Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündem
Antalya Kaş'ta Yağış Sonrası Denizde Plastik Çöp Kirliliği
•1 dk okuma
Paylaş
HGündem
Fotoğraf: Haber Global
Özet
Antalya'nın Kaş ilçesindeki Halk Plajı'nda, sağanak yağışların ardından deniz yüzeyini kaplayan plastik atıklar kameralara yansıdı. Eski Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarı Mustafa Öztürk, yasa dışı döküm alanlarından sürüklenen atıkların Akdeniz'i kirlettiğini ve yüzme sağlığını tehdit ettiğini açıkladı.
Öne çıkanlar
Kaş Halk Plajı'nda deniz içinde yoğun plastik atıklar görüldü.
Yağışların açık depolardaki çöpleri denize taşıdığı belirtildi.
Uzmanlar mikroplastik kirliliği nedeniyle yüzme sağlığına karşı uyardı.
Haberin Detayı
Akdeniz kıyılarında son günlerde yaşanan hava muhalefeti, çevre kirliliği sorununu yeniden gözler önüne serdi. Antalya'nın turistik ilçesi Kaş'taki sahillerde kaydedilen son görüntüler, deniz ekosisteminin karşı karşıya kaldığı tehlikeyi açıkça ortaya koydu.
Fotoğraf: Haber Globalbüyütmek için tıkla
Halk Plajı'nda çekilen su altı kayıtlarında, tatilcilerin yüzdüğü alanlarda çok sayıda plastik parça ve atık biriktiği görüldü. Özellikle sağanak yağışların etkisiyle Adana bölgesindeki açık depolardan ve ruhsatsız döküm sahalarından sürüklenen çöplerin akıntıyla Kaş Limanı açıklarına kadar ulaştığı tespit edildi.
Eski Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Mustafa Öztürk, sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı paylaşımlarda durumun vahametine dikkat çekti. Yasa dışı dökülen atıkların yağmurlarla birlikte deniz ekosistemine karışmasının kaçınılmaz olduğunu vurgulayan uzman isim, mikroplastik tehlikesine karşı uyardı.
Kirlilik barındıran suların insan sağlığı açısından ciddi riskler taşıdığını belirten Öztürk, yüzme esnasında bu parçacıkların ağız yoluyla yutulabileceğini ifade etti. Söz konusu mikroplastiklerin zararlı mikroorganizmaları taşıma potansiyeli bulunduğunu hatırlatan yetkililer, bu tür alanlarda denize girilmemesi gerektiğini savunuyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Mustafa Öztürk'ün paylaştığı görüntüler, kıyı kesimlerindeki denetimsiz atık depolama sorununu net biçimde gözler önüne seriyor. Kaş gibi turizm merkezlerinde yaşanan bu kirlilik, sadece deniz canlılarını değil, doğrudan insan sağlığını da tehdit ediyor. İlerleyen dönemde benzer manzaralarla karşılaşmamak için özellikle yağış sezonu öncesinde atık tesislerinin daha sıkı denetlenmesi şart.
Kaynak:
Haber Global
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Antalya'nın Kepez ilçesinde belediye ekipleri 68 mahallede yedi gün yirmi dört saat boyunca aralıksız temizlik çalışması yürütüyor. Günlük evsel atık miktarının yirmi bin tona yaklaştığı bölgede, atölyelerde gerçekleştirilen yenileme faaliyetleriyle bütçe tasarrufu sağlanıyor.
İlçenin 68 mahallesinde temizlik faaliyetleri günün yirmi dört saati kesintisiz sürüyor.
Ocak ile eylül aylarında bin iki yüz on üç yeni konteyner üretildi ve on binlerce ekipman onarıldı.
Günlük evsel atık miktarı beş yüz ila beş yüz elli ton arasında değişiyor.
Antalya genelinde hızlı bir nüfus artışı yaşayan Kepez'de, yerel yönetim temizlik operasyonlarını üç vardiya halinde ve kesintisiz bir biçimde sürdürüyor. On iki bulvar, yüz yetmiş üç cadde ve binlerce sokağı kapsayan geniş coğrafi ağda, çevre sağlığını korumak adına yoğun bir mesai harcanıyor. Başkan Mesut Kocagöz yönetimindeki yerel kadrolar, israfın önüne geçmek ve kamu kaynaklarını en verimli şekilde değerlendirmek amacıyla saha çalışmalarını titizlikle planlıyor.
Temizlik İşleri Müdürlüğü bünyesinde kurulan özel atölyede, yıpranan ekipmanların kullanım ömrü uzatılarak belediye bütçesine katkı sağlanıyor. Sadece yılın ilk dokuz ayında bin iki yüz on üç adet sıfır konteyner üretilirken, yaklaşık on dört bin beş yüz konteynerin de onarım ve bakım işlemleri tamamlandı. Doğrudan yeni alım yapmak yerine mevcut malzemeleri yeniden kazandıran bu model sayesinde, kamusal harcamalarda ciddi bir tasarruf elde ediliyor.
İlçede her gün toplanan evsel atık miktarı beş yüz ila beş yüz elli ton seviyelerine ulaşırken, aylık toplam atık hacmi yirmi bin tona dayanmış durumda. Yıllara sari artış oranları incelendiğinde, dört yıllık süreçte atık miktarında yüzde kırk üçlük bir yükseliş yaşandığı görülüyor. Bu yoğunluğu yönetmek için görev yapan yüz seksen sekiz saha personelinin yanı sıra, acil durumlara anında müdahale eden yirmi kişilik özel bir ekip de hazır bekletiliyor.
Çöp kamyonlarının fiziksel olarak giremediği dar sokaklar ve acil toplama gerektiren noktalar için devreye sokulan çöp taksi uygulaması sahadaki etkinliği artırıyor. Ayrıca vatandaşlardan gelen ihbar ve talepler de anında değerlendirilerek çözüme kavuşturuluyor; dokuz aylık periyotta yedi binin üzerinde başvuru işleme alındı. Konteynerlerin düzenli aralıklarla yıkanması ve dezenfekte edilmesi ise kötü kokuların ve haşere oluşumunun önüne geçerek mahalle sakinlerine daha sağlıklı bir yaşam alanı sunuyor.
AI YORUMU
Belediyelerin son yıllarda artan bütçe baskılarıyla başa çıkabilmesi için üretim ve onarım atölyeleri kurması artık bir zorunluluk haline geldi. Kepez örneğinde görülen binlerce konteynerin yenilenmesi hamlesi, sadece estetik bir temizlik değil, doğrudan akıllı bir kamu bütçesi yönetimidir. Artan atık hacmine rağmen yeni alımlar yerine mevcut ekipmanın ömrünü uzatan bu yaklaşım, diğer yerel yönetimler için de örnek teşkil etmelidir.
Kepez Belediyesi tarafından kurulan bitki ve fidan üretim tesisinde yetiştirilen binlerce çiçek, kentin park ve meydanlarını süslüyor. Üretilen türler aynı zamanda Dokumapark içindeki Bahçe Market aracılığıyla uygun fiyatlarla vatandaşlara sunuluyor.
8 bin 550 metrekarelik alanda bitki ve fidan üretimi yapılıyor.
Ocak ayından bu yana tesiste toplam 180 bin bitki üretildi.
Yılsonuna kadar 250 bin bitki üretimine ulaşılması hedefleniyor.
Antalya'nın Kepez ilçesinde belediye bünyesinde faaliyet gösteren fidanlık, kentin estetik görünümünü güçlendirmek için çalışmalarını sürdürüyor. Atatürk Mahallesi sınırları içinde yer alan tesis, uzman personelin denetiminde bilimsel yöntemlerle yeşil alan bitkileri yetiştiriyor.
Ocak ayından bu yana sürdürülen faaliyetler kapsamında tesiste 180 bin adet bitki toprakla buluşmaya hazır hale getirildi. Zakkum, gül, begonvil, biberiye ve sukulent gibi farklı türler yıl boyunca özenle bakılarak hem parklara dikiliyor hem de satışa çıkarılıyor.
Üretim kapasitesini artırmayı sürdüren belediye, yılsonuna kadar toplam 250 bin bitki üretimi gerçekleştirmeyi amaçlıyor. Şu ana kadar fidanlıkta yetiştirilen bitkilerden 12 bini refüjler, meydanlar ve sosyal yaşam alanları gibi noktalara dikildi.
Yetiştirilen ürünler, Dokumapark'ta yer alan Bahçe Market üzerinden doğrudan kent sakinleriyle buluşturuluyor. Belediye Başkanı Mesut Kocagöz'ün projeleri arasında bulunan bu satış noktası, vatandaşların yerli üretim çiçek ve ağaçlara ekonomik koşullarda erişmesini sağlıyor.
AI YORUMU
Belediyelerin kendi fidanlıklarında üretim yapması, dışarıdan dış alım maliyetlerini düşürürken şehre özgü bitki çeşitliliğini korumak açısından da değerli bir yaklaşım sunuyor. 180 bin gibi yüksek bir rakama ulaşan üretim kapasitesinin Bahçe Market aracılığıyla doğrudan halka açılması, yerel yönetimlerin sadece kamusal alanları güzelleştirmekle kalmayıp hobilere de ekonomik katkı sağladığını gösteriyor.
Antalya'nın Manavgat ilçesinde bulunan bir kavşakta gün içinde çok sayıda trafik kazası meydana gelmesi bölge sakinlerini ve esnafı harekete geçirdi. Can güvenliğinden endişe duyan vatandaşlar, yetkililerin acilen hız kesici ve benzeri güvenlik önlemleri almasını talep ediyor.
Antalya Manavgat Mithatpaşa-Hükümet Caddesi kesişiminde sürekli kaza yaşanıyor.
Mahalle sakini Osman Ünal belediyelere dilekçe verip kamera kayıtlarını iletti.
Esnaf Ahmet Özcan 25 yıldır bölgede esnaflık yaptığını ve kazalardan bıktığını belirtti.
Antalya'nın Manavgat ilçesinde yer alan Aşağı Hisar Mahallesi Mithatpaşa Caddesi ile Hükümet Caddesi'nin kesiştiği nokta, son dönemde yaşanan trafik kazalarıyla adeta anılır hale geldi. Bölgede neredeyse her gün birden fazla kaza meydana gelirken, sesleri duydukça sokağa koşan çevre sakinleri durumun vahametine dikkat çekiyor. Sürücülerin ve yayaların geçiş sırasında yaşadığı tehlikeler, bölgede yaşayan ailelerin çocuklarını ve yaşlılarını dışarı göndermeye korkmasına yol açıyor.
Yaşanan olayların ardından seslerini duyurabilmek adına resmi makamlara başvuran mahalle sakinlerinden Osman Ünal, elindeki güvenlik kamerası kayıtlarını da yetkililerle paylaştı. Manavgat Belediyesine sunduğu dilekçenin sorumluluk alanı gerekçesiyle Antalya Büyükşehir Belediyesine yönlendirildiğini ifade eden Ünal, henüz somut bir adım atılmadığını belirtti. Sürekli olarak gazetecilerin veya trafik polislerinin aramasıyla kazalardan haberdar olduğunu aktaran Ünal, vatandaşlık görevini yerine getirdiğini ancak artık bu duruma tahammüllerinin kalmadığını dile getirdi.
Kavşak çevresinde ticari faaliyet yürüten esnaf da yaşanan tehlikeli tablodan oldukça rahatsız durumda. İş yerinin konumu gereği kazalara birebir şahit olan Özay Acar, yaşananların artık tahammül sınırlarını aştığını ve yetkililerin acil müdahalede bulunması gerektiğini vurguladı. Aynı bölgede çeyrek asırdır matbaacılık yapan Ahmet Özcan ise her gün benzer manzaralar görmekten bıktıklarını ifade ederek, facia yaşanmadan önlem alınması çağrısında bulundu.
Bölge halkı, kavşağın giriş ve çıkışlarına hız kesici kasisler veya trafik lambası gibi caydırıcı önlemlerin getirilmesini istiyor. Belediyeler arası yetki tartışmaları veya bürokratik süreçler nedeniyle geciken çözümlerin bir an önce hızlandırılması bekleniyor. Vatandaşlar, yetkili kurumların sorumluluk alanlarına bakılmaksızın ortak bir çözüm üretmesini ve insan hayatının hiçe sayılmamasını talep ediyor.
AI YORUMU
Osman Ünal ve diğer esnafın dilekçelerle ve kamera kayıtlarıyla resmi makamlara başvurmasına rağmen çözüm bulunamaması, yerel yönetimler arasındaki yetki karmaşasının ne kadar tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor. Manavgat Belediyesi ve Antalya Büyükşehir Belediyesinin sorumluluk alanını birbirine atması, can güvenliği gibi acil bir konuda zaman kaybına neden oluyor. Bir felaket yaşanmadan acilen hız kesici ve fiziki düzenlemelerin hayata geçirilmesi şart.
Antalya'nın Aksu ilçesinde sahte polis kıyafeti veya söylemiyle bir eve giren şüpheli, ev sahibinin cüzdanındaki parayı çaldıktan sonra polisin düzenlediği operasyonla yakalanarak cezaevine gönderildi.
Şüpheli F.Y., Aksu ilçesindeki bir eve polis kılığıyla girdi.
Evdeki arama sırasında E.E.'nin cüzdanından para çalındı.
Antalya genelinde güvenlik güçlerinin yürüttüğü huzur ve asayiş çalışmaları kapsamında, Aksu ilçesinde yaşanan sıra dışı bir olay kısa sürede aydınlatıldı. İddialara göre, kendisini resmi kolluk kuvveti mensubu olarak tanıtan bir kişi, hedef aldığı konutun kapısını çalarak içeri girmeyi başardı. Evde yaşayan vatandaşın güvenini sarsacak yöntemler kullanan zanlı, olağan bir arama yapıyormuş gibi davranarak şüphe uyandırmamaya çalıştı.
Zanlının ev içerisinde ellerine eldiven geçirdiği ve bu sırada ev sahibi E.E.'nin dalgınlığından faydalandığı belirlendi. Konutta bir süre inceleme süsü veren şahıs, maktulün cüzdanında bulunan nakit parayı hızla alarak olay yerinden uzaklaştı. Şüphelinin gidişinin ardından durumu fark eden ev sahibi, vakit kaybetmeden emniyet birimlerine ihbarda bulundu.
İhbarı alan İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, şüphelinin kimliğini ve kaçış rotasını belirlemek amacıyla geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Güvenlik kamerası kayıtları ve mağdurun ifadeleri doğrultusunda hareket eden dedektifler, zanlının saklandığı adresi kısa sürede tespit etti. Düzenlenen ani baskınla F.Y. isimli şüpheli, suç aletleri ve delillerle birlikte ele geçirildi.
Gözaltına alınarak emniyete götürülen şüphelinin buradaki işlemleri tamamlandıktan sonra adliyeye sevk edildiği bildirildi. Hakim karşısına çıkarılan zanlı, işlediği suçun ciddiyeti ve delil durumu göz önüne alınarak tutuklandı ve cezaevine gönderildi. Yetkililer, bu tür dolandırıcılık ve hırsızlık vakalarına karşı vatandaşların resmi kimlik sorması gerektiği konusunda uyarılarda bulundu.
AI YORUMU
Sahte polis kılığına girerek evleri hedef alan bu tür dolandırıcılık vakaları, vatandaşların resmi kurumlara olan güvenini suistimal ettiği için ayrıca tehlikelidir. F.Y. isimli şüphelinin kısa sürede yakalanması güvenlik birimlerinin hızlı reaksiyon gösterdiğini kanıtlasa da, benzer olayların tekrar yaşanmaması adına kolluk personelinin kimlik ibraz etme zorunluluğunun her durumda hatırlatılması şarttır. Özellikle yaşlı ve tek yaşayan bireylerin hedef alınma riskine karşı mahalle düzeyinde bilinçlendirme çalışmaları artırılmalıdır.