Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Ekonomi
Bitcoin 84 bin doları gördü: Fed öncesi kritik eşik
•2 dk okuma
Paylaş
HEkonomi
Özet
Kresel piyasalardaki risk istahinin artmasiyla Bitcoin sali gunu yuzde 1,3 deger kazanarak 83 bin 87 dolara ulasti. Kripto para birimi, onumuzdeki Merkez Bankasi toplantisi oncesinde 84 bin dolari asmak icin yeni bir mucadele veriyor.
Öne çıkanlar
Bitcoin sali gunu yuzde 1,3 artisla 83 bin 87,2 dolara yukseldi.
Chainbloq Risk Muduru Gokce Calisan, 84 bin dolarin kritik bir esik oldugunu belirtti.
Kisa vadeli yatirimcilarin payi yuzde 16 seviyesine gerileyerek son uc yilin en dusuk noktasina indi.
Haberin Detayı
Kuresel piyasalarda risk istahinin yukselmesiyle birlikte kripto para birimleri hareketli bir gun gecirdi. Bitcoin, sali gunu yuzde 1,3 oraninda deger kazanarak 83 bin 87,2 dolar seviyesine ulasti ve yatirimcilarin dikkati yeniden bu dijital varliga cevrildi.
ABD borsalarindaki olumlu sirket bilancolari ile petrol fiyatlarindaki gerileme, riskli varliklara yonelimi dogrudan destekledi. Ekranlarda haftanin ilk islem gunlerinde de 83 bin dolar sinirini asan ancak bu seviyede kalici olamayan varlik, ekim ayi baslarinda 85 bin dolarin uzerini gormustu.
Sektor uzmanlari, gecen hafta 84 bin dolar esigini dort kez test eden ancak kalicilik saglayamayan Bitcoin icin Fed toplantisinin belirleyici olacagini vurguluyor. Toparlanma surecinin teknoloji hisselerinden guc aldigi ve SpaceX gelirlerinin beklentileri asmasinin piyasayi rahatlattigi belirtiliyor.
Yatirimci profiline iliskin veriler de piyasadaki degisimi gozler onune seriyor. Kisa vadeli yatirimcilarin piyasadaki payinin yuzde 16 seviyesine geriledigi ve bu oranin son uc yilin en dusuk duzeyine karsilik geldigi ifade ediliyor.
ABD Merkez Bankasinin para politikasi kararlarini aciklayacagi toplantinin 27-28 Ekim tarihlerinde gerceklestirilmesi bekleniyor. Yuksek enerji fiyatlarinin enflasyon uzerindeki baskisi, faiz beklentilerini sekillendiren en temel unsurlar arasinda yer aliyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Piyasalardaki bu hareketlilik, kisa vadeli spekulatif girislerin azaldigi ve uzun vadeli oyuncularin agirligini korudugu bir doneme isaret ediyor. Yuzde 16'lik dusuk kisa vadeli yatirimci orani, olasi dalgalanmalara karsi direncin arttigini gosterirken, 84 bin dolarin asilmasi teknik olarak yeni bir kanal acabilir. Fed'in faiz karari oncesinde enerji maliyetlerinden kaynaklanan enflasyon baskisi surerse, kripto varliklarin bu direnc seviyesinde kalici olup olamayacagi yakindan izlenecek.
Kaynak:
Sözcü Ekonomi
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
💬 Yorumlar
Hesap gerekmez · reklamsız
Yorumlar yükleniyor…
İlk yorumu sen yaz.
💬 Yorumlar kısa süre içinde açılacak. Bu arada görüşünü e-posta ile iletebilirsin.
Ekonomist Nouriel Roubini, küresel piyasalardaki risklere karşı kripto varlıklar yerine fiziksel altını önerdiğini bildirdi. Ünlü uzman, geçen yıl altının yüzde 60 değer kazandığını, Bitcoin'in ise yüzde 5 gerilediğini hatırlattı. Roubini ayrıca yapay zekâ pazarındaki büyümenin dot-com krizinden farklı olduğunu vurguladı.
Altın geçen yıl yüzde 60 artarken Bitcoin yüzde 5 geriledi.
Roubini yüksek oynaklık sebebiyle kripto yerine fiziki altını tercih ediyor.
Yapay zekâ gelirlerinin dot-com balonu gibi temelsiz olmadığı belirtildi.
2008 yılındaki küresel finansal çöküşü önceden tahmin etmesiyle tanınan ekonomist Nouriel Roubini, yatırım tercihlerine dair yeni değerlendirmelerini paylaştı. Dubai'de gerçekleştirilen SuperReturn etkinliğinde konuşan Roubini, yatırımcıların sermayelerini Orta Doğu, Asya ve gelişmekte olan pazarlara yayması gerektiğini savundu. Jeopolitik gerilimlerin ve piyasa dalgalanmalarının arttığı bu dönemde portföy dağılımının dengelenmesi gerektiği aktarıldı.
Alternatif finansal enstrümanlar arasından kıymetli madenleri öne çıkaran ekonomist, kripto para birimlerine yönelik mesafeli duruşunu yineledi. Altının geçen yıl kaydettiği yüzde 60'lık yükselişe karşılık dijital altın olarak pazarlanan Bitcoin'in yüzde 5 değer kaybettiğine işaret eden Roubini, sert fiyat dalgalanmalarından kaçınarak güvenli limana yönelmenin çok daha akılcı bir adım olduğunu dile getirdi.
Piyasalardaki yapay zekâ yatırımlarına da değinen tecrübeli analist, teknoloji şirketlerinin değerlemelerinde aşırılıklar bulunabileceğini ancak olası düzeltmelerin kısıtlı kalacağını söyledi. Günümüzdeki teknoloji dalgasını 2000'li yılların başındaki dot-com çöküşünden ayıran en büyük faktörün şirketlerin ürettiği devasa gelirler ve kârlılık olduğunu belirten Roubini, sektörün somut bir ticari talep gördüğünü savundu.
Eskiden taşıdığı karamsar unvanın aksine dünya ekonomisine daha pozitif baktığını ifade eden Roubini, kamu borçları ve yükselen faizler konusunda ise uyarıda bulundu. Tahvil getirilerinin yüzde 4 ile 5 bandının üzerine çıkmasının hükümetlerin borçlanma maliyetlerini zorladığına değinen uzman, küresel dengenin korunması adına Amerika Birleşik Devletleri ile Çin arasındaki rekabetin kontrollü ilerlemesi gerektiğini hatırlattı.
AI YORUMU
Yüksek volatilite taşıyan kripto paralara bel bağlamak yerine somut getirisi olan geleneksel varlıklara odaklanmak gerekir. Roubini'nin işaret ettiği üzere tahvil getirilerinin yüzde 4-5 seviyesine tırmandığı bir borç ortamında, dijital varlıkların sermaye koruma işlevi zayıflıyor. Bu durum özellikle birikimlerini korumak isteyen bireysel tasarruf sahiplerini ve fon yöneticilerini doğrudan ilgilendiriyor. Eğer merkez bankaları faizleri uzun süre bu bantta tutarsa, spekülatif varlıklardan kaçış sürüp fiziki altına kayış hız kazanacaktır.
Reuters anketine katılan ekonomistlerin büyük kısmı Fed'in ekim toplantısında faizleri sabit tutacağını öngörüyor. Yılın son toplantısında ise bankanın faiz artırımına gitmesi bekleniyor.
Reuters anketine katılan 100 ekonomistin 94'ü ekim ayında faizlerin sabit kalmasını bekliyor.
Aralık ayındaki son toplantıda faiz artırılacağı yönündeki beklentiler tam bir konsensüse dönüştü.
Küresel finans çevrelerinin odaklandığı ABD Merkez Bankasının para politikası adımlarına dair yeni bir beklenti anketi kamuoyuyla paylaşıldı. On altı ile yirmi ekim tarihleri arasında yüz ekonomistin katkısıyla tamamlanan araştırma, analistlerin yılın kalanı için öngörülerinde belirgin bir uzlaşı sağlandığını gözler önüne serdi. Eylül ayında gerçekleştirilen önceki ankette aralık ayında faiz artışı yapılacağını öngörenlerin oranı yüzde ellinin altında kalırken, güncel veriler bu senaryonun ortak bir kabule evrildiğini işaret ediyor.
Araştırmaya katılan yüz uzmandan doksan dördü, yirmi yedi yirmi sekiz ekim tarihlerindeki toplantıda politika faizinin yüzde üç nokta yetmiş beş ile dört nokta sıfır sıfır aralığında sabit bırakılacağını belirtti. Buna karşın, bankanın sekiz dokuz aralık tarihlerindeki yıl sonu buluşmasında faiz artırımına kesin gözüyle bakılıyor. Uzmanlar enflasyon dinamikleri ve makroekonomik veriler doğrultusunda bankanın daha agresif bir politika izlemek zorunda kalabileceğini ifade ediyor.
Katılımcıların yaklaşık yüzde altmışlık kesimi nihai politika faizinin yüzde dört nokta sıfır sıfır ile dört nokta yirmi beş aralığında tepe noktasına ulaşacağını öngörüyor. Öte yandan, parasal sıkılaşma döngüsünün tek bir hamleyle sınırlı kalmayacağını savunanların oranında da belirgin bir artış kaydedildi. Doksan iki uzmandan otuz sekizi en az iki ek faiz artışı yapılmasını beklerken, eylül ayında bu senaryoyu destekleyenlerin oranı yalnızca yüzde yirmi düzeyindeydi.
Piyasa aktörleri mevcut risklerin bankayı daha sert adımlar atmaya itebileceğini vurguluyor. Morgan Stanley ABD başekonomisti Michael Gapen, tablonun öngörülenden daha agresif hamleler gerektirebileceğini belirtirken, Mizuho Securities kıdemli ekononisti Alex Pelle ekim ayının pas geçilmesini hatalı bir hamle olarak nitelendirdi. Pelle, aralık toplantısında yirmi beş baz puanlık artışın yanı sıra elli baz puanlık daha güçlü bir sıkılaşma ihtimalinin de masada bulunduğunu ifade etti.
AI YORUMU
Piyasalarda oluşan bu tam uzlaşı, faiz patikasındaki belirsizliğin yerini temkinli bir bekleyişe bıraktığını gösteriyor. Uzmanların yüzde altmışlık kesiminin faizlerin yüzde dört nokta yirmi beş bandında zirve yapacağı öngörüsü, sıkılaşma döngüsünün sonuna yaklaşılmakta olduğunun sinyalini veriyor. Enflasyonist baskıların kalıcı olması durumunda gelişen piyasa varlıkları ve döviz kurları üzerinde yeni dalgalanmalar tetiklenebilir. Yatırımcıların aralık ayındaki karara kadar risk iştahını düşük tutması ve portföylerini olası şoklara karşı koruması gerekiyor.
ABD Merkez Bankasının faiz artışlarına rağmen gelişen ülkeler dirençli kalmayı başarıyor. Yüksek reel faiz oranları ve güçlü mali dengeler, bu ekonomilerin geçmişteki gibi sıkılaştırma döngüsüne girmesini önlüyor.
Gelişen piyasa tahvillerinin ortalama 10 yıllık getirisi yüzde 6,45 seviyesine çıktı.
Gelişmiş ekonomilerde kamu borcu oranının yüzde 108,2 seviyesine ulaşması bekleniyor.
Küresel finans sisteminde uzun yıllar boyunca kabul gören standart kural, ABD Merkez Bankasının hamlelerini gelişmekte olan ülkelerin de birebir izlemesi gerektiği yönündeydi. Fed faiz artırdığında dolar değer kazanıyor, yerel para birimleri zayıflıyor ve merkez bankaları sermaye çıkışını durdurmak için mecburen aynı yolu izliyordu. Ancak bu geleneksel korelasyon zayıflayarak değişmeye başladı ve birçok gelişen ekonomi kendi ekonomik dinamikleriyle hareket etme alanı buldu.
Enflasyondan arındırılmış reel getiriler ise yüzde 3 civarında seyrediyor. Bu yüksek oranlar, yerel varlıklara olan ilgiyi canlı tutarken merkez bankalarının kredibilitesini artırıyor ve otomatik bir faiz artışı baskısını ortadan kaldırıyor.
Uluslararası Para Fonu tahminleri, gelişen ülkeler ile gelişmiş ekonomiler arasındaki mali görünüm makasının açıldığını net biçimde gösteriyor. Gelişen ekonomilerin toplam kamu borcunun Gayri Safi Yurtiçi Hasıla oranının yüzde 77,2 düzeyinde kalması beklenirken, Amerika Birleşik Devletleri, Japonya ve İngiltere gibi gelişmiş ülkelerde bu oran yüzde 108,2 seviyesinde bulunuyor.
Yatırımcılar artık yalnızca gelişmekte olan ülkelerin risklerini değil, gelişmiş piyasalardaki yüksek bütçe açıklarını da sorgulamaya başladı. JPMorgan anketine göre uluslararası yatırımcıların yüzde 33 oranında gelişen piyasa hisselerini tercih etmesi bu eğilimi doğruluyor. Enerji fiyatları veya jeopolitik gerilimler risk unsuru olmaya devam etse de, yüksek reel faizler ve kontrollü kamu maliyesi bu ülkeleri geçmiş dönem krizlerinden farklı bir konuma taşıyor.
AI YORUMU
Gelişmekte olan ekonomilerin Fed kararlarından bağımsız hareket edebilmesi, borç yönetimindeki görece disiplinli duruşun somut bir sonucudur. Yüzde 77,2'lik borç oranının yüzde 108,2'lik gelişmiş ülke ortalamasından düşük kalması, sermaye akışlarının yönünü uzun vadeli olarak değiştirebilir. Risk iştahının korunduğu bu süreçte, enerji fiyatlarındaki olası dalgalanmalar kırılgan ülkeler için asıl test alanı olacaktır.
Küresel piyasaların odağındaki Amerika Merkez Bankası'nın faiz politikasına dair yeni beklentiler netleşiyor. Gerçekleştirilen son anket çalışmasına göre kurumun ekim ayındaki toplantıda kararı pas geçeceği öngörülüyor.
Reuters tarafından hazırlanan yeni anket çalışmasının sonuçları yayımlandı.
Amerikan Merkez Bankası'nın ekim ayındaki toplantıda faiz artırması beklenmiyor.
Beklentiler aralık ayında faiz artırımına gidileceği yönünde şekilleniyor.
Küresel ekonomide yön belirleyen merkez bankalarının hamleleri yatırımcılarca yakından izlenmeye devam ederken yeni anket sonuçları kamuoyuyla paylaşıldı. Küresel haber ajansı Reuters tarafından düzenlenen kapsamlı anket, Amerika Merkez Bankası'nın önümüzdeki döneme ilişkin para politikası adımlarını ele aldı. Yapılan değerlendirmeler sonucunda elde edilen veriler, bankanın faiz artırımı konusunda acele etmeyeceğini gösteriyor.
Anket katılımcılarının ortak tahmini, Amerika Merkez Bankası'nın ekim ayında gerçekleştireceği para politikası toplantısında mevcut faiz oranlarında değişikliğe gitmeyeceği yönünde birleşiyor. Kurumun bu ayki toplantıyı faiz artırım kararı almadan atlaması beklenirken yılın son ayına yönelik beklentiler ise farklılık gösteriyor. Finans çevrelerinin öngörülerine göre banka, ekimdeki duraklamanın ardından aralık ayındaki toplantıda faiz artırımı hamlesini devreye sokacak.
Piyasa analistleri, enflasyon verileri ve istihdam rakamlarının bu kararlar üzerinde belirleyici olmaya devam ettiğini vurguluyor. Amerika Merkez Bankası yetkililerinin yapacağı açıklamalar ile gelecek ekonomik göstergeler, aralık ayındaki olası faiz artırımı kararının kesinleşmesinde rol oynayacak en önemli unsurlar arasında yer alıyor.
AI YORUMU
Merkez bankalarının hamlelerini takvim odaklı okumak yerine veriye dayalı stratejilerle değerlendirmek gerekiyor. Açıklanan anket verileri, ekim ayında atılacak adımların sınırlı kalacağını ancak aralık ayında baskının artabileceğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu durum, döviz ve emtia piyasalarında pozisyon alan yatırımcıların yıl sonuna kadar temkinli bir duruş sergilemesini zorunlu kılıyor. Geçmiş dönemlerdeki sıkılaştırma döngüsüyle kıyaslandığında, bankanın bu kez daha yavaş ve temkinli bir patika izlediği görülüyor.