Yalnızca seçtiğin başlıklardan bildirim gelir (varsayılan: günde ~10 bildirim).
Genel son dakika
Kapalıyken yalnızca seçtiğin başlıklar gelir. Tüm ayarlar için Profil sayfasına git.
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Dünya
ABD Donanması'ndan L3Harris'e 876 milyon dolarlık yeni karıştırıcı sözleşmesi
•2 dk okuma
Paylaş
HDünya
Fotoğraf: ssbulten.com.tr
Özet
L3Harris, ABD Donanmasının Yeni Nesil Alçak Bant Karıştırıcı programı için 876,4 milyon dolarlık sözleşme değişikliği aldı. Yapılan anlaşma, havadan elektronik harp operasyonlarında kullanılan eski sistemlerin güncellenmesini ve askeri kabiliyetlerin hızlandırılmasını hedefliyor.
Öne çıkanlar
L3Harris, 876,4 milyon dolarlık sözleşme değişikliği ile NGJ-LB programını yürütecek.
Yeni sistem, havadan elektronik taarruz görevlerinde AN/ALQ-99 platformunun yerini alacak.
Utah Senatörleri ve Temsilciler Meclisi projeye ulusal savunma desteği verdi.
Haberin Detayı
Amerikan savunma sanayi şirketi L3Harris, ABD Donanması tarafından yürütülen Yeni Nesil Alçak Bant Karıştırıcı projesi için kapsamlı bir finansal güncellemeye imza attı. Şirket, programın mühendislik ve üretim geliştirme aşamasına yönelik 876,4 milyon dolarlık sözleşme değişikliğini kasasına ekledi. Sürecin resmi şartları henüz tamamen netleşmezken, Savunma Bakanlığı bu hamleyle birlikte gelişmiş kabiliyetleri en kısa sürede ordu envanterine sokmayı hedefliyor.
Geliştirilen yeni sistem; yüksek işlem hızı ve gelişmiş elektronik karıştırma marifetleriyle rakip radarların yanı sıra haberleşme ağlarını da hedef alıyor. Modüler yapısı ve açık mimari tasarımı sayesinde bakım süreçleri kolaylaşırken, ilerleyen dönemde yapılacak teknolojik entegrasyonların da önü açılıyor. Proje, müttefik kuvvetlerle ortak operasyon yürütme kabiliyetini artıracak şekilde tasarlanıyor.
Gerçekleşen bu tedarik ve geliştirme akışı, Donanmanın hava taarruz gücünde uzun süredir kullanılan AN/ALQ-99 Taktik Karıştırma Sistemi'nin yerini alacak. L3Harris, üstlendiği bu yeni görevle birlikte mevcut sistemlere sağladığı altyapı desteğini bir üst seviyeye taşıyor. Projenin yerel istihdama ve bölgedeki savunma yatırımlarına sağladığı katkılar ise eyalet temsilcileri tarafından yakından takip ediliyor.
Anlaşma kapsamında şirket, Deniz Hava Sistemleri Komutanlığına özel üretim takımları, teknik ekipman, yazılım desteği ve siber güvenlik geliştirmeleri sunacak. NATO müttefikleriyle tam uyum içinde çalışacak olan bu teknoloji, savunma operasyonlarında elektronik üstünlüğün korunması bakımından kritik bir rol üstleniyor. Projenin ivme kazanmasıyla birlikte tedarik zincirindeki hareketliliğin de artması bekleniyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Askeri elektronik harp yatırımlarının mali boyutu, teknolojik üstünlük yarışının ne denli pahalı bir sahada yapıldığını net biçimde gösteriyor. 876,4 milyon dolarlık bu ek bütçe, eski nesil donanmaların modern tehditler karşısında yenilenmesinin kaçınılmaz olduğunu kanıtlıyor. Savunma sanayi üreticileri ve müttefik ordular için bu tür projeler, sadece teknolojik birer güncelleme değil aynı zamanda caydırıcılığın sürdürülebilirliği anlamına geliyor. Karşılaştırma yapmak gerekirse, eski sistemlerin bakım maliyetleri düşünüldüğünde modüler yeni podlar uzun vadede operasyonel verimlilik sağlayacaktır.
Kaynak:
ssbulten.com.tr
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
💬 Yorumlar
Hesap gerekmez · reklamsız
Yorumlar yükleniyor…
İlk yorumu sen yaz.
💬 Yorumlar kısa süre içinde açılacak. Bu arada görüşünü e-posta ile iletebilirsin.
Uluslararası savunma sanayi sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar tahkim mahkemelerine taşınıyor. Ukrayna ve Estonya gibi ülkelerin taraf olduğu davalarda milyonlarca dolarlık iade ve tazminat talepleri öne çıkıyor.
Ukrayna devleti, Londra Tahkim Mahkemesi'nde 347 milyon dolarlık alacak davası yürütüyor.
İsviçre'deki bir başka tahkimde Ukrayna lehine 18 milyon dolardan fazla iade kararı çıktı.
Estonya Savunma Yatırımları Merkezi, mermi sözleşmeleri için 59 milyon euro avans iadesi istiyor.
Küresel savunma tedarik zincirlerinin hızla genişlemesi ve uluslararası bir boyut kazanması, sözleşme uyuşmazlıklarını da beraberinde getiriyor. Geleneksel olarak yıllarla ölçülen tedarik süreçlerinin aylara sıkıştırılması ve büyük avans ödemelerinin yapılması, olağanüstü durumlarda hukuki ihtilafların artmasına zemin hazırladı. Birçok farklı yargı bölgesine yayılan tedarik zincirleri ve acil ihtiyaçlar, taraflar arasındaki anlaşmazlıkların çözümünü mahkemelere taşıdı.
Ukrayna'nın devlet sahibi savunma kurumları, uluslararası mahkemelerde milyonlarca dolarlık taleplerle dikkat çekiyor. Londra Uluslararası Tahkim Mahkemesi'nde görülen bir davada, topçu mermileri ve roket tedariki sebebiyle bir ABD silah ihracatçısına karşı 347 milyon dolarlık talep yürütülüyor. Benzer şekilde İsviçre'de sonuçlanan bir diğer süreçte, teslim edilmeyen mermiler nedeniyle Ukrayna lehine 18 milyon dolardan fazla tahkim kararı elde edildi.
Bu durum sadece Ukrayna ile sınırlı kalmayarak diğer ülkelerin de hukuki adımlar atmasına neden oldu. Estonya Savunma Yatırımları Merkezi, Ukrayna için planlanan topçu mermisi anlaşmaları kapsamında yaklaşık 59 milyon euro tutarındaki avans ödemesini geri almak üzere uluslararası tahkime başvurdu. AB mekanizmalarıyla finanse edilen bu süreçte, tedarikçi ile kurumlar arasında kalite, fesih ve tedarik zinciri karmaşası gibi konularda çelişkili açıklamalar yapılıyor.
Gelecekteki savunma uyuşmazlıklarının geleneksel mühimmatın ötesine geçerek insansız sistemler, yapay zeka, yazılım ve elektronik harp teknolojilerini kapsayacağı öngörülüyor. Savaş alanı koşullarında test edilen otonom sistemlerin performans tartışmaları, mahkemelerin karşısına yazılım algoritmaları ve operasyonel veriler gibi yepyeni kanıt türlerini getirecek. Bu değişim, savunma hukuku alanında uzmanlaşmış mahkemelerin iş yükünü ve kararların niteliğini kökten dönüştürüyor.
AI YORUMU
Savunma sanayiindeki hızlı tedarik süreçleri, gelecekte milyar dolarlık sözleşme krizlerinin kapısını aralayacak. 347 milyon dolarlık LCIA davası ve 59 milyon euroluk Estonya başvurusu gibi örnekler, klasik ticaret hukuku kurallarının modern askeri teknolojilere yetmediğini açıkça gösteriyor. Yazılım tabanlı otonom sistemlerin ve elektronik harp unsurlarının devreye girmesi, mahkemelerin teknik bilirkişi kapasitesini zorlayacak. Önümüzdeki dönemde tedarikçi firmalar için finansal yaptırımlar kadar operasyonel kanıt sunma becerisi de hayati bir rekabet kriteri haline gelecek.
Amerika Birleşik Devletleri yönetimi, önümüzdeki on yıllık süreçte toplam 850 adet F-35 tipi savaş uçağının üretilmesi amacıyla resmi sözleşme imzaladı. Gerçekleştirilen bu dev bütçeli anlaşma, askeri havacılık sektöründe uzun vadeli tedarik zincirini güvence altına alıyor.
Önümüzdeki 10 yıllık sürede toplam 850 adet F-35 savaş uçağı üretilecek.
ABD yönetimi ile üretici firma arasında uzun vadeli tedarik sözleşmesi imzalandı.
Askeri havacılık ve savunma sanayi bütçesinde devasa bir kaynak ayrıldı.
Amerika Birleşik Devletleri savunma mekanizması, havacılık tarihinde benzerine az rastlanır ölçekte yeni bir üretim planını resmen hayata geçirdi. İlgili kurumlar ile yüklenici şirket arasında yapılan kapsamlı görüşmeler sonucunda, önümüzdeki on yıllık periyotta toplam 850 adet F-35 savaş uçağının imal edilmesi kararlaştırıldı. Bu adım, küresel savunma sanayi pazarındaki tedarik dengelerini kökten değiştirecek nitelikte bir hamle olarak kayıtlara geçti.
Yapılan uzun soluklu anlaşma metnine göre, uçakların üretim süreçleri belirli takvim dilimlerine bölünecek ve her yıl düzenli teslimat yapılacak. Savunma bütçesinden ayrılacak fonların etkin kullanımı amacıyla maliyet optimizasyonu ve parça tedarikinde yerlilik oranları da yeniden gözden geçirilecek. Bu süreçte tedarik zincirindeki olası aksaklıkların önüne geçilmesi için ek tedbirler devreye alınacak.
F-35 programının bu denli büyük bir hacme ulaşması, uçakların bakım, onarım ve modernizasyon altyapısının da aynı oranda büyümesini zorunlu kılıyor. Üretim üslerinde gerçekleştirilecek kapasite artırımı yatırımları sayesinde binlerce yeni istihdam yaratılması hedeflenirken, uçakların yazılım ve donanım güncellemeleri de aralıksız sürecek.
Uzmanlar, söz konusu anlaşmanın sadece ABD askeri gücünü değil, programda pay sahibi olan uluslararası müttefiklerin de envanter planlamalarını doğrudan etkileyeceğini belirtiyor. On yıllık vadede yapılacak 850 uçaklık üretim, küresel askeri havacılık pazarında maliyetlerin düşmesine ve üretim hatlarının tam kapasiteyle çalışmasına olanak tanıyacak.
AI YORUMU
On yıllık dönemi kapsayan 850 adetlik dev üretim mutabakatı, savunma harcamalarının sürdürülebilirliği açısından maliyet baskılarını hafifletmek zorundadır. Aksi takdirde birim maliyetlerde yaşanabilecek olası sapmalar, katılımcı ülkelerin bütçelerinde ciddi daralmalara yol açabilir. Bu büyüklükteki bir tedarik hacmi, önceki askeri alım projeleriyle kıyaslandığında çok daha katı bir bütçe disiplini gerektiriyor. Üretim sürecinde yaşanacak olası tedarik zinciri aksamaları, teslimat takvimini doğrudan riske atabilir.
Türk savunma sanayisinin ürünü KORKUT, milyonluk füzeler yerine ekonomik çözümlerle insansız hava araçlarını etkisiz kılıyor. Ukrayna'dan Körfez'e kadar geniş bir coğrafyada kullanılan sistem, savunma maliyetlerini ciddi oranda aşağı çekiyor.
KORKUT sistemi, kamikaze İHA tehditlerini yaklaşık 10 bin dolarlık harcamayla bertaraf ediyor.
ASELSAN imzalı hava savunma sistemi şu anda Ukrayna dahil dokuz ülkede aktif görev yapıyor.
Şirketin uluslararası sipariş portföyü 30 milyar dolara yaklaşarak küresel pazarda büyüyor.
İngiltere merkezli yayın organı Financial Times, Türk savunma sektörünün önde gelen kuruluşlarından ASELSAN'ın geliştirdiği KORKUT hava savunma sistemini geniş bir analizle ele aldı. Analizde, milyonlarca dolar değerindeki füzeler yerine ekonomik mühimmatlar kullanan sistemin harp sahasındaki dengeleri değiştirdiği vurgulandı. Doğu Avrupa'dan Körfez bölgesine kadar uzanan geniş bir coğrafyada dokuz farklı ülke tarafından tercih edilen teknolojinin küresel ölçekte belirleyici bir konuma ulaştığı ifade edildi.
İnsansız hava araçlarının oluşturduğu ucuz sürü tehditlerine karşı geliştirilen sistem, yaklaşık 10 bin dolarlık harcamayla hedefi imha edebiliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, 35 milimetrelik parçacıklı mühimmatların birim maliyetinin bin dolar civarında olduğunu belirtti. Akyol, Ukrayna ve Körfez krizlerinde görüldüğü üzere sürü saldırılarına karşı yalnızca füze kullanmanın ekonomik açıdan sürdürülebilir olmadığını ve KORKUT'un maliyet avantajı sağladığını dile getirdi.
Sistemin operasyonel başarısı sayesinde uluslararası alanda talep gördüğünü aktaran Akyol, belki yüzlerce İHA'nın bu yolla etkisiz kılındığını kaydetti. Ukrayna Hava Kuvvetleri yetkilileri de envanterlerindeki bir birliğin belirlenmeyen miktarda KORKUT sistemiyle donatıldığını doğruladı. Öte yandan sistem, ilk büyük sınavını 2020 yılındaki Libya operasyonlarında vererek kritik tesislerin savunulmasında kilit bir rol üstlenmişti.
1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasındaki ambargo dönemine dayanan kökleriyle dikkat çeken ASELSAN, günümüzde Borsa İstanbul'un en değerli şirketi unvanını taşıyor. Hisselerinin çoğunluğu Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı'na ait olan kurum, Baykar gibi üreticilerin platformlarına sağladığı elektronik harp ve sensör sistemleriyle ekosistemin omurgasını oluşturuyor. Polonya ile imzalanan 410 milyon dolarlık sözleşmeyle NATO pazarındaki ağırlığını artıran şirket, ihracat payını yükseltmeyi hedefliyor.
Türkiye'nin geçen yıl yüzde 48 artışla 10 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaştığı ve dünyanın en büyük 11'inci savunma tedarikçisi olduğu belirtilen haberde, prototipten saha kullanımına geçişteki bürokrasi azlığı başarı unsuru olarak gösterildi. Suudi Arabistan ve Pakistan iş birlikleriyle sipariş portföyünü 30 milyar dolara yaklaştıran ASELSAN, uluslararası satışların cirodaki payını yüzde 25'e çıkardı ve 2030 yılı için yüzde 50 hedefini koydu.
AI YORUMU
Milyon dolarlık füze maliyetleriyle kıyaslandığında 10 bin dolar seviyesindeki imha masrafı, modern asimetrik savaşlarda ekonomik sürdürülebilirliğin sınırlarını yeniden çiziyor. Şirketin ihracat payını yüzde 25 seviyesine taşıması, sadece ürün kalitesinin değil lojistik ve tedarik hızının da küresel pazarda karşılık bulduğunu kanıtlıyor. Önümüzdeki süreçte Çelik Kubbe projesinin ana ihracat lokomotifi olması, ülkenin savunma ekonomisindeki döviz girdisini katlayarak artıracaktır.
ABD Savunma Bakanlığı, gelecek on yılda en az 850 adet F-35 savaş uçağı tedarik etmek üzere üretici firma ile çerçeve anlaşma imzaladı. Onay aşamasındaki dev proje, küresel uçak filosunun bakımını ve milyarlarca dolarlık yeni yatırımları kapsıyor.
On yılda en az 850 adet F-35 Lightning II üretilecek.
Lockheed Martin F-35 programına en az 7 milyar dolar yatırım yapacak.
Anlaşmanın hayata geçmesi için ABD Kongresi onayı gerekiyor.
Amerikan Savunma Bakanlığı ile savunma sanayi şirketi Lockheed Martin, savaş uçağı üretimi alanında uzun vadeli yeni bir iş birliği hamlesi başlattı. Taraflar arasında imzalanan son çerçeve anlaşma, önümüzdeki on yıllık süreçte ordu envanterinin güçlendirilmesini hedefliyor. Bu kapsamda ABD güçleri için çok sayıda gelişmiş uçağın imalatı gerçekleştirilecek.
Yapılan resmi açıklamalara göre söz konusu mutabakat sadece yeni uçak üretimini değil, aynı zamanda kritik parça teminini ve modifikasyon kitlerinin sağlanmasını da içeriyor. Dünyanın dört bir yanında görev yapan F-35 filosunun bakım ve onarım süreçleri bu planlamanın merkezinde yer alıyor. Üretim hızının yılda 156 adet seviyesine ulaştırılması planlanıyor.
Ayrıca imalatçı şirketin F-35 programına en az 7 milyar dolarlık sermaye yatırımı yapacağı bildirildi. Sözleşmenin resmiyet kazanması ve sahada uygulanabilmesi için ABD Kongresi tarafından onaylanması ve gerekli ödeneklerin tahsis edilmesi şart koşuluyor.
AI YORUMU
Savunma bütçelerinin bu ölçekte uzun vadeli taahhütlere bağlanması, tedarik zincirindeki dalgalanmaları azaltma amacı taşıyor. Anlaşılan 850 adetlik devasa hacim, küresel havacılık pazarında üretim kapasitesini on yıl boyunca tek bir merkezde yoğunlaştıracak. Kongre onayının gecikmesi durumunda ise projeye ek bütçe ve süre baskısı binebilir.