Gündem

Deprem davalarının ilk derece mahkemelerinde 2027'de biteceği duyuruldu

Deprem davalarının ilk derece mahkemelerinde 2027'de biteceği duyuruldu Fotoğraf: Adem · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons

Özet

Adalet Bakan Yardımcısı Can Tuncay, Kahramanmaraş merkezli depremlerden doğan davaların 2027'nin ilk yarısında sonuçlanmasını hedeflediklerini açıkladı. Yargılama süreçlerindeki aksaklıkları yerinde tespit ederek şeffaf bir çalışma yürüttüklerini belirtti.

Öne çıkanlar

  • Deprem davalarının ilk derece mahkemelerinde 2027'nin ilk yarısında bitmesi planlanıyor.
  • Toplantı, 6 Şubat 2023 depremlerinden etkilenen 11 ilin başsavcılarının katılımıyla yapıldı.
  • Bakan Yardımcısı Tuncay, mağdur ailelerle şeffaf temas kurulduğunu vurguladı.

Haberin Detayı

Adalet Bakan Yardımcısı Can Tuncay, Diyarbakır'da gerçekleştirilen "6 Şubat Depremlere İlişkin Adli Süreçler" toplantısında yargılamaların takvimine dair önemli açıklamalarda bulundu. Diyarbakır Adliyesi Ek Hizmet Binası Konferans Salonu'nda düzenlenen programda, felaketten doğrudan etkilenen 11 ilin adli makam yetkilileri bir araya geldi. Başsavcılar, adalet komisyonu başkanları ve idare mahkemesi başkanlarıyla yapılan oturumlarda, dava dosyalarındaki mevcut durum masaya yatırıldı.

Fotoğraf: Adem · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons

Bakanlık bünyesinden yüksek düzeyli bürokratların da katıldığı buluşmada, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in talimatları doğrultusunda sahadaki aksaklıkların yerinde tespit edilmesi amaçlandı. Tuncay, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, adli süreçlerin hızlandırılması ve tıkanıklıkların giderilmesi için çözümler üretileceğini ifade etti. Toplantı kapsamında, 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan yıkıcı sarsıntıların ardından açılan davaların en kısa sürede adalete kavuşması hedefleniyor.

Yürütülen adli faaliyetlerin toplum tarafından yakından takip edildiğini belirten Tuncay, ilk derece mahkemelerindeki dosyaların 2027 yılının ilk yarısına doğru nihayete erdirilmesini öngördüklerini söyledi. Bakanlık olarak zarar gören ailelerle sürekli iletişim halinde olduklarını aktaran yetkili, istişare toplantılarının sonuçlarının da vatandaşlarla paylaşılacağını kaydetti. Sürecin her aşamasında şeffaflık ilkesinin gözetileceği yinelendi.

Bölgedeki adliyelerin kapasitesi ve dosya yükü, yetkililer tarafından ayrıntılı şekilde değerlendirildi.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Yargılamaların 2027 takvimine bağlanması, milyonlarca vatandaşın adalet arayışında somut bir zaman diliminin ortaya çıkmasını sağladı. On bir ili kapsayan bu denli büyük bir yıkımın ardından açılan binlerce dosyanın tek havuzda ele alınması, karar süreçlerini hızlandırabilir. Ailelerin sabırla beklediği bu süreçte, ilk derece mahkemelerinin belirlenen sürede hedefi tutturup tutturamayacağı denetlenecek. Şeffaflık vurgusunun uygulamaya ne kadar yansıyacağı, mağdurların adalet duygusunu doğrudan etkileyecek faktörlerin başında geliyor.

Kaynak: Haberler Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Gündem
    • Haber Global
    Adalet Bakanı Akın Gürlek: Yargı süreçlerini hızlandıracak yeni adımlar atılıyor
    Fotoğraf: Haber Global

    Adalet Bakanı Akın Gürlek, yargı hizmetlerinin daha hızlı sunulması ve gecikmelerin önlenmesi amacıyla Hâkimler ve Savcılar Kurulu kararıyla iki yeni ilkenin devreye alındığını duyurdu. Yapılan düzenlemelerle başsavcı vekillerinin adli işlere katılımı artırılarak iş yükü dengelenecek.

    • Hâkimler ve Savcılar Kurulu kararıyla iki önemli ilke kararı hayata geçiriliyor.
    • Cumhuriyet Başsavcı Vekilleri ile başsavcıların idari görevlerin yanı sıra adli işlere katılması sağlanacak.
    • Düzenleme ile savcılar arasındaki iş yükünün dengelenmesi ve dosyaların makul sürede sonuçlanması hedefleniyor.

    Adalet Bakanlığı, yargı sisteminin işleyişini güçlendirmek ve vatandaşların adalet hizmetlerine erişimini hızlandırmak adına yeni bir düzenlemeyi hayata geçiriyor. Sosyal medya üzerinden yapılan açıklamada, yargılamalarda yaşanan yavaşlamaların önüne geçmek için kararlı adımların atıldığı vurgulandı.

    Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından yürütülen çalışmalar neticesinde iki temel ilke kararının uygulamaya konulduğu belirtildi. Bu kapsamda, özellikle adliye teşkilatındaki kademelerin daha etkin çalışması için görev dağılımında yeniliklere gidildi.

    Yeni uygulamayla birlikte, asliye ceza mahkemeleri nezdindeki Cumhuriyet başsavcılıklarında görev yapan başsavcılar ve başsavcı vekilleri, mevcut idari, gözetim ve koordinasyon sorumluluklarının yanı sıra doğrudan adli işlere de dahil olacaklar.

    Yapılan bu düzenleme sayesinde tecrübeli başsavcı vekillerinin birikimlerinden en üst düzeyde yararlanılması amaçlanıyor. Aynı zamanda Cumhuriyet savcıları arasındaki iş yükünün daha adil biçimde paylaştırılması ve dava dosyalarının makul süreler içinde karara bağlanması hedefleniyor.

    Bakanlık, hukukun üstünlüğü ilkesini merkeze alan vatandaş odaklı reform çalışmalarına ara vermeden devam edeceğini belirtti. Adaletin gerçek anlamda tecelli etmesinin yalnızca doğru kararın verilmesiyle değil, aynı zamanda bu kararın vaktinde çıkmasıyla mümkün olduğu ifade edildi.

    AI YORUMU

    Yargı reformlarında en kritik eşik, mevzuat değişikliklerinin sahadaki iş yükünü fiilen ne kadar hafifleteceğidir. Başsavcı vekillerinin adli işlere aktif katılımı, dosyaların bekleme sürelerini kısaltma potansiyeli taşıyor ancak bu modelin başarısı, savcılık birimlerindeki personel ve dosya dengesinin doğru kurulmasına bağlı. Sistemdeki tıkanıklıkları aşmak için atılan bu adım, adliyelerdeki bireysel dosya yükünü doğrudan etkileyecektir.

    Kaynak: Haber Global Haberin tam sayfası →

    Gündem
    • CNN Türk
    Diyarbakır'da kaçakçılık baskınlarında 32 kişi hakkında işlem yapıldı
    Fotoğraf: CNN Türk

    Diyarbakır genelinde gerçekleştirilen kaçakçılık operasyonlarında çok sayıda yasaklı ürün ele geçirildi. Güvenlik güçlerinin yürüttüğü çalışmalarda 32 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.

    • Diyarbakır'da düzenlenen kaçak operasyonlarında 32 şüpheli hakkında işlem yapıldı.
    • Operasyonlar sonucunda 20 bin 502 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirildi.
    • Aramalarda elektronik eşya, cep telefonu ve tütün ürünleri de bulundu.

    Diyarbakır il genelinde güvenlik güçleri tarafından yasa dışı ticaretin önlenmesine yönelik kapsamlı bir operasyon dalgası gerçekleştirildi.

    Söz konusu birimlerin ortaklaşa yürüttüğü çalışmalar kapsamında, ülkeye yasal olmayan yollardan sokulan ürünlerin ticaretini yapan ve bu malzemeleri nakleden şahıslar takibe alındı. Belirlenen adreslere ve araçlara düzenlenen baskınlarda çok sayıda kaçak malvarlığına ulaşıldı.

    Yapılan detaylı aramalarda piyasa değeri bulunan binlerce kaçak ürün gün yüzüne çıkarıldı. Güvenlik güçlerinin adreslerde yaptığı incelemelerde 20 bin 502 paket gümrük kaçağı sigara ile birlikte 120 muhtelif eşya muhafaza altına alındı.

    Baskınlar sırasında tütün mamulleri ve elektronik cihazlar da ele geçirilen materyaller arasında yer aldı.

    Ele geçirilen malzemelere el koyulurken, operasyonlar neticesinde toplam 32 şüpheli şahıs hakkında adli süreç başlatıldı. Yetkililer, bölgedeki yasa dışı ticaret faaliyetlerine karşı yürütülen denetimlerin kararlılıkla süreceğini bildirdi.

    AI YORUMU

    Yasal olmayan ticaretin engellenmesi adına yürütülen bu tür operasyonlar, piyasadaki haksız rekabetin önlenmesi için belirleyici bir rol üstleniyor. Güvenlik güçlerinin rapor ettiği 20 bini aşkın sigara ve diğer teknolojik ürünler, kaçakçılık ağlarının hacmini net bir şekilde gözler önüne seriyor. Bu durum, özellikle kayıt dışı ekonomiyle mücadele eden dürüst esnafın korunması açısından doğrudan bir etki yaratıyor. Benzer denetimlerin sıklaşmaması durumunda, yasa dışı sevkiyat yapan ağların ekonomik piyasaya verdiği zararın artması kaçınılmaz bir senaryo olarak öne çıkıyor.

    Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

    Gündem
    • CNN Türk
    Minab'daki okul saldırısı için Diyarbakır'dan 3 bin kilometre pedal çevirdiler
    Fotoğraf: CNN Türk

    İran'daki bir okul saldırısında hayatını kaybeden çocukları anmak için yola çıkan 25 bisikletçi, on sekiz gün süren zorlu yolculuğu tamamladı. Diyarbakır'dan hareket eden kervan, yaklaşık üç bin kilometre pedal çevirerek Minab'a ulaştı.

    • Diyarbakır'dan yola çıkan 25 kişilik kervan 3 bin kilometre pedal çevirdi.
    • İran'ın Minab kentindeki saldırıda 168 öğrenci yaşamını yitirmişti.
    • Heyet, yeni okul inşaatını ziyaret ederek çocuklara yardım ve kırtasiye ulaştırdı.

    Diyarbakır'dan iki ekimde hareket eden yirmi beş kişilik Minab Bisiklet Kervanı, uzun ve yorucu bir güzergahı geride bırakarak hedef noktasına vardı. İpekyolu hattını takip eden sporcular, zorlu hava ve yol koşullarına rağmen on sekiz günde yaklaşık üç bin kilometre pedal çevirdi.

    Minab'a varan grup, ilk olarak saldırıda yıkılan ve yüz altmış sekiz öğrencinin hayatını kaybettiği okulun enkaz alanını ziyaret etti. Yıkılan duvarlara çocukların fotoğraflarını asan bisikletçiler, burada duygusal anlar yaşayarak hayatını kaybedenler için dua etti. Ziyaret sırasında saldırıdan sağ kurtulan öğrenciler ve acılı ailelerle bir araya gelen kervan üyeleri, dayanışma mesajlarını iletti.

    Heyet, yıkılan binanın yerine Türk hayırseverlerin desteğiyle inşa edilen yeni eğitim kompleksinin şantiyesini de inceledi. Yaklaşık on beş dönüm üzerine kurulan ve beş okul barındıran inşaat alanını gezen grup, buradaki projenin ilerleyişi hakkında bilgi aldı ve yapım çalışmalarına maddi katkı sundu. Ayrıca Türkiye'deki çocukların Minab'daki yaşıtları için hazırladığı mektup, resim, oyuncak ve çantalar da sahiplerine teslim edildi.

    Kervan sözcüsü Kemal Yücel, yaşanan trajediye tepki göstermek ve ailelerin yanında olmak amacıyla yola çıktıklarını ifade etti. Üç bin kilometrelik mesafeyi geride bırakarak bölgeye ulaştıklarını belirten Yücel, şehitlik ziyaretinde çok etkilendiklerini ve saldırıyı şiddetle kınadıklarını dile getirdi.

    AI YORUMU

    Uluslararası yardımlaşma ve sivil girişimler, resmi diplomasinin tıkandığı noktalarda toplumsal bağları ayakta tutan en temel unsurlardır. Yirmi beş kişilik bir grubun binlerce kilometreyi bisikletle aşarak Minab'daki ailelere ulaşması, sadece sembolik bir protesto değil, aynı zamanda sınırları aşan vicdani bir köprü kurmaktadır. Bu tür bireysel ve sivil inisiyatifler yaygınlaşmadığı takdirde, çatışma bölgelerindeki çocukların yaşadığı trajediler kısa sürede unutulma riskiyle karşı karşıya kalır. Somut yardımların ve doğrudan temasların, mağdur ailelerin yalnızlık hissiyatını hafifletmede resmi açıklamalardan çok daha kalıcı bir etki yarattığı açıktır.

    Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

    Gündem
    • SON TV
    Dışişleri, İçişleri ve Adalet bakanları resmi temaslar için Brüksel'de
    Fotoğraf: SON TV

    Türkiye'den üç kritik bakan, çeşitli resmi görüşmeler ve ikili temaslarda bulunmak üzere Belçika'nın başkenti Brüksel'e gitti. Ziyaret kapsamında Avrupa Birliği kurumlarıyla ilişkiler ve güvenlik konuları ele alınıyor.

    • Dışişleri, İçişleri ve Adalet bakanları Brüksel'de resmi temaslara başladı.
    • Heyet, Belçika başkentindeki çeşitli uluslararası kurumlarda ikili görüşmeler yürütüyor.
    • Ziyaret gündeminde bölgesel ilişkiler ve hukuki iş birliği başlıkları bulunuyor.

    Türkiye Cumhuriyeti kabinesinin üç önemli ismi, dış politika, iç güvenlik ve adalet alanındaki başlıkları görüşmek üzere Brüksel'e çalışma ziyareti gerçekleştirdi. Dışişleri, İçişleri ve Adalet bakanlarının yer aldığı üst düzey heyet, havalimanındaki karşılamanın ardından hızlıca temas programına başladı.

    Brüksel'deki temaslar sırasında Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerin güncel durumu masaya yatırıldı. Taraflar arasında yürütülen ortak çalışmalar, vize süreçleri ve karşılıklı iş birliği imkanları toplantılarda ele alınan ana konular arasında yer alıyor.

    Güvenlik politikaları ve adli makamlar arasındaki iş birliğinin artırılması da heyetler arası görüşmelerin öncelikli gündem maddelerini oluşturuyor. Bakanlar, ilgili Avrupalı mevkidaşlarıyla bir araya gelerek somut adım atılması gereken alanları değerlendiriyor.

    Ziyaretin ilerleyen saatlerinde gerçekleştirilecek ikili görüşmelerin ardından heyetin temaslarına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulunması bekleniyor. Brüksel çıkarması, diplomatik kanalların aktif tutulması açısından önem arz eden bir program olarak öne çıkıyor.

    AI YORUMU

    Bakanlar düzeyindeki bu yoğun Brüksel teması, Türkiye ile birlik kurumları arasındaki diyalog kanallarının açık tutulması bakımından belirleyici bir rol üstleniyor. Ziyaret, uzun süredir askıda kalan bazı teknik dosyaların yeniden ele alınması için taraflara yeni bir zemin sunuyor. Özellikle vize serbestisi ve ortak güvenlik projeleri konusunda somut bir ilerleme kaydedilip kaydedilmeyeceği, bu görüşmelerin neticesine doğrudan bağlı olacak. Diplomatik ilişkilerin seyri açısından bu tür yüz yüze zirveler, karar alıcı mekanizmaların hızlanmasını sağlayabilir.

    Kaynak: SON TV Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler