Dünya

ABD ve İran müzakere masasında yüzde 60 uranyum şartıyla sıkıştı

ABD ve İran müzakere masasında yüzde 60 uranyum şartıyla sıkıştı Fotoğraf: Yakın Doğu Haber

Özet

Washington ve Tahran yönetimi nükleer dosya ekseninde ne savaş ne uzlaşma dengesini sürdürüyor. ABD zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılmasını talep ederken İran kendi koşullarını savunuyor.

Öne çıkanlar

  • ABD yüzde 60 zenginleştirilmiş uranyumun İran dışına çıkarılmasını talep ediyor.
  • İran'ın yedi aşamalı planı dondurulmuş varlıkların serbest bırakılmasıyla başlıyor.
  • Washington'ın askeri yığınağı baskı aracı olarak kullanılırken kara harekatı riskli bulunuyor.

Haberin Detayı

Washington ile Tahran arasındaki gerilim, askeri yığınağın bir saldırı hazırlığı mı yoksa nükleer taviz koparma hamlesi mi olduğu sorusuyla sürüyor. El-Ahbar yazarı Yahya Dabuk, tartışmaların yalnızca saldırı tarihine indirgenmesini ele alarak asıl anlaşmazlığın uzlaşı şartlarında düğümlendiğini belirtiyor. İki aşamada yürütülen geçmiş çatışmalar ateşkesle sonuçlanmış ancak Washington bu sonuçları siyasi kazanca dönüştürememişti. Taraflar o dönemden bu yana sınırlı tırmanışlarla ne savaş ne uzlaşma halinde bulunuyor.

Mevcut tabloda Washington'ın öncelikleri değişirken talepler doğrudan nükleer dosyaya odaklanmış durumda. ABD tarafı yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılmasını ve faaliyetlerin tamamen durdurulmasını istiyor. Tahran yönetimi ise uluslararası anlaşmalar çerçevesindeki zenginleştirme hakkından vazgeçmiyor ve Hürmüz Boğazı'nı stratejik bir baskı unsuru olarak elinde tutuyor. Taraflar arasındaki temel anlaşmazlıklardan biri de atılacak adımların sırasına dair anlaşmazlıklar olarak öne çıkıyor.

İran tarafından sunulan yedi aşamalı plan, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması ve ablukanın kaldırılmasıyla başlayıp ardından müzakerelerin yürütülmesini öngörüyor. Washington ise herhangi bir masaya oturma adımı gelmeden nükleer alanda somut taahhütler talep ediyor. Bu süreçte askeri hazırlıkları sürdüren ABD, bir yandan da Tahran'dan gelecek önerilere açık kapı bırakıyor. Hava harekatlarının tesisleri tahrip edebildiği ancak teknik bilgiyi ve depolanan malzemeleri ortadan kaldıramadığı biliniyor.

Washington'ın talepleri tam olarak garanti altına almasını sağlayabilecek tek seçenek olan kara harekatı ise maliyetleri sebebiyle hesap dışı kalıyor. Bu durumda seçenekler sınırlı askeri baskı ile geniş çaplı çatışma arasında kademeli bir çizgide şekilleniyor. Operasyonun İsrail tarafından gerçekleştirilmesi ve Washington'ın doğrudan müdahaleden kaçınması da alternatifler arasında yer alıyor. Ancak Tahran yönetimi saldırıyı düzenleyen ile destekleyeni ayırmayacağını belirtirken bölgedeki riskler artmaya devam ediyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Washington'ın askeri kapasiteyi baskı unsuru olarak kullanma stratejisi, yüzde 60 zenginleştirilmiş uranyum şartı aşılmadığı sürece kalıcı bir sonuç üretmekten uzaktır. Geçmişteki 12 ve 40 günlük çatışma turlarının Tahran'dan istenen siyasi tavizleri alamamış olması, yeni bir askeri hareketliliğin de benzer maliyet döngüsüne sıkışacağını gösteriyor. Bölgesel enerji hatlarını ve müttefik dengelerini etkileyen bu gerilim, tarafların taahhüt sıralamasındaki uzlaşmazlığı çözülmedikçe diplomatik bir tıkanıklık yaratmaya devam edecektir.

Kaynak: Yakın Doğu Haber Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Dünya
    • Haber Global
    İran'dan ABD'ye füze ve internet kabloları üzerinden yeni tehdit
    Fotoğraf: Haber Global

    İran Devrim Muhafızları, füze kapasitesinin son dönemde arttığını duyurarak ABD ve müttefiklerine yönelik yeni misilleme uyarılarında bulundu. Tahran yönetimi, olası bir altyapı saldırısında Basra Körfezi'ndeki internet kablolarını hedef alabileceklerini bildirdi.

    • İran'ın füze sayısı Haziran 2025'teki savaş sonrasına göre bir buçuk katına çıktı.
    • Devrim Muhafızları, yeni nesil ağır bir patlayıcıyı yakında tanıtacaklarını açıkladı.
    • Hürmüz Boğazı'ndaki denizaltı internet hatları olası bir çatışmada vurulabilir.

    Orta Doğu'da Washington ve Tahran hatlarında yükselen gerilim, tarafların karşılıklı hamleleriyle yeni bir boyuta ulaştı. Bölgede devam eden askeri hareketlilik sürerken, İran cephesinden peş peşe stratejik uyarılar geldi. Devrim Muhafızları, ülkenin savunma kapasitesinin genişletildiğini ve ellerindeki silah envanterinin büyüdüğünü savundu.

    Yapılan resmi açıklamalara göre, ülkenin sahip olduğu füze sayısı Haziran 2025'teki on iki günlük çatışma döneminin ardından bir buçuk katına ulaştı. Bununla birlikte, Devrim Muhafızları Sözcüsü Hüseyin Muhibbi, "bombaların babası" olarak nitelendirdikleri yeni ve güçlü bir patlayıcıyı yakında kamuoyuna sunacaklarını dile getirdi. Bu hamle, Tahran'ın askeri varlığını gösterme çabasının yeni bir parçası olarak değerlendiriliyor.

    Gerilimin ekonomik ve teknolojik altyapıya sıçrama ihtimali ise uluslararası veri akışını endişelendiriyor. Devrim Muhafızları Komutan Yardımcısı Tuğgeneral Yedullah Cevani, olası bir dış saldırıda Hürmüz Boğazı'nın altından geçen denizaltı internet kablolarının hedef alınabileceğini aktardı. Söz konusu hatların Basra Körfezi ülkelerinin dış dünya ile bağlantısını sağladığı biliniyor.

    Bölgesel hatlara yönelik olası bir sabotajın, küresel veri trafiğinde ve Körfez ülkelerinin iletişim ağlarında büyük aksamalara yol açabileceği belirtiliyor. Tüm bu sert açıklamalara rağmen diplomatik kanalların tamamen kapanmadığı görülüyor. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, müzakere kapısının açık bırakıldığını ancak ülkenin savunmasından asla taviz vermeyeceklerini vurguladı.

    AI YORUMU

    Askeri tehditlerin doğrudan denizaltı altyapısına yönelmesi, krizin sadece askeri alanla sınırlı kalmayıp dijital ekonomiyi de hedef alacağını gösteriyor. Hürmüz Boğazı'ndan geçen fiber optik hatların vurulması, Körfez genelinde veri akışını durdurarak küresel ticareti derinden sarsabilir. Taraflar diplomasiyi tamamen dışlamasa da, atılacak her yanlış adım bölgesel çatışmayı daha geniş bir coğrafyaya yayma riski barındırıyor.

    Kaynak: Haber Global Haberin tam sayfası →

    Dünya
    • Nefes Gazetesi
    ABD ve İsrail, Ara Seçim Sonrası İran’a Yeni Saldırı Planlıyor
    Fotoğraf: Nefes Gazetesi

    The New York Times’ın raporuna göre, ABD ve İsrail yetkilileri, ara seçimler sonrası İran’a yönelik yeni saldırı planları hazırladıklarını iddia ediyor. Savunma Bakanı Pete Hegseth’in görüşleriyle birlikte, olası operasyonların detayları gündeme girdi.

    • ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in İsrail'de Netanyahu ile görüşmesi
    • Trump’ın İran’a saldırı başlatma ihtimali ve nükleer silah riskine dikkat
    • İran’ın rafinerileri ve petrol altyapısının hedef alınma olasılığı

    The New York Times’ın haberine uygun olarak, ABD ve İsrail yetkililerinin, ara seçimlerin ardından İran’a yönelik yeni saldırı planları hazırladıkları iddia ediliyor. İsimleri açıklanmayan ABD yetkilileri, görüşmelerinde somut planlar olduğuna dikkat çekti. Savunma Bakanı Pete Hegseth’in bu hafta İsrail’de Binyamin Netanyahu ile bir araya geldiği ve yeni saldırı planlarını gösterdiği bildirildi.

    Buna ek olarak, ABD Başkanı Donald Trump’ın bu ay bir saldırı başlatma kararı alabileceği belirtilirken, bir yetkili Trump’ın "İran’ın nükleer silah elde edememesini sağlamak" amacıyla tüm seçenekleri masaya yatırdığını öne sürdü. Özel kaynaklar, İran’ın rafinerileri ve petrol altyapısının hedef alınmasının olasılığı konusunda da uyarıda bulundu.

    İsrail ve ABD savunma yetkilileri, bu ayın başında İran’a saldırı planlarının çok yakın olduğunu ancak Trump’ın son anda operasyonu erteleme kararı aldığını belirtti. Kısacası, planlamaların sürekli değiştiği ve askeri stratejilerin güncel senaryolara göre yeniden şekillendiği vurgulandı.

    Bu gelişmeler, bölgesel istikrarı tehdit ederken, uluslararası kamuoyunda ciddi endişelere yol açıyor. ABD’nin nükleer silahlanma riskini azaltma çabaları, aynı zamanda İran’ın enerji altyapısına yönelik saldırı tehditleriyle birleştiğinde, potansiyel bir güç dengesizliği ortaya çıkabilir. Tüm bu faktörler, Orta Doğu’da yeni bir gerilimin habercisi olabilir.

    AI YORUMU

    Bu haber, ABD ve İsrail’in ara seçim sonrası İran’a yönelik planlarını ortaya koyarak bölgesel gerilimin artabileceği ihtimalini gündeme getiriyor. Özellikle nükleer silah alanındaki riskler ve enerji altyapısının hedef alınması, uluslararası toplumda ciddi tartışmalara kapı aralayabilir. Bu uzmanlık alanında dikkatli izlenmesi gereken bir gelişme.

    Kaynak: Nefes Gazetesi Haberin tam sayfası →

    Dünya
    • CNN Türk
    İran'dan tehdit: Altyapı hedef alınırsa internet kabloları yok edilir
    Fotoğraf: CNN Türk

    İranlı üst düzey bir komutan, ülkedeki altyapının hedef alınması durumunda Hürmüz Boğazı'ndaki kritik fiber optik hatları yok edebileceklerini açıkladı. Bölgedeki veri akışının yüzde 97'sinden fazlasını taşıyan denizaltı kabloları küresel iletişim açısından büyük önem taşıyor.

    • Hürmüz Boğazı'nda küresel veri akışının yüzde 97'sini taşıyan en az 7 ana kablo sistemi bulunuyor.
    • İranlı Tuğgeneral Yedullah Cevani, altyapı saldırılarına tüm kapasiteyle karşılık vereceklerini belirtti.
    • Bölgedeki kritik hatlar enerji ticareti, finansal işlemler ve askeri lojistik ağlarını destekliyor.

    İran ile ABD ve müttefikleri arasındaki gerilim, stratejik iletişim altyapısını da içine alacak şekilde genişliyor. Cevani, ülkesindeki herhangi bir altyapı tesisine yönelik saldırı gerçekleşmesi halinde ellerindeki tüm gücü kullanacaklarını vurguladı.

    Yapılan açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın sığ sularından geçen fiber optik hatların kolaylıkla imha edilebileceği ifade edildi. Bu çıkış, daha önce Devrim Muhafızları Sözcüsü'nün Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı hattındaki 7 büyük kabloya yönelik benzer imalarında ardından geldi. Uzman veri tabanı kayıtlarına göre, uluslararası internet ve ticari veri trafiğinin ezici bir çoğunluğu bu dar su yolunun altından sağlanıyor.

    Söz konusu denizaltı kabloları yalnızca sivil internet kullanımını değil, aynı zamanda trilyonlarca dolarlık petrol ile doğal gaz ticaretine ait finansal transferleri de taşıyor. Bölgede faaliyet gösteren askeri üslerin lojistik veri iletişiminin de bu hatlar üzerinden yürümesi, tehdidin boyutunu artırıyor. Küresel ticaretin kalbinin attığı bu güzergahta yaşanabilecek olası bir kesinti, uluslararası ekonomiyi derinden sarsma potansiyeli barındırıyor.

    Tahran yönetimi, Washington güçlerinin bölgeden tamamen çekilmesi gerektiğini savunurken mevcut koşulların eski döneme asla geri dönmeyeceğini belirtiyor. Taraflar arasındaki bu sert söylemler, Orta Doğu'daki askeri ve stratejik dengelerin yanı sıra siber altyapı güvenliğinin de ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

    AI YORUMU

    Askeri gerilimlerin doğrudan siber ve fiziksel altyapı hatlarını hedef alması, çatışma dinamiklerinin sınırlarını tamamen değiştiriyor. Küresel veri akışının yüzde 97'sinden fazlasını taşıyan Hürmüz Boğazı'ndaki 7 ana sistemin tehlike altında olması, yalnızca bölgesel değil kıtalararası bir kriz senaryosunu tetikler. Finansal işlemler ve enerji ticaretinin bu hatlara bağımlı kalması, olası bir sabotaj durumunda milyarlarca dolarlık ekonomik zararın kaçınılmaz olacağını gösteriyor. Tarafların bu hamleleri hayata geçirmesi durumunda internet servis sağlayıcıları ve küresel şirketler benzeri görülmemiş bir lojistik ve iletişim çıkmazıyla karşı karşıya kalacaktır.

    Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

    Dünya
    • Bundle
    ABD, İran krizinin ardından Hürmüz Boğazı'nı yeniden ulaşıma açıyor
    Fotoğraf: Bundle

    İran ile yaşanan askeri ve siyasi gerilimlerin ardından Washington yönetimi stratejik geçiş noktasını güvenli hale getirmek için harekete geçti. Alınan yeni kararla birlikte bölgedeki ticari ve askeri deniz trafiğinin normale döndürülmesi hedefleniyor.

    • Washington, stratejik su yolunu güvenli hale getirmek için yeni bir operasyon başlattı.
    • Bölgedeki ticari ve askeri deniz trafiğinin normale döndürülmesi amaçlanıyor.
    • İran ile yaşanan kriz küresel enerji hatlarını doğrudan tehdit ediyordu.

    Uluslararası ticaretin ve enerji sevkiyatının kalbi konumundaki su yollarında hareketlilik sürüyor. Washington yönetimi, son dönemde tırmanan çatışma ortamının ardından kritik geçiş noktasını güvenli hale getirmek üzere kapsamlı adımlar atmaya başladı. Alınan stratejik kararlar doğrultusunda bölgedeki güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı.

    Enerji piyasalarını yakından ilgilendiren bu hamle, küresel ticaret akışının kesintisiz sürmesini amaçlıyor. Uzmanlar, geçiş noktasının açık tutulmasının dünya genelindeki akaryakıt fiyatları ve lojistik maliyetler açısından belirleyici olacağını vurguluyor. Güvenlik güçleri bölgedeki denetimlerini artırarak olası riskleri en aza indirmeye çalışıyor.

    Bölgesel aktörler arasındaki gerilimin deniz ticareti üzerindeki baskısı uzun süredir hissediliyordu. Yeni düzenlemeler sayesinde sevkiyatların daha güvenli koridorlar üzerinden yapılması sağlanacak. Yetkililer, denizcilik şirketlerine rehberlik eden güncellenmiş güvenlik protokollerini de paylaştı.

    AI YORUMU

    Askeri hamlelerin enerji koridorları üzerindeki doğrudan baskısı, küresel ticaretin ne kadar kırılgan bir yapıda olduğunu açıkça gösteriyor. Washington yönetiminin attığı bu adım, sevkiyat güvenliğini sağlamazsa akaryakıt piyasalarında dalgalanmalar kaçınılmaz hale gelecektir. Alternatif güzergahların maliyeti göz önüne alındığında, bu su yolunun açık kalması tüm üretici ve tüketici ülkeler için hayati bir zorunluluktur.

    Kaynak: Bundle Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler