Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündem
Avcılar'daki yol verme kavgasında 3 kişi bıçakla yaralandı
•2 dk okuma
Paylaş
HGündem
Fotoğraf: Sözcü Gündem
Özet
İstanbul Avcılar'da yol verme meselesi yüzünden çıkan tartışma ev önü takibiyle bıçaklı saldırıya dönüştü. Olayda toplam 3 kişi yaralanırken, saldırganlar hızla kaçtı.
Öne çıkanlar
Ters yönden gelen şüpheliler cenazeleri olduğunu öne sürerek yol istedi.
Takip sonucu iki sokak ileride çıkan arbedede 3 kişi bıçakla yaralandı.
Polis ekipleri, olay yerinden kaçan şüphelileri yakalamak için çalışma başlattı.
Haberin Detayı
İstanbul'un Avcılar ilçesinde öğle saatlerinde Cihangir Mahallesi sınırları içinde trafikte başlayan gerginlik kısa sürede şiddet olayına dönüştü. Ters yön kuralını ihlal eden bir otomobilin sürücüleri, kendi şeridinde seyreden başka bir araç sahibiyle tartışma yaşadı. Araçtakilerin acil durum bahanesiyle geçiş hakkı talep etmesi üzerine taraflar arasında sözlü atışma gerçekleşti ve ardından araçlar yollarına devam etti.
Ancak gerginlik bununla sınırlı kalmadı ve tartışmanın tarafları kısa süre sonra yeniden karşı karşıya geldi. İlk tartışmanın ardından şüphelilerin peşine düşen sürücü yakınları, iki sokak ötede aracı durdurmayı başardı. Taraflar arasında sokak ortasında yeniden başlayan arbede sırasında bıçaklar çekildi ve takip eden kişilerden 2'si ile birlikte toplam 3 kişi yaralandı.
Kanlı olayın ardından gözü dönmüş saldırganlar hızla olay yerinden uzaklaşırken kaçış sırasında park halindeki bir otomobile de çarptı. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine kısa sürede adrese çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık personeli yaralılara ilk müdahaleyi olay yerinde yaptıktan sonra ambulanslarla hastaneye sevk etti.
Yaşanan şiddet olayının ardından güvenlik güçleri kaçan şüphelilerin kimliğini belirlemek ve yakalamak amacıyla geniş çaplı soruşturma başlattı. Kent içi trafikte anlık öfkeyle başlayan tartışmaların fiziksel şiddete dönüşmesi, sokak ortasında güvenlik endişelerini artırırken polis ekiplerinin çalışmaları sürüyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Trafikte anlık öfke patlamalarının kontrol edilememesi, masum insanların yaşam hakkını doruk noktasında tehdit eden vahim sonuçlar doğuruyor. Araç içindeki anlaşmazlıkların ev önlerine kadar taşınması ve olayda 3 kişinin yaralanması, toplumsal öfke kontrolünün ne kadar zayıfladığını açıkça gösteriyor. Trafikteki her bireyin güvenliği için denetimlerin artırılması ve en ufak tartışmada şiddete başvuranlara karşı cezai yaptırımların caydırıcı seviyede olması şarttır. Aksi takdirde benzer anlaşmazlıklar çok daha trajik kayıplara yol açmaya devam edecektir.
Kaynak:
Sözcü Gündem
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, parti yönetim kadrolarının belirlenmesi amacıyla düzenlenen önseçimler kapsamında üyeleri sandık başına çağırdı. Kent genelindeki 39 ilçede saat 17.00'ye kadar oy verme işleminin süreceğini belirten Çelik, tek adaylı bir süreç olmasına rağmen katılımın yüksek tutulmasını istedi.
İstanbul'un 39 ilçesinde saat 10.00'da başlayan oy verme işlemleri 17.00'de sona erecek.
Yaklaşık 140 bin parti üyesinin il başkanlığı seçimi için oy kullanma hakkı bulunuyor.
Özgür Çelik, önseçimin tek adaylı olmasına rağmen katılımın değer taşıdığını vurguladı.
YENİ Parti teşkilatının yurt genelinde sürdürdüğü il başkanlığı seçim maratonu kapsamında İstanbul'da oy verme süreci tüm hızıyla devam ediyor. Kongre sürecinin önemli bir ayağını oluşturan bu aşamada, İstanbul Kurucu İl Başkanı Özgür Çelik sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımla üyeleri sandığa davet etti.
Yaklaşık 140 bin kayıtlı üyenin oy kullanma hakkına sahip olduğu süreç, kentin 39 ilçesinde kurulan sandıklarda yürütülüyor. Sabah saat 10.00 itibarıyla kapılarını açan sandıklar, akşam saat 17.00'ye kadar partilileri kabul etmeye devam edecek.
Çelik, yayımladığı videoda sürecin Türkiye siyasi hayatı açısından yenilikçi bir nitelik taşıdığına işaret etti. İlçe başkanlarının ardından il başkanlarının ve kasım ayında da genel başkanın doğrudan üyelerin oylarıyla belirlendiğini hatırlatan Çelik, bu yapının katılımcı demokrasiyi güçlendirdiğini ifade etti.
Seçimde tek aday olmasına rağmen üyelerin sandığa gitmesinin büyük bir karşılığı olduğunu belirten Çelik, oyların partinin ortak mücadelesine güç katacağını dile getirdi. 17 Ekim'de İstanbul Kongre Merkezi'nde başlayan 1. İstanbul İl Kongresi'nin bu aşamasında, üyelerin iradesinin sandığa yansıması hedefleniyor.
AI YORUMU
YENİ Parti'nin il başkanlarını doğrudan üye oylarıyla belirleme kararı, geleneksel siyasi parti yapılanmalarından farklı bir yaklaşım sunuyor. 140 bin gibi geniş bir tabanın sürece dahil edilmesi, genel merkezin yerel teşkilatlarla kurduğu bağı güçlendirmeyi amaçlasa da tek adaylı seçimlerde katılım oranının yüksek tutulması parti içi motivasyon açısından ayrı bir sınav niteliği taşıyor. Önümüzdeki kasım ayında yapılacak genel başkanlık seçimi öncesinde bu önseçimlerin nasıl bir sinerji yaratacağı merakla gözleniyor.
Jeoloji Uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara bölgesindeki yedi buçuk büyüklüğündeki deprem senaryolarının kesin bir doğa kanunu değil, bilimsel modellere dayalı varsayımlar olduğunu belirtti. Bölgedeki fay mekanizmalarında ve tekrarlanma sürelerinde ciddi belirsizlikler bulunduğunu vurguladı.
Prof. Dr. Osman Bektaş Marmara depremi senaryolarını değerlendirdi.
Yedi buçuk büyüklüğündeki deprem olasılığının varsayıma dayandığını belirtti.
Derin sürünme ve parçalı kırılma ihtimallerinin incelenmesi gerektiğini ifade etti.
İstanbul ve çevresinde uzun süredir tartışılan büyük deprem senaryoları üzerine uzman isimlerden yeni değerlendirmeler gelmeye devam ediyor. Jeoloji Uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, kamuoyunda sıklıkla dile getirilen yedi buçuk büyüklüğündeki deprem söylemlerinin mutlak bir gerçeklik gibi sunulmasını eleştirdi. Bilimsel modellerden elde edilen sonuçların doğa kanunu gibi kabul edilmemesi gerektiğini sosyal medya üzerinden paylaştığı görüşleriyle aktardı.
Tarihsel deprem kayıtları ile fay mekanizmalarının incelenmesinde çeşitli belirsizlikler bulunduğuna dikkat çeken Bektaş, geçmişteki deprem büyüklüklerinin tahminlere dayandığını ifade etti. Ayrıca fay hatlarının kilitlenme durumlarının da kesinlik içermediğini, bu durumun tekrarlanma sürelerinde büyük soru işaretleri yarattığını kaydetti. Marmara Denizi içerisindeki sismik hareketliliğin tek bir senaryo üzerinden okunamayacağını dile getirdi.
Marmara Fayı'nın bütünüyle tek bir parça halinde kırılacağı varsayımının yanı sıra alternatif ihtimallerin de masaya yatırılması gerektiği belirtildi. Özellikle derin sürünme hareketleri ve parçalı kırılma olasılıklarının sismoloji dünyasında aynı titizlikle sınanması gerektiği vurgulandı. Farklı bilimsel modellerin hesaba katılmasıyla daha sağlıklı risk analizleri yapılabileceği ifade edildi.
Kamuoyuna yapılan bilgilendirmelerde belirsizliklerin net bir dille aktarılması gerektiğinin altı çizildi. Bilimin insanlarda korku yaratmak yerine somut veriler sunması icap ettiğini belirten uzmanlar, alternatif kırılma modellerinin de detaylıca incelenmesinin şart olduğunu savunuyor. İstanbul'un sismik açıdan risk barındırdığı gerçeğinin yanında, olasılıkların doğru aktarılması gerektiği yinelendi.
AI YORUMU
Prof. Dr. Osman Bektaş'ın yedi buçuk büyüklüğündeki deprem senaryolarına yönelik getirdiği bu uyarı, risk yönetiminde panik havası yerine şeffaf ve çok yönlü bilimsel verilerin konuşulması gerektiğini net biçimde ortaya koyuyor. Halkın korku senaryolarıyla manipüle edilmesi yerine, derin sürünme ve parçalı kırılma gibi alternatif teorilerin de tartışmaya açılması sismolojik çalışmaların kalitesini artıracaktır. Yetkililerin ve uzmanların bundan sonraki süreçte tek tip bir senaryoya odaklanmak yerine tüm olasılıkları masada tutması beklenmelidir.
İstanbul'da etkili olan şiddetli sağanak sırasındaki sel felaketinde kaybolan Turgut Dursun, Levent'te kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi. Arama kurtarma ekiplerinin çalışmaları sonucunda derede cansız bedeni bulunan Dursun'un cenaze törenine devlet yetkilileri ile ailesi katıldı.
Sarıyer Ayazağa'daki sel felaketinde Turgut Dursun yaşamını yitirdi.
Cenaze namazı Levent Barbaros Hayrettin Paşa Camii'nde kılındı.
Törene İstanbul Valisi Davut Gül ve İl Emniyet Müdürü de katıldı.
Hafta ortasında kenti etkisi altına alan aşırı yağışlar hayatı olumsuz etkilerken Sarıyer bölgesinde trajik bir olay yaşandı. Ayazağa semtinde su baskınlarına kapılarak kaybolan vatandaşları bulmak için başlatılan arama kurtarma faaliyetleri acı haberle sonuçlandı.
Bölgedeki dere yatağı yakınlarında cansız bedenine ulaşılan Turgut Dursun için Beşiktaş Levent'te bulunan Barbaros Hayrettin Paşa Camii'nde öğle vakti cenaze töreni tertiplendi. Gerçekleştirilen törene İstanbul Valisi Davut Gül ile İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız da iştirak etti.
Ailesi, yakınları ve çok sayıda vatandaşın saf tuttuğu namazın ardından merhumun ruhu için helallik istendi ve dualar edildi. Namazın tamamlanmasıyla birlikte omuzlara alınan naaş, defnedilmek üzere Ayazağa Mezarlığı'na doğru yola çıkarıldı.
Yaşanan felaketin boyutlarını ve kayıp sürecini aktaran merhumun oğlu Yılmaz Dursun, babasının çarşamba günü araç içinde su baskınıyla mücadele ettiğini belirtti. İkinci dalga sel sularının gelmesiyle birlikte babası ve arkadaşının akıntıya kapıldığını, perşembe günü aracın, cuma günü ise cansız bedenin bulunduğunu gözyaşlarıyla ifade etti.
AI YORUMU
Yılmaz Dursun'un anlattığı olay anı, ani su baskınlarında araç içinde kalmanın ne denli büyük bir hayati risk barındırdığını acı bir şekilde ortaya koyuyor. Şiddetli yağışların urban alanlardaki dere yatakları çevresinde yarattığı tehlike, kentsel altyapı ve erken uyarı sistemlerinin ne kadar elzem olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Benzer afet durumlarında bireylerin hızla güvenli yüksek alanlara tahliye edilmesi hayat kurtarıcı bir önlem olarak öne çıkıyor.
Bölgede yürütülen ıslah çalışmaları kapsamında çok sayıda iş yeri ve tesis tamamen ortadan kaldırıldı.
Sarıyer Ayazağa Mahallesi'nde 14 Ekim selinin izleri siliniyor
19 dükkan, Kur'an kursu ve stadyum yıkıldı
Ekipler enkaz kaldırma çalışmalarını sürdürüyor
Geçtiğimiz günlerde İstanbul genelinde etkili olan aşırı yağışlar, özellikle Sarıyer ilçesine bağlı Ayazağa Mahallesi'nde büyük su baskınlarına yol açmıştı. Felaketin ardından yetkili kurumlar tarafından riskli alanların tespiti yapılmış ve dere yatağında yer alan yapılar için tahliye ve yıkım kararı alınmıştı.
Başlatılan kapsamlı dere ıslah çalışmaları çerçevesinde, su akış güvenliğini tehlikeye atan binaların yıkımı dün itibarıyla başladı. Kısa süre içinde tamamlanan operasyonda 19 adet dükkan, bir Kur'an kursu binası ve bölgenin spor tesislerinden olan Ayazağa Atatürk Stadı buldozerlerle yıkıldı.
İş makinelerinin desteğiyle yürütülen çalışmalar bugün de hız kesmeden devam ederken, yıkılan yapıların molozları kamyonlarla bölgeden uzaklaştırılıyor. Ekipler bir yandan enkazı temizlerken bir yandan da dere yatağının genişletilmesi ve olası yeni felaketlerin önlenmesi için zemin hazırlığı yapıyor.
İstanbul Valisi Davut Gül, felaket sonrasında yaptığı değerlendirmelerde dere kenarındaki yapılaşmanın tehlikesine dikkat çekmiş ve bölgenin güvenli hale getirileceğini vurgulamıştı. Valilik koordinasyonunda yürütülen bu süreç, su taşkınlarına karşı kalıcı çözümler üretilmesini amaçlıyor.
AI YORUMU
Dere yataklarının imara açılmasının bedeli, 14 Ekim sel felaketinde Ayazağa'da yaşanan kayıplarla bir kez daha acı şekilde görüldü. 19 dükkanın ve stadyumun yıkılması ne kadar doğru bir adım olsa da, asıl mesele bu yapıların oraya nasıl inşa edildiği sorusudur. Kent genelinde benzer risk barındıran tüm dere yatakları acilen denetlenmeli ve benzer acıların önüne geçilmelidir.