PİYASA
Dünya

Azerbaycan, okullardaki başörtüsü tartışmaları nedeniyle 31 Türk vatandaşını istenmeyen kişi ilan etti

Azerbaycan, okullardaki başörtüsü tartışmaları nedeniyle 31 Türk vatandaşını istenmeyen kişi ilan etti Fotoğraf: Фазиль Гадалов · CC BY-SA 3.0 · Wikimedia Commons

Özet

Azerbaycan yönetimi, okullarda uygulanan başörtüsü kısıtlamasına tepki gösteren 31 Türk vatandaşını ülkeye girişi yasaklanan kişiler listesine aldı. Listede milletvekilleri ve gazeteciler de bulunurken, bazı Türk yayıncılar hakkında da soruşturma başlatıldı.

Öne çıkanlar

  • Azerbaycan 31 Türk vatandaşını ülkenin ulusal güvenliğine aykırı paylaşımlar nedeniyle istenmeyen kişi ilan etti.
  • Karar kapsamında DEM Parti Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ve Yeniden Refah Partisi lideri Fatih Erbakan hedef alındı.
  • Bakü yönetimi ayrıca okullardaki kıyafet yönetmeliğine tepki gösteren yedi yayıncı hakkında ceza soruşturması başlattı.

Haberin Detayı

Azerbaycan hükümeti, okullarda başörtüsünün kısıtlanmasına yönelik sosyal medya paylaşımları ve açıklamalar yapan 31 Türk vatandaşını sınır dışı listesine ekledi. Açıklanan listede yer alan isimlerin, ülkenin egemenliğine ve anayasal düzenine karşıt görüşler savunduğu ve şiddeti körükleyen ifadeler kullandığı öne sürüldü. Topraklarına girişleri yasaklanan bu kişiler arasında çeşitli medya mensupları, din adamları ve siyasi figürler yer alıyor.

Fotoğraf: En Merker · CC0 · Wikimedia Commons CC0 · Wikimedia Commons

Dışişleri Bakanlığı tarafından 21 Ekim tarihinde paylaşılan resmi listede DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ile Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan'ın da bulunduğu görüldü. Yetkililer, ülkeye yönelik düşmanca faaliyetlerin sürdürülmesi halinde benzer tedbirlerin alınmaya devam edeceğini belirtti. Öte yandan Azerbaycan makamları, Türkiye'deki bazı yayın organları ve yazarlar hakkında da yasal işlem başlattığını duyurdu.

Başsavcılık kararıyla arananlar listesine dahil edilenler arasında Haksöz temsilcisi Rıdvan Kaya, Köklü Değişim yazarı Zekeriyya Ceren ve Analiz Merkezi'nden Fatih Tezcan yer alıyor. Söz konusu isimlerin Eylül ve Ekim ayları arasındaki paylaşımlarıyla anayasal düzeni hedef aldığı iddia edildi. Daha önce benzer bir soruşturma geçiren Olay gazetesi yazarı Celal Çiftçi ise ifadeleri nedeniyle Azerbaycan halkından özür dilemişti.

Basın Konseyi, bazı Türk medya kuruluşlarını laik eğitim politikalarını kasıtlı olarak çarpıtmakla suçlarken, Bakü'deki iktidara yakın çevreler ise Türk makamlarının yeterli yasal adımı atmadığını savunuyor. Ülkede 12 Ekim tarihinden bu yana okullarda başörtülü öğretmen ve öğrencilerin girişlerinde sorunlar yaşandığı bildiriliyor. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral ise bu kısıtlamaların kabul edilemez olduğunu belirten paylaşımlar yapmıştı.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Sınır dışı kararları ve açılan soruşturmalar, iki ülke arasındaki basın ve eğitim politikaları eksenindeki hassasiyetin ne kadar kırılgan bir zeminde ilerlediğini gösteriyor. Listede milletvekili ve parti liderlerinin yer alması, diplomatik ilişkilerin kültürel ve dini tartışmalar nedeniyle ne denli hızlı gerilebileceğinin somut bir kanıtı. Benzer krizlerin tekrarlanmaması için her iki ülkenin resmi kurumları arasında daha sıkı bir iletişim kanalının kurulması gerekecektir.

Kaynak: BBC Türkçe Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Dünya
    • Sözcü Gündem
    Oktay Saral'ın başörtüsü çıkışı Ankara ile Bakü arasında kriz yarattı
    Fotoğraf: Sözcü Gündem

    Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Oktay Saral'ın başörtülü öğrencilerin eğitim hakkını savunan açıklamaları Azerbaycan yönetiminin tepkisini çekti. Bakü yönetimi, Saral'ın resmi görevinden alınmasını ve kendilerini hedef alan sosyal medya hesaplarının incelenmesini talep etti.

    • Oktay Saral'ın açıklamaları Azerbaycan'da okullardaki başörtüsü yasağı tartışmalarını alevlendirdi.
    • Bakü yönetimi, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral'ın görevden alınmasını talep etti.
    • Azerbaycan yetkilileri, İlham Aliyev'e hakaret eden sosyal medya hesaplarının listesini iletti.

    Komşu ülke Azerbaycan'da okullarda uygulamaya konulan başörtüsü yasağı iki başkent arasında diplomatik gerilime yol açtı. Eğitim kurumlarında yaşanan bu kısıtlamalara yönelik tepkiler sürerken, Ankara kulislerini hareketlendiren gelişmeler Middle East Eye tarafından kamuoyuna duyuruldu. Konu hakkındaki iddialar, konuya yakın birden fazla kaynak tarafından da doğrulandı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Başdanışmanı Oktay Saral, başörtülü öğrencilerin eğitim haklarının engellenmesine sosyal medya üzerinden karşı çıkmıştı. Saral'ın yaptığı bu paylaşımlar Bakü yönetiminde rahatsızlık yarattı ve tepkiyle karşılandı. Azerbaycan tarafı, bu açıklamaların ardından Türkiye'ye resmi düzeyde memnuniyetsizliğini bildirdi.

    Middle East Eye muhabiri Ragıp Soylu'nun aktardığı bilgilere göre, Azerbaycan yönetimi Ankara'dan somut bir adım attı. Bakü yönetimi, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral'ın resmi görevinden uzaklaştırılmasını talep etti. Söz konusu diplomatik talebin üç ayrı yetkili ile konuyu yakından bilen bir kaynak tarafından doğrulandığı bildirildi.

    Yaşanan gerilimin sadece bu açıklamayla sınırlı kalmadığı ve sosyal medya boyutunun da bulunduğu ortaya çıktı. İddialara göre Bakü yönetimi, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'e yönelik hakaret içerikli paylaşımlar yapan hesapların cezalandırılmasını istedi. Bu kapsamda, yasaklanması ve işlem yapılması talep edilen sosyal medya hesaplarının listesinin Türkiye'ye iletildiği ifade edildi.

    AI YORUMU

    Uluslararası ilişkilerde sosyal medya üzerinden verilen tepkiler doğrudan diplomatik krizlere zemin hazırlayabilir. Bakü yönetiminin resmi bir başdanışmanın görevden alınmasını talep etmesi, iki ülke arasındaki hassas dengelerin ne kadar kırılgan olduğunu net bir şekilde gösteriyor. Bu durum, özellikle devlet görevlilerinin yapacağı bireysel açıklamaların resmi politikalarla nasıl çatışabileceğini ortaya koyuyor. Eğer bu tür talepler karşılık bulmazsa, iki müttefik ülke arasındaki siyasi diyalog süreci kısa vadede ciddi bir tıkanma yaşayabilir.

    Kaynak: Sözcü Gündem Haberin tam sayfası →

    Dünya
    • خبرگزاری مهر
    İran'dan Azerbaycan açıklaması: İnançlara saygı çerçevesinde çözülsün
    Fotoğraf: خبرگزاری مهر

    İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Azerbaycan'daki başörtüsü tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bekayi, konunun halkın temel hakları ve ortak değerleri gözetilerek karşılıklı anlayışla çözülmesini umduklarını kaydetti.

    • İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi basın toplantısında soruları yanıtladı.
    • Azerbaycan'daki başörtüsü kısıtlamalarına dair Tahran yönetiminin görüşü açıklandı.
    • İki ülke arasındaki kardeşlik bağlarına vurgu yapılarak karşılıklı anlayış çağrısı yapıldı.

    İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, başkentte düzenlediği basın toplantısında uluslararası ve bölgesel konulara dair önemli değerlendirmeler yaptı. Toplantının en dikkat çekici başlıklarından biri de komşu ülke Azerbaycan Cumhuriyeti'nde gündeme gelen başörtüsü kısıtlamaları oldu. Basın mensuplarının bu konudaki sorularını yanıtlayan Bekayi, Tahran yönetiminin yaklaşımını kamuoyuyla paylaştı.

    Azerbaycan toplumunun olgun ve bilinçli bireylerden oluştuğuna dikkati çeken Bekayi, halkın kendi inanç değerlerini koruma iradesine sahip olduğunu belirtti. Toplumun kendi çıkarlarını gözeterek taleplerini yönetim mekanizmalarına en doğru biçimde aktarabileceğini ifade eden sözcü, bu sürecin hassasiyetle yürütüleceğine inandıklarını dile getirdi.

    İki komşu ülke arasındaki dostluk ve kardeşlik ilişkilerinin derinliğine değinen Bekayi, yaşanan tartışmaların ortak değerlere ve temel haklara saygı temelinde ele alınmasını istediklerini vurguladı. Tahran ile Bakü arasındaki diplomatik bağların sağlıklı yürümesi için karşılıklı anlayış ortamının korunmasının şart olduğunu aktardı.

    Basın toplantısında bölgesel güvenlik meselelerine de değinen yetkili, dış politika ve savunma stratejilerinin paralel yürütüldüğünü kaydetti. Azerbaycan başlığı altındaki meselelerin de iki ülke arasındaki köklü bağlara zarar vermeden, barışçıl ve saygı çerçevesinde çözüme kavuşturulmasının en büyük temennileri olduğunu yineledi.

    AI YORUMU

    Tahran yönetiminin Bakü'deki başörtüsü tartışmalarına mesafeli ancak yapıcı bir dille yaklaşması, bölgesel ilişkilerde hassas dengelerin gözetildiğini gösteriyor. İki komşu ülke arasındaki diplomatik hatların açık tutulması, olası gerilimlerin diyalog yoluyla aşılması açısından doğrudan sonuç doğuruyor. Sürecin taraflar arası iş birliğini zedelemeden, ortak değerler zemininde ilerlemesi bekleniyor.

    Kaynak: خبرگزاری مهر Haberin tam sayfası →

    Dünya
    • NTV Dünya
    Dışişleri Bakanı Fidan, Bakü’de Türkiye‑Azerbaycan Dostluğunu Vurguladı
    Fotoğraf: NTV Dünya

    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Bakü'de düzenlenen CICA 7. Zirvesi'nde Türkiye ile Azerbaycan arasındaki stratejik ortaklığın önemine dikkat çekti. Fidan, iki devlet arasındaki bağların kriz dönemlerinde sınandığını vurguladı.

    • Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, CICA 7. Zirvesi kapsamında Azerbaycan'ın başkenti Bakü'ye gitti.
    • Fidan, iki ülke arasındaki stratejik ilişkilerin istismar edilmesine izin verilmemesi gerektiğini belirtti.
    • Türkiye, Rusya-Ukrayna Savaşı'nda Karadeniz'in seyrüsefer emniyeti için diplomatik girişimlerini sürdürüyor.

    Zirve vesilesiyle gazetecilerin sorularını yanıtlayan Fidan, Ankara ile Bakü arasındaki ortaklığın köklü bir geçmişe dayandığını ifade etti.

    İki ülke arasındaki bağların savaş ve kriz anlarında test edildiğini belirten Fidan, farklı görüşlerin sosyal medya üzerinden propaganda malzemesi yapılmasına karşı çıktı. Liderler arasındaki sarsılmaz dostluğun altını çizen Dışişleri Bakanı, sorunların medeni bir şekilde çözülebileceğini dile getirdi.

    Görüşmede bölgesel meselelere de değinen Fidan, Rusya-Ukrayna çatışmasının durdurulması yönündeki çabaları aktardı. Savaşın tamamen bitirilememesi durumunda en azından Karadeniz'in çatışma ortamından uzak tutulması gerektiğini vurguladı.

    Karadeniz'deki seyrüsefer emniyetinin dünya gıda arzı açısından kritik rol oynadığını belirten Fidan, özellikle Afrika'ya yönelik buğday sevkiyatının risk altında olduğunu hatırlattı. Hürmüz ve Babülmendep boğazlarındaki kısıtlamalarla birlikte bu durumun küresel ekonomiyi zorladığını kaydetti.

    AI YORUMU

    Ankara ve Bakü hattındaki diplomatik koordinasyon, bölgesel krizlerin yönetilmesinde merkezi bir işlev görüyor. Karadeniz'deki seyrüsefer emniyetinin aksaması, küresel gıda zincirinde doğrudan maliyet artışlarına yol açıyor. Bu diplomasi trafiği sonuç vermezse, enerji ve gıda fiyatlarındaki kırılganlık derinleşebilir.

    Kaynak: NTV Dünya Haberin tam sayfası →

    Gündem
    • Son Dakika
    Doktor Mahmudov'dan okullardaki başörtüsü yasağı için tartışma yaratan sözler
    Fotoğraf: Son Dakika

    Azerbaycanlı doktor Reşid Mahmudov, okullardaki başörtüsü yasağını destekleyerek çocukların dinle ilgilenmesinin yasaklanmasını savundu. İlerlemenin bilimle olacağını belirten Mahmudov'un açıklamaları kamuoyunda tepki topladı.

    • Mahmudov, Kur'an'da başörtüsüne dair bir hüküm olmadığını iddia etti.
    • On dörtten on altı yaşına kadar çocukların dinle meşgul olmasının yasaklanmasını istedi.
    • Gelişimin dinde değil fizik ve pozitif bilimlerde bulunduğunu vurguladı.

    Azerbaycan'da eğitim kurumlarında başörtüsü yasağı etrafındaki tartışmalar sürerken, ülkede tanınan isimlerden doktor Reşid Mahmudov'un çıkışı dikkat çekti. Ülke gündeminde geniş yankı uyandıran tartışmalara katılan Mahmudov, mevcut yasağı savunarak çocukların dini konulardan uzak tutulması gerektiğini ifade etti.

    Kutsal metinlerde başörtüsüne dair herhangi bir ibare yer almadığını öne süren Mahmudov, genç nesillerin belli bir yaşa kadar bu tür konularla ilgilenmemesi gerektiğini savundu. Açıklamasında on dörtten on altı yaşına kadar olan dönemi işaret eden konuşmacı, bu yaş sınırına dek dini faaliyetlerin yasaklanması gerektiğini dile getirdi.

    Toplumsal ilerlemenin inanç ritüelleriyle değil pozitif bilimler aracılığıyla gerçekleşeceğini belirten Mahmudov, fizik ve diğer fen bilimlerinin esas alınması gerektiğini kaydetti. Dualarla kalkınma olmayacağını savunan doktor, siyah kıyafetler giyen dindar kesimlerden korku duyduğunu da sözlerine ekledi.

    Yapılan bu açıklamalar kısa süre içinde sosyal medyada ve kamuoyunda sert eleştirilere maruz kaldı. Ülkedeki muhafazakar kesimler ve sivil toplum temsilcileri, doktorun ifadelerine tepki göstererek çocukların inanç özgürlüğünün hedef alınmasını kabul edilemez buldu.

    AI YORUMU

    Toplumsal hassasiyetleri barındıran bu tür çıkışlar, eğitim ve inanç özgürlüğü eksenindeki dengeleri sarsma potansiyeli taşıyor. Uzmanlık alanı tıp olan bir ismin gelişim kriterlerini dinî argümanlar üzerinden okuması, kamuoyunda kutuplaşmayı derinleştiren bir zemin yaratıyor. Benzer tartışmalar uzun vadede gençlerin eğitim hayatına bakışını ve toplumsal barışı doğrudan etkiliyor.

    Kaynak: Son Dakika Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler