Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündem
Amasya AFAD planında 70 bin bina incelendi: 12 bin yapı riskli
•2 dk okuma
Paylaş
HGündem
Fotoğraf: Merzifon Bilgi Gazetesi
Özet
Amasya genelindeki 70 bin 584 bina üzerinde yapılan AFAD senaryo incelemesinde binlerce yapının hasar görebileceği hesaplandı. Valilik ve AFAD koordinasyonunda yürütülen çalışmalarla kentin afet riskleri azaltılmaya çalışılıyor.
Öne çıkanlar
İl genelindeki 70 bin 584 binanın değerlendirildiği senaryoda 2 bin 186 binanın yıkılabileceği hesaplandı.
Amasya Valiliği 16 Ocak 2026 tarihinde İl Afet Risk Azaltma Planı Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirdi.
Haberin Detayı
Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın etki alanında yer alan Amasya'da, olası büyük depremlere karşı hazırlık çalışmaları sürdürülüyor. Kent genelinde binaların dayanıklılığı, zemin koşulları, toplanma alanları ve ulaşım imkânları öncelikli başlıklar arasında bulunuyor. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü verilerine göre bölge, Niksar, Taşova, Ladik ve Havza doğrultusunu izleyen ana fay zonu ile yan kolların yakınında konumlanıyor.
Aktif fayların varlığı nedeniyle yapı güvenliği kritik önem taşırken, deprem hasarında yalnızca mesafe değil, zemin kalitesi ve mühendislik hizmetleri de belirleyici rol oynuyor. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından hazırlanan İl Afet Risk Azaltma Planı kapsamında yürütülen çalışmalar, mevcut yapı stokunun durumunu gözler önüne seriyor. Planda yer alan AFAD-RED senaryosu, 6,8 büyüklüğündeki varsayımsal bir sarsıntının olası sonuçlarını hesaplıyor.
Hazırlanan senaryo tablosunda toplam 70 bin 584 bina ele alınırken, bunlardan 2 bin 186'sının yıkılabileceği, 10 bin 184 yapının ise ağır hasar alabileceği öngörülüyor. İlçelere göre yapılan dağılımda Suluova 1.440 yıkık bina ile ilk sırada yer alırken, Merzifon'da 498 ve Amasya merkezde 242 yıkık bina bekleniyor. Bu rakamlar kesin tespitlerden ziyade modelleme sonuçlarını yansıtıyor.
Amasya Valisi Önder Bakan'ın katılımıyla 16 Ocak 2026 tarihinde yapılan değerlendirme toplantısında kurumlar arası iş birliğinin önemi vurgulandı. Ardından 12 Ağustos 2026 tarihinde AFAD tarafından 2027-2031 yıllarını kapsayan ikinci beş yıllık plan için bilgilendirme yapıldı. Vatandaşlar afet toplanma alanlarına internet sitesi üzerinden ulaşabilirken, uzmanlar yapıların performans analizlerinin acilen yapılması gerektiğini belirtiyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Model hesaplamalarının mahalli düzeyde somut önlemlere dönüştürülmesi, kentin can damarını oluşturan altyapı güvenliği açısından belirleyicidir. Suluova için öngörülen bin 440 yıkık bina varsayımı, bu bölgedeki yapı stokunun acilen elden geçirilmesi gerektiğini net biçimde ortaya koyuyor. Yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları koordineli hareket etmezse, olası bir sarsıntıda barınma ve ulaşım krizleri kaçınılmaz hale gelecektir. Mevcut senaryolar kesin yargı bildirmese de, binlerce yapının ağır hasar alma ihtimali denetimlerin sıkılaştırılması için yeterli bir eşiktir.
Kaynak:
Merzifon Bilgi Gazetesi
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Yozgat çevresinde yer alan Amasya ve Kırşehir illerinde sığ derinliklerde mikro ölçekli iki deprem kaydedildi. Meydana gelen sarsıntılar bölgede herhangi bir olumsuzluğa ya da hasara yol açmadı.
Amasya merkez İlyas köyünde 2.0 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Uzmanlar mikro sarsıntılarda hasar riskinin bulunmadığını belirtti.
Yozgat iline komşu konumda bulunan Amasya ve Kırşehir kırsalında, yer kabuğunun sığ katmanlarında iki ayrı mikro deprem tespit edildi. Bu tür sarsıntıların bölgenin kendi sismik yapısı içerisinde gerçekleştiği ve yüzeyde hissedilmediği bildirildi.
Günün ilk sismik aktivitesi Yozgat merkezine yaklaşık 120 kilometre uzaklıktaki Amasya merkez ilçeye bağlı İlyas köyünde saat 11.17 sularında ölçüldü. Kayıtlara geçen depremin büyüklüğü 2.0 olarak belirlenirken, yerin yaklaşık 3.9 kilometre derinliğinde oluştuğu saptandı. Kısa süren bu titreşim çevre yerleşimlerde herhangi bir endişeye ya da maddi zarara neden olmadı.
Bölgedeki bir diğer hareketlilik ise Yozgat'ın batı komşusu Kırşehir sınırları içerisinde kaydedildi. Kırşehir'in Kaman ilçesine bağlı Buğuz mevkiinde yüzeye son derece yakın bir noktada meydana gelen sarsıntının büyüklüğü 1.0 olarak raporlandı. Bu iki olay da bölge halkı tarafından hissedilmezken, yalnızca yüksek hassasiyetli sismik ölçüm cihazları tarafından yakından izlenebildi.
Uzmanlar 1.0 ve 2.0 büyüklüğündeki bu ufak ölçekli hareketlerin mikro deprem kategorisinde değerlendirildiğini ifade ediyor. Yozgat merkezine ve çevre ilçelerine 120 ila 130 kilometre mesafede gerçekleşen bu titreşimlerin fiziki hasar yaratma ihtimali bulunmuyor. Yetkililer, yer kabuğundaki doğal enerji döngülerinin bu tarz küçük ölçekli kabuk hareketlerine sebep olmasının olağan karşılandığını vurguluyor.
Fotoğraf: Yozgat Hakimiyet Gazetesi
AI YORUMU
İlyas köyündeki 2.0 ve Kaman'daki 1.0 büyüklüğündeki bu küçük sarsıntılar, halk arasında endişe yaratmasa da sismik ağların ne kadar hassas çalıştığını göstermesi açısından değerlidir. İç Anadolu bölgesindeki fay hatlarının bu tip mikro düzeyde enerji boşaltması, büyük gerilmelerin önüne geçilmesi bakımından doğal bir denge süreci olarak değerlendirilebilir. Yine de yerel yönetimlerin yapı stoğunu denetlemeyi sürdürmesi her daim öncelikli bir tedbir olmalıdır.
18 Ekim 2026 tarihinde Türkiye genelinde meydana gelen sarsıntılar sonrasında Ankara'da deprem olup olmadığı merak ediliyor. Vatandaşlar AFAD ve Kandilli Rasathanesi verileri üzerinden anlık deprem bilgilerini sorguluyor.
18 Ekim 2026 tarihinde ülke genelinde çeşitli büyüklüklerde sarsıntılar kaydedildi.
Deprem verileri AFAD ve Kandilli Rasathanesi resmi web sitelerinden anlık olarak takip ediliyor.
Uzmanlar büyükşehirlerde deprem çantası hazırlığı ve bina dayanıklılığı kontrolü öneriyor.
Ülkemizde aktif fay hatlarının bulunması sebebiyle geçmişte pek çok yıkıcı deprem yaşanmıştır. Yer kabuğunda meydana gelen kırılmalar neticesinde ortaya çıkan ani titreşimler yeryüzünü sarsmaktadır. Özellikle 6 Şubat depremlerinin ardından toplum genelinde sarsıntılara karşı hassasiyet üst düzeydedir.
Kahramanmaraş, Hatay, Elazığ ve Malatya gibi illerde sarsıntı sayısında gözlenen artış dikkat çekmektedir. Türkiye'nin coğrafi konumu gereği aktif kuşakta yer alması sık deprem yaşanmasını tetiklemektedir. 18 Ekim 2026 tarihi itibarıyla da ülke genelinde farklı büyüklüklerde hareketlilikler kaydedilmiştir.
Yaşanan her sarsıntının ardından vatandaşlar anlık bilgi almak için resmi kurumlara yönelmektedir. Depremlerin büyüklükleri, merkez üsleri ve derinlikleri gibi kritik detaylar AFAD ile Kandilli Rasathanesi resmi web sitelerinde yayımlanmaktadır. Güncel listelere bu platformlar üzerinden ulaşmak mümkündür.
Sürekli deprem kuşağında bulunan ülkemizde her an hazırlıklı olmak hayati bir gerekliliktir. Uzmanlar özellikle büyükşehirlerde ikamet eden kişilerin acil durum planları oluşturmasını istemektedir. Binaların dayanıklılığının kontrol ettirilmesi ve deprem çantası hazırlanması tavsiye edilmektedir.
Sarsıntı anında çök kaplan tutun hareketiyle baş ve boyun bölgesinin korunması gerekir. Pencerelerden ve ağır eşyalardan uzak durulmalı, asansör veya merdivenler kesinlikle kullanılmamalıdır. Afet sonrasında ise aile bireyleriyle belirlenen güvenli toplanma noktalarında bir araya gelinmelidir.
AI YORUMU
Aktif fay hatlarının yoğun olduğu coğrafyalarda bireysel hazırlıkların ertelenmesi telafisi imkansız sonuçlar doğurabilir. 18 Ekim 2026 tarihinde paylaşılan resmi sarsıntı verileri, riskin her an kapıda olduğunu net bir şekilde göstermektedir. Büyükşehirlerde yaşayan vatandaşların binalarını denetletmesi ve acil durum çantası bulundurması hayatta kalma şansını doğrudan belirleyen unsurların başında gelmektedir. Hazırlıksız yakalanan toplumlar afet anında kargaşa yaşarken, bilinçli bireyler doğru reflekslerle zarar minimuma indirebilir.
Türkiye'nin farklı bölgelerinde 18 Ekim 2026 tarihinde mikro düzeyde beş ayrı deprem meydana geldi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı verilerine göre kaydedilen sarsıntılarda herhangi bir can veya mal kaybı yaşanmadı.
Kütahya Simav'da yerin 12.36 kilometre derinliğinde 2.2 büyüklüğünde deprem ölçüldü.
Sarsıntılar Kütahya, Muğla, Aydın, Adıyaman ve Antalya sınırlarında gerçekleşti.
Yer altındaki olağan hareketlilikten kaynaklanan sarsıntılarda kayıp bildirilmedi.
Türkiye genelinde gün içerisinde peş peşe yaşanan hafif şiddetli depremler sismik hareketliliği gündeme getirdi. Farklı coğrafi bölgelerde kaydedilen mikro sarsıntılar vatandaşlar tarafından da hissedildi. Yetkili kurumlar tarafından paylaşılan son verilere göre bu hareketlilik ülke genelinde beş farklı noktada görüldü.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile Kandilli Rasathanesi sismik ağlarına takılan veriler, sarsıntıların 18 Ekim 2026 tarihinde öğleden sonra yoğunlaştığını gösterdi. Kütahya, Muğla, Aydın, Adıyaman ve Antalya illerinde yaşanan bu depremler yerin altı ile on iki kilometre derinlikleri arasında oluştu.
Günün en yüksek ölçekli sarsıntısı Kütahya'nın Simav ilçesinde kayıtlara geçti. Saat 15:40:40 sıralarında gerçekleşen bu hareketin büyüklüğü 2.2 olarak ölçülürken derinliği ise 12.36 kilometre olarak hesaplandı. Ege ve Akdeniz bölgelerindeki diğer noktalarda da benzer mikro düzeyde hareketler izlendi.
Uzmanlar, yurdun çeşitli bölgelerinde görülen bu küçük çaplı sismik hareketlerin fay hatlarındaki olağan yer altı süreçlerinden kaynaklandığını vurguladı. Bölgedeki hareketliliğin kesintisiz olarak takip edildiği ve can veya mal kaybına yönelik herhangi bir olumsuz durumun rapor edilmediği ifade edildi.
AI YORUMU
Gün içerisinde farklı coğrafi noktalarda üst üste kaydedilen düşük büyüklükteki sarsıntılar, yer kabuğundaki doğal enerji salınımının kesintisiz sürdüğünü gösteriyor. Kütahya'da ölçülen 2.2 büyüklüğündeki deprem gibi mikro düzeydeki hareketler, yerel halkta kısa süreli tedirginlik yaratsa da yapısal bir hasar riski barındırmıyor. Bölge sakinleri ve yerel yönetimler açısından bu tür veriler, sismik bilincin ve yapı denetimlerinin ne kadar elzem olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Sismik ağların 7/24 esasına göre izlenmesi, olası büyük senaryolara karşı anlık bilgi akışı sağlıyor.
Gaziosmanpaşa'da hayata geçirilen gerçeğe uygun deprem tatbikatında, mahalle sakinleri geçici barınma alanına tahliye edilerek çadırlara yerleştirildi. Olası bir İstanbul depremine hazırlık amacıyla düzenlenen etkinlikte, kurumlar arası koordinasyon ve ulaşım süreçleri test edildi.
Tatbikat İstanbul merkezli 7.0 büyüklüğündeki senaryo üzerinden yürütüldü.
Çalışmalar 17 Ekim saat 18.00 itibarıyla uygulamalı olarak başlatıldı.
Vatandaşlar toplanma alanlarından Sedat Balkanlı Spor Parkı'na taşındı.
İstanbul'un olası afetlere karşı direncini artırmak adına yürütülen çalışmalar kapsamında Gaziosmanpaşa'da kapsamlı bir barınma tatbikatı gerçekleştirildi. Senaryo gereği kenti sarsan büyük bir sarsıntının ardından ilgili birimler ve gönüllü teşkilatlar vakit kaybetmeden organize oldu.
Belediyenin ilgili birimleri, arama kurtarma dernekleri ve sivil toplum kuruluşlarının ortaklaşa yürüttüğü çalışmada, afetzedelerin güvenli bölgelere nakli, kayıt işlemlerinin yapılması ve çadır kentlerin kurulum süreçleri birebir denendi.
Belirlenen toplanma noktalarından alınan ilçe sakinleri, tahsis edilen araçlarla Sedat Balkanlı Spor Parkı içinde kurulan geçici barınma merkezine nakledildi. Burada kayıt altına alınan katılımcılara çadır alanları tanıtılarak afet anındaki yönlendirme adımları uygulandı.
AI YORUMU
7.0 büyüklüğündeki bir senaryo üzerinden Sedat Balkanlı Spor Parkı'nda yapılan bu uygulama, olası bir afette kaosun önlenmesi adına hayati önem taşıyor. Özellikle toplanma alanından çadır kente geçiş sürecindeki koordinasyonun test edilmesi, ekiplerin pratik kazanması açısından oldukça değerli. Belediyeler ile sivil toplum kuruluşlarının ortak hareket kabiliyetini artırması, gerçek bir felaket anında can kaybını ve kargaşayı en aza indirecektir.