PİYASA
Gündem

BEDAŞ, 31 Ekim'de İstanbul'da planlı kesinti takvimini duyurdu

BEDAŞ, 31 Ekim'de İstanbul'da planlı kesinti takvimini duyurdu

Özet

Boğaziçi Elektrik Dağıtım AŞ (BEDAŞ), 31 Ekim 2026 Cumartesi günü İstanbul'un çeşitli ilçelerinde uygulanacak planlı elektrik kesintileri hakkında resmi takvimi paylaştı. Açıklamada, bakım ve yatırım çalışmaları nedeniyle yaşanacak kesintilerin semt semt ve saat saat incelenebileceği belirtildi.

Öne çıkanlar

  • Kesintiler 31 Ekim 2026 Cumartesi günü gerçekleştirilecek
  • Etkilenen bölgeler ve süreler semt bazında listelendi
  • Çalışmalar bakam ve altyapı iyileştirme kapsamında yapılıyor

Haberin Detayı

İstanbul'da elektrik altyapısının sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla Boğaziçi Elektrik Dağıtım AŞ, 31 Ekim 2026 Cumartesi günü için detaylı bir kesinti planı açıkladı. Şirketin resmi kanalları üzerinden yapılan duyuruda, bakım, onarım ve yeni hat kurulumu gibi operasyonel çalışmalardan kaynaklanan geçici enerji kısıtlamalarının hangi saat dilimlerinde ve hangi mahallelerde etkili olacağı tek tek sıralandı. Vatandaşların günlük planlarını buna göre yapması, özellikle hassas elektronik cihazların korunması amacıyla öneriliyor.

Açıklanan takvimde, kesintilerin ilçeden ilçeye ve mahalleden mahalleye değişkenlik gösterdiği görülüyor. BEDAŞ, bu tür planlı kesintilerin elektrik şebekesinin verimliliğini artırmak, arıza riskini azaltmak ve uzun vadede daha güvenilir bir enerji altyapısı oluşturmak için gerekli olduğu vurgulanıyor. Çalışmaların genellikle sabah saatlerinde başlayıp gün içinde tamamlanması hedeflenirken, bazı bölgelerde kesinti sürelerinin iklim koşulları veya saha koşullarına göre uzama ihtimaline karşı esneklik payı bırakılıyor.

Bu tür operasyonel kesintiler, elektriğe bağımlı hizmet veren hastaneler, veri merkezleri ve büyük ölçekli ticari işletmeler için kritik bir dönem oluşturuyor. Kurumsal kullanıcıların jeneratör veya UPS (Kesintisiz Güç Kaynağı) sistemlerini önceden test etmesi, olası bir kesinti durumunda iş sürekliliğinin bozulmaması için standart bir protokol haline geldi. Mesken aboneleri açısından ise bu durum, çamaşır makinesi, buzdolabı gibi yüksek enerji tüketen cihazların çalışmasını gerektiren işlemleri farklı günlere ertelemeyi gerektiriyor.

BEDAŞ'ın şeffaflık politikası çerçevesinde yayımlanan bu listeler, vatandaşların mağduriyet yaşamaması adına kilit rol oynuyor. Kesinti saatlerinin önceden bilinmesi, ulaşım planlamasından akşam yemeği hazırlanışına kadar günlük hayatın birçok akışını doğrudan etkiliyor. Ayrıca, kesinti sırasında muhtemel kıvılcım veya aşırı yüklenmeden kaynaklanan yangın riskini minimize etmek amacıyla, elektrik panolarının kontrol edilmesi ve kullanmadığı prizlerin kapatılması öneriliyor.

Enerji dağıtım şirketleri, sezonluk bakım dönemlerinde bu tür yoğunlaşmış programlar uygulayarak, küçük arızaların büyük kesintilere dönüşmesini engellemeye çalışıyor. Bu yaklaşım, elektrik şebekesinin genel sağlığı açısından kısa vadede rahatsızlık yaratsa da, uzun vadede altyapının ömrünü uzatıyor. İstanbul gibi mega kentlerde, nüfus yoğunluğu ve enerji talebi göz önüne alındığında, bu planlı müdahalelerin kesintisiz enerji arzı için kaçınılmaz olduğu görülüyor.

Vatandaşların kesinti süresince yaşanabilecek aksamalara karşı önlem alması, hem konfor hem de güvenlik açısından önemli. Planlı kesintiler sırasında elektrik akımının yeniden gelmesiyle oluşabilecek voltaj dalgalanmalarına karşı elektronik cihazların fişten çekilmesi, olası hasarların önüne geçebilir. BEDAŞ'ın detaylı listesini takip etmek, İstanbul'daki her mahalle sakininin bu süreçten en az etkilenerek geçmesini sağlayacak temel adımdır.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

İstanbul'un elektrik dönüşüm sürecinde şeffaflık eksikliği, sıklıkla sosyal medyada tepki konusu olmuştur. BEDAŞ'ın 31 Ekim 2026 tarihine özel, semt bazlı detaylı liste yayımlaması, bu tepkinin azalmasında belirleyici olacaktır. Zira vatandaş, hangi saatte elektriksiz kalacağını bildiğinde jeneratör veya yedek güç kaynaklarını etkin biçimde devreye alabilir. Bu uygulama, önceki dönemlerdeki belirsiz kesintilerle kıyaslandığında, kurumsal güvenin yeniden tesis edilmesine yardımcı oluyor. Özellikle endüstriyel bölgelerde bu detay, üretim kayıplarını minimize etme konusunda kritik bir veri sağlıyor.

AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Gündem
    İstanbul merkezli otomobil çetesine operasyon: 35 şüpheli yakalandı

    Yurt dışından kaçak yollarla getirilen lüks araçların şasi numaralarını, Türkiye'de kayıtlı hurda araçlarla değiştirerek piyasaya süren suç örgütüne İstanbul merkezli operasyon düzenlendi. Emniyet güçlerinin yürüttüğü titiz çalışma sonucunda, change yöntemiyle dolandırıcılık yapan 35 şüpheli gözaltına alınarak adli süreç başlatıldı.

    • İstanbul merkezli operasyonda araç şasi numaralarını değiştiren 35 kişi gözaltına alındı.
    • Yurt dışından yasadışı yollarla getirilen araçlar hurda otomobillerin kimliğiyle piyasaya sürüldü.
    • Change işlemiyle dolandırıcılık yapan şüpheliler hakkında çok sayıda mağduriyet kaydı bulunuyor.

    İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, piyasada 'change' olarak bilinen yöntemle araç kimliklerini değiştiren bir şebekeyi çökertmek için kapsamlı bir operasyon gerçekleştirdi. Yurtdışından yasadışı yollarla ülkeye sokulan antika, klasik ve koleksiyonluk değerli araçlar, şebekenin ana hedefi haline geliyordu. Bu araçların gerçek şasi numaraları, Türkiye tesciline kayıtlı ancak artık kullanılmayan atıl vaziyetteki otomobillerin şasi numaralarıyla değiştirilerek sahte bir yasal kılıf oluşturuluyordu.

    Operasyonun detaylarına bakıldığında, şebeke üyelerinin oldukça sistematik bir çalışma yürüttüğü tespit edildi. Hurda araçlardan alınan şasi plakaları, yasadışı yollarla getirilen yüksek değerli araçlara nakledilerek trafiğe çıkmaları sağlanıyordu. Bu yöntemle aracın gerçek geçmişi ve teknik verileri gizlenerek, alıcılar yanıltılıyor ve piyasa değerinin altında ya da üzerinde satışlar yapılıyordu. Emniyet güçleri, bu süreçte dolandırılan mağdurların şikayetlerini değerlendirerek geniş çaplı bir takip başlattı.

    Teknik ve fiziki takip süreçlerinin ardından belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar düzenlendi. Yapılan baskınlarda toplam 35 şüpheli yakalanarak sorgulanmak üzere emniyet merkezine götürüldü. Şüphelilerin ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda, araç şasi numaralarının değiştirilmesinde kullanılan özel ekipmanlar ile sahte tescil belgeleri ele geçirildi. Ele geçirilen deliller, şebekenin faaliyet alanının genişliğini ve dolandırıcılık yönteminin profesyonelce kurgulandığını ortaya koyuyor.

    Mağdur olan vatandaşların araçlarını noter satışları sırasında fark etmeden aldıkları, ancak daha sonra yapılan trafik kontrollerinde aracın şasi numarasıyla tescil bilgilerinin uyuşmadığını anladıkları belirtiliyor. Bu tür bir durumla karşılaşan araç sahipleri, araçlarına el konulması riskiyle karşı karşıya kalırken, hukuki süreçte ciddi mağduriyetler yaşıyor. Emniyet birimleri, benzer yöntemle ikinci el piyasasında satış yapan diğer şüphelilerin peşinde olduğunu ve denetimlerin artırılacağını duyurdu.

    Bundan sonraki süreçte, yakalanan 35 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandıktan sonra adliyeye sevk edilmesi bekleniyor. Savcılık makamı, şüphelilerin bağlantılarını ve dolandırdıkları diğer kişileri tespit etmek amacıyla soruşturmayı derinleştiriyor. Vatandaşların ikinci el araç alımlarında mutlaka detaylı expertiz yaptırmaları ve aracın şasi numarası ile ruhsat kayıtlarını uzman bir servise kontrol ettirmeleri, benzer mağduriyetlerin önlenmesi adına büyük rol oynuyor.

    AI YORUMU

    Otomobil alırken yapılan rutin ekspertiz işlemlerinin, şasi numarası değişikliği gibi karmaşık dolandırıcılık yöntemlerini yakalamada yetersiz kaldığı bu operasyonla netleşti. 35 kişinin gözaltına alınması, bu yasadışı pazarın sanılandan daha organize olduğunu gösteriyor. İkinci el araç alacak vatandaşlar, yalnızca aracın boya veya kaporta durumuna değil, ruhsat ve şasi bilgilerinin sistemdeki kayıtlarla eşleşip eşleşmediğine de odaklanmalıdır. Şasi numarası orijinal olmayan bir araç, sigorta ve trafik tescil işlemlerinde geçersiz kalacağı için alıcının tüm yatırımını kaybetmesine yol açar.

    Haberin tam sayfası →

    Gündem
    Meteoroloji uyardı: İstanbul'da sağanak ve su baskını riski var

    Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 30 Ekim Cuma günü için İstanbul başta olmak üzere birçok ilde sağanak yağış beklendiğini açıkladı. Bazı bölgelerde yağışların kuvvetli olması nedeniyle sel ve su baskını tehlikesine karşı dikkatli olunması istenirken, sıcaklıklarda 5 dereceye varan düşüş öngörülüyor.

    • 30 Ekim Cuma günü için resmi sağanak uyarısı yapıldı.
    • Bazı bölgelerde sıcaklık 5 dereceye kadar düşecek.
    • Sel ve su baskını riskine karşı tedbir çağrısı yapıldı.

    Meteoroloji Genel Müdürlüğü, yeni haftanın son gününe ilişkin hava durumu raporunu kamuoyuyla paylaştı. 30 Ekim Cuma günü için hazırlanan verilere göre, ülkenin birçok vilayetinde yağışlı hava hâkim olacak. Özellikle İstanbul gibi büyükşehirlerde beklenen sağanak yağışlar, günlük yaşamı ve trafiği doğrudan etkilemesi beklenen bir meteorolojik olay olarak öne çıkıyor.

    Raporda, yağışların bölgeden bölgeye farklı şiddetlerde görüleceği belirtildi. Bazı illerde yağışların gök gürültülü sağanak şeklinde etkili olacağı tahmin ediliyor. Havacılık ve ulaşım sektörlerinde olası aksamaların önüne geçmek için yetkililerin ve vatandaşların bu verilere göre hareket etmesi gerekiyor. Yağışın şiddeti, yerel altyapı kapasitesine göre değişkenlik gösterebilir.

    Büyükşehirlerdeki en büyük risklerden biri, ani yağışların neden olabileceği su tahliye sorunlarıdır. Meteoroloji, belirli bölgeler için kuvvetli yağış uyarısı yaparak sel ve su baskını ihtimaline karşı dikkatli olunmasını tavsiye etti. Alt geçitler, bodrum katlar ve zemin katlardaki dükkanlar, taşkın riski en yüksek alanlar arasında yer alıyor.

    Hava durumu karnesinde sıcaklıklardaki değişim de dikkat çekiyor. Rapor, bazı bölgelerdeki termometrelerin 5 dereceye kadar gerileyebileceğini gösteriyor. Bu ani soğuk hava dalgası, özellikle dışarıda çalışan vatandaşlar ve açık alanda bulunanlar için ek giysi ve ısınma önlemleri gerektiriyor. Mevsim normallerine kıyasla bu düşüş, günlük planlamaları etkileyecek düzeyde.

    Vatandaşların, yağışlı günlerde araçlarıyla seyahat ederken görüş mesafesi ve yol kayması riskini göz önünde bulundurması gerekiyor. İşe gidiş-dönüş saatlerinde trafik yoğunluğunun artması muhtemel olduğu için alternatif ulaşım araçlarının değerlendirilmesi öneriliyor. Meteorolojik veriler, hava koşullarının gün içinde farklılaşabileceğini gösterdiği için güncel raporların takip edilmesi faydalı olacaktır.

    Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün yayımladığı bu uyarılar, olası can ve mal kayıplarının önüne geçmek amacıyla kritik bir uyarı niteliği taşıyor. Yerel yönetimlerin su tahliye sistemlerini kontrol altında tutması ve halkı bilgilendirmesi, bu tür hava olaylarında büyük önem taşıyor. Vatandaşların resmi kanallardan gelen uyarılara kulak vermesi, güvenliğin temel koşulu olarak öne çıkıyor.

    AI YORUMU

    Mevsim normallerini aşan ani soğuklar, kış hazırlıklarını yapmamış olanları zor durumda bırakabilir. 5 dereceye varan sıcaklık düşüşü, özellikle İstanbul gibi yoğun nüfuslu şehirlerde ısıtma giderlerini ve enerji talebini artırarak bütçeler üzerinde baskı oluşturacak bir potansiyel taşır. Kuvvetli yağış uyarısının ardından alınacak önlemlerin yeterliliği altyapıyı test edecek; eğer su tahliye sistemleri kapasitesinin üzerinde kalırsa, sele karşı yapılan harcamalar boşa gidebilir. Bu durum, kentlerin acil durum planlarının ne kadar gerçekçi olduğunu gün yüzüne çıkaracak kritik bir sınav olacaktır.

    Haberin tam sayfası →

    Gündem
    Avcılar'daki tekel bayisinde 14 yaşındaki çocuğa istismar iddiası

    İstanbul Avcılar'da bir tekel bayisine alışveriş için giren 14 yaşındaki kız çocuğu, işletmeci tarafından istismara maruz kaldığını iddia etti. Olayın ortaya çıkmasının ardından bölgedeki güvenlik birimleri konuyla ilgili soruşturma başlattı. Yaşanan durum mahalle sakinleri arasında infiale yol açarken, soruşturma süreci tüm detaylarıyla devam ediyor.

    • İstanbul Avcılar'da 14 yaşındaki bir çocuğun tekel bayisinde istismara uğradığı iddia edildi.
    • Olayın bildirilmesi sonrasında emniyet güçleri işletmeci hakkında inceleme başlattı.
    • Soruşturma süreci mağdurun ifadesi ve çevredeki kamera kayıtları üzerinden yürütülüyor.

    İstanbul'un Avcılar ilçesinde meydana gelen olay, bölge halkı arasında büyük bir tedirginlik yarattı. İddialara göre, 14 yaşındaki bir kız çocuğu gündüz saatlerinde alışveriş yapmak amacıyla bir tekel bayisine girdi. İçeride bulunduğu sırada iş yeri sahibi tarafından uygunsuz davranışlara ve istismara maruz kaldığını öne süren çocuk, yaşadıklarını yakınlarına aktararak yardım istedi.

    Olayın duyulmasının ardından aile durumu emniyet birimlerine bildirdi. Avcılar Emniyet Müdürlüğü ekipleri, iddialar üzerine söz konusu iş yerine giderek işletmeciyi sorgulamak üzere gözaltına aldı. Olay yerindeki güvenlik kamerası kayıtları incelenmek üzere polis tarafından el konulurken, mağdur çocuğun ifadesine başvurulması için gerekli adli işlemler başlatıldı.

    İstismar iddialarının yaşandığı işletmenin çevresinde oturan vatandaşlar, olayın gerçekleştiği saatlerde durumu fark etmediklerini belirterek şaşkınlıklarını dile getirdi. Küçük yaştaki bir çocuğun güvenli bir şekilde alışveriş yaptığı bir noktada bu tür bir suçla karşılaşması, bölgedeki ailelerin çocuklarının güvenliği konusundaki endişelerini artırdı. Yerel esnaf ve mahalle sakinleri, adli sürecin hızlı sonuçlanmasını talep ediyor.

    Soruşturma kapsamında işletmecinin geçmişi ve daha önce benzer suçlara karışıp karışmadığı da mercek altına alındı. Savcılık talimatıyla yürütülen incelemelerde, çocuğun sunduğu deliller ve görgü tanıklarının ifadeleri birleştiriliyor. Olayın netleşmesi için mağdur çocuğun psikolog eşliğinde ifadesinin alınması süreci, adli tıp birimleri ile koordineli şekilde gerçekleştirilecek.

    Hukuki süreçte mağdurun korunması adına gizlilik kuralları uygulanırken, şüphelinin tutuklanması veya serbest bırakılması yönündeki karar, elde edilen somut bulguların savcılığa sunulmasıyla netleşecek. Toplumsal hassasiyetin yüksek olduğu bu vaka, çocuk koruma kanunları çerçevesinde titizlikle takip ediliyor. İşletmenin ruhsat durumu ve geçmiş dönem denetimleri de idari bir soruşturma konusu olarak dosyaya eklendi.

    AI YORUMU

    Çocukların güvenliği konusunda hiçbir ihmale yer bırakılmamalı ve adli süreç en hızlı şekilde sonuçlanmalıdır. İstanbul'da 14 yaşındaki bir çocuğun maruz kaldığı bu iddia, işletmelerin denetimi ve çocukların korunması konusundaki yasal düzenlemelerin ne kadar hayati olduğunu gösteriyor. Bir tekel bayisi gibi halka açık noktalarda güvenlik önlemlerinin artırılması, benzer durumların yaşanmaması adına tek yoldur. Eğer kamera kayıtları iddiaları doğrularsa, şüpheli için verilecek ceza emsal teşkil edebilir.

    Haberin tam sayfası →

    Gündem
    İstanbul Valiliği 29 Ekim Vatan Caddesi kortejini yağış nedeniyle erteledi

    İstanbul Valiliği, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları dahilinde planlanan Vatan Caddesi'ndeki geleneksel kortej geçişinin hava muhalefeti nedeniyle ileri bir tarihe ertelendiğini açıkladı. Şehrin merkezinde düzenlenmesi beklenen törenin iptal edilmesiyle birlikte kutlama takvimi üzerinde de yeni düzenlemelere gidildi.

    • İstanbul Valiliği, 29 Ekim Vatan Caddesi kortej geçişini yağış sebebiyle ileri tarihe erteledi.
    • Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamındaki etkinlik, olumsuz hava koşulları nedeniyle durdurulmuş oldu.
    • Kortejin yapılacağı yeni tarih hakkındaki resmî bilgilendirme ilerleyen günlerde kamuoyuna duyurulacak.

    İstanbul Valiliği tarafından yayınlanan resmî açıklama ile 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla organize edilen Vatan Caddesi'ndeki kutlama yürüyüşünün ertelendiği bildirildi. Binlerce vatandaşın katılımıyla gerçekleşmesi planlanan kortej geçişi, bölgedeki yoğun yağış beklentisi ve olumsuz hava şartları nedeniyle iptal edilerek başka bir zamana bırakıldı. Söz konusu karar, etkinliğin güvenliğini ve kutlama coşkusunu korumak amacıyla idari bir zorunluluk olarak alındı.

    Her yıl büyük bir katılımla gerçekleşen Vatan Caddesi'ndeki geçit törenleri, İstanbul'un Cumhuriyet Bayramı etkinlikleri arasında oldukça önemli bir yere sahip bulunuyor. Valilik birimleri, hava tahmin raporlarını değerlendirerek kutlama programının sağlıklı bir şekilde yürütülemeyeceğine hükmetti. Bu nedenle, kortejle ilgili hazırlıklar şimdilik durdurulurken vatandaşların hava durumu uyarılarına karşı dikkatli olmaları istendi.

    Kortej geçişinin ileri bir tarihe ertelenmesiyle birlikte, 29 Ekim için önceden belirlenen kutlama takviminde de birtakım değişiklikler meydana geldi. Yetkililer, kutlamaların diğer bölümleriyle ilgili güncel bilgilerin ilerleyen saatlerde veya günlerde resmî kanallar üzerinden paylaşılacağını ifade etti. Vatandaşların, herhangi bir yanlış anlaşılmaya mahal vermemek adına yalnızca Valilik tarafından yapılan duyuruları takip etmeleri önem arz ediyor.

    Etkinliğin ertelenmesi, özellikle Vatan Caddesi çevresinde planlanan trafik düzenlemelerini ve ulaşım akışını da doğrudan etkiledi. Daha önce trafiğe kapatılması planlanan güzergâhlar ve alternatif yollar konusunda yeni bir değerlendirme yapılması bekleniyor. Şehir içi ulaşımı kullanacak olan sürücülerin ve toplu taşıma yolcularının, değişen trafik akışına dair yeni bilgilendirmeleri Valilik hesaplarından kontrol etmeleri yararlı olacaktır.

    Cumhuriyet Bayramı'nın coşkuyla kutlanması için farklı alternatifler üzerinde çalışılıp çalışılmayacağı veya kortejin tam olarak ne zaman gerçekleştirileceği konusu şu aşamada netlik kazanmadı. Valilikten yapılan açıklamada, erteleme kararının temel gerekçesinin halk sağlığı ve emniyeti olduğuna dair vurgu yapıldı. Önümüzdeki günlerde hava durumunun düzelmesiyle beraber yeni takvimin paylaşılması ve kutlamaların planlandığı şekilde icra edilmesi öngörülüyor.

    AI YORUMU

    İstanbul Valiliği'nin aldığı erteleme kararı, olumsuz hava koşulları karşısında kamu güvenliğini ön planda tutan tedbirli bir yaklaşımı yansıtıyor. Özellikle toplu katılımlı etkinliklerde yağışın oluşturabileceği ulaşım aksaklıkları ve güvenlik riskleri göz önüne alındığında, bu karar diğer illerdeki benzer organizasyonlar için de bir örnek teşkil edebilir. Etkinliğin iptali sadece bir kortejin ertelenmesi değil, bölgedeki trafik düzeni ve lojistik hazırlıkların da yeniden planlanması anlamına geliyor. Havanın normale dönmesiyle birlikte, sürecin nasıl yönetileceği ve kortejin ne zaman icra edileceği, organizasyonun başarısı açısından belirleyici olacak.

    Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler