Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Gündem
BirGün muhabiri İsmail Arı çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı
•2 dk okuma
Paylaş
HGündem
iFotoğraf: Dosseman · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons
Özet
BirGün muhabiri İsmail Arı, eski RTÜK Başkanı'nın şikayetiyle başlatılan soruşturma kapsamında çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı. Savcılık ifadesinin ardından hakimliğe sevk edilen gazeteciye yanıltıcı bilgi yayma suçlaması yöneltildi.
Öne çıkanlar
BirGün muhabiri İsmail Arı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçlamasıyla tutuklandı.
Şikayetçi olan eski RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin'in başvurusuyla süreç başlatıldı.
Arı, Ankara Emniyet Müdürlüğü'ndeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Haberin Detayı
BirGün gazetesi muhabiri İsmail Arı, eski Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkanı Ebubekir Şahin'in yaptığı şikayet üzerine gözaltına alındı. Ankara Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü tarafından ifade vermeye çağrılan gazeteciye emniyette gözaltı kararı tebliğ edildi. Emniyette geçirilen bir gecenin ardından sabah saatlerinde adliyeye sevk edilen Arı, savcılık sorgusunun tamamlanmasının ardından hakimliğe çıkarıldı.
Savcılık tarafından yürütülen soruşturmada gazeteciye Türk Ceza Kanunu kapsamında yer alan yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçlaması yöneltildi. İlgili suç maddesi, halk arasında endişe ve panik yaratmak amacıyla gerçeğe aykırı bilgilerin kamu barışını bozacak şekilde yayılmasını cezalandırıyor. Hakimlik sorgusunun ardından mahkeme heyeti, gazetecinin tutuklanmasına hükmetti ve cezaevine gönderilmesine karar verdi.
Daha önce de kamu kurumlarındaki usulsüzlük haberleriyle gündeme gelen Arı, Mart 2026 sonunda Tokat'ta eşinin ailesini ziyaret ederken gözaltına alınmış ve Sincan Cezaevi'nde kalmıştı. Haziran ayında görülen ilk duruşmasında tahliye edilen gazeteci, hakkındaki hukuki süreçlerin devam etmesi nedeniyle yeniden yargı mercilerinin karşısına çıkıyor.
Basın özgürlüğü ve gazetecilik faaliyetleri çerçevesinde tartışma yaratan bu son karar, medya camiasında ve kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Habercilik faaliyetleri nedeniyle hedef alan gazetecilerin hukuki durumu, meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşları tarafından yakından izlenen konular arasında yer alıyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Gazetecilik faaliyetleri kapsamında yürütülen soruşturmaların tutuklama tedbiriyle sonuçlanması, ifade özgürlüğü sınırlarının daraldığı yönündeki tartışmaları yeniden alevlendiriyor. Ebubekir Şahin'in şikayetiyle başlayan bu süreç, basının denetim işlevini doğrudan hedef alan bir baskı aracı olarak değerlendiriliyor. Daha önce de benzer suçlamalarla 75 gün cezaevinde kalan İsmail Arı'nın tekrar tutuklanması, haber üretim süreçlerindeki risklerin boyutunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu tür yargı kararları, kamuoyunu bilgilendirme görevini üstlenen diğer muhabirler üzerinde caydırıcı bir otosansür dalgası yaratma potansiyeli taşıyor.
Kaynak:
Sözcü Gündem
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
💬 Yorumlar
Hesap gerekmez · reklamsız
Yorumlar yükleniyor…
İlk yorumu sen yaz.
💬 Yorumlar kısa süre içinde açılacak. Bu arada görüşünü e-posta ile iletebilirsin.
İletişim Başkanlığı, AFAD sualtı arama kurtarma ekiplerinin toplu olarak istifa ettiği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi. Açıklamada, 81 ilde kesintisiz görev yapan personelin tam kadro sahada olduğu vurgulandı.
AFAD dalgıçlarının toplu olarak görevden ayrıldığı iddiaları yalanlandı.
Suda arama kurtarma ekipleri 81 ilde 7 gün 24 saat esasıyla görev yapıyor.
Emniyet, jandarma ve sahil güvenlik dalış timleri sahada tam koordinasyonla çalışıyor.
Bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya platformlarında yer alan paylaşımlar üzerine İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi tarafından kapsamlı bir açıklama yapıldı. Yapılan duyuruda, sualtı arama kurtarma faaliyetlerini yürüten personelin toplu olarak görev bıraktığına dair iddiaların gerçeği yansıtmadığı belirtildi.
İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı bünyesindeki suda arama kurtarma timlerinin 81 il genelinde kesintisiz mesai yürüttüğü ifade edildi. Ekiplerin teknik donanım, personel sayısı ve mesleki yetkinlik açısından herhangi bir eksiklik barındırmadığı ve olaylara anında müdahale edebildiği aktarıldı.
Mevcut durumda dalış faaliyetlerini sonlandıran ya da görevinden ayrılan hiçbir personelin bulunmadığına dikkat çekildi. Bölgeler arasında gerçekleştirilen geçici görevlendirmelerin ise bir zafiyetten kaynaklanmadığı, aksine bütüncül afet yönetim planının rutin bir uygulaması olduğu kaydedildi.
Türkiye genelindeki AFAD yapılanmasına ek olarak Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesindeki dalış timlerinin de operasyonlara destek verdiği belirtildi. Tüm bu kurumların sahada tam bir uyum içinde hareket ettiği ve afet anlarında canla başla görev yaptığı yinelendi.
AI YORUMU
Resmî kurumların personel kadrolarına yönelik asılsız iddialar, kriz anlarında toplumsal güvenliği doğrudan hedef alan bilgi kirliliği üretmektedir. Açıklanan verilere göre 81 ilde 7/24 esasıyla çalışan çoklu kurum koordinasyonu, arama kurtarma kapasitesinin sürekliliğini güvence altına almaktadır. Bu tür manipülatif paylaşımlar yalnızca sahada fedakârca çalışan ekiplerin motivasyonunu zedelemeyi amaçlar. Doğrulanmamış iddiaların yayılması, gerçek bir afet durumunda vatandaşların kurumlara olan inancını sarsma riski taşır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kamuoyunu meşgul eden fon vurgununda yeni görevden almaların yapılıp yapılmayacağına dair soruları yanıtsız bıraktı. Basın mensuplarının karşısına çıkan lider, Şam ziyaretinin tarihi ve MHP lideri Bahçeli ile olası görüşmesine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Erdoğan, fon vurgununda bürokraside başka görevden almaların olup olmayacağı sorusunu cevapsız bıraktı.
Şam'a gidiş tarihi hakkında net bir takvim vermeyerek durumun henüz belli olmadığını söyledi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile görüşme ihtimaline olumlu yaklaşarak olabileceğini belirtti.
Türkiye'nin gündemini uzun süredir meşgul eden fon skandalı ve bürokrasideki yankıları sürerken, konuya ilişkin merak edilen sorular başkentte yanıt bulmadı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AKP grup toplantısının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlamak üzere kameraların karşısına geçti.
Toplantı sonrasındaki açıklamalarda, skandal sürecinde kamu görevlilerinde yaşanan değişimlerin devam edip etmeyeceği sorusu gündeme taşındı. Soruşturmanın derinleşip derinleşmeyeceği ve başka isimlerin görevden alınıp alınmayacağı konusundaki belirsizlik sürerken, bu soru Cumhurbaşkanı tarafından yanıtsız bırakıldı.
Basın mensuplarının dış politika gündemine dair yönelttiği sorular da aynı buluşmada yanıt aradı. Özellikle Suriye'nin başkenti Şam'a gerçekleştirilmesi olası ziyaretin tarihi sorulduğunda, bu konuda henüz netleşmiş bir takvim bulunmadığı ifade edildi.
İç siyasetteki gelişmeler kapsamında MHP lideri Devlet Bahçeli ile bir araya gelme ihtimali de masaya yatırıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, koalisyon ortağıyla olası bir görüşme için kapıyı açık bırakarak kısa ve net bir şekilde olabileceğini dile getirdi.
AI YORUMU
Kamuoyunu sarsan mali usulsüzlük iddialarında idari sorumluluğun sınırları netleşmeden siyasi iradenin sessizliği tartışmaları büyütüyor. Bürokrasideki olası yeni tasarrufların zamanlaması belirsizliğini korurken, bu durum karar alıcıların stratejik bir bekleyiş içinde olduğunu gösteriyor. İdari denetim mekanizmalarının etkinliği sorgulanan bu süreç, doğrudan yatırımcı güvenini ve kamusal işleyişi etkiliyor. Soruşturmanın genişlemesi durumunda yeni idari kararların alınması kaçınılmaz hale gelecektir.
Özbekistan'daki Dünya Zirvesi'nde konuşan Emine Erdoğan, savaş bölgelerindeki çocukların sesini duyurmanın insanlık görevi olduğunu vurguladı. Türkiye'nin çocuk koruma politikalarına değinen Erdoğan, dijital riskler ve aile yapısının önemine dikkat çekti.
Emine Erdoğan, Semerkant'ta düzenlenen Dünya Zirvesi'nde çocuk refahını ele aldı.
Türkiye'de 15 yaş altı çocukların sosyal medyaya erişimi sınırlanarak dijital risklere karşı koruma sağlandı.
Gönül Elçileri Projesi ile 11 binden fazla çocuk koruyucu aile yanında yaşama kavuştu.
Tarihi medeniyet havzasında gerçekleştirilen bu uluslararası buluşmada, çocukların hakları ve geleceği kapsamlı bir şekilde masaya yatırıldı. Biruni, İbn Sina ve İmam Buhari gibi İslam bilginlerinin iz bıraktığı bu coğrafyada bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Erdoğan, çocuk meselelerinin küresel gündemin daima merkezinde tutulması gerektiğini belirtti.
Çocuk refahının sadece temel ihtiyaçların karşılanmasından ibaret olmadığını ifade eden Emine Erdoğan, geleneksel istatistiklerin iklim krizi ve savaş şartları gibi modern tehditleri göz ardı edebileceğini söyledi. Okula gitmenin veya şiddet görmemenin her zaman nitelikli bir hayat anlamına gelmediğini belirten Erdoğan, çoklu krizler çağında çocukların yapay zeka, dijital şiddet ve iklim kaygısı gibi yepyeni sorunlarla mücadele ettiğini kaydetti. Çocuğun fiziksel, zihinsel ve ruhsal gelişiminin bir bütün olarak ele alınmasının şart olduğunu vurguladı.
Türkiye'nin çocuk politikalarını zamanın ruhuna uygun biçimde şekillendirdiğini belirten Erdoğan, aile kurumunu korumanın temel ilke kabul edildiğini aktardı. Bu kapsamda 2025 yılının aile yılı ilan edildiğini, 2026-2035 döneminin ise aile ve nüfus on yılı olarak planlandığını ifade etti. Ayrıca Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi ile 15 yaş altı bireylerin sosyal medya erişimine yaş doğrulama ve ebeveyn denetimi gibi sınırlamalar getirildiğini hatırlattı.
Koruyucu aile sisteminin ülke genelinde yaygınlaştırıldığını belirten Erdoğan, Gönül Elçileri Projesi sayesinde 11 binden fazla çocuğun güvenli aile ortamında büyüdüğünü ifade etti. Bu sisteme savaş mağduru mülteci çocukların da dahil edildiğini belirten Erdoğan, küresel çapta 100'den fazla ülkenin temsilcilerine seslendi. Gazze'deki bir milyondan fazla çocuğun temel haklarına kavuşabilme umuduyla yaşadığını hatırlatarak, silahlı çatışma bölgelerindeki acı tablonun acilen son bulması için çağrıda bulundu.
AI YORUMU
Uluslararası platformlarda dile getirilen çocuk hakları vizyonu, kriz bölgelerindeki fiili durumla doğrudan yüzleşmeyi zorunlu kılıyor. Savaş coğrafyalarındaki çocukların yaşadığı trajediler, geleneksel refah endekslerinin ötesinde acil insani müdahaleleri gerektiriyor. Türkiye'nin uyguladığı dijital kısıtlama ve koruyucu aile projeleri somut adımlar olarak öne çıkarken, bu modellerin diğer ülkeler tarafından nasıl uygulanacağı merak konusu. Yerel koruma mekanizmaları ile küresel krizlerin aşılması arasındaki makas daralmadığı sürece, istatistiklerdeki kayıplar artmaya devam edecektir.
Adana'nın Kozan ilçesinde iki katlı konutun çatısında onarım yapan Necati Saygıcak, su deposuyla beraber zemine çakıldı. Çevredekilerin ihbarıyla olay yerine intikal eden sağlık ekipleri, 59 yaşındaki vatandaşın yaşamını yitirdiğini saptadı.
Adana Kozan'da iki katlı evin damında tamirat yapan 59 yaşındaki Necati Saygıcak hayatını kaybetti.
Olay sabah saatlerinde Tufanpaşa Mahallesi Billur Sokak üzerinde gerçekleşti.
Su deposuyla birlikte aşağı düşen vatandaşın cansız bedeni otopsi için morga nakledildi.
Sabah saatlerinde Adana'nın Kozan ilçesinde yaşanan olayda, evinin çatı katında bakım çalışması yürüten bir kişi dengesini yitirerek zemine düştü. Tufanpaşa Mahallesi Billur Sokak adresindeki iki katlı müstakil evin üst kısmında meydana gelen kaza, çevrede büyük korku yarattı. 59 yaşındaki Necati Saygıcak, su deposunda yaşadığı bir sorunu gidermek üzere binanın damına çıktı.
Çalışmalarını sürdürdüğü esnada bir anda dengesini kaybeden Saygıcak, üzerinde çalıştığı su deposuyla beraber aşağı yuvarlandı. Çevredeki vatandaşların durumu fark edip hızlıca ihbarda bulunması üzerine, olay yerine kısa sürede sağlık ve polis ekipleri yönlendirildi. Sağlık personeli tarafından yapılan ilk kontrollerde, talihsiz adamın olay yerinde hayatını kaybettiği tespit edildi.
Yetkililerin olay yerinde gerçekleştirdiği incelemelerin ardından Necati Saygıcak'ın cansız bedeni otopsi işlemleri için morga kaldırıldı. Emniyet güçleri kazanın meydana geldiği adreste detaylı inceleme başlatırken, olay mahallesindeki komşular ve yakınları büyük üzüntü yaşadı. Çatılarda veya yüksek noktalarda yapılan bakım çalışmalarının barındırdığı riskler bir kez daha acı bir şekilde gözler önüne serildi.
AI YORUMU
Yüksek noktalarda ve ev çatı اینکهlerinde yürütülen her türlü bakım faaliyetinde güvenlik önlemlerinin eksiksiz alınması hayati bir zorunluluktur. Adana'da yaşanan bu acı olay, en basit ev tamiratlarının bile ne kadar büyük tehlikeler barındırabileceğini açıkça gösteriyor. Benzer riskli işleri tek başına ve emniyet kemeri veya iskele gibi koruyucu ekipmanlar olmadan yapan vatandaşların potansiyel tehlikelere karşı çok daha dikkatli olması gerekiyor. Alınacak küçük bir önlem, benzer trajik sonuçların önüne geçebilir.