Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Gündem
Adana'daki dört kişinin öldürüldüğü davanın duruşması ertelendi
•2 dk okuma
Paylaş
HGündem
iFotoğraf: Mostafameraji · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons
Özet
Adana'da aynı aileden dört kişiyi tabancayla öldüren sanık ile babası ve onlara yardım ettiği öne sürülen beş kişinin yargılanmasına devam edildi. Mahkeme heyeti, olay yerinde keşif yapılmasına ve sanık babanın sağlık raporunun alınmasına karar vererek duruşmayı erteledi.
Öne çıkanlar
Mahkeme, olay yerinde keşif yapılmasına ve sanık Şerif A. için sağlık raporu alınmasına karar verdi.
Tutuklu sanık Hakim A., eşinin ailesinden sürekli tehdit aldığı için silah taşıdığını öne sürdü.
Tutuklu sanık Şerif A., evlerinin basıldığını ve olay sırasında baygınlık geçirdiğini iddia etti.
Haberin Detayı
Adana'nın Seyhan ilçesinde 22 Haziran 2024 tarihinde yaşanan ve dört kişinin hayatını kaybettiği silahlı saldırıyla ilgili dava süreci devam ediyor. Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanıklar Hakim A. ve babası Şerif A. ile tutuksuz yargılanan beş sanık katıldı. Mahkeme salonunda tarafların savunmaları dinlenirken, güvenlik önlemleri altında gerçekleşen oturumda yeni ara kararlar alındı.
Olayın faili olarak tutuklanan 25 yaşındaki Hakim A., savunmasında boşanma aşamasındaki eşinin ailesi tarafından sürekli tehdit edildiğini savundu. Sanık, iş yerinde bu nedenle tabanca bulundurduğunu ve olay anında hedef gözetmeden ateş açtığını öne sürdü. Babasının olayla hiçbir ilgisinin bulunmadığını iddia eden Hakim A., beraatini ve tahliyesini talep etti.
Davanın diğer tutuklu sanığı olan 67 yaşındaki baba Şerif A. ise suçlamaları reddederek ailecek evlerinin basıldığını ileri sürdü. Kafasına aldığı darbe nedeniyle olay sırasında baygınlık geçirdiğini belirten Şerif A., kimseye ateş etmediğini ve oğlunun eylemini görmediğini söyledi. Sağlık sorunlarının cezaevi koşullarına uygun olmadığını ifade eden sanık da tahliyesini istedi.
Duruşmada dinlenen diğer beş tutuksuz sanık ise baba ve oğluna yardım ettikleri iddialarını kabul etmedi. Avukatların beyanlarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, Şerif A.'nın sağlık durumunun cezaevinde kalmasına elverişli olup olmadığının belirlenmesi amacıyla İstanbul Adli Tıp Kurumundan rapor istenmesini kararlaştırdı. Heyet ayrıca olay yerinde keşif yapılmasına hükmederek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Yargı sürecinin sağlıklı ilerlemesi adına olay yerinde keşif yapılması ve adli tıp raporunun beklenmesi, maddi gerçeğin ortaya çıkması için kritik bir aşamayı oluşturuyor. Sanıkların karşılıklı iddiaları ve çelişkili ifadeleri, suçun işleniş biçimi ile azmettirici unsurların netleşmesini zorlaştırıyor. Mahkemenin atacağı bu adımlar, dört kişinin hayatını kaybettiği dosyadaki soru işaretlerini giderecek en somut veri kaynağı olacak.
Kaynak:
CNN Türk
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
İstanbul merkezli on dört ilde gerçekleştirilen operasyonda insan bedeni üzerinden haksız kazanç sağlayan şebeke çökertildi. Türk vatandaşı kadınların yurt dışına yönlendirilerek sekiz yüz on kez yumurta satışı yaptığı ortaya çıktı.
Operasyonda kırk bir kadın tarafından sekiz yüz on kez yumurta satışı yapıldığı saptandı.
Üreme hücrelerinin tanesinin altmış ila seksen euro arasında değişen fiyatlarla el değiştirdiği tespit edildi.
Baskınlarda bir örgüt lideri ve iki kadın hastalıkları uzmanı dahil elli üç şüpheli hedef alındı.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinesinde yürütülen soruşturmada dikkat çekici bulgulara ulaşıldı. CİMER üzerinden iletilen ihbarlar neticesinde başlatılan incelemeler, Türkiye ile birlikte Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Arnavutluk ve Gürcistan hatlarında işleyen yasadışı bir zinciri gözler önüne serdi. İletişim trafikleri ve mali hareketlilikler incelenerek şebekenin çalışma modeli çözüldü.
Elde edilen delillere göre organize şekilde hareket eden yapının Türk vatandaşı kadınları hedef aldığı belirlendi. Yurt dışındaki merkezlere yönlendirilen donörlerin maddi menfaat karşılığında yumurta satışı gerçekleştirdiği saptandı. Soruşturma dosyasına yansıyan rakamlara göre kırk bir farklı kadın toplamda sekiz yüz on kez bu ticarete dahil oldu. Hücrelerin her birinin altmış ila seksen euro arasında değişen bedellerle alıcı bulduğu anlaşıldı.
Eş zamanlı olarak İstanbul'un da aralarında bulunduğu on dört ilde düzenlenen baskınlarda geniş çaplı bir şebeke deşifre edildi. Operasyon kapsamında bir örgüt lideri, beş yönetici, kırk bir donör kadın, iki kadın hastalıkları ve uzmanı ile dört seyahat organizatörü olmak üzere toplam elli üç şüpheli şahıs hakkında adli süreç başlatıldı. Güvenlik güçlerinin çalışmaları sonucunda yakalanan şüpheli sayısı kırk ikiye yükseldi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek konuya ilişkin sosyal medya hesabı üzerinden kamuoyunu bilgilendiren açıklamalarda bulundu. İnsan bedeni üzerinden kazanç sağlayan yapılanmalara asla müsamaha gösterilmeyeceğini vurgulayan Gürlek, soruşturmayı yürüten adli merciler ile emniyet güçlerine teşekkür etti. Operasyonun derinleştirilerek devam edeceği ve bağlantıların tüm yönleriyle araştırıldığı bildirildi.
AI YORUMU
Yasal ve tıbbi denetimlerin dışına çıkarak insan bedenini ticari meta haline getiren bu tür organizasyonlar, sağlık sistemi üzerindeki denetim eksikliklerini gözler önüne seriyor. Soruşturma dosyasında geçen sekiz yüz on gibi yüksek bir işlem hacmi, denetim mekanizmalarının ne kadar kritik bir rol oynadığını açıkça ortaya koyuyor. Özellikle üreme hücrelerinin altmış ila seksen euro gibi düşük bedellerle el değiştirmesi, ekonomik kırılganlıkların suç şebekeleri tarafından nasıl istismar edildiğini gösteriyor. Benzer operasyonların artmaması için sınır ötesi sağlık turizmi ve klinik denetimlerinin çok daha sıkı bir şekilde takip edilmesi gerekiyor.
Yakınları tarafından teslim alınan cenaze, ikindi namazının ardından defnedilecek.
Haşim Ciritlioğlu'nun naaşı saat 07.30 sıralarında Ayvansaray'da bulundu
Adli Tıp Kurumu'ndaki işlemlerin ardından cenaze yakınlarına teslim edildi
Cenaze ikindi namazıyla Ayazağa Merkez Camisi'nden kaldırılarak Yeni Ayazağa Mezarlığı'na defnedilecek
Kent genelinde şiddetini artıran sel felaketi sırasında kaybolan vatandaşları arama çalışmaları devam ederken, sabah saatlerinde acı bir haber geldi. Felaket anında sulara kapıldığı değerlendirilen Haşim Ciritlioğlu'nun cansız bedeni, ekiplerin yürüttüğü çalışmalar neticesinde Ayvansaray bölgesinde sabah saat 07.30 sularında bulundu.
Olay yerinde yapılan ilk incelemelerin ardından Ciritlioğlu'nun naaşı, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi ve yasal prosedürlerin tamamlanması amacıyla Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Sabah saatlerinden itibaren buraya gelen yakınları, resmi işlemlerin tamamlanmasını bekledi.
Adli Tıp Kurumu'ndaki otopsi ve evrak işlemlerinin sona ermesiyle birlikte Ciritlioğlu'nun cenazesi ailesine teslim edildi. Yakınlarının gözyaşları ve derin üzüntüsü arasında teslim alınan cenazenin defin programı da netleşti.
Merhum Haşim Ciritlioğlu için bugün ikindi namazı müteakiben cenaze namazı kılınacak. Ayazağa Merkez Camisi'nde gerçekleştirilecek ibadetin ardından cenaze, Yeni Ayazağa Mezarlığı'ndaki aile kabristanında toprağa verilecek.
AI YORUMU
Şiddetli hava olaylarının yol açtığı bu tür trajediler, kentsel altyapı yetersizliklerinin insan hayatına doğrudan mal olan maliyetini ortaya koymaktadır. Sabah saat 07.30 civarında ulaşılan cansız bedenin ardından yürütülen adli süreçlerin hızı, kayıp yakınlarının acılı bekleyişini bir nebze olsun dindirse de yaşanan kaybın telafisi bulunmuyor. Benzer afet senaryolarında kayıp ihbarlarının anında değerlendirilmesi ve arama kurtarma kapasitesinin artırılması, benzer acıların tekrarlanmaması adına tek güvence konumundadır.
Mersin'de bir araçta hayatını kaybeden 16 yaşındaki Hiranur Aygar cinayeti davasında karar açıklandı. Üst mahkemenin bozma kararıyla yeniden görülen davada, sanık Hüseyin Arda Ş. ağırlaştırılmış müebbet hapse çarptırıldı.
Hüseyin Arda Ş. nitelikli kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldı.
Araçta bulunan diğer iki sanık 4'er ay hapis cezası alarak tahliye edildi.
Avukatlar delillerin karartıldığını belirterek Anayasa Mahkemesi'ne başvuracaklarını açıkladı.
Mersin'de arkadaş grubunun bulunduğu otomobilde ruhsatsız ateşli silahla vurularak yaşamını yitiren 16 yaşındaki Hiranur Aygar'ın ölümüne ilişkin yargılamada karar çıktı. Yerel mahkemenin hükmünün üst mahkeme tarafından bozulmasının ardından dava, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi'nde yeniden ele alındı. Gerçekleşen son duruşmada savcılık makamı, ana sanık hakkında doğrudan kastla öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis talebinde bulundu.
Mahkeme heyeti, sanık Hüseyin Arda Ş.'yi nitelikli kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum etti. Olay sırasında aynı araçta bulunan Mustafa Z. ile Nazmi Ç. hakkında ise suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçlamasıyla 4'er ay hapis cezası verildi. Bu iki sanık hakkında hükmün açıklanması geri bırakıldı ve tahliyelerine karar verildi.
Duruşmanın ardından Kadın Dayanışma Komiteleri ile Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği gönüllü avukatı Derya Demir basına değerlendirmelerde bulundu. Demir, ana sanık hakkında verilen ağırlaştırılmış müebbet kararının toplum vicdanını bir nebze olsun rahatlattığını ifade etti. Ancak diğer iki sanık yönünden cezaların artırılmamasını ve tahliye edilmelerini kabul edilemez bulduklarını dile getirdi.
Yargılama sürecinde etkili bir soruşturma yürütülmediğini savunan avukat Demir, dosyada sanıkların çelişkili beyanlarını ortaya koyan net deliller bulunduğunu kaydetti. Olay yerinde kovan bulunmamasının ve silah sesinin duyulmamasının olayın aktarılandan farklı gerçekleştiğini gösterdiğini belirtti.
AI YORUMU
Yargı sürecindeki cezalandırma dengesizliği, kamu vicdanında yeni soru işaretleri yaratıyor. Sadece ana sanığa verilen ağırlaştırılmış müebbet yeterli görülürken, delil gizleyen diğer kişilerin sadece dört ay ceza alıp tahliye edilmesi adalete olan güveni zedeliyor. 13 aylık hukuki mücadelede eksik yürütülen soruşturmaların payı büyük. Anayasa Mahkemesi aşamasında bu çelişkilerin giderilmemesi durumunda, benzer dosyalarda caydırıcılık zayıflayacaktır.
Adana'nın Kozan ilçesinde gerçekleştirilen asayiş operasyonlarında hakkında kesinleşmiş hapis cezası bulunan 4 kişi yakalandı. Emniyet güçlerinin yürüttüğü denetimler sonucunda gözaltına alınan hükümlüler adli mercilere sevk edildi.
Kozan'daki asayiş denetimlerinde 4 firari hükümlü yakalanarak gözaltına alındı.
Operasyonlar ilçe genelinde gerçekleştirilen güven uygulamaları kapsamında yapıldı.
Yakalanan şahıslar emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Adana'nın Kozan ilçesinde emniyet teşkilatı tarafından halkın huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla geniş kapsamlı denetimler gerçekleştirildi. Yapılan bu çalışmalar sırasında bölge genelinde şüpheli şahıslar ve araçlar üzerinde titizlikle duruldu. Gerçekleştirilen güven uygulamaları, kentteki suç oranlarını düşürmek ve aranan kişileri yakalamak adına önemli bir adım oluşturdu.
Yürütülen operasyonlar neticesinde, haklarında kesinleşmiş hapis cezası ve yakalama emri bulunan toplam 4 firari hükümlü polis ekipleri tarafından tespit edildi. Güvenlik güçlerinin koordineli çalışması sayesinde kısa sürede köşeye sıkıştırılan bu kişiler başarılı bir operasyonla etkisiz hale getirildi. Yakalanan şahısların emniyetteki yasal süreçleri hızla başlatıldı.
Emniyet birimlerinde işlemleri tamamlanan 4 firari hükümlü, sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edildi. Adli makamlarca yürütülen işlemlerin ardından şahısların cezaevine gönderilmesi bekleniyor. Yetkililer, ilçe genelindeki huzur ve asayiş ortamının korunması amacıyla bu tür denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.
AI YORUMU
Kolluk kuvvetlerinin ilçe genelinde yürüttüğü bu tür nokta atışı operasyonlar, aranan şahısların sokaklarda rahatça dolaşmasının önüne geçiyor. Güvenlik güçlerinin dört firari hükümlüyü kısa sürede yakalaması, saha denetimlerinin etkinliğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Özellikle adli süreçlerden kaçan kişilerin yakalanması, bölgedeki suç oranlarının kontrol altında tutulması açısından doğrudan bir etki yaratıyor. Benzer denetimlerin sıklığı artırılmadığı sürece suçluların gizlenme ihtimali her zaman masada kalacaktır.