, bağımsızlık düşüncesinin hiçbir koşulda zedelenmeyeceği vurgulandı.
İki devlet arasındaki ilişkilerin tek millet anlayışıyla geleceğe taşınacağını belirten Bahçeli, ortak aidiyet duygusunun ezelden ebede süreceğini kaydetti. Açıklamanın sonunda, kardeş ülkenin bayramı en içten dileklerle kutlanarak dostluk ve dayanışma mesajları yinelendi.
AI YORUMU
1991 yılındaki anayasal kararların ve 2020'deki Karabağ zaferinin anılması, iki ülke arasındaki stratejik uyumun sembolik yönünü güçlendiriyor. Bu tür diplomatik ve siyasi mesajlar, gelecekte atılacak ortak adımların kararlılığını simgelemesi açısından somut bir zemin oluşturuyor. Siyasi aktörlerin bu yöndeki vurguları, bölgesel iş birliğinin kesintisiz süreceğini gösteriyor.
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Azerbaycan'ın Bağımsızlığın Yeniden Sağlanması Günü dolayısıyla kaleme aldığı mesajda iki ülke arasındaki koparılamaz tarihsel bağlara dikkat çekti. Yayınlanan yazılı açıklamada ortak kader birlikteliği vurgulandı.
Devlet Bahçeli Azerbaycan'ın bağımsızlığının yeniden kazanılmasının 35. yıl dönümünü kutladı.
Açıklamada 27 Eylül-10 Kasım 2020 tarihlerindeki Karabağ Zaferi'nin dönüm noktası olduğu belirtildi.
Türkiye ve Azerbaycan ilişkilerinin Tek millet iki devlet anlayışıyla süreceği ifade edildi.
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, komşu ve kardeş ülkenin resmi bayramı vesilesiyle özel bir kutlama mesajı paylaştı. Ülkenin egemenlik mücadelesinin yıl dönümünde yayımlanan yazılı metinde iki halkın ortak değerlerine geniş yer ayrıldı.
Metinde, 18 Ekim 1991 tarihinde ilan edilen anayasa akti ile tüm dünyaya duyurulan hürriyet iradesinin önemi hatırlatıldı. Ayrıca Karabağ Zaferi ile millî müstakilliğin kazandığı yeni gücün altı çizilerek esarete karşı sergilenen asil duruş onurlandırıldı.
İki ülke arasındaki ilişkilerin tarihi köklerine değinilen açıklamada, ortak sevincin ve kederin paylaşıldığı vurgulandı. Medeniyet coğrafyasının en temel unsurlarından biri olarak görülen bağların gelecekte de aynı kararlılıkla devam edeceği aktarıldı.
Açıklamanın sonunda soy birliği ve kültürel bütünlük vurgusu yinelenerek dost halkın bayramı coşkuyla kutlandı. Mesaj, gelecekte atılacak adımların ortak iradeyle atılacağına dair inancın tazeleyicisi oldu.
AI YORUMU
Ankara ile Bakü arasında son dönemde eğitim alanındaki iddialar üzerinden kimi tartışmalar yaşanırken gelen bu üst düzey mesaj, stratejik hattın sağlamlığının korunması açısından anlam taşıyor. Özellikle 35. yıl dönümü vurgusu ve Karabağ Zaferi referansı, iki tarafın siyasi iradesinin en hassas dönemlerde dahi dayanışma içinde kalacağını gösteriyor. Siyasi figürlerin bu tür günlerdeki ritmik hatırlatmaları, olası diplomatik gerilimlerin ortak aidiyet duygusuyla aşılacağının göstergesi olarak okunabilir.