Dünya

ABD'de altı kritik eyalette İsrail'e silah sevkiyatına tepki büyüyor

ABD'de altı kritik eyalette İsrail'e silah sevkiyatına tepki büyüyor Fotoğraf: Yakın Doğu Haber

Özet

Ortadoğu Anlayış Enstitüsü ile YouGov'un altı eyalette gerçekleştirdiği anket, seçmenlerin büyük bölümünün İsrail'e bomba transferinin durdurulmasını desteklediğini ortaya koydu. Araştırma, 3 bin 200 katılımcının askeri yardımların azaltılmasından yana olduğunu gösterdi.

Öne çıkanlar

  • Altı kritik eyalette yapılan ankete 3 bin 200 seçmen katıldı.
  • Maine'de İsrail'e bomba transferini önleme desteği yüzde 65'e ulaştı.
  • Katılımcıların çoğu İran'la savaşta en çok İsrail'in kazandığını düşünüyor.

Haberin Detayı

Ortadoğu Anlayış Enstitüsü ile YouGov araştırma şirketinin ortaklaşa düzenlediği kapsamlı bir kamuoyu yoklaması, ABD genelindeki bazı stratejik bölgelerde Tel Aviv yönetimine sağlanan askeri desteğe karşı halk muhalefetinin boyutlarını gözler önüne serdi. Eylül ayının sonu ile ekim ortası aralığında yürütülen çalışmada; Georgia, Iowa, Maine, Kuzey Carolina, Ohio ve Teksas eyaletlerinde yaşayan 3 bin 200 muhtemel seçmenin görüşleri alındı. Elde edilen veriler, Washington'ın Ortadoğu'daki müttefikine yönelik silah transferleri ve fonlama politikalarının Amerikan seçmeni nezdinde ciddi tartışmalara yol açtığını işaret ediyor.

Araştırma sonuçlarına göre, incelenen altı eyaletin tamamında İsrail'e yönelik bomba transferlerinin engellenmesini savunanların oranı, karşı çıkanların oranını açık şekilde geride bıraktı. Özellikle Maine eyaletinde bu tedbirlere destek verenlerin oranı yüzde 65 gibi yüksek bir seviyeye ulaşırken, karşı duruş sergileyenler yüzde 22'de kaldı. Benzer biçimde Georgia'da yüzde 55, Iowa'da yüzde 56, Kuzey Carolina'da yüzde 51, Ohio'da yüzde 57 ve Teksas'ta yüzde 54 oranında katılımcı sevkiyatların durdurulması gerektiği yönünde görüş bildirdi. Öte yandan her yıl İsrail'e aktarılan 3,3 milyar dolarlık askeri yardım fonunun azaltılmasına yönelik eğilim de benzer oranlarla karşılık buldu.

Ankete katılan seçmenlerin bölgesel ve siyasi eğilimleri incelendiğinde, Demokratlar ile bağımsızların yanı sıra Cumhuriyetçi seçmenlerin de önemli bir kesiminin silah transferlerine mesafeli durduğu görüldü. Beş eyalette Cumhuriyetçi tabanın en az üçte birinin bomba transferlerinin yasaklanmasını desteklemesi dikkat çekti. Bu durum, yaklaşan seçim döneminde adaylar açısından askeri yardım politikalarının hassas bir denge unsuru haline geldiğini gösteriyor. Nitekim Senatoda İsrail'e silah akışını kısıtlamaya yönelik önergeler oylanırken, siyasi isimlerin aldıkları pozisyonlar eyalet bazındaki rekabetin kaderini etkileyebilecek nitelik taşıyor.

Araştırma ayrıca katılımcıların bölgesel çatışmaların kazananlarına dair algılarını da masaya yatırdı. Bölgedeki savaş ortamından ABD'ye kıyasla İsrail'in daha fazla kâr sağladığını düşünenlerin oranı bütün eyaletlerde çoğunluk oluşturdu. Georgia'da katılımcıların yüzde 50'si bu görüşü paylaşırken, Iowa'da bu oran yüzde 54, Maine'de ise yüzde 59 olarak kayda geçti. Elde edilen tüm bu bulgular, Gazze'deki çatışmalara ve dış politika tercihlerine yönelik toplumsal desteğin aşındığını ve seçmen eğilimlerinin Washington'daki geleneksel çizgiden uzaklaşmaya başladığını doğruluyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Washington yönetiminin dış politika kararları ile seçmen tabanının beklentileri arasındaki makas giderek açılıyor. Araştırma kapsamındaki altı eyalette seçmenlerin yarıdan fazlasının askeri yardımların azaltılmasını desteklemesi, dış politika tercihlerinin iç siyasette maliyet yaratmaya başladığını net biçimde gösteriyor. Özellikle Maine'deki yüzde 65'lik kesimin silah sevkiyatına karşı çıkması, koltuğunu korumaya çalışan siyasetçiler için sandık başında ciddi bir risk faktörüdür. Adaylar dış politika ezberlerini gözden geçirmezse, bu durum önümüzdeki seçimlerde dengeleri değiştirebilir.

Kaynak: Yakın Doğu Haber Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Dünya
    • Stratejik Düşünce Enstitüsü
    ABD Başkan Yardımcısı Vance, Netanyahu'ya destek vermekten kaçındı
    Fotoğraf: Stratejik Düşünce Enstitüsü

    ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İsrail seçimleri öncesinde Binyamin Netanyahu'ya destek sunmayacağını açıkladı. Önceliğinin kendi ülkesindeki siyasi gündem olduğunu belirten Vance, dış seçimlere karışmama tutumunu vurguladı.

    • Vance, Netanyahu'ya destek vermeyeceğini ve İsrail seçimlerine karışmadığını açıkladı.
    • ABD Başkanı Trump, Netanyahu ve sağcı hükümeti ile yakın ilişkilerini sürdürüyor.
    • Anketlerde eski Genelkurmay Başkanı Eisenkot liderliğindeki Yaşar Partisi önde.

    ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İsrail'de 27 Ekim tarihinde yapılması planlanan seçimler öncesinde Başbakan Binyamin Netanyahu'ya açık destek vermekten kaçındı. Pazartesi günü gazeteci Mark Halperin'e verdiği röportajda tutumunu netleştiren Vance, taraf olmadığını ve süreçlere müdahil olmayacağını vurguladı. Kendi ülkesindeki siyasi gündeme odaklandığını belirten siyasetçi, özellikle ara seçimlerin öncelikli olduğunu dile getirdi.

    Washington yönetiminin Orta Doğu politikaları uzun süredir tartışılırken, ABD Başkanı Donald Trump döneminde Netanyahu hükümetiyle kurulan yakın ilişkiler dikkat çekiyor. Trump yönetimi Kudüs'ün büyükelçilik merkezi yapılması ve Golan Tepeleri üzerindeki egemenlik iddiasının tanınması gibi adımlar atmıştı. Ocak 2025'te yeniden göreve gelen Trump yönetimi, Gazze'deki savaş sürerken İsrail'e silah satışına devam etti ve İran'a yönelik askeri süreçleri destekledi.

    Cumhuriyetçi Parti içinde İsrail'e verilen desteğin boyutu konusunda farklı görüşler bulunuyor ve Vance bu ayrışmanın öne çıkan isimleri arasında yer alıyor. Haziran ayında ateşkes planına karşı çıkılması üzerine güvenlik sorunlarının sadece öldürerek çözülemeyeceğini söyleyen Vance, Netanyahu'yu Trump'la karşı karşıya gelmemesi konusunda uyardı.

    İsrail iç siyasetindeki son kamuoyu anketleri, Trump'ın Lübnan operasyonlarını sınırlama girişimleri ve İran gerilimine karşı mesafeli yaklaşımı nedeniyle temkinli bir atmosfer olduğunu gösteriyor. Eisenkot, hükümeti kurmak amacıyla muhalefet partileri arasında geniş bir blok oluşturma hedefiyle hareket ediyor.

    AI YORUMU

    ABD yönetimindeki aktörlerin dış politika tercihlerindeki ton farkları, müttefik ilişkilerinin geleceğini doğrudan şekillendiriyor. Vance'in Netanyahu'ya mesafe koyma yaklaşımı, Cumhuriyetçi kanattaki ekonomik ve siyasi maliyet tartışmalarının bir yansıması olarak okunmalıdır. Washington'ın iç meselelere öncelik vermesi, Orta Doğu'daki dengeleri değiştirebilecek yeni bir dönemin habercisidir. Seçim sürecindeki anket sonuçları ve muhalefetin olası zaferi, İsrail'in dış politikasında köklü kırılmalara yol açabilir.

    Kaynak: Stratejik Düşünce Enstitüsü Haberin tam sayfası →

    Dünya
    • Haber 7
    Donald Trump, İsrail seçimleri öncesi Netanyahu'ya tam destek verdi
    Fotoğraf: Haber 7

    Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, İsrail'de yapılacak başbakanlık seçimlerinde Binyamin Netanyahu'yu desteklediğini duyurdu. Seçim sürecine müdahil olan Trump, yanlış bir liderin seçilmesi durumunda Amerika'nın sürece tek başına müdahale etmek zorunda kalabileceğini belirtti.

    • Donald Trump, İsrail Başbakanlığı için Netanyahu'ya tam destek verdiğini açıkladı.
    • ABD Başkanı, Tahran yönetiminin askeri ve finansal olarak yok edildiğini savundu.
    • Netanyahu, sosyal medya üzerinden Trump'a işbirliği ve desteği için teşekkür etti.

    Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, İsrail'de yaklaşan başbakanlık seçimleri öncesinde mevcut Başbakan Binyamin Netanyahu'ya açık desteğini ilan etti. İsrail kamuoyuna yönelik bir mesaj paylaşan Trump, İran ile yaşanan bölgesel gerilimlere ve izlenen politikalara dair çeşitli değerlendirmelerde bulundu. Açıklamasında Netanyahu'nun rolüne özellikle vurgu yaparak mevcut başbakanın mücadeledeki konumuna dikkat çekti.

    Binyamin Netanyahu'nun yarım asırdan uzun süredir devam eden sloganlara ve politikalara karşı mücadelede önemli bir ortak olduğunu savunan Trump, Tahran yönetiminin durumunu ele aldı. İran'ın askeri ve finansal sistemlerinin hedef alındığını öne süren ABD Başkanı, bu tutumun değişmemesi durumunda operasyonların kısa sürede tamamlanacağını ifade etti. Tahran'a yönelik sert ifadeler kullanarak sürecin sonuna yaklaşıldığının sinyalini verdi.

    İsrail'deki seçim atmosferine doğrudan müdahil olan Trump, seçmenlere yönelik uyarılarda bulunarak tercihlerin sonuçlarına değindi. Ülkenin yanlış bir ismi seçmesi halinde Amerika'nın sorumluluğu tek başına üstlenmek zorunda kalacağını ve kendisinin buna istekli olmadığını dile getirdi. Yaklaşan yarışta Netanyahu'nun arkasında durduğunu yineleyerek mevcut başbakanın seçmenleri yarı yolda bırakmayacağına olan inancını paylaştı.

    Netanyahu ise Amerika merkezli sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımla bu desteğe karşılık verdi. ABD Başkanı'na ortak çalışmalarından ve gösterdiği yardımdan ötürü teşekkür eden İsrail Başbakanı, görevi birlikte tamamlayacaklarını belirtti. İki lider arasındaki bu diyalog, seçim öncesi siyasi dengeleri etkileyebilecek bir gelişme olarak kayda geçti.

    AI YORUMU

    Liderler arasındaki bu açık diplomatik hizalanma, seçim dönemindeki iç siyasi dengeleri doğrudan etkileyen bir unsur olarak öne çıkıyor. Dışarıdan gelen bu güçlü müdahale, seçmen tercihlerini şekillendirirken bölgesel güvenlik politikalarının da merkezine oturuyor. İsrail halkı sandık başına giderken, dış politikadaki ittifakların oy verme eğilimlerini ne yönde değiştireceği yakından izlenecektir. Seçim sonucunun beklendiği gibi çıkmaması durumunda Washington yönetiminin atacağı adımlar, iki ülke arasındaki işbirliğinin seyrini belirleyecektir.

    Kaynak: Haber 7 Haberin tam sayfası →

    Dünya
    • Ensonhaber
    Netanyahu, iddiaları yalanlayarak Trump'ın hamlesine karşı çıktı
    Fotoğraf: Ensonhaber

    İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, eski ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik olası bir askeri hamleyi engellediği yönündeki iddiaları reddetti. Yapılan bu açıklama, iki lider arasındaki geçmiş dönem ilişkilerine dair tartışmaları yeniden alevlendirdi.

    • Netanyahu, Trump'ın İran'a saldırıyı engellediği iddialarını kesin bir dille yalanladı.
    • Açıklama, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandıran iddiaların ardından geldi.
    • İsrail kanadından gelen bu ret, bölgedeki diplomatik ve askeri dengeleri etkiliyor.

    İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, son dönemde gündemi meşgul eden iddialara karşı net bir duruş sergiledi. Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın geçmişte İran'a yönelik bir saldırı planını durdurduğu yönündeki söylentilerin gerçeği yansıtmadığını belirtti. Bu açıklama, iki müttefik ülke arasındaki liderler diplomasisinin arka planına ışık tuttu.

    Söz konusu iddialar, özellikle Orta Doğu'daki güvenlik ve askeri stratejiler bağlamında sıklıkla tartışma konusu oluyordu. Netanyahu'nun ofisinden yapılan bu yalanlama, taraflar arasındaki geçmişteki operasyonel kararların nasıl alındığına dair soru işaretlerini beraberinde getirdi. Bölgesel aktörler, bu tür açıklamaların diplomatik yansımalarını yakından takip ediyor.

    İran ile yaşanan gerilimlerin tırmandığı dönemlerde müttefikler arası koordinasyon hayati önem taşıyor. Netanyahu'nun hamlesi, liderlerin kendi aralarındaki stratejik uyumu ve kamuoyuna verilen mesajları doğrudan şekillendiriyor. Analistler, bu tür açıklamaların gelecekteki olası operasyonel kararlar üzerinde de belirleyici olabileceğini vurguluyor.

    Uluslararası ilişkiler uzmanları, liderler arasındaki bu tür diyalogların ve sonrasındaki yalanlamaların diplomatik dili nasıl etkilediğini tartışıyor. Netanyahu'nun iddiaları reddetmesi, iki ülke arasındaki ilişkilerin ne denli karmaşık bir yapıda olduğunu bir kez daha gösterdi. Önümüzdeki günlerde bu konunun diplomatik kanallarda nasıl yankı bulacağı merakla bekleniyor.

    AI YORUMU

    Liderler arasındaki bu tür geçmişe dönük tartışmalar, uluslararası ilişkilerdeki hassas dengelerin ne kadar kırılgan olabileceğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Netanyahu'nun iddiaları doğrudan reddetmesi, müttefikler arası iletişimde yaşanan stratejik anlaşmazlıkların kamuoyuna yansıma biçimini değiştiriyor. Özellikle bölgesel güvenlik politikalarının belirlendiği bu dönemde, geçmişteki kararların bu şekilde sorgulanması taraflar arasında yeni bir diplomasi trafiğini tetikleyebilir. Önceki dönemlerdeki askeri kararlar ve operasyonel planlarle kıyaslandığında, bu tür açıklamaların müttefikler arası güveni ne yönde etkileyeceği önümüzdeki süreçte görülecektir.

    Kaynak: Ensonhaber Haberin tam sayfası →

    Dünya
    • ssbulten.com.tr
    İsrail genel seçimi lideri değiştirebilir ancak İran politikasını etkilemeyecek
    Fotoğraf: ssbulten.com.tr

    İsrail'in yaklaşan genel seçimi yönetim kademesini değiştirebilir fakat Tahran'a yönelik stratejide bir kırılma yaratmayacak. Güvenlik politikaları ve askeri caydırıcılık eksenli yaklaşım, siyasi değişimlere rağmen aynı çizgide kalmaya devam edecek.

    • 7 Ekim 2023 saldırıları ve sonrasındaki bölgesel savaşlar İsrail'in güvenlik yaklaşımını sertleştirdi.
    • Analistler Netanyahu'nun sağ koalisyon desteğiyle İran'a karşı askeri hamleleri artırabileceğini belirtiyor.
    • Siyasi sınıfın ortak stratejik bakış açısı nedeniyle geniş kapsamlı bir politika değişikliği beklenmiyor.

    İsrail'de önümüzdeki hafta yapılması planlanan genel seçimler, ülkenin en tepesindeki ismi koltuğundan edebilir ancak Tahran yönetimine karşı izlenen stratejik hat üzerinde herhangi bir yumuşama yaratmayacak. Bölgesel güvenlik dengeleri, son dönemde yaşanan çatışmaların ardından çok daha katı bir zemine oturmuş durumdadır. Siyasi partiler arasındaki olası değişimler, ülkenin dış politika ve savunma doktrininin ana eksenini sarsacak nitelikte görünmüyor.

    Güvenlik politikalarının şekillendiği temel varsayımlar, 7 Ekim 2023 tarihinde Hamas'ın güneydeki yerleşimlere gerçekleştirdiği baskınlar ve ardından Gazze, Lübnan ile İran hattında patlak veren savaşlar sonucunda oldukça sert bir karakter kazandı. Uzmanlar, seçim sonuçlarından bağımsız olarak güvenlik konseptinin daha da katılaşabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle mevcut liderin sağcı koalisyon ortaklarından alacağı destekle birlikte, Tahran'a yönelik askeri baskıyı artırma eğiliminde olabileceği ifade ediliyor.

    Seçim süreci aynı zamanda Orta Doğu'daki çatışma dinamiklerinin kalıcı bir hal alıp almadığını gösteren bir test niteliği taşıyor. Bölgedeki köklü anlaşmazlıklar çözümsüz kalmaya devam ederken, askeri operasyonlar belirli aralıklarla yoğunlaşıp hafifliyor. İsrail'in askeri bürokrasisi ve siyasi elitleri, İran ile mücadeleyi ve askeri caydırıcılığı ulusal güvenliğin merkezine yerleştiren ortak bir perspektifi paylaşıyor. Bu durum, iktidara kim gelirse gelsin dış politika çizgisinde büyük çaplı bir sapmaya alan bırakmıyor.

    Seçim sandığından çıkacak sonuçlar iç siyasette bazı koalisyon dengelerini ve liderlik koltuğundaki isimleri değiştirebilecek güce sahip olsa da, dış ilişkilerdeki askeri ve stratejik kararların omurgası korunacak. Batı Şeria'daki uygulamaların sıkılaştırılması ve diplomasi yerine askeri seçeneklerin öncelenmesi gibi başlıklar, ülkenin güvenlik mekanizmasında konsensüsle desteklenmeye devam ediyor. Böylece seçimler, lider profillerini yenilese dahi devlet politikasının yönünü dönüştürecek bir eşik oluşturmuyor.

    AI YORUMU

    İsrail siyasetindeki olası liderlik değişimlerinin dış politikada köklü bir yumuşama getirmeyeceği, 7 Ekim 2023 sonrasında netleşen güvenlik eksenli stratejiden anlaşılıyor. Güvenlik bürokrasisinin ve siyasi sınıfların ortak askeri caydırıcılık vizyonu, iktidar kimin elinde olursa olsun sert çizgilerin korunacağını gösteriyor. Bu tablo, bölgesel risklerin devam edeceğini ve diplomatik kanalların uzun süre kapalı kalabileceğini işaret ediyor. Karşılaştırma yapmak gerekirse, geçmiş dönemlerdeki esneklik alanı artık tamamen ortadan kalkmış durumdadır.

    Kaynak: ssbulten.com.tr Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler