Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Ekonomi
Cebinizdeki 2 avro katbekat değerli olabilir: Koleksiyon parçaları
•2 dk okuma
Paylaş
HEkonomi
Fotoğraf: Euronews Türkçe
Özet
Günlük alışverişte kullanılan bazı iki avroluk madeni paralar, nadir basımlar ve darbe hataları nedeniyle nominal değerinin çok üzerine alıcı buluyor. Monako hatıra parası veya hatalı Alman basımları binlerce avroya ulaşabiliyor.
Öne çıkanlar
Monako'nun 2007 basımı Grace Kelly hatıra parası yaklaşık 3.100 avro değerinde.
Almanya'nın 2021 Sachsen-Anhalt hatalı basım parası 1.200 avro civarında alıcı buluyor.
Madeni paraları temizlemek veya parlatmak koleksiyon değerini kalıcı olarak düşürüyor.
Haberin Detayı
Alışveriş yaparken ya da park ücreti öderken el değiştiren metal paralar çoğu zaman incelenmeden cüzdana atılıyor. Oysa cüzdanlardaki bazı madeni paralar, sıradan görünseler bile koleksiyonerler için binlerce avroluk bir servet anlamına gelebiliyor. Tabii ki her madeni para bu kategoride yer almıyor; bunun için paranın üzerinde belirli nadir motiflerin veya sıra dışı üretim hatalarının bulunması şart.
Piyasada en çok aranan parçaların başında Monako tarafından basılan özel seriler geliyor. Eski Hollywood yıldızı Grace Kelly anısına 2007 yılında sadece 20.001 adet üretilen iki avroluk hatıra parası, günümüzde yaklaşık 3.100 avro değer biçilen nadide bir parça. Ancak bu özel madeni para hiçbir zaman doğrudan piyasaya sürülmeyip koleksiyonerlere satıldığı için, günlük para üstünde bu parçaya rastlamak teorik olarak mümkün olsa da pratikte son derece düşük bir ihtimal.
Nadir basımların yanı sıra darphane hataları da sıradan paraları değerli kılıyor ve bu tür hatalı ürünlerin dolaşıma karışma ihtimali daha gerçekçi görünüyor. İç kısmın dış halkaya kaymasıyla oluşan sahanda yumurta görünümündeki hatalar, kalıp dönmeleri veya yanlış ham metal üzerine yapılan baskılar uzmanlar tarafından yüzlerce avroyla değerlendiriliyor. Örneğin, 2021 tarihli Alman Sachsen-Anhalt hatıra parası yanlışlıkla bir avroluk metal üzerine basıldığı için gümüş ve altın renkleri yer değiştirmiş durumda ve bu hata paraya yaklaşık 1.200 avroluk bir kıymet kazandırıyor.
İnternet üzerinde her farklı ibare içeren para değerli bir hata olarak pazarlansa da bunların bir kısmı Finlandiya gibi farklı ülkelerde basılan tamamen normal ve yüksek tirajlı varyantlar olabiliyor. Elinde farklı bir madeni para olduğunu düşünen kişilerin öncelikle basım yılını, ülkeyi ve motifi resmi kaynaklardan kontrol etmesi öneriliyor. Paranın gerçek değerini öğrenmek için uzmanlara veya müzayede evlerine danışılması gerekse de parlatma gibi temizlik işlemlerinden kesinlikle kaçınılması gerekiyor, aksi takdirde en ufak bir çizik bile koleksiyon değerini tamamen silebilir.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Cüzdanınızdaki madeni paraları harcamadan önce incelemek, beklenmedik bir finansal kazanç sağlayabilir ancak her farklı işaretin değerli bir hata olduğunu düşünmek yanıltıcıdır. Kaynaklardaki 3.100 avroya kadar çıkan Monako hatıra parası veya 1.200 avroluk hatalı Alman basımı gibi örnekler son derece istisnai durumları temsil ediyor. Vatandaşlar için bu durum heyecan verici bir piyango ihtimali sunarken, internette yayılan yanlış bilgilere karşı dikkatli olunması gerekiyor. Uzman doğrulaması olmadan eldeki paraya değer biçmek veya temizlemeye çalışmak potansiyel kazancın tamamen kaybolmasına yol açabilir.
Kaynak:
Euronews Türkçe
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Antalya'da görülen bir boşanma davasında Yargıtay, konut kredisi çekilmesinin tek başına kusurlu bir davranış sayılamayacağına hükmetti. Yüksek mahkeme, borcun hangi amaçla alındığının ve evlilik sürecindeki diğer tutumların da incelenmesi gerektiğini vurguladı.
Yargıtay, eşten habersiz konut kredisi çekilmesini tek başına boşanma kusuru saymadı.
Antalya'daki yerel mahkemenin tarafları eşit kusurlu bulan kararı yüksek mahkemece bozuldu.
Borcun aile ekonomisine mi yoksa kişisel harcamalara mı gittiği incelenecek.
Antalya'da gerçekleşen bir boşanma davası sürecinde mahkeme salonlarına taşınan mali anlaşmazlıklar üst mahkeme tarafından yeniden ele alındı. Dava dosyasında kadın tarafı eşinin çocuklarla yeterince ilgilenmediğini savunurken, erkek tarafı ise eşinin kendisinden habersiz konut kredisi çekmesini temel kusur olarak gösterdi. İlk derece mahkemesi olan aile mahkemesi ise tarafları bu gerekçelerle eşit kusurlu kabul etti.
Yerel mahkemenin verdiği bu hüküm Yargıtay tarafından incelendi ve karar bozuldu. Yüksek mahkeme heyeti, ev sahibi olmak amacıyla bankadan borçlanılmasının tek başına boşanma davasında kusur sayılamayacağına dikkat çekti. Karar metninde, sadece borcun eşten habersiz yapılmış olmasının değerlendirme için yeterli olmadığını, kredinin hangi niyetle çekildiğinin ve eşlerin evlilik birliği içindeki genel tutumlarının da gözetilmesi gerektiği ifade edildi.
Hukukçular da borçlanmanın arka planındaki harcama amacının davalardaki belirleyici rolüne işaret ediyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avukat Fatih Kramercan, kredi tutarının kumar borcu gibi zaruri olmayan kişisel harcamalara gitmesi durumunda kusur sayılması gerektiğini belirtti. Buna karşılık, ailenin ortak ekonomisine katkı sunmak ve yatırım yapmak amacıyla borçlanılması halinde bu durumun kusur olarak kabul edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Alınan bu yargı kararı, evlilik birliği içinde eşlerden birinin diğerinden habersiz borçlanması durumunda izlenecek hukuki yolu netleştirdi. Artık mahkemeler sadece borcun varlığına bakmayacak; paranın harcandığı yeri, kullanım amacını ve tarafların evlilik boyunca sergiledikleri yaklaşımları bir bütün olarak inceleyecek.
AI YORUMU
Mal paylaşımı ve borçlanma süreçlerinde mahkemelerin yaklaşımı, eşlerin niyetini somut harcama kalemleriyle kanıtlamasını zorunlu kılıyor. Kumar veya şahsi lüksler için yapılan borçlanmalar ile aile bütçesine yatırım amacıyla çekilen krediler arasındaki çizgi, davaların seyrini tamamen değiştiriyor. Bu karar, ortak geleceğe yönelik atılan finansal adımların tek taraflı gizlilikle yürütülmesinin doğurabileceği hukuki riskleri gözler önüne seriyor; ancak borcun amacının ispat edilemediği durumlarda taraflar arasında yeni uyuşmazlıkların doğması kaçınılmaz görünüyor.
S&P 500 endeksi tarihi zirvelerine yakın seyrederken, bileşenlerin büyük kısmında derin kayıplar yaşanıyor. Uzmanlar, dev teknoloji şirketlerinin endeksi yukarıda tuttuğunu ancak tabanda ciddi bir kırılganlık bulunduğunu vurguluyor.
S&P 500 şirketlerinin yüzde 80'i ekim başında 52 haftalık zirvelerinin yüzde 10 gerisindeydi.
Hisselerin yüzde 40'tan fazlası 2026 yılı için ekside seyrediyor.
CoreWeave gibi yapay zeka borçlularının tahvil getirileri yüzde 15-16 seviyelerine ulaştı.
DoubleLine Capital kurucusu Jeffrey Gundlach, S&P 500 endeksinin rekor düzeylere ulaşmasına rağmen yüzeyin altında büyük bir zayıflık barındırdığını ifade etti. Piyasayı dışı sağlam görünen ancak içeriden çürümüş bir ağaca benzeten yatırım uzmanı, endeks bileşenlerinin çoğunun düzeltme veya ayı piyasası sürecinde olduğunu belirtti. MarketWatch verilerine göre ekim ayının ilk günlerinde şirketlerin yüzde 80'i zirvelerinin en az yüzde 10 altında işlem görürken, üçte birinden fazlası yüzde 20'den fazla değer kaybetti.
Endeksin piyasa değerine dayalı hesaplanması, dev teknoloji firmalarının performansının yüzlerce küçük şirketin yaşadığı düşüşleri maskelemesini sağlıyor. Bu durum ortalama bir yatırımcının portföyündeki tablo ile televizyonlardaki endeks verileri arasında ciddi bir uçurum oluşturuyor. Reuters analizine göre yıl içinde S&P 500 yüzde 14 civarında artış kaydederken, iki yüzden fazla üye şirket yıl genelinde ekside kaldı ve medyan hisse senedi yalnızca yüzde 4 civarında değer kazandı.
Gundlach'ın uyarıları sadece hisse senedi piyasasının darlığıyla kalmayıp borçlanma ve kredi alanlarına da uzanıyor. Yapay zeka altyapı yatırımlarını finanse eden şirketlerden CoreWeave, yaklaşık 50 milyar dolarlık borç yüküyle dikkat çekiyor. LSEG verilerine göre firmanın tahvil getirileri yüzde 15 ile 16 aralığına tırmanırken, temerrüt sigorta maliyetleri de 1.200 baz puana ulaştı ve bu durum kredi verenlerin çok daha yüksek getiri talep ettiğini gösteriyor.
Özel kredi varlıklarının halka açık hisseler kadar hızlı fiyatlanmaması, yatırımcıların olası kayıpları zamanında fark etmesini engelliyor. Carlyle tahminlerine göre özel kredi piyasası gelecekte trilyonlarca dolarlık yapay zeka altyapısını finanse edebilir. Uluslararası Para Fonu da yüksek devlet tahvili getirileri ile yatırımlardaki olası yavaşlamanın küresel finansal istikrarı tehdit edebileceği yönünde uyarıda bulunuyor.
Piyasa genişliği ve kredi koşulları, endeksin gerçek sağlığını gösteren temel göstergeler olarak öne çıkıyor. Daha fazla üyenin uzun vadeli normların üzerine çıkması veya faiz oranlarının maliyetleri artırması, yatırımcıların başlık rakamlarının ötesine bakmasını zorunlu kılıyor. Uzmanlar, küçük ve büyük şirketler arasındaki bu makas kapanmadığı sürece yoğunlaşma riskinin süreceğini belirtiyor.
AI YORUMU
Yüksek piyasa endeksleri ile tabandaki yüzlerce şirketin gerilemesi arasındaki uçurum, yatırımcıların veriye dayalı hareket etmesini zorunlu kılıyor. Şirketlerin yüzde 40'tan fazlasının yıl bazında ekside olması ve dev borçlanma maliyetleri, yalnızca büyük teknoloji devlerine güvenen portföylerin ne denli risk taşıdığını net biçimde gösteriyor. Endeksin dörtte birinin yüzde 11 gerilediği senaryoda, tek bir sektöre dayalı büyüme modelinin tersine dönmesi halinde küçük yatırımcılar için kaçış alanı kalmayabilir. Bu tablo, yapay zeka altyapı finansmanındaki kaldıraç oranlarının genişlemesiyle birlikte kredi piyasalarındaki kırılganlığı artırıyor.
Ekonomist Nouriel Roubini, küresel piyasalardaki risklere karşı kripto varlıklar yerine fiziksel altını önerdiğini bildirdi. Ünlü uzman, geçen yıl altının yüzde 60 değer kazandığını, Bitcoin'in ise yüzde 5 gerilediğini hatırlattı. Roubini ayrıca yapay zekâ pazarındaki büyümenin dot-com krizinden farklı olduğunu vurguladı.
Altın geçen yıl yüzde 60 artarken Bitcoin yüzde 5 geriledi.
Roubini yüksek oynaklık sebebiyle kripto yerine fiziki altını tercih ediyor.
Yapay zekâ gelirlerinin dot-com balonu gibi temelsiz olmadığı belirtildi.
2008 yılındaki küresel finansal çöküşü önceden tahmin etmesiyle tanınan ekonomist Nouriel Roubini, yatırım tercihlerine dair yeni değerlendirmelerini paylaştı. Dubai'de gerçekleştirilen SuperReturn etkinliğinde konuşan Roubini, yatırımcıların sermayelerini Orta Doğu, Asya ve gelişmekte olan pazarlara yayması gerektiğini savundu. Jeopolitik gerilimlerin ve piyasa dalgalanmalarının arttığı bu dönemde portföy dağılımının dengelenmesi gerektiği aktarıldı.
Alternatif finansal enstrümanlar arasından kıymetli madenleri öne çıkaran ekonomist, kripto para birimlerine yönelik mesafeli duruşunu yineledi. Altının geçen yıl kaydettiği yüzde 60'lık yükselişe karşılık dijital altın olarak pazarlanan Bitcoin'in yüzde 5 değer kaybettiğine işaret eden Roubini, sert fiyat dalgalanmalarından kaçınarak güvenli limana yönelmenin çok daha akılcı bir adım olduğunu dile getirdi.
Piyasalardaki yapay zekâ yatırımlarına da değinen tecrübeli analist, teknoloji şirketlerinin değerlemelerinde aşırılıklar bulunabileceğini ancak olası düzeltmelerin kısıtlı kalacağını söyledi. Günümüzdeki teknoloji dalgasını 2000'li yılların başındaki dot-com çöküşünden ayıran en büyük faktörün şirketlerin ürettiği devasa gelirler ve kârlılık olduğunu belirten Roubini, sektörün somut bir ticari talep gördüğünü savundu.
Eskiden taşıdığı karamsar unvanın aksine dünya ekonomisine daha pozitif baktığını ifade eden Roubini, kamu borçları ve yükselen faizler konusunda ise uyarıda bulundu. Tahvil getirilerinin yüzde 4 ile 5 bandının üzerine çıkmasının hükümetlerin borçlanma maliyetlerini zorladığına değinen uzman, küresel dengenin korunması adına Amerika Birleşik Devletleri ile Çin arasındaki rekabetin kontrollü ilerlemesi gerektiğini hatırlattı.
AI YORUMU
Yüksek volatilite taşıyan kripto paralara bel bağlamak yerine somut getirisi olan geleneksel varlıklara odaklanmak gerekir. Roubini'nin işaret ettiği üzere tahvil getirilerinin yüzde 4-5 seviyesine tırmandığı bir borç ortamında, dijital varlıkların sermaye koruma işlevi zayıflıyor. Bu durum özellikle birikimlerini korumak isteyen bireysel tasarruf sahiplerini ve fon yöneticilerini doğrudan ilgilendiriyor. Eğer merkez bankaları faizleri uzun süre bu bantta tutarsa, spekülatif varlıklardan kaçış sürüp fiziki altına kayış hız kazanacaktır.
Piyasa değerinden daha uşuz satılan ve Darphane dışındaki atölyelerde üretilen ikinci baskı altınlar yatırımcıları tehdit ediyor. Ankara Kuyumcular ve Saatçiler Odası Başkanı Timuçin Sönmez, gerçeğinden ayırt edilmesi zor olan bu ürünlerde ayar ve gramaj düşüklüğü riski bulunduğunu belirtti.
Darphane dışındaki atölyelerde basılan altınlarda ayar düşüklüğü görülüyor.
İkinci baskı altınlar dış görünüş olarak gerçeğinden neredeyse farksız üretiliyor.
Uzmanlar kurumsal kuyumculardan alışveriş yapılmasını ve fatura alınmasını tavsiye ediyor.
Altın piyasasındaki hareketli günler devam ederken tüketicileri hedef alan yeni bir dolandırıcılık yöntemi hızla yaygınlaşıyor. Resmi kurumların denetimi dışında merdiven altı atölyelerde üretilen ve orijinaline birebir benzetilen ürünler, tasarruf sahipleri açısından ciddi mali kayıplara yol açabiliyor.
Normal satış fiyatının bir miktar altında alıcı bulan bu ürünler, ilk bakışta gerçeğinden ayırt edilemiyor. Ankara Kuyumcular ve Saatçiler Odası Başkanı Timuçin Sönmez, çeyrek, yarım ve Cumhuriyet altını gibi en çok tercih edilen türlerde sahtecilik riskinin arttığını ifade ederek sektörel uyarılarda bulundu.
Yasal olarak altın basma yetkisinin yalnızca Darphane'ye ait olduğunu hatırlatan Sönmez, yetkisiz üretimlerde gramaj ve altın ayarının düşük tutulduğunu vurguladı. Bu durum genellikle vatandaşlar tarafından fark edilemiyor ancak kuyumcuların gelişmiş hassas ayar cihazları yardımıyla bozdurma aşamasında ortaya çıkıyor.
Darphane standartlarına göre ikinci baskı ürünlerin üzerindeki Atatürk portresi ve yazılarda pürüzler ya da netlik eksiklikleri bulunabiliyor. Baskı kalitesi ve metalin sertlik derecesi gibi teknik detaylar ipucu verse de, bu ince farkları yalnızca meslek ehli kişiler kolaylıkla ayırt edebiliyor.
Tüketicilerin mağduriyet yaşamaması için köklü ve güvenilir kuyumcuları tercih etmesi gerektiği belirtiliyor. Alışveriş sırasında mağazanın kendi özel kutusunun, kurdelesinin ve tanıtım etiketlerinin bulunmasına dikkat edilmesi, ayrıca ürünlere ait fiş ya da faturaların mutlaka saklanması hayati önem taşıyor.
AI YORUMU
Timuçin Sönmez tarafından dile getirilen ikinci baskı riski, tasarruflarını korumaya çalışan küçük yatırımcıların karşı karşıya olduğu sinsi tehlikeleri net biçimde gösteriyor. Gramaj ve ayar oynamaları bireysel tüketicinin gözüyle neredeyse hiç fark edilemediği için, pazarlık uğruna merdiven altı yerlerden alışveriş yapmak büyük bir kumar anlamına geliyor. Önümüzdeki süreçte kurumsal kuyumculuk bilincinin artması ve faturalı alışverişin zorunluluk haline gelmesi, bu tür haksız kazançların önüne geçilmesinde kilit rol oynayacaktır.