Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Gündem
Anayasa Mahkemesi, Yeni Parti'nin isim ve rumuz iptalini yarın görüşecek
•1 dk okuma
Paylaş
HGündem
iFotoğraf: Nub Cake · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons
Özet
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun hükümsüz sayılarak sicilden silinmesi talebini yarın ele alacak. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, iltibas gerekçesiyle daha önce süre tanımış ancak değişiklik yapılmamıştı.
Öne çıkanlar
AYM Genel Kurulu, Yeni Parti dosyasını yarınki toplantısında görüşecek.
Yenilik Partisi ile isim benzerliği nedeniyle iltibas bildirimi yapılmıştı.
Partiye tanınan bir aylık yasal süre içinde savunma Yüksek Mahkeme'ye iletildi.
Haberin Detayı
Siyasi partiler arasındaki isim benzerliği tartışmaları yargı gündemindeki yerini koruyor. Anayasa Mahkemesi, Yeni Parti unvanının 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'na uygunluğunu ele almak üzere yarın toplanacak. Yüksek Mahkeme Genel Kurulu, söz konusu oluşumun isim ve rumuzunun hükümsüz sayılarak siyasi partiler sicilinden tamamen silinmesini öngören talebi karara bağlayacak.
Yaşanan sürecin temeli, Yenilik Partisi'nin yaptığı resmi başvurulara dayanıyor. Benzerlik nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı devreye girmiş ve ilgili siyasi oluşuma unvan değişikliğine gitmesi için 18 Eylül tarihine kadar mühlet tanımıştı. Verilen süre zarfında herhangi bir değişiklik yapılmaması üzerine dosya, gereği için Anayasa Mahkemesi'ne sevk edilmişti.
Dosya ilk olarak 29 Eylül tarihindeki Genel Kurul oturumunda masaya yatırılmıştı. Yüksek Mahkeme, adli sürecin hakkaniyetle yürütülmesi amacıyla partiye savunma hazırlaması için bir aylık ek süre tanıdı. Belirlenen bu zaman diliminde hazırlıklarını tamamlayan yönetim, savunmasını resmi olarak Anayasa Mahkemesi'ne ulaştırdı.
Yarın yapılacak olan Genel Kurul toplantısının ardından çıkacak karar, parti sicili ve benzer unvan tartışmaları açısından bağlayıcı bir emsal teşkil edecek. İsim ve rumuzun hükümsüzlüğüne hükmedilmesi halinde, söz konusu yapının hukuki statüsünde köklü bir değişim yaşanması bekleniyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Siyasi partilerin unvan süreçlerindeki hukuki denetim, benzerlik iddialarının ne denli bağlayıcı olduğunu net biçimde gösteriyor. Başsavcılığın tanıdığı süreye uyulmaması dosyayı doğrudan Anayasa Mahkemesi'nin gündemine taşıdı ve süreç hukuki bir eşiğe evrildi. Alınacak karar, ilerleyen dönemde olası unvan çakışmalarında izlenecek yolu belirleyecektir. İsim iptali yönünde çıkacak bir karar, teşkilatın yasal varlığını tamamen sonlandırabilir.
Kaynak:
CNN Türk
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Yurt dışında boşanan çiftlerin Türkiye'deki tanıma davalarında dijital evrak dönemi yargı engeline takıldı. Yargıtay, 5718 sayılı Kanun gereğince karekodlu belgelerin tek başına yeterli olmadığını onadı.
Yurt dışı mahkeme kararları için karekodlu belgeler tek başına yeterli bulunmadı.
Eskişehir 5. Aile Mahkemesi, usulüne uygun onaylı belge şartı arayarak davayı reddetti.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi yerel mahkemenin bu kararını hukuka uygun bulup onadı.
Avrupa ülkesi Belçika mahkemelerinde haklarında boşanma kararı verilen gurbetçi çiftten biri, bu kararın Türkiye sınırları içinde de geçerlilik kazanması amacıyla hukuki süreç başlattı. Eskişehir 5. Aile Mahkemesi salonlarında görülen tanıma davasında, yabancı makamların verdiği boşanma ilamı ve kesinleşme şerhi elektronik ortam üzerinden üretilen karekodlu belgelerle dosyaya sunuldu. Ancak yerel mahkeme heyeti, bu dijital evrakların 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'da aranan onaylı resmi belge kriterlerini tam olarak karşılamadığına hükmetti.
Mevzuatta yer alan açık hükümlere göre, yabancı mahkeme kararlarının Türkiye'de tanınabilmesi için o ülkenin yetkili makamlarınca usulen onanmış aslının, yargı organınca tasdik edilmiş örneğinin ve onaylı tercümesinin fiziki ya da yasal usullere uygun şekilde dosyaya ibraz edilmesi gerekiyor. Yerli mahkeme, sunulan karekodlu çıktıların kanuni tasdik şartını sağlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verdi. Davacı tarafın bu hükme itiraz etmesiyle dosya önce istinaf aşamasından geçti, ardından Yargıtay mercii önüne taşındı.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi tarafından incelenen dosya sonunda yerel mahkemenin red kararı hukuka uygun bulunarak onandı. Dava sürecini takip eden avukatlar, günümüzde resmi işlemlerin büyük oranda dijitalleştiğini ve pek çok ülkenin artık fiziki evrak yerine karekodlu sistemler kullandığını vurguladı. Buna rağmen yüksek mahkeme, dijital kolaylıkların kanunen zorunlu kılınan onaylı belge kuralını ortadan kaldırmayacağını tescillemiş oldu.
Alınan bu yargı kararı, yurt dışında yasal olarak yollarını ayıran ve Türkiye'de de bu statüyü tescil ettirmek isteyen binlerce vatandaşın işleyişini doğrudan ilgilendiriyor. Hukukçular, yabancı ülkelerden alınan boşanma ilamlarının Türkiye'deki yasalara uyarlanması aşamasında mağduriyet yaşanmaması adına evrakların eksiksiz ve usulüne uygun hazırlanması gerektiğinin altını çiziyor.
AI YORUMU
Yasal düzenlemelerin dijital dönüşüm hızına ayak uyduramaması, gurbetçi vatandaşların işlemlerinde ciddi bürokratik engeller yaratıyor. 5718 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki katı şekil şartları, karekodlu ve elektronik imzalı evrak devrinde bile fiziki tasdik arandığını net bir şekilde gösteriyor. Eğer gerekli diplomatik veya konsolosluk onayları tamamlanmazsa, sadece dijital doğrulama koduna güvenen vatandaşlar hak kaybı yaşama riskiyle karşı karşıya kalacak.
Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki çalışma ofisinin önüne güvenlik şeridi çektirdi. Alınan bu şaşırtıcı önlemin arka planında, karşı odada bulunan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuklarının yarattığı hareketlilikten duyulan rahatsızlık olduğu belirtiliyor.
Murat Emir, Meclis ofisinin önüne şerit çektirdi.
Uygulamanın gerekçesi olarak Kemal Kılıçdaroğlu'nun ziyaretçi trafiği gösterildi.
İki siyasetçinin odalarının Meclis koridorunda karşılıklı konumlandığı biliniyor.
Türkiye Büyük Millet Meclisi kulislerinde son günlerin en çok konuşulan olaylarından biri Yeni Parti cephesinden geldi. Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, Meclis binasında bulunan makam odasının girişine dikkat çekici bir fiziksel müdahalede bulundu. Odanın önüne çekilen şerit, koridoru kullanan diğer milletvekilleri ve ziyaretçiler arasında şaşkınlıkla karşılandı.
Söz konusu uygulamanın temel sebebinin, koridorun karşı tarafında yer alan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun ofisine gelen ziyaretçi akını olduğu iddia edildi. Emir'in, odasına giriş çıkışlarda yaşanan yoğunluktan ve kalabalıktan rahatsızlık duyduğu, bu nedenle çalışma alanını izole etmek amacıyla böyle bir yola başvurduğu ifade edildi.
Meclis koridorlarının mimari yapısı ve siyasi partilerin grup yönetimlerinin konumları, milletvekilleri ile ziyaretçiler arasında sürekli bir hareketlilik yaratıyor. Karşılıklı konumlanan bu odalar arasındaki yakınlık, zaman zaman benzer idari ve fiziki tedbirlerin alınmasını beraberinde getiriyor. Olayın ardından Meclis içerisindeki kulis hareketliliği hız kesmeden sürerken, çekilen şeridin ne kadar süre kalacağı ise merak konusu olmaya devam ediyor.
AI YORUMU
Meclis gibi kamusal ve ortak çalışma alanlarında yaşanan bu tarz fiziki ayrışmalar, siyasi partiler arasındaki mesafenin sadece masada değil koridorlarda da kendini gösterdiğini net biçimde ortaya koyuyor. Yoğun ziyaretçi trafiği gibi sıradan bir idari sorunun şerit çekmek suretiyle çözülmeye çalışılması, parlamenter diyalog kültürü açısından tartışmalı bir tablo yaratmaktadır. Karşılıklı odalarda görev yapan isimlerin bu tarz yöntemler yerine doğrudan iletişim kurması beklenirken, yaşanan bu küçük gerilim Meclis içi çalışma barışına farklı bir boyut kazandırıyor. Eğer bu tür fiziki önlemler yaygınlaşırsa, milletvekilleri arasındaki sıradan temaslar dahi tamamen kontrollü bir yapıya dönüşebilir.
Üsküdar Belediyesi'nde Dündar Ziya Gültekin'in vefatının ardından üçüncü başkan vekilliği seçimi gerçekleştiriliyor. Meclisteki parti sayıları dengesinde Cumhur İttifakı çoğunluğu elinde bulundururken YENİ Parti süreci boykot etme kararı aldı.
Mecliste Cumhur İttifakı'nın 24, CHP ve YENİ Parti kanadının ise 18 üyesi bulunuyor.
YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Tüzün, sürecin meşru olmadığını belirterek oylamaya katılmayacaklarını duyurdu.
Muhammed Emin Sarıoğlu, AK Parti ve MHP grubunun ortak adayı olarak seçime katılıyor.
Üsküdar Belediyesi meclis salonunda, eski başkan vekilinin yaşamını yitirmesiyle boşalan koltuk için üçüncü kez sandık kuruldu. Sürecin başlamasıyla birlikte gruplar adaylarını netleştirirken, meclis içindeki sandalye dağılımı oylamanın kaderini doğrudan belirleyen ana unsur olarak öne çıkıyor.
AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir yaptığı açıklamada, Cumhur İttifakı çatısı altında MHP ile ortak bir uzlaşıya varıldığını ve Muhammed Emin Sarıoğlu'nun aday gösterildiğini ilan etti. Yerel mecliste 24 Cumhur İttifakı mensubu yer alırken, muhalefet kanadında ise toplam 18 üye görev yapıyor.
Seçim öncesi süreçte YENİ Parti cephesinden gelen boykot kararı dikkat çekti. Partinin Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Tüzün, meclis üyelerinin maruz kaldığı hukuki baskılar ve gözaltılar nedeniyle oylama sürecinin meşruiyetini yitirdiğini savundu ve katılmama kararı aldıklarını belirtti.
Daha önceki başkan vekilliği süreçlerinde de benzer hukuki tartışmalar yaşanmış, belediye başkanının görevden uzaklaştırılmasının ardından mecliste yapılan ilk oylamalar yargıya taşınmıştı. Dört tur süren önceki maratonda Cumhur İttifakı adayı 23 oy alarak yönetimi devralmıştı.
AI YORUMU
Yerel yönetimlerde yaşanan bu tür krizler, meclis içi matematik dengesinin ne denli kırılgan olduğunu açıkça gösteriyor. Karar alma mekanizmalarındaki tıkanıklıklar, belediye hizmetlerinin sürekliliğini doğrudan aksatarak ilçe sakinlerinin günlük yaşamını olumsuz etkiliyor. Geçmişteki oylamalarda görülen oy farkları ve parti değiştirmeler dikkate alındığında, mevcut 24'e 18'lik meclis tablosu siyasi çekişmelerin uzun süre devam edeceğini işaret ediyor.
YENİ Parti yönetimi, medya kuruluşlarına yönelik baskılara karşı çarşamba akşamı İstanbul'da protesto düzenleme kararı aldı. Genel Merkez'deki MYK toplantısının ardından açıklanan programda, parti ayrımı gözetmeksizin tüm yurttaşlar kanal binasının önüne davet edildi.
YENİ Parti, çarşamba günü saat 19.30'da Halk TV önünde dayanışma mitingi düzenleyecek.
Parti Sözcüsü Zeynel Emre, YouTube kanalındaki takipçi sayısının milyonları bulması gerektiğini vurguladı.
Genel Başkan Özgür Özel, konuyu diğer siyasi partilerin liderleriyle de istişare edecek.
Siyasi kulislerde yankı uyandıran kararın ardından YENİ Parti Merkez Yürütme Kurulu, parti genel merkezinde bir araya gelerek güncel gelişmeleri masaya yatırdı. Toplantının sürdüğü esnada kameraların karşısına geçen İstanbul Milletvekili ve Parti Sözcüsü Zeynel Emre, basın mensuplarına detaylı değerlendirmelerde bulundu. Emre, basın ve ifade özgürlüğünü hedef alan uygulamaların ülkeyi karanlığa sürüklemek istediğini ifade ederek bu çabaların sonuçsuz kalacağını savundu.
Medyaya atanan kayyım kararlarına ve siyasi yasak girişimlerine tepki gösteren parti yönetimi, dayanışma çağrısını somut bir eyleme dönüştürme kararı aldı. Alınan MYK kararı doğrultusunda, hafta içi çarşamba akşamı saat 19.30 itibarıyla tüm İstanbulluların Halk TV binası önünde bir araya geleceği duyuruldu. Düzenlenecek mitingin amacının yalnızca bir kanalı desteklemek olmadığı, aynı zamanda Türkiye'deki demokrasi ve medya özgürlüğüne katkı sunmak olduğu vurgulandı.
Açıklamada ayrıca dijital mecralardaki yayın organlarının önemine de parantez açıldı. Şu an yaklaşık 2 milyon abonesi bulunan YouTube platformundaki kanal takipçi sayısının, toplumsal destek ve kampanyalarla on milyonlarca kişiye ulaşmasının hedeflendiği aktarıldı. Partinin üst düzey isimlerinin ve genel başkanın bu mecralardaki yayınlara konuk olmaya devam edeceği bilgisi paylaşıldı.
Genel Başkan Özgür Özel'in yaklaşan eylem öncesinde diğer siyasi partilerin genel başkanlarıyla da temasa geçeceği ve konuyu istişare edeceği bildirildi. Geçmişte muhalefetin sesini duyuran mecraların her zaman yanında olduklarını hatırlatan parti sözcüsü, bu zor süreçte de kanal çalışanları ve yöneticileriyle omuz omuza duracaklarını yineledi. Bütün yurttaşlar, siyasi görüş farkı gözetmeksizin planlanan dayanışma buluşmasına davet edildi.
AI YORUMU
Muhalefet partilerinin medya alanındaki kısıtlamalara karşı sokakta tepki göstermesi, siyasi denklemin sertleştiğini net biçimde gösteriyor. YENİ Parti'nin yaklaşık 2 milyon takipçisi bulunan bir dijital mecrayı ve televizyon kanalını savunmak üzere miting kararı alması, basın özgürlüğü tartışmalarını doğrudan sokağa taşıyor. Liderler düzeyinde yapılacak istişarelerin ardından diğer muhalefet unsurlarının da bu eyleme katılması durumunda, protestonun etki alanı beklenenden çok daha geniş bir tabana yayılabilir.