PİYASA
Gündem

Ataşehir'deki Yeni Mağaza Açılışında On Binlerce Kişilik İndirim Kuyruğu

Görsel: HaberinAi

Özet

İstanbul Ataşehir'de yeni faaliyete geçen dev market şubesi, açılışa özel kampanyalarıyla binlerce kişiyi sabahın erken saatlerinde mağaza önüne çekti. Yaklaşık 10 bin metrekarelik alanda hizmet veren işletmeyi gün boyunca 60 bin civarında yurttaş ziyaret etti.

Öne çıkanlar

  • Ataşehir'de 10 bin metrekarelik yeni mağaza hizmete girdi.
  • Açılış gününde yaklaşık 60 bin kişi alışveriş yaptı.
  • Yurttaşlar sabahın erken saatlerinden itibaren uzun kuyruklar oluşturdu.

Haberin Detayı

İstanbul'un Anadolu yakasındaki hareketli merkezlerinden biri olan Ataşehir, dev ölçekli yeni bir ticari yatırımın açılışına ev sahipliği yaptı. Bölgede kapılarını açan zincir marketin yeni şubesi, sunduğu cazip açılış indirimleriyle kısa süre içinde büyük bir kalabalığın odağı haline geldi.

Hava henüz aydınlanmadan mağazanın bulunduğu bölgeye gelen alışveriş tutkunları, binanın önünden başlayarak çevre alışveriş merkezlerinin etrafını saran metrelerce uzunlukta kuyruklar meydana getirdi. Erken saatlerde başlayan bu bekleyiş, kapıların aralanmasıyla birlikte yerini içerideki büyük bir hareketliliğe bıraktı.

Giriş kapılarının açılmasıyla birlikte içeriye akın eden kalabalık, mağazanın geniş iç hacmine rağmen rayların ve reyonların önünde yoğunluk oluşturdu. Gün boyu hız kesmeyen bu alışveriş temposu akşam saatlerine kadar devam ederken, yönetim tarafından paylaşılan verilere göre toplam ziyaretçi sayısı 60 bin sınırına ulaştı.

Perakende sektöründe son dönemin en kalabalık açılışlarından biri olarak kayıtlara geçen bu etkinlik, bölgedeki ticari hareketliliğin boyutlarını da gözler önüne serdi. İndirimli ürünlerden faydalanmak isteyen binlerce kişinin oluşturduğu tablo, ekonomik kampanyaların tüketiciler nezdindeki karşılığını net bir şekilde ortaya koydu.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

On bin metrekarelik devasa bir alanda hizmet vermeye başlayan bu şubenin ilk gününde 60 bin ziyaretçiyi ağırlaması, perakende sektöründe fiyat odaklı kampanyaların gücünü açıkça kanıtlıyor. Sabahın erken saatlerinden itibaren oluşan metrelerce kuyruklar, alım gücünün zorlandığı dönemlerde tüketicilerin bu tarz fırsatlara ne kadar duyarlı olduğunu gösteriyor. Önümüzdeki süreçte benzer dev açılışların hem trafik hem de tüketici güvenliği açısından yerel yönetimler tarafından daha sıkı planlanması gerekebilir.

Kaynak: Sözcü Gündem Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Gündem
• Sözcü Gündem

İstanbul Fatih'te şiddetli yağış sırasında yalın ayak yürüyen 14 yaşındaki Mahmut Işıldak, yer altındaki elektrik kablolarından sızan akım nedeniyle hayatını kaybetti. Olay yerindeki otoparkın ruhsatsız olduğu ve resmi raporlarda uzun süredir yer aldığı ortaya çıktı.

  • 14 yaşındaki Mahmut Işıldak elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti.
  • Olayın yaşandığı otoparkın fiilen İsmailağa cemaati tarafından işletildiği belirtildi.
  • Sayıştay raporlarında alanın işgal edildiği ve ecrimisil alındığı tespit edildi.

İstanbul genelinde etkisini gösteren sağanak yağış sırasında Çarşamba Mahallesi'nde üzücü bir olay yaşandı. Ayakkabılarının ıslanmaması için yalın ayak yürümeyi tercih eden 14 yaşındaki hafız Mahmut Işıldak, Çukurbostan Parkı içerisindeki otopark alanında açıkta kalan elektrik kablolarından yayılan akıma kapıldı. Müdahalelere rağmen kurtarılamayan çocuğun ölümü, bölgedeki altyapı ve güvenlik eksikliklerini gözler önüne serdi.

Olayın ardından incelemeye alınan otopark alanının hukuki statüsü tartışma yarattı. Tapu kayıtlarında park ve dinlenme alanı olarak görülen yerin, uzun süredir ticari amaçla işletildiği belirlendi. Mahalle sakinleri ve muhtarlık kaynakları, söz konusu alanın İsmailağa cemaatinin kontrolünde faaliyet gösterdiğini aktardı.

Sayıştay tarafından Fatih Belediyesi için hazırlanan 2021 ve 2023 yıllarına ait denetim raporlarında da aynı adrese dikkat çekildi. Raporda, park içindeki taşınmazların bir derneğin iktisadi işletmesi eliyle işgal edildiği ve belediye tarafından sadece ecrimisil tahakkuk ettirilerek bu duruma göz yumulduğu ifade edildi. Resmi kayıtlarda defalarca yer bulmasına rağmen işletmenin faaliyetlerini sürdürmesi soru işaretlerine yol açtı.

Yaşanan faciada teknik altyapı eksiklikleri de ayrı bir ihmal zincirini ortaya koydu. Zemine yakın döşenen kabloların araç geçişleri nedeniyle zarar gördüğü ve yaklaşık 500 lira maliyeti bulunan kaçak akım rölesinin bulunmadığı tespit edildi. Bu güvenlik önleminin alınmış olması durumunda yaşanabilecek trajedinin önüne geçilebileceği ifade ediliyor.

AI YORUMU

Yüzlerce liralık bir kaçak akım rölesinin maliyetinden kaçınılması ve resmi raporlarda yıllarca 'işgal' olarak anılan bir alanın denetlenmemesi, gencecik bir hayatın söndüğü bu olayın sıradan bir kaza olmadığını gösteriyor. Belediyelerin ve ilgili denetim mekanizmalarının kafe veya otopark gibi ticari faaliyetlere göz yummak yerine kamu güvenliğini önceliklendirmesi şarttır. Bundan sonraki süreçte benzer kamusal alanların acilen taranması ve teknik eksikliklerin giderilmesi beklenmektedir.

Kaynak: Sözcü Gündem Haberin tam sayfası →

Gündem
• CNN Türk

Sakarya'nın Sapanca ilçesinde aşırı yağışlar nedeniyle taşan dere sularında mahsur kalan aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu vatandaşlar, AFAD ekiplerinin kurduğu halat düzeneğiyle güvenli bölgeye taşındı. Operasyon anları görevlilerin kask kameraları tarafından saniye saniye kaydedildi.

  • Sapanca Fevziye Mahallesi'nde dere debisinin yükselmesiyle köprü yıkıldı.
  • Sakarya AFAD ekipleri bölgeye sevk edilerek güvenlik önlemi aldı.
  • Mahsur kalan vatandaşlar direkler arasına kurulan halat sistemiyle kurtarıldı.

Sakarya genelinde çarşamba gününden bu yana aralıksız devam eden şiddetli sağanak yağışlar, günlük yaşamı olumsuz etkilerken altyapıda da büyük hasarlara yol açtı. Kentin birçok noktasında derelerin yataklarından taşması sonucu yollar çöküntüye uğradı, köprüler yıkıldı ve tarım arazileri ile konutların zemin katları su altında kaldı.

Yağışlardan en çok etkilenen yerleşim yerlerinden biri olan Sapanca ilçesinin Fevziye Mahallesi Dereköy mevkisinde debisi hızla yükselen dere, bölgedeki ulaşım köprüsünün yıkılmasına neden oldu. Köprünün yıkılmasıyla birlikte bazı vatandaşlar bulundukları alanda mahsur kalarak tehlikeli bir durumda kaldı.

İhbar hattına gelen yardım çağrısı üzerine olay mahalline hızla yönlendirilen Sakarya İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ekipleri, gerekli güvenlik tedbirlerini alarak çalışmalara başladı. Su seviyesinin yüksekliği ve akıntının şiddeti nedeniyle standart kurtarma yöntemlerinin uygulanamadığı bölgede, ekipler alternatif bir çözüm devreye soktu.

Görevli arama kurtarma personeli, dere yatağının iki yakasındaki direkler arasında sağlam bir halat düzeneği kurarak güvenli bir geçiş hattı oluşturdu. Aralarında kadın ve çocukların da yer aldığı mahsur vatandaşlar, kurulan bu hat üzerinden halat yardımıyla karşı kıyıya çekilerek güvenli alana tahliye edildi.

Gerçekleştirilen operasyonun tüm aşamaları, olay yerindeki AFAD görevlilerinin kask kameralarına yansıdı. Kayıtlarda ekiplerin hazırlık süreçleri ve vatandaşları tahliye etme anları yer alırken, özellikle operasyon sırasında korku yaşayan küçük bir çocuğun görevliler tarafından konuşarak teselli edildiği anlar dikkat çekti.

AI YORUMU

Şiddetli hava olaylarının altyapı üzerindeki yıkıcı etkileri, arama kurtarma ekiplerinin donanımlı ve hızlı müdahale yeteneğinin ne denli hayat kurtarıcı olduğunu bir kez daha gösterdi. Sapanca'daki olayda standart tahliye yollarının yetersiz kaldığı durumlarda halat sistemleri gibi pratik ve hızlı çözümlerin devreye sokulması, olası can kayıplarının önüne geçilmesinde doğrudan rol oynadı. Yerel yönetimlerin aşırı yağış senaryolarına karşı altyapı dirençlerini artırması ve kriz anlarında sivil savunma birimleriyle koordinasyonu en üst düzeyde tutması hayati önem arz ediyor.

Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

Gündem
• kayserihaber.com
Naci Görür'den İstanbul Depremi Uyarısı: 7.2 ve 7.5 Büyüklüğünde Bekleniyor
Fotoğraf: kayserihaber.com

Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, Marmara Denizi'nde 7.2 ile 7.5 büyüklükleri arasında bir deprem beklendiğini belirterek yerel yapılaşmanın yetersizliğine ve olası can kayıplarının yüksek olacağına dikkat çekti. Yapılan son araştırmalara göre otuz yıllık risk payının büyük kısmının geride kaldığı ifade edildi.

  • Marmara Denizi'ndeki fay hatlarında 7.2 ve 7.5 büyüklüğünde deprem bekleniyor.
  • Otuz yıllık risk süresinin büyük kısmı dolmuş durumda.
  • Toplanma alanlarının altyapı eksiklikleri ve yetersizliği tehlike yaratıyor.

Türkiye'nin önde gelen yer bilimcilerinden Prof. Dr. Naci Görür, İstanbul ve çevresini sarsması beklenen olası büyük depreme ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Marmara Denizi içerisinde doğu ve batı doğrultusunda uzanan fay sistemlerinin hareketliliğine dikkat çeken uzman isim, beklenen sarsıntının büyüklüğünün 7.2 ile 7.5 arasında değişebileceğini ifade etti. Kartal Adalar, Kumburgaz ve Tekirdağ fay hatlarının bu riskli mekanizmanın içerisinde yer aldığını vurguladı.

Geçmiş bilimsel çalışmaların otuz yıllık bir periyot içinde deprem olma olasılığını yüzde kırk sekiz civarında öngördüğünü hatırlatan Görür, bu sürenin büyük bir kısmının tükendiğini belirtti. Kalan zaman diliminin oldukça daraldığını ve sarsıntının her an meydana gelebileceğini kaydeden yer bilimci, özellikle zemin kalitesinin zayıf olduğu bölgelerde yıkımın çok daha şiddetli hissedileceğini dile getirdi. Avrupa yakasında sahile yakın alanların, özellikle Avcılar ve çevresinin büyük risk taşıdığı aktarıldı.

Olası afetin ardından yaşanacak fiziksel yıkımın yanı sıra altyapı yetersizliklerine de parantez açıldı. Yolların, havaalanlarının ve kritik ulaşım ağlarının zarar görebileceğini belirten Görür, kıyı kesimlerinde tsunami tehlikesinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Nüfus yoğunluğunun fazla olduğu noktalarda kayıpların katlanabileceği uyarısı yapıldı.

Mevcut toplanma alanlarının afet durumundaki acil ihtiyaçları karşılamaktan uzak olduğunu savunan uzman isim, bu bölgelerin sadece tabeladan ibaret bırakıldığını eleştirdi. Gerçek bir deprem toplanma alanında su, tuvalet, barınma ve temel iaşe imkanlarının eksiksiz bulunması gerektiğini vurgulayan Görür, mevcut sahaların bu donanımdan yoksun olduğunu ifade etti.

AI YORUMU

Naci Görür'ün işaret ettiği yüzde kırk sekizlik olasılık ve otuz yıllık vade, İstanbul için zamanın daraldığını net bir şekilde gösteriyor. Yalnızca binaların dayanıklılığı değil, tabelalardan ibaret bırakılan toplanma alanlarının altyapı eksikliği de yaklaşan afetin boyutunu büyütebilir. Yerel yönetimlerin ve merkezi planlamanın bu uyarıları dikkate alarak acil eylem planlarını hızlandırması hayati önem taşıyor.

Kaynak: kayserihaber.com Haberin tam sayfası →

Gündem
• CNN Türk

Kayseri'de yaşayan Faik Şahin Şahintürk, kendi saat kordonunu tasarlamakla attığı adımı yıllar içinde mesleğe dönüştürdü. Emekli olduktan sonra dükkan açan Şahintürk, el emeğiyle hazırladığı deri ürünleri Avrupa'daki müzeler ve alıcılarla buluşturuyor.

  • Faik Şahin Şahintürk, 18 yıl önce kendi saat kordonunu yaparak deri işçiliğine başladı.
  • 2023 yılında emekli olduktan sonra Hunat Mahallesi'nde 'Deri Hikayesi' adlı dükkanı açtı.
  • Atölyesinde ürettiği el emeği çanta, kemer ve özel tasarım ürünleri yurt dışına ihraç ediyor.

Kayseri'de ikamet eden 49 yaşındaki Faik Şahin Şahintürk, kişisel bir ihtiyacını gidermek amacıyla yöneldiği deri sanatını profesyonel bir meslek haline getirdi. Yaklaşık 18 yıl evvel bir yakınının hediye ettiği kol saatinin kordonu eskidiğinde, piyasadaki yüksek fiyatlar nedeniyle kendi aksesuarını kendisi üretme kararı aldı. Bu süreçte evinin bir odasını küçük bir çalışma alanına dönüştürerek el becerisini ilerleten Şahintürk, aldığı eğitimlerin ardından ustalık belgesi sahibi oldu.

Yıllar süren hazırlık ve amatör çalışmaların ardından 2023 senesinde emekliye ayrılan Şahintürk, Hunat Mahallesi sınırları içerisinde yirmi metrekarelik bir dükkan kiraladı. Mekana 'Deri Hikayesi' adını veren usta, burada cüzdan, kemer, çanta, bıçak kılıfı ve tamamen siparişe özel tasarımlar üretmeye koyuldu. Faaliyet gösterdiği dört yıllık zaman zarfında altı çırak yetiştirerek bu zanaatin gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağladı.

Tamamen el emeğiyle imal edilen her bir parçanın hazırlanması ürünün niteliğine göre bir gün ile bir hafta arasında değişiklik gösteriyor. Son dönemde özellikle bıçak kılıflarına yoğun talep olduğunu belirten Şahintürk, önümüzdeki dönemde sıfırdan Avrupa tarzı at eyeri üretmek için AR-GE çalışmalarını tamamladığını aktardı. Bu kapsamda yılbaşından sonra at eyeri yapımına da başlayarak üretim yelpazesini genişletmeyi hedefliyor.

Şahintürk'ün atölyesinde yetişen öğrencilerinden bazıları uluslararası pazarda da boy gösteriyor. Bir öğrencisinin burada üretip götürdüğü el emeği eserleri Avrupa ülkesindeki bir müzeye vermesi ve yılbaşı programlarında alıcı bulması Kayseri adına gurur kaynağı oluyor. Şehri yalnızca ticaretiyle değil, aynı zamanda köklü el sanatlarıyla da tanıutmayı amaçlayan usta, unutulmaya yüz tutmuş bu zanaati yaşatmak için atölyesinin kapılarını öğrenmek isteyen herkese açık tutuyor.

Sağlık ve ekonomik açıdan sentetik imitasyon ürünler yerine hakiki derinin tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Şahintürk, kaliteli bir deri montun yirmi yıldan uzun süre kullanılabildiğini ifade etti. İmitasyon ürünlere ödenen paranın boşa gittiğini savunan deneyimli zanaatkar, emeklilik döneminde evde oturmak yerine yeni bir hobi edinmek ve üreterek ekonomik kazanç sağlamak isteyen tüm vatandaşlara kendi elleriyle bir şeyler üretme çağrısında bulundu.

AI YORUMU

Faik Şahin Şahintürk'ün yirmi metrekarelik küçük atölyesinde başlattığı bu girişim, geleneksel zanaatlerin bireysel çabalarla nasıl küresel pazara açabileceğinin somut bir kanıtıdır. Endüstriyel seri üretime karşı el emeğinin değerini koruyan bu tür küçük ölçekli atölyeler, özellikle kaybolmaya yüz tutmuş mesleklerin ihyası açısından hayati bir rol üstlenmektedir. Emeklilik sonrasında atıl kalmak yerine yeni bir beceri kazanarak istihdam ve ihracat halkasına katılmak, hem bireyler hem de yerel ekonomi için örnek teşkil eden bir model sunmaktadır.

Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

İlgili Haberler