Ekonomi

Altın, Orta Doğu Gerilimiyle Yatay Seyrediyor: Fed Faiz Beklentileri Etkili

Altın, Orta Doğu Gerilimiyle Yatay Seyrediyor: Fed Faiz Beklentileri Etkili Fotoğraf: ehnmark · CC BY 2.0 · Wikimedia Commons

Özet

Ons altın fiyatı, Orta Doğu'daki artan gerilimler ve Fed’in faiz patikasına ilişkin beklentiler arasında 4.150 dolardan aşağıda yatay seyrediyor. Yatırımcılar, Fed’in ekim toplantısında faizleri sabit tutma olasılığının yüksek olduğunu değerlendirirken, aralık ayındaki bir yükseliş için de fiyatlama yapıyor.

Öne çıkanlar

  • Altın 4.125$ civarında sabit kalarak 4.150$ seviyesinin altındadır.
  • Fed’in ekim toplantısında faiz değişikliği olasılığı %84 civarında, aralıkta ise artış fiyatlanıyor.
  • Orta Doğu'daki gerilimler ve artan enerji maliyetleri, altına baskı oluşturabilir.

Haberin Detayı

Perşembe günkü erken Asya seansında ons altın, 4.125$ civarında bir seviyede sabitlendi. Bu durum, yatırımcıların Orta Doğu’daki artan gerilimler ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz politikası konusundaki belirsizlikleri aynı anda değerlendirmesiyle oluştu. Özellikle bir sonraki Fed toplantısında faizlerin sabit tutulması beklendikçe, altının değerinde hafif bir baskı hissedildi.

Fed Başkanı Kevin Warsh’in ekim toplantısının sonucuna dair sinyal vermemesi, piyasalarda belirsizliği artırdı. CME FedWatch verilerine göre, ekimde faiz değişikliği olasılığı %84 seviyesinde iken, aralık ayındaki bir artış için de fiyatlama devam ediyor. Bu durum, altının faiz ödememesinden dolayı getiri sağlayan varlıklara kıyasla daha az cazip hale gelmesine yol açabilir.

Orta Doğu'daki artan gerilimler, petrol fiyatlarını yukarı çekerek enerji maliyetlerini yükseltiyor. Yükselen enerji maliyetleri, Fed’in para politikasını sıkılaştırma ihtimalini artırıyor ve bu da altına ek baskı getiriyor. İran’ın dış politikada karşılıklı tehdit ve savunma söylemleri yatırımcıları tedirgin etmeye devam ediyor.

Commerzbank analistleri, Avrupa piyasalarının Fransa’daki siyasi gerginlik nedeniyle gerilemesini, ABD Hazine tahvil getirilerinin yükselmesini ve doları biraz daha güçlendirildiğini belirtti. Bu ortamda, altının %0,6 düşüşle 4.141$ seviyesine gerilemesi, emtia piyasasında genel bir zayıflığı yansıtıyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Yatırımcılar, Orta Doğu’daki gerilim ve Fed’in faiz yol haritası arasında sıkışıp kalırken altın fiyatları dalgalanma özelliğini koruyor. Bu durum, risk iştahının dengelenmesi ve güvenli liman arayışının devam ettiğini gösteriyor.

Kaynak: FXStreet Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Ekonomi
    • Para Analiz
    Fed kararı netleşti: Ekim pas geçilecek, yıl sonunda faiz artacak
    Fotoğraf: Para Analiz

    Reuters anketine katılan ekonomistlerin büyük kısmı Fed'in ekim toplantısında faizleri sabit tutacağını öngörüyor. Yılın son toplantısında ise bankanın faiz artırımına gitmesi bekleniyor.

    • Reuters anketine katılan 100 ekonomistin 94'ü ekim ayında faizlerin sabit kalmasını bekliyor.
    • Aralık ayındaki son toplantıda faiz artırılacağı yönündeki beklentiler tam bir konsensüse dönüştü.

    Küresel finans çevrelerinin odaklandığı ABD Merkez Bankasının para politikası adımlarına dair yeni bir beklenti anketi kamuoyuyla paylaşıldı. On altı ile yirmi ekim tarihleri arasında yüz ekonomistin katkısıyla tamamlanan araştırma, analistlerin yılın kalanı için öngörülerinde belirgin bir uzlaşı sağlandığını gözler önüne serdi. Eylül ayında gerçekleştirilen önceki ankette aralık ayında faiz artışı yapılacağını öngörenlerin oranı yüzde ellinin altında kalırken, güncel veriler bu senaryonun ortak bir kabule evrildiğini işaret ediyor.

    Araştırmaya katılan yüz uzmandan doksan dördü, yirmi yedi yirmi sekiz ekim tarihlerindeki toplantıda politika faizinin yüzde üç nokta yetmiş beş ile dört nokta sıfır sıfır aralığında sabit bırakılacağını belirtti. Buna karşın, bankanın sekiz dokuz aralık tarihlerindeki yıl sonu buluşmasında faiz artırımına kesin gözüyle bakılıyor. Uzmanlar enflasyon dinamikleri ve makroekonomik veriler doğrultusunda bankanın daha agresif bir politika izlemek zorunda kalabileceğini ifade ediyor.

    Katılımcıların yaklaşık yüzde altmışlık kesimi nihai politika faizinin yüzde dört nokta sıfır sıfır ile dört nokta yirmi beş aralığında tepe noktasına ulaşacağını öngörüyor. Öte yandan, parasal sıkılaşma döngüsünün tek bir hamleyle sınırlı kalmayacağını savunanların oranında da belirgin bir artış kaydedildi. Doksan iki uzmandan otuz sekizi en az iki ek faiz artışı yapılmasını beklerken, eylül ayında bu senaryoyu destekleyenlerin oranı yalnızca yüzde yirmi düzeyindeydi.

    Piyasa aktörleri mevcut risklerin bankayı daha sert adımlar atmaya itebileceğini vurguluyor. Morgan Stanley ABD başekonomisti Michael Gapen, tablonun öngörülenden daha agresif hamleler gerektirebileceğini belirtirken, Mizuho Securities kıdemli ekononisti Alex Pelle ekim ayının pas geçilmesini hatalı bir hamle olarak nitelendirdi. Pelle, aralık toplantısında yirmi beş baz puanlık artışın yanı sıra elli baz puanlık daha güçlü bir sıkılaşma ihtimalinin de masada bulunduğunu ifade etti.

    AI YORUMU

    Piyasalarda oluşan bu tam uzlaşı, faiz patikasındaki belirsizliğin yerini temkinli bir bekleyişe bıraktığını gösteriyor. Uzmanların yüzde altmışlık kesiminin faizlerin yüzde dört nokta yirmi beş bandında zirve yapacağı öngörüsü, sıkılaşma döngüsünün sonuna yaklaşılmakta olduğunun sinyalini veriyor. Enflasyonist baskıların kalıcı olması durumunda gelişen piyasa varlıkları ve döviz kurları üzerinde yeni dalgalanmalar tetiklenebilir. Yatırımcıların aralık ayındaki karara kadar risk iştahını düşük tutması ve portföylerini olası şoklara karşı koruması gerekiyor.

    Kaynak: Para Analiz Haberin tam sayfası →

    Ekonomi
    • Para Analiz
    Fed faiz artırırken gelişen piyasalar direnç göstermeye devam ediyor
    Fotoğraf: Para Analiz

    ABD Merkez Bankasının faiz artışlarına rağmen gelişen ülkeler dirençli kalmayı başarıyor. Yüksek reel faiz oranları ve güçlü mali dengeler, bu ekonomilerin geçmişteki gibi sıkılaştırma döngüsüne girmesini önlüyor.

    • Gelişen piyasa tahvillerinin ortalama 10 yıllık getirisi yüzde 6,45 seviyesine çıktı.
    • Gelişmiş ekonomilerde kamu borcu oranının yüzde 108,2 seviyesine ulaşması bekleniyor.

    Küresel finans sisteminde uzun yıllar boyunca kabul gören standart kural, ABD Merkez Bankasının hamlelerini gelişmekte olan ülkelerin de birebir izlemesi gerektiği yönündeydi. Fed faiz artırdığında dolar değer kazanıyor, yerel para birimleri zayıflıyor ve merkez bankaları sermaye çıkışını durdurmak için mecburen aynı yolu izliyordu. Ancak bu geleneksel korelasyon zayıflayarak değişmeye başladı ve birçok gelişen ekonomi kendi ekonomik dinamikleriyle hareket etme alanı buldu.

    Enflasyondan arındırılmış reel getiriler ise yüzde 3 civarında seyrediyor. Bu yüksek oranlar, yerel varlıklara olan ilgiyi canlı tutarken merkez bankalarının kredibilitesini artırıyor ve otomatik bir faiz artışı baskısını ortadan kaldırıyor.

    Uluslararası Para Fonu tahminleri, gelişen ülkeler ile gelişmiş ekonomiler arasındaki mali görünüm makasının açıldığını net biçimde gösteriyor. Gelişen ekonomilerin toplam kamu borcunun Gayri Safi Yurtiçi Hasıla oranının yüzde 77,2 düzeyinde kalması beklenirken, Amerika Birleşik Devletleri, Japonya ve İngiltere gibi gelişmiş ülkelerde bu oran yüzde 108,2 seviyesinde bulunuyor.

    Yatırımcılar artık yalnızca gelişmekte olan ülkelerin risklerini değil, gelişmiş piyasalardaki yüksek bütçe açıklarını da sorgulamaya başladı. JPMorgan anketine göre uluslararası yatırımcıların yüzde 33 oranında gelişen piyasa hisselerini tercih etmesi bu eğilimi doğruluyor. Enerji fiyatları veya jeopolitik gerilimler risk unsuru olmaya devam etse de, yüksek reel faizler ve kontrollü kamu maliyesi bu ülkeleri geçmiş dönem krizlerinden farklı bir konuma taşıyor.

    AI YORUMU

    Gelişmekte olan ekonomilerin Fed kararlarından bağımsız hareket edebilmesi, borç yönetimindeki görece disiplinli duruşun somut bir sonucudur. Yüzde 77,2'lik borç oranının yüzde 108,2'lik gelişmiş ülke ortalamasından düşük kalması, sermaye akışlarının yönünü uzun vadeli olarak değiştirebilir. Risk iştahının korunduğu bu süreçte, enerji fiyatlarındaki olası dalgalanmalar kırılgan ülkeler için asıl test alanı olacaktır.

    Kaynak: Para Analiz Haberin tam sayfası →

    Ekonomi
    • Investing.com Türkiye
    Reuters anketine göre Fed faiz adımı için aralık ayını bekliyor
    Fotoğraf: Investing.com Türkiye

    Küresel piyasaların odağındaki Amerika Merkez Bankası'nın faiz politikasına dair yeni beklentiler netleşiyor. Gerçekleştirilen son anket çalışmasına göre kurumun ekim ayındaki toplantıda kararı pas geçeceği öngörülüyor.

    • Reuters tarafından hazırlanan yeni anket çalışmasının sonuçları yayımlandı.
    • Amerikan Merkez Bankası'nın ekim ayındaki toplantıda faiz artırması beklenmiyor.
    • Beklentiler aralık ayında faiz artırımına gidileceği yönünde şekilleniyor.

    Küresel ekonomide yön belirleyen merkez bankalarının hamleleri yatırımcılarca yakından izlenmeye devam ederken yeni anket sonuçları kamuoyuyla paylaşıldı. Küresel haber ajansı Reuters tarafından düzenlenen kapsamlı anket, Amerika Merkez Bankası'nın önümüzdeki döneme ilişkin para politikası adımlarını ele aldı. Yapılan değerlendirmeler sonucunda elde edilen veriler, bankanın faiz artırımı konusunda acele etmeyeceğini gösteriyor.

    Anket katılımcılarının ortak tahmini, Amerika Merkez Bankası'nın ekim ayında gerçekleştireceği para politikası toplantısında mevcut faiz oranlarında değişikliğe gitmeyeceği yönünde birleşiyor. Kurumun bu ayki toplantıyı faiz artırım kararı almadan atlaması beklenirken yılın son ayına yönelik beklentiler ise farklılık gösteriyor. Finans çevrelerinin öngörülerine göre banka, ekimdeki duraklamanın ardından aralık ayındaki toplantıda faiz artırımı hamlesini devreye sokacak.

    Piyasa analistleri, enflasyon verileri ve istihdam rakamlarının bu kararlar üzerinde belirleyici olmaya devam ettiğini vurguluyor. Amerika Merkez Bankası yetkililerinin yapacağı açıklamalar ile gelecek ekonomik göstergeler, aralık ayındaki olası faiz artırımı kararının kesinleşmesinde rol oynayacak en önemli unsurlar arasında yer alıyor.

    AI YORUMU

    Merkez bankalarının hamlelerini takvim odaklı okumak yerine veriye dayalı stratejilerle değerlendirmek gerekiyor. Açıklanan anket verileri, ekim ayında atılacak adımların sınırlı kalacağını ancak aralık ayında baskının artabileceğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu durum, döviz ve emtia piyasalarında pozisyon alan yatırımcıların yıl sonuna kadar temkinli bir duruş sergilemesini zorunlu kılıyor. Geçmiş dönemlerdeki sıkılaştırma döngüsüyle kıyaslandığında, bankanın bu kez daha yavaş ve temkinli bir patika izlediği görülüyor.

    Kaynak: Investing.com Türkiye Haberin tam sayfası →

    Ekonomi
    • Invezz
    Düşen petrol faiz baskısını hafifletince altın geriler, gümüş yükselir
    Fotoğraf: Invezz

    Petrol fiyatlarındaki düşüş, piyasalardaki faiz baskısını hafifleterek değerli madenler cephesinde farklı hareketlere yol açtı. Bu süreçte altın değer kaybederken, gümüş tarafında yukarı yönlü bir ivme görüldü.

    • Petrol fiyatlarının gerilemesi faiz baskısını hafifletti
    • Altın piyasasında aşağı yönlü bir gerileme kaydedildi
    • Gümüş fiyatları ise bu dönemde yükseliş eğilimi gösterdi

    Küresel piyasalarda enerji fiyatlarının gerilemesi, yatırım araçları arasındaki dengeleri doğrudan değiştirdi. Özellikle petrol tarafındaki düşüş eğilimi, merkez bankalarının faiz politikalarına dair baskıları hafifleten temel etkenler arasında yer aldı. Bu makroekonomik değişim, geleneksel güvenli liman varlıklarında eş zamanlı olmayan fiyat hareketlerini tetikledi.

    Enerji maliyetlerindeki gevşemenin ardından altın varlıklarında satış baskısı ön plana çıktı. Ons ve gram bazındaki fiyatlamalarda aşağı yönlü bir ivme gözlenirken, yatırımcıların pozisyonlarını yeniden gözden geçirdiği görüldü. Altın piyasasındaki bu geri çekilme, son dönemdeki zirve seviyelerinin ardından kâr realizasyonlarını da beraberinde getirdi.

    Buna karşın gümüş piyasası tablonun geri kalanından ayrışarak değer kazanmayı başardı. Endüstriyel talebin yanı sıra portföy çeşitlendirmesiyle desteklenen gümüş, faiz baskısının hafiflemesinden olumlu yönde etkilendi. Uzmanlar, iki değerli maden arasındaki bu ayrışmanın piyasa dinamiklerindeki sektörel kaymaları açıkça yansıttığını belirtiyor.

    Piyasa aktörleri önümüzdeki dönemde enerji verilerini ve faiz kararlarını yakından izlemeye devam edecek. Emtia piyasalarındaki bu dalgalanmanın kalıcı olup olmayacağı, küresel enflasyon oranlarına ve merkez bankalarının atacağı yeni adımlara bağlı bulunuyor. Yatırımcılar ise risk iştahını korumak adına stratejilerini güncelliyor.

    AI YORUMU

    Emtia piyasalarındaki bu tür keskin ayrışmalar, yatırımcıların tek bir varlığa odaklanmak yerine portföylerini çeşitlendirmesini zorunlu kılıyor. Petrol fiyatlarının oluşturduğu baskının azalması altın ile gümüşü farklı yönlere sürüklerken, endüstriyel kullanım payı yüksek olan gümüş daha dirençli bir duruş sergiledi. Bu senaryo, faiz beklentilerinin anlık değişimlerinde gümüşün altına kıyasla daha hızlı tepki verebildiğini net bir şekilde ortaya koyuyor.

    Kaynak: Invezz Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler