Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Dünya
Avrupa’da doğal gaz fiyatları 2022 seviyesine geri döndü
•1 dk okuma
Paylaş
HDünya
iFotoğraf: Official website the President of Azerbaijan · CC BY 4.0 · Wikimedia Commons
Özet
Avrupa genelindeki doğal gaz maliyetleri, 2022 dönemindeki zirve noktasına ulaştı. Bölge genelinde enerji piyasaları yeni bir fiyat dalgalanmasıyla karşı karşıya kalırken, artışın tüketiciye ve sanayiye yansımaları yakından izleniyor.
Öne çıkanlar
Avrupa enerji piyasalarında doğal gaz fiyatları 2022 zirvesini yeniden gördü.
Fiyat artışları bölge genelinde ekonomik dengeleri zorlamaya başladı.
Enerji maliyetlerindeki yükselişin sektörel etkileri değerlendiriliyor.
Haberin Detayı
Küresel enerji piyasalarındaki dalgalanmalar Avrupa kıtasını doğrudan etkilemeye devam ediyor. Son dönemde kaydedilen verilere göre, kıta genelindeki doğal gaz fiyatları 2022 yılındaki en yüksek seviyelerine tırmandı. Bu durum, enerji arzı ve maliyetleri konusunda geçmişteki endişelerin yeniden gündeme gelmesine yol açtı.
Piyasalardaki bu hareketlilik, özellikle sanayi üretimini ve konut ısınma masraflarını doğrudan tehdit ediyor. Ülkeler arası enerji ticaretinde yaşanan dengesizlikler ve stoklama süreçlerindeki maliyet artışları, birim fiyatların yukarı yönlü ivme kazanmasında etkili oldu. Uzmanlar, tedarik zincirindeki kırılganlıkların fiyat dalgalanmalarını tetiklediğini belirtiyor.
Tüketiciler ve üreticiler açısından ek maliyet yükü getiren bu durum, enflasyon baskısını da artırabilecek nitelikte. Özellikle sanayi tesislerinin artan enerji giderleriyle nasıl başa çıkacağı sorusu, ekonomi yönetimlerinin masasında yer alıyor. Alternatif enerji kaynaklarına yönelim hız kazanırken, kısa vadede gaz fiyatlarındaki yüksek seyrin sürmesi bekleniyor.
Hükümetler ve ilgili kurumlar olası kriz senaryolarına karşı hazırlık yaparken, depolama tesislerindeki doluluk oranları da titizlikle izleniyor. Önümüzdeki dönemin piyasa koşulları, enerji maliyetlerinin seyrini belirlemede ana unsurlar arasında bulunuyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Enerji piyasalarındaki bu maliyet artışı, sanayi üreticileri ve hanehalkı bütçeleri için doğrudan bir risk unsuru oluşturuyor. 2022 dönemindeki tepe noktasına yeniden ulaşılması, tedarik zincirindeki yapısal sorunların hâlâ çözülemediğini gösteriyor. Eğer fiyatlar bu seviyelerde kalmaya devam ederse, üretim maliyetleri tüketici ürünlerine zam olarak yansıyacaktır.
Kaynak:
Investing.com Türkiye
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Almanya'da Eylül ayında üretici fiyat endeksi yıllık bazda yüzde 6,7 oranına çıkarak Mart 2023 tarihinden bu yana en yüksek seviyesini gördü. Bölgesel çatışmaların tetiklediği enerji maliyetleri artışın ana sebebi olurken, uzmanlar genel enflasyonun tırmanabileceği uyarısında bulunuyor.
Almanya'da ÜFE eylülde yüzde 6,7 artarak Mart 2023'ten beri en yüksek seviyeye ulaştı.
Enerji ürünleri fiyatları yıllık bazda yüzde 14,9, aylık bazda yüzde 5,8 oranında yükseldi.
Hafif kalorifer yakıtı fiyatı yüzde 91,8, motorlu taşıt yakıtları fiyatı yüzde 48,6 arttı.
Orta Doğu bölgesinde yaşanan çatışmaların piyasalarda yarattığı petrol şoku, Almanya ekonomisinde üretim maliyetlerini doğrudan yukarı çekti. Federal İstatistik Ofisi verilerine göre sanayi ürünleri ile gıdayı kapsayan Üretici Fiyat Endeksi eylül ayında piyasa beklentilerini geride bırakarak yıllık bazda yüzde 6,7 oranına ulaştı. Endeks, Mart 2023 döneminden beri kaydedilen en hızlı tırmanışını yaşarken ülkede enflasyon baskısının derinleşebileceği endişelerini de beraberinde getirdi.
Temmuz ayında yüzde 3 ve ağustos ayında yüzde 4,6 olan yıllık artış hızı, eylülde aylık bazda yüzde 1,9 olarak gerçekleşti. Enerji kalemi hariç tutularak yapılan hesaplamalarda yıllık artış yüzde 3,2 seviyesinde kalırken, maliyetlerdeki tırmanışın temel kaynağı doğrudan enerji ürünleri oldu. Bölgesel gerilimlerin etkisiyle petrol türevi ürünler geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 51,3 oranında zamlandı.
Şebeke gazı dağıtımında yıllık yüzde 15, elektrik fiyatlarında ise yüzde 8,2 yükseliş görüldü. Enerji ve sanayi kollarının aksine gıda fiyatları genelinde yıllık bazda yüzde 4,1 gerileme yaşanırken, tereyağı ve sığır etindeki ucuzlama dikkat çekti.
Ara malı fiyatları eylülde yıllık yüzde 6,4 artarken, bu gruptaki en belirgin artış yüzde 14 oranındaki metal fiyatlarından kaynaklandı. Bakır yarı mamullerinde yüzde 31,4, değerli metallerde yüzde 26,5 ve demir-çelik ürünlerinde yüzde 8,4 fiyat artışı hesaplandı. Ekonomistler, üretim aşamasındaki bu maliyet yükünün er ya da geç tüketici fiyatlarına yansıyacağını ve enflasyonu yukarı çekeceğini belirtiyor.
AI YORUMU
Almanya'daki üretici fiyatlarındaki bu sert tırmanış, enerji maliyetlerinin dış şoklara ne denli açık olduğunu somut bir şekilde gösteriyor. Yıllık yüzde 6,7 seviyesindeki artış ve özellikle yakıt fiyatlarındaki yüzde 50'yi aşan sıçramalar, sanayi üretiminin yanı sıra hanehalkı bütçelerini de doğrudan tehdit ediyor. Önümüzdeki aylarda bu maliyet dalgasının tüketici enflasyonunu tetiklemesi ve Merkez Bankası'nın yüzde 2 hedefine dönüş sürecini uzatması kaçınılmaz görünüyor.
Orta Doğu hattındaki gerilimler enerji fiyatlarında risk primini canlı tutmaya devam ediyor. Bu süreçte Çin rafinerilerinin günlük ham petrol stoklarını azalttığı ve ithalat ile üretim dengesinde değişime gittiği belirlendi.
Çin, eylül ayında günlük yaklaşık 500 bin varil ham petrol stoku kullandı.
Bölgedeki güvenlik kaygıları tanker navlun ücretlerini rekor seviyelere çıkardı.
ABD yönetimi yaptırım dışı tanker kapasitesini artırmak için yeni adımlar değerlendiriyor.
Küresel enerji piyasalarında Basra Körfezi çıkışlı sevkiyatlar kesintisiz sürse de Orta Doğu kaynaklı gerilimler fiyatlar üzerindeki jeopolitik risk primini canlı tutuyor. Uluslararası finans kuruluşlarının analizlerine göre, henüz fiili bir arz kesintisi yaşanmamış olmasına rağmen olası senaryolar anlık olarak piyasa fiyatlarına yansıtılıyor. Bölgesel risklerin zayıfladığına dair somut bir işaretin henüz görülmemesi, fiyatların yüksek bantta kalmasını tetikliyor.
Yaşanan gerilim dalgası deniz yolu taşımacılığında rotaların uzamasına ve tankerlerin verimli kullanılamamasına yol açtı. Bu durum navlun ücretlerinde tarihi rekorların kırılmasına neden olurken, ham petrolün nihai teslimat maliyetini de doğrudan yukarı çekti. ABD makamları, yaptırım uygulanan bazı tankerlerin satışına onay vererek taşımacılık kapasitesini genişletmek ve maliyetleri hafifletmek amacıyla yeni formüller üzerinde çalışıyor.
Uzak Doğu'da ise üretim ve tüketim cephesinde dikkat çekici hareketlilik yaşanıyor. Çin'in günlük ham petrol üretimi eylül ayında aylık yüzde 0,6 ve yıllık yüzde 2,5 oranında artarak 4,45 milyon varil seviyesine ulaştı. Ülke genelindeki rafinerilerin günlük işleme hacmi önceki aya kıyasla hafif bir artış gösterip 14 milyon varili aşsa da, geçen yılın aynı döneminin yüzde 8,4 gerisinde kaldı.
Yapılan detaylı veri hesaplamaları, Çin'in eylül ayında günlük ortalama 500 bin varil olmak üzere toplamda yaklaşık 16 milyon varil ham petrol stokunu tükettiğini ortaya koydu. Aynı dönemde ülkenin görünür petrol talebi aylık yüzde 2,7 ve yıllık yüzde 15,2 azalışla günlük 12,75 milyon varile geriledi. Stok erimesi, talepteki daralmaya rağmen rafineri girdilerinin içerideki rezervlerden karşılandığını net biçimde gösteriyor.
AI YORUMU
Piyasalardaki risk priminin yüksek seyretmesi, arz güvenliğine yönelik endişelerin kalıcı olduğunu kanıtlıyor. Çin gibi dev bir tüketicinin stok eritme yoluna gitmesi, ithalat maliyetlerindeki artışa karşı yerel dengeyi koruma hamlesi olarak okunmalıdır. Tanker navlun ücretlerinin rekor kırması ise enerji ithal eden gelişmekte olan ekonomiler için maliyet baskısını artırıyor. Sevkiyat yollarındaki olası bir rahatlama, navlun fiyatlarını aşağı çekmezse küresel akaryakıt enflasyonunda gevşeme beklenmemelidir.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, ekim ve kasım aylarında elektrik ile doğal gaz tarifelerine zam yapılmayacağını duyurdu. Kış öncesinde doğal gaz depolarının temmuz ayı itibarıyla tamamen doldurulduğunu belirten Bayraktar, yurt içindeki üretim projelerinde yeni hedeflere odaklandıklarını söyledi.
Ekim ve kasım aylarında elektrik ve doğal gaza zam planlanmıyor.
Doğal gaz depoları temmuz ayı itibarıyla yüzde 100 doluluğa ulaştı.
Gabar sahasında günlük petrol üretimi 84 bin varil seviyesine çıktı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, yaklaşan kış dönemi öncesinde hane halkı ve işletmelerin merak ettiği fatura tarifelerine yönelik açıklamalarda bulundu. Canlı yayında gündemi değerlendiren Bayraktar, mevcut bütçe dengelerini ve enerji piyasasını incelediklerini ancak ekim ile kasım döneminde elektrik ya da doğal gaza herhangi bir fiyat artışı planlamadıklarını bildirdi. Tüketiciye yansıyan maliyetlerin sübvansiyonlarla dengelendiğini hatırlatan bakan, Avrupa'da bin dolar seviyesinde seyreden doğal gazın Türkiye'de 220 dolara sağlandığını ve devlet desteğinin yüzde 50'yi aştığını kaydetti.
Kış aylarına arz güvenliği açısından sorunsuz girmeyi amaçladıklarını belirten Bayraktar, yer altı depolama tesislerindeki kapasite durumunu paylaştı. Türkiye'nin depolama alanlarının temmuz ayı itibarıyla yüzde 100 doluluk oranına ulaştığını aktaran bakan, olası tüketim artışlarına karşı erken tedbir aldıklarını dile getirdi. Böylece kış şartlarında yaşanabilecek olası tedarik dalgalanmalarının önüne geçilmesi hedefleniyor.
Açıklamada deniz ve kara sahalarında devam eden hidrokarbon projelerine de geniş yer verildi. Karadeniz'deki üretimi artıracak Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu'nun gazı doğrudan deniz üzerinde işleyerek 170 kilometrelik boru hattıyla karaya ulaştıracağı ifade edildi. Söz konusu dev tesisin 2027 yılından itibaren yıllık 3,5 ila 3,6 milyar dolar aralığında değer üretmesi beklenirken, ikinci platformun da 2028'in ilk aylarında envantere katılmasıyla üretimin günlük 45 milyon metreküpe ulaşması öngörülüyor.
Karada yürütülen aramalarda ise Batman ve Diyarbakır'da yatay sondaj yöntemiyle kaya gazı ve petrolü çalışmalarının başladığı aktarıldı. Bu sahalarda 2028'e kadar uzanan 24 kuyuluk bir plan hazırlandığını belirten Bayraktar, rezervlerin uygun maliyetle çıkarılmasının kritik olduğunu vurguladı. Öte yandan Gabar sahasında günlük üretimin 84 bin varile ulaştığını söyleyen bakan, yeni keşif çalışmalarıyla birlikte bu miktarın 100 bin varilin üzerine çıkarılmasının hedeflendiğini sözlerine ekledi.
AI YORUMU
Kısa vadede tarifelerin sabit kalması kışa giren haneler ve yüksek enerji tüketen işletmeler için nefes alma alanı sunuyor. Devlet desteğinin doğal gazda sağlanan 220 dolarlık seviyeyle sürdürülmesi bütçe tarafındaki yükü artırsa da ısınma giderlerini doğrudan sınırlıyor. Sübvansiyon oranının yüzde 50 baremini aşması mali disiplin açısından zorlayıcı olsa bile, Gabar ve Karadeniz üretimleri planlanan hedeflere ulaşırsa ithalat faturası hafifleyerek bu baskıyı kalıcı biçimde azaltabilir.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Osman Gazi platformunun Karadeniz'e uğurlanmasının ardından basın heyetiyle bir araya geldi. Gerçekleşen özel toplantıda yerli üretim, elektrik destekleri ve 2040 vizyonu detaylı şekilde ele alındı.
Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu Filyos bölgesinden Karadeniz'e uğurlandı.
Türkiye'nin 2040 yılına uzanan enerji hedefleri ve stratejik yatırımları değerlendirildi.
Yerli doğal gaz üretimi ile dışa bağımlılığın azaltılması hedefleniyor.
Zonguldak'ın Filyos bölgesinde hayata geçirilen törenle birlikte Türkiye'nin denizlerdeki üretim gücünü artıracak önemli bir adım atıldı. Yüksek mühendislik altyapısıyla hazırlanan Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu, Karadeniz'deki doğal gaz çıkarma faaliyetlerini güçlendirmek üzere denize gönderildi. Törenin hemen ardından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği öncülüğündeki basın mensuplarıyla özel bir oturum gerçekleştirdi.
Gerçekleşen buluşmada ülkenin gelecek döneme dair enerji politikaları kapsamlı bir çerçevede masaya yatırıldı. Toplantının ana gündem maddeleri arasında yerli doğal gaz ile petrol arama faaliyetleri, uluslararası iş birlikleri, elektrik tüketimindeki artış ve vatandaşlara sunulan enerji destekleri yer aldı. Ayrıca karbon nötr hedefleri doğrultusunda kritik madenlerin konumu ve yapay zekâ teknolojilerinin getirdiği yeni elektrik gereksinimleri de detaylıca değerlendirildi.
Denizlerde sürdürülen arama ve çıkarma operasyonları; uzun vadeli yatırımlar, ileri teknoloji ve güçlü bir filo altyapısı gerektiriyor. Sondaj gemileri, araştırma taşıtları ve yüzer platformlarla kurulan bu yapı, ülkenin teknik kapasitesini her geçen gün ileriye taşıyor. Yerli kaynakların ekonomiye kazandırılması, ithalat için dışarıya aktarılan finansal kaynağın düşürülmesinde kilit bir rol üstleniyor.
Platformun aktif olarak devreye girmesiyle birlikte deniz sahalarındaki verimin artırılması ve elde edilen yerli gazın daha fazla haneye ulaştırılması amaçlanıyor. Üretim miktarındaki artışın piyasa dengeleri ve tüketim hacmiyle birlikte şekillenmesi beklenirken, enerji bağımsızlığı yolunda atılan adımlar kesintisiz sürdürülüyor. Bakanlık yönetimi, hem denizdeki sondaj filosunu hem de kara taraftaki arama çalışmalarını aynı kararlılıkla devam ettiriyor.
AI YORUMU
Yerli üretim kapasitesinin artırılması, dış ticaret açığını daraltmak adına atılan en rasyonel adımlardan biridir. Osman Gazi gibi yüksek teknolojili platformların devreye girmesi, ithalata ödenen maliyetleri doğrudan düşürürken hanehalkı bütçesine yansıyacak arz güvenliğini de garanti altına alıyor. Eğer bu sondaj ve üretim hamleleri planlanan takvimde ilerlemezse, küresel dalgalanmalara karşı enerji faturası katlanarak artmaya devam edecektir.