Yalnızca seçtiğin başlıklardan bildirim gelir (varsayılan: günde ~10 bildirim).
Genel son dakika
Kapalıyken yalnızca seçtiğin başlıklar gelir. Tüm ayarlar için Profil sayfasına git.
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Gündem
Büyük depremin üzerinden 15 yıl geçmesine rağmen acılar taze
•1 dk okuma
Paylaş
HGündem
Fotoğraf: Adem · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons
Özet
Tarihi sarsıntının geride bıraktığı 15 yıllık süreçte kayıpların yası azalmadı. Toplum hafızasındaki izler ilk günkü gibi canlılığını koruyor.
Öne çıkanlar
Felaketin üzerinden tam 15 yıl geçti
Acılar ilk günkü tazeliğini koruyor
Toplum hafızasında derin izler bıraktı
Haberin Detayı
Geçmişte yaşanan yıkıcı depremin üzerinden tam 15 yıl geçmiş olmasına rağmen, felaketin açtığı yaralar kapanmadı. Toplumun hafızasında yer edinen bu büyük sarsıntı, aradan geçen zamana rağmen etkisini kaybetmedi. Kayıpların yası ve o gün yaşananların acısı ilk günkü canlılığıyla hatıralarda yaşamaya devam ediyor.
Afetin izleri yalnızca fiziksel yapılarla sınırlı kalmayıp insan ruhunda da derin izler bıraktı. Aradan geçen yıllar boyunca hatıralar solmasa da, yaşanan acılar ortak bir toplumsal belleğin en temel parçası haline geldi. Uzun süren bu zaman zarfında kaybedilen canlar ve yaşanan zorluklar hiçbir zaman unutulmadı.
Felaket dönemi ve sonrasındaki süreç, geride kalanlar için hayatın akışını tamamen değiştiren bir dönüm noktası oldu. Her yıl dönümünde hissedilen aynı hüzün, acının zamana yenik düşmediğini açıkça gösteriyor. Toplumun farklı kesimleri bu büyük acıyı paylaşarak dayanışma içinde olmayı sürdürüyor.
Yaşanan bu büyük felaket, geleceğe yönelik hazırlıkların ne kadar hayati olduğunu her fırsatta hatırlatıyor. Geçmişin acı tecrübeleri, sonraki nesillerin benzer yıkımlarla karşılaşmaması için gereken önlemlerin alınmasında rehberlik ediyor. Hafızalardan silinmeyen bu dönemin izleri, toplumsal bilincin en önemli unsurlarından biri olarak varlığını sürdürüyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Geçmişte yaşanan büyük felaketlerin bıraktığı izler ancak kalıcı tedbirlerle hafifletilebilir. On beş yıllık bu uzun zaman dilimi, acıların unutulmadığını ve toplumsal hafızanın ne kadar diri olduğunu açıkça gösteriyor. Yaşanan kayıplar, benzer durumlar karşısında daha hazırlıklı olunması gerektiğini herkese hatırlatıyor. Eğer gerekli adımlar zamanında atılmazsa, benzer trajedilerin tekrarlanma riski her zaman masada kalacaktır.
Kaynak:
Haber3
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
💬 Yorumlar
Hesap gerekmez · reklamsız
Yorumlar yükleniyor…
İlk yorumu sen yaz.
💬 Yorumlar kısa süre içinde açılacak. Bu arada görüşünü e-posta ile iletebilirsin.
Bir 7.0 büyüklüğünde deprem Tibet Özerk Bölgesi'nde meydana geldi. 16 kişi hayatını kaybetti ve 32 yaralı, 300'den fazla ev yıkıldı. 300 polis ve 347 itfaiye personeli bölgeye sevk edildi.
Deprem 7.0 büyüklüğünde, 16 ölü ve 300 ev yıkıldı
300 polis ve 347 itfaiye, kurtarma personeli sevk edildi
Deprem 10 km derinlikte meydana geldi
Tibet Özerk Bölgesi'nin Nakçu ilinin Baçın ilçesinde 17 Ekim 2026 sabahı saat 08:15'te 7.0 büyüklüğünde bir deprem gerçekleşti. Merkez üssü Nakçu'nun 183 kilometre kuzeydoğusundaki konumda tespit edildi. Sarsıntı 10 kilometre derinlikte meydana geldi. Depremin şiddeti, bölgedeki yer altı fay hatlarının aktif olmasından kaynaklandı.
Yerinde 16 kişinin ölümüne, 32 yaralıya şahitlik edildi. Yaralıların 11'i ciddi, 21'i ise hafif olarak hastanelere kaldırıldı. 300'den fazla ev hasar gördü veya tamamen yıkıldı. Çevreye yaydığı titreşim, komşu yerleşim yerlerinde de hasar riskini artırdı.
Acil durum ekipleri, 300 polis ve 347 itfaiye, kurtarma personeli bölgeye sevk edildi. Arama ve kurtarma çalışmaları 08:30'da başlatıldı. Ekipler, enkaz altında mahsur kalanları aramak için helikopter ve yer araçları kullandı. İlk yardım ekipleri yaralıları hastaneye taşıdı.
ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi (USGS) açıklamasında, depremin merkez üssünün 183 kilometre kuzeydoğuda olduğu belirtildi. CENC de depremin büyüklüğünün 7 olduğunu doğruladı. Her iki kaynak da sarsıntının 10 kilometre derinlikte olduğunu bildirdi. Bu bilgiler, bölgenin seismik risk profilinin güncellenmesi için kullanılıyor.
Tibet'in Şıgatsı iline bağlı Tingri ilçesinde Ocak 2025'te 6.8 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmişti. O olayda 120 kişi hayatını kaybetmişti. 2026 depremi, önceki şiddetle karşılaştırıldığında daha düşük bir ölüm oranına sahip olsa da, hasar büyüklüğü dikkate değer. Bu durum, bölgenin depreme karşı hazırlık seviyesini sorgulatıyor.
Arama ve kurtarma çalışmaları devam ederken, bölgedeki yetkililer can kaybının artma ihtimali konusunda endişelendi. Hükümet, acil durum planlarını yeniden gözden geçirmeye karar verdi. Deprem sonrası kurtarma operasyonları, afet yönetimi uzmanları tarafından incelenecek. Halkın güvenliği için gerekli önlemler alınmaya devam ediyor.
AI YORUMU
Acil müdahale ve planlama iyileştirmeleri zorunlu. 16 ölü ve 300 ev yıkılması, afetin ciddiyetini gösteriyor. Bu olay, bölgedeki deprem yönetmeliğinin sıkılaştırılmasına zemin hazırlayabilir. Önceki 6.8 depreme göre ölüm oranı düşük olsa da, yıkım oranı yüksek; bu da altyapı zafiyetlerini ortaya koyuyor.
Gaziantep'te meydana gelen şiddetli depremin ardından bölgedeki yerleşim yerlerinden haber alınamıyor. Sarsıntının büyüklüğü nedeniyle arama kurtarma çalışmaları zorlaşırken yetkililer bölgeye yönlendirildi.
Depremin büyüklüğü 7 olarak ölçüldü ve pek çok noktadan henüz haber alınamıyor.
Bölgede iletişim hatlarında aksamalar yaşandığı bildirildi.
Arama kurtarma ekipleri durumun netleşmesi için çalışmalara başladı.
Gaziantep genelinde ve çevre illerde hissedilen sarsıntı, halk arasında büyük bir paniğe neden oldu. Edinilen ilk bilgilere göre felaketin büyüklüğü 7 seviyesinde kaydedildi ve geniş bir coğrafyayı etkiledi.
Yüksek şiddetli sarsıntının ardından hatların kesilmesi sebebiyle pek çok yerleşim birimiyle doğrudan iletişim kurulamıyor. Ekipler sahadaki durumu tespit etmek adına bölgeye sevk edildi.
Yetkililer vatandaşların sakin kalmasını ve hasarlı binalardan uzak durmasını isterken, yardım konvoylarının ulaştırılması için güzergahlar açılıyor. İlk saatlerde yaşanan bilgi kirliliğinin önüne geçilmesi için resmi açıklamaların takip edilmesi gerektiği vurgulandı.
AI YORUMU
Şiddetli doğal afetlerin ardından en kritik aşama, bilgi akışının kesintisiz sağlanmasıdır. İletişim altyapısının çökmesi, sahadaki koordinasyonu doğrudan zorlaştırarak müdahale süresini uzatmaktadır. Yetkililerin ilk dakikalardan itibaren atacağı adımlar, kurtarma faaliyetlerinin başarısını doğrudan belirleyecektir.
Tibet Özerk Bölgesi’ndeki 7.0 büyüklüğündeki deprem, 16 kişinin ölümü ve 32 yaralı ile 300'den fazla evin yıkılmasıyla sonuçlandı. Arama-kurtarma ekipleri bölgeyi geniş çaplı incelemeye aldı.
Deprem 7.0 büyüklüğünde, 10 km derinliğinde gerçekleşti.
16 kişi hayatını kaybetti, 32 yaralı (11 ciddi, 21 hafif).
300'den fazla ev yıkıldı ve 300 polis, 347 itfaiye görevlisi operasyonda.
Tibet Özerk Bölgesi’nin Nakçu iline bağlı Baçın ilçesinde gece saatlerinde 7.0 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi (USGS) ve Çin Deprem Ağları Merkezi (CENC) tarafından doğrulanan ölçüm, depremin 10 kilometre derinlikte gerçekleştiğini gösterdi.
İlk raporlara göre 16 kişi hayatını kaybetti, 32 yaralı ise bölgede şiddetli hasar gören evlerin enkazı altında bulundu. Yaralıların 11'i ciddi durumda, 21’i ise hafif yaralanmalarla hastanelerde tedavi altına alındı.
Deprem sonrasında 300 polis, 347 itfaiye ve kurtarma personeli bölgeye sevk edildi. Ekipler, yıkılan binaların enkazı altında kalanları bulmak için yoğun arama çalışmalarına devam ediyor. Yetkililer, enkaz altında kalan kişilerin sayısının artabileceği konusunda uyarıda bulundu.
Tibet, geçmişte de yıkıcı depremlere maruz kalmış bir bölge. Ocak 2025’te 6,8 büyüklüğündeki bir deprem 120 kişinin ölümüne yol açmıştı. Bu yeni olay, bölgedeki deprem riskinin hâlâ yüksek olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
AI YORUMU
Çin’in Tibet bölgesinde yaşanan bu büyük deprem, bölgenin zayıf altyapısının ve deprem yönetmeliğinin yetersizliğinin bir yansıması olarak görülüyor. 16 can kaybı, sadece bir sayı değil, aynı zamanda bölgenin sosyal ve ekonomik yapısına da büyük darbe vuruyor. Arama-kurtarma operasyonlarının süreci, ulusal ve uluslararası yardımların koordinasyonunun önemini bir kez daha ortaya koyuyor.
23 Ekim 2011'de Van’da meydana gelen 7,2'lik deprem, 644 can kaybına yol açtı. Yeni yayımlanan arşiv görüntüleri, sarsıntı anındaki panik, yıkım ve arama kurtarma operasyonlarını canlı olarak gösteriyor.
Deprem 7,2 büyüklüğünde olup 644 kişi hayatını kaybetti.
Görüntülerde binanın çökmesi, enkaz altında kalanlar ve kurtarma ekipleri yer alıyor.
İlk sarsıntının ardından 5,6 büyüklüğünde ikinci bir deprem de felakete katkıda bulundu.
23 Ekim 2011 tarihinde saat 13.41’de Van’ın Tabanlı bölgesinde 7,2 büyüklüğündeki deprem, Erciş ve çevre yerleşimlerde büyük yıkıma yol açtı. Pazar gününü bekleyen vatandaşlar, aniden yükselen titreşimle karşı karşıya kaldı ve sokaklarda panik dalgası yayıldı.
Görüntülerde, binanın çöküş anı, enkaz altında kalan insanların yardım çağrıları ve arama kurtarma ekiplerinin hızlı müdahalesi izleniyor. Yıkılmış yapılar arasında kaybolan vatandaşların kanıtı olarak çamur ve toz bulutları, sokakları sardı.
Deprem sonrasında Van ve Erciş’te başlayan kurtarma çalışmaları, Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen ekip ve yardım malzemeleri ile desteklendi. Binlerce evsiz kişi, çadır ve geçici barınma alanlarına yöneldi; kış koşulları bu çabayı daha da zorlaştırdı.
9 Kasım 2011’de 5,6 büyüklüğünde ikinci bir deprem, otelleri de içine alan yapıların çökmesine neden oldu ve 40 kişi daha hayatını kaybetti. Toplam can kaybı 644’e ulaşarak bölgenin yakın tarihindeki en ağır felaketlerine bir kez daha ışık tuttu.
AI YORUMU
Bu gelişme, depremzedelerin yaşadığı acıyı ve devletin, sivil toplumun koordineli çabalarını gözler önüne seriyor. Arşiv görüntüleri, tarihsel bir belge olmanın ötesinde, afet yönetimi ve iletişim alanında daha etkili stratejilerin geliştirilmesi gerektiğini açıkça gösteriyor.